ROMAN ANASAYFA
ALEKSANDR ÇEÇENSKİY
Bölüm 8
G E N E R U S Y A ' D A :
Aleksandr Kafkasya’dan gelir gelmez doğru Kamenka’ya gitti. Hem danışmak hem de gerekirse yardım istemek için, babası yerinde saydığı Rayevskiy’i ziyaret etti.
Arabadan indiklerinde, Dimitriç hemen koştu.
-Saşa, Gospodin* Rcevskiy; siz misiniz. Hoş geldiniz. Geldiğinize Barin çok sevinecek. Bu günlerde biraz sıkıntılı görünüyordu. Gidip müjde vereyim.
-Dur biraz, Dimitriç. Nikolay Nikolayeviç nerde acaba ?
-Nerde olacak. Her zamanki gibi bahçede. Boş zamanlarını orada geçiriyor.
-Peki bizi oraya götür.
Dimitriç ile bahçeye yürüdüler.
Rayevskiy sabahla beraber, sırtına rasgele bir şey geçiriyor, bahçede çiçek ekiyor, etraflarına yalak açıyor, onları budamak gibi işlerle uğraşıyordu.
Rayevskiy iyiliksever, yardıma muhtaç pek çok insana da yardım etmiş, iyi bir insandı. Savaşta acımasızca kan döken elleri, barışta pek çok insana yardım için uzanmıştı.
Pavel iş başına geldikten sonra, Nikolay Nikolayeviç in askerlik görevine son verilmişti. Bu yüzden kimseye gücenik değildi. Ayrıca büyük işler peşinde de değildi. Onun için önemli olan, ülkesine hizmet etmekti.
Pavel öldürülüp tahta Aleksandr geçince, tuğgeneral rütbesiyle yeniden askerlik görevine döndürüldü.
1801 yılının güz mevsiminde annesinin, kocasının ölümü üzerine annesini yalnız bırakmamak için Kamenka da kaldı.
Rayevskiy Çeçenski ile Rcevskiy in Kamenka ya gelmelerine çok sevindi. Hal hatır sormadan sonra Çeçenski ye döndü;
-Mamenka (anne ) ya uğradınız mı?
-Henüz hayır. Doğru buraya geldik.
-Yürü yürü, boyna seni sorup duruyor. Seni görünce biraz keyfi yerine gelir belki. Seni kendi çocuklarından ayırmıyor. Nerdeyse onlar kadar özlüyor.
Eve doğru yürümeye başladılar. Çeçenski, yolda Kafkasya dan niçin ayrılıp geldiklerini kısaca anlattı.
-Düşüncelerinizi anladım, size yardımcı olmaya çalışacağım. Rusya da olanları biliyor musunuz ?
Rcevskiy:
-Bir şeyler duyduk. Biliyorsunuz, haberler oraya zamanında ulaşmıyor. Doğru mu, yanlış mı anlaşılmıyor.
-Ben anlatırım size. Bir subayın bu olup bitenleri bilmesi lazım.
Giriş merdivenlerini çıktılar. Rayevskiy salondan annesinin odasına seslendi.
-Mamenka misafirlerimiz var.
Annesi salon a çıktı. Misafirlere hoş geldiniz derken gözlükleri yoktu. Annesinin Aleksandır’ı tanımadığını anlayan Nikolayeviç
-Anne tanımadın mı? Çeçenski Aleksandr bu.
-Doğru söylüyorsun. Sahiden o. Gel yanıma şöyle.
Aleksandr yanına gittiğinde onu alnından öptü.
-Değişmiş büyümüşsün. Hatırda hayalde yokken sevindirdin beni. Seni çok özlemiştim Aleksandır.
Çeçenski:
-Askerliği bilirsiniz. İnsan istediği zaman ayrılamıyor.
Diyerek özür diledi.
Kafkasya dan buraya çok yol var mamenka dedi Rayevskiy.
Yekaterina Nikolayevna ile bir süre daha sohbet ettikten sonra, Rayevskiy in odasına geçtiler. Aleksandır;
-Tekrar orduya döndürüldüğünüzü duymuştuk.,
-Evet öyle de annemi bu üzüntülü haliyle bırakıp gitmek istemedim.
Çeçenski:
-Kutuzov un yenilgisi hakkında ne düşünüyorsunuz.
Rayevskiy biraz gezindi. Sanki düşüncelerini toparlıyor gibiydi, anlatmaya başladı.
-Avrupa da ki gelişmeleri dikkatle izliyorum. Napolyon büyük bir komutan. Geçen yıl (1805) kendisine karşı ittifak yapan devletlerin ordularını iki kez yendi. Sonra İngilizleri tehdit etmeye başladı. Ordularını Manş kıyısında konuşlandırdı. İngilizler, Rus ve Avusturya ile analaşarak yeni barış görüşmeleri başlatmak istedi. Napolyon a karşı birleşen müttefik ordularının komutanlığına kimin getirileceğini kararlaştırmak üzere toplanıldı. Çar Kutuzov’u düşünüyordu. Daha evvel Pavel’in Suvorov’u çağırdığı gibi, Kutuzov göreve çağırıldı.
Devam etti Rayevskiy.
-Kutuzov Vilnö de elli bin askerin komutasını alarak Avrupa ya Fransızlara karşı çıkmaya gitti. Savaşın içinde olmayınca güçlüklerini yenilginin sebeplerini anlamak ve bir yorum yapmak zor. Ancak şunu açıkça söyleyebilirim. Eğer Çar Aleksandr Kutuzov’un işine karışmasaydı Kutuzov Napolyon’a karşı yenilmezdi. Bu savaş ta çok asker kayıp verdik. Savaştan sonra Kutuzov, askerlikten çıkarıldı. Kiev’e askeri vali olarak gönderildi.
Durumlar işte böyle beyler. Diyerek sözlerinin tamamladı.
Çeçenski ile Rcevskiy düşüncelere dalmışlardı.
Rayevskiy umutsuzluklarını azaltmak için yumuşak sesle;
-Kafanızı yormayın. Napolyonla bir daha savaşmak zorundayız. Savaşçılığınızı orada gösterirsiniz.
-Onu düşünerek geldik biz de dedi Çeçenski.
-Asker toplanıyor. Alaylar teşkil ediliyor.her ikinizde tam zamanında geldiniz dedi Rayevskiy.
Rcevskiy:
-Kardeşim benim için bir yer bulduğunu yazmıştı.
-Eh öyleyse ,Çeçenski yi de bir birliğe yerleştiririz. Peterburg’a ne zaman gidiyor sununuz?
İki genç birbirine baktı.
-Yarın yola çıkabiliriz.
-Öyleyse bu akşam eski bir dostuma bir mektup yazayım. O senin işini halleder.
* Gospodin: bey, beyefendi; ÇN.