RAİSA AHMATOVA
O uzak diyarda ardında yüksek dağların,
Bulutların dalga – dalga oluğu yerde,
Köyüm var benim, gölgesinde ormanların,
Ve dağların var, taşıyorum yüreğimde.
Güneşin ışıkları sabahı müjdelerken,
Yansıyordur sıcağı, okşayarak gözleri.
Genç kızlar! Akşamları çeşmeden su alırken,
Unutmayın sizlerden uzakta bekleyeni.
Oradadır her şeyim – bacalardaki duman,
Yollardaki ince iz – şahinin süzülüşü,
Hepsi orda-mutluluğum, kederim,
Oradadır, köyümdedir sevdiğimin gülüşü.
Dünya bana kapısını, açtı sonuna kadar,
Çok şehir, kasaba ve köyleri görüyorum.
Ama yüreğimi, şiirlerimi size,
Halkım: sevinçle, gururla veriyorum.
***
Yensem de,
yenilsem de-
Durmaksızın
sürecek kavgam!
Doğrulurum düşsem de-
Bana böyle öretti yaşam,
Güçlü kıldı beni deneyimlerim.
Yenilsemde kavgada, zafere varmam için!
***
Sen değilmiydin, parayla
Herşey alınır, diyen,
Peki niçin alamıyorsun kendine insanlığı?
Peki niçin bulmuyorsun beş paralık akılı?
***
Genç dağlı-kız, utanarak
Niçin saklıyorsun gözlerini?
Oysa görüyorum onların içinde
Sevgili vatanımın yıldızlı göklerini.
Zülüflerinin güzelliğini
Niçin saklıyorsun eşarpla?
Çıkar onu! Dalsın omuzlarına
Geceden kara saçların uykuya.
Bacım, niçin suskunsun?
Yanıt ver, alçak sesle olsada.
Dağlarımızın ırmaklarının sesi
Sesin sesinle yankılar bana.
Alımlı, uyumlu, düğünde oynuyorsun,
Hayranlıkla izliyor bir çoğu seni,
Çemberin arasında fır dönüyorsun,
Yaşlıların, gençlerin, tutsak oldu gözleri.
***
Ayrılık – sürekli değil, -
Zaman akıcı.
Ayrılık…
Karşı çıkıp
Kaderime,
O soğuk kavramı
Uzaklaştırıp.
İçtenlikle istiyorum
Övgüyle anlatmayı -
Kavuşmayı!






