Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Diaspora

Türkiye ve diğer dünya ülkelerinde yerleşmiş Çeçenler ile yerleşim alanlarına ait bilgiler ve fotoğraflar…

Kitaplık

Çeşitli dillerden Türkçe’ye çevrilerek yayınlanmış, Çeçenler ve Çeçenistan ile ilgili kitaplar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Şiirler

Çeçen edebiyatından örnekler ile Çeçenler’e adanmış şiirler…

Ana Sayfa » Çeviriler - Makaleler

Çeçenistan’ın Kutlu Direnişi

Bu yazı 28 Şubat 2009 Cumartesi  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 1.053 defa okundu.. Yorum Yok
Çeçenistan’ın Kutlu Direnişi

1980’li yıllarda Sovyetler Birliği’nin izlediği glastnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikaları, S.S.C.B.’nin çatısı altında olan birlik cumhuriyetlerinin kendi bağımsızlıklarına ulaşmak gayretlerinin artmasına ve somutlaşmasına kapı açtı. 1990 yılında hemen hemen bütün özerk cumhuriyetler egemenliklerini ilan ettiler. Çeçenistan’da ise, toplumsal muhalefet Çeçen Ulusal Kongresi adı altında örgütlendi. Çeçen Ulusal Kongresi Başkanlığa General Cevher Dudayev’i seçti. Kongrenin ilk amacı bağımsızlık, nihayi amacı ise Kafkas Halkları Konfederasyonu idi. Bu dönemde İnguşlarla beraber hareket eden Çeçenler, 27 Kasım 1990’da İnguşlarla Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan ettiler.

19 Ağustos 1991’de Gorbaçov’a karşı girişilen darbe ve sonrasındaki gelişmeler S.S.C.B.’yi oluşturan bazı devletlerin Rusya Federasyonu ile yeni bir anlaşma temelinde buluşmalarına sebep oldu. Topluluğa üye devletlerin Rusya’nın gözetiminden ve yönlendirmesinden azade olmadıkları anlaşılıyordu. Fakat Çeçenler, tam bağımsız bir Çeçenistan için 27 Ekim 1991’de başkanlık ve meclis seçimlerini yaptılar. Devlet Başkanlığı’na Cevher Dudayev seçildi. Meclis, 1 Kasım 1991’de Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan etti. Bu gelişmeden altı gün sonra 7 Kasım 1991’de Moskova yönetimi, Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan etti ve ertesi gün başkent Grozni’ye askeri birlikler gönderdi. Fakat bağımsızlığa susamış Çeçen halkı bu olaya büyük tepki gösterdi. Tepkilerden çekinen Ruslar geri çekilmek zorunda kaldılar.

Çeçenler’in bu bağımsızlık talebi tamamen haklı idi. Zaten uluslararası sözleşmeler de uluslara kaderlerini serbestçe tayin etme hakkını vermişti. Sovyetler’in dağılmasından sonra Ruslarla federasyon anlaşması yapmayan tek devlet Çeçenistan’dı. İnguşlar bile başlangıçta Çeçenlerle birlikte hareket ettikleri halde, daha sonra Ruslarla İnguş Cumhuriyeti adı ile federasyon anlaşması yaptı.

Çeçenistan’ın Ruslar açısından önemi Çeçen topraklarının, Ruslar açısından iki önemli özelliği vardır. Birincisi; 1900’lerden beri üretimine başlanan ve bir çok yan sanayisi bulunan petrol yataklarıdır. 1980’lerde petrol üretimi 15 milyon tona ulaştı.

İkincisi; Hazar Denizi’nden Karadeniz kıyılarına kadar uzanan demiryolu hattının yine bu topraklardan geçmesidir. Çeçenistan, bu özellikleriyle Kuzey Kafkasya’nın merkezi konumundadır. Ruslar, jeopolitik ve ekonomik önemi olan Çeçenistan’ın bağımsızlığını kabullenemediler. 1994’te Çeçen yönetimine muhalif güçleri destekleyerek savaşın tohumlarını atmaya başladılar. Muhaliflerin oluşturduğu Konsey, Rusya’dan para ve silah yardımı alarak Grozni’yi tehdit etmeye başladı. Başkanlığını Umar Avturkhanov’un yaptığı muhalif konseyin birlikleriyle Grozni iktidarı askerleri arasında çatışmalar yaşanmaya başladı. 26 Kasım 1994’te Grozni ve çevresindeki çatışmalarda hükümet, 200 muhalif askerin öldüğünü, 100 kadarının da esir alındığını açıkladı.

Dudayev, etkili bir siyasette bulunmuştu Bu çatışmalardan önce Cevher Dudayev, değişik vesilerle Rusya ile ilişkilere politik çözümler bulmak için görüşmeler yapmış, petrol boru hattı ve demiryolu hattının ortak işletilmesini önermişti. Ancak Ruslar’ın bağımsız bir Çeçenistan tahammülsüzlüğü önce muhalifler eliyle, sonra da kendi güçleriyle Grozni hükümeti arasında çetin bir savaşın başlamasına sebep oldu.

Çeçenler, imanın gerçek yüzünü gösteriyor Bu savaşta binlerce Çeçen mücahidi şehit oldu. Savaşmaya gücü olmayan kadın, çocuk ve yaşlı binlerce Çeçen yurtlarını terk ederek mülteci olarak muhtelif ülkelere iltica ettiler. Rus güçler, bugün Çeçen topraklarını işgal etmiş durumdadırlar. Çeçenler birkaç merkezde direnişlerini devam ettirmektedir. Çeçen direnişçilerle karşı karşıya gelmekten ürken Rus askerlerinin Çeçen halkına işkenceler yaptıkları gelen son haberlerdir. 1994’ten bu yana Çeçenler neredeyse, dünyanın en büyük ordusuyla mücadele etmektedirler. Kemiyetin aldatıcılığını, imanın gerçek gücünü direnişleriyle ortaya koydular. En büyük komutanlarını feda etmekten çekinmediler. Çünkü mücadelenin kişilerle kayıtlı olmadığını, gerçek gücün Allah’tan geldiğini biliyorlardı.

Ruslar’ın kalbine korku salan komutanlardan Salman Raduyev’in esir düştükten sonra Rus mahkemesi tarafından ömür boyu hapse mahkum edilmesine rağmen, yaptığı şu konuşma Şamil’in ruhunun yeniden canlanmasından başka bir şey değildi:

Raduyev’den Şamil ruhu “Kendi vatanımı savundum. Biz, Ruslar’ı çağırmadık. Onlar, gelip bizim vatanımızı işgal ettiler. Biz, savaşı istemedik, onlar, gelip bizimle savaşmak istedi. Ruslar, askerlerimizle savaşmak yerine çocuk, kadın ve yaşlı insanları öldürdü. Sizin, benim hakkımdaki hükmünüz ceza değil, mükafattır. Allah’ın bana verdiği ömrü, O’nun yolunda ve kendi vatanıma harcadım. Her şey, Allah’ın elinde. O, istediği zaman ben buradan çıkarım. Ben, önce Allah’ın, sonra komutanım Cahar Dudayev’in askeriyim. Savaştığım için asla pişman değilim.”

Ahmet Ziya YILDIZ



Bu yazı yoruma kapalıdır.


Sitene Sahip Çık!