Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Diaspora

Türkiye ve diğer dünya ülkelerinde yerleşmiş Çeçenler ile yerleşim alanlarına ait bilgiler ve fotoğraflar…

Kitaplık

Çeşitli dillerden Türkçe’ye çevrilerek yayınlanmış, Çeçenler ve Çeçenistan ile ilgili kitaplar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Şiirler

Çeçen edebiyatından örnekler ile Çeçenler’e adanmış şiirler…

Ana Sayfa » Çeviriler - Makaleler, Tarık Cemal KUTLU

Rus Askerlerinin Sivil İnsanlara Uyguladığı Genosid

Bu yazı 23 Şubat 2009 Pazartesi  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 495 defa okundu.. Yorum Yok

Bir Görgü Tanığından
Rus Askerlerinin Sivil İnsanlara Uyguladığı Genosid

(Adını vermeyen bir görgü tanığı, bize aşağıdaki bilgiyi aktarmıştır.)

09 / II/ 2000 tarihinde saat 16′da gerçekleşmeye başlamış bir hadisedir.

“İki gençle beni otobüse koydular, kadınlar engel olmak istediler. Ancak güçleri yetmedi. Ben Rusçayı iyi bildiğim için, benimle birlikte tutulmuş olan iki genç salıverilsin diye dil döktüm. Israrla: “Beni alın, iki genci serbest bırakın!” dedim. Ama onlar kulak asmadılar. Gözlerimizi bağladılar. Bizi kariyere bindirdiler. Yarım saat kadar bir yere götürüldük.

Bana dediler:
- Neredeyiz, nereden gidiyoruz biliyor musun?
- Biliyorum!” dedim.

Otomobille Çeçenya’da çok gezdiğim için götürüldüğümz yolu gayet iyi bilmekteydim. Ekledim:
- Hankala’ya gidiyor, halkın işkence edildiği yere!
- Haa, budur bizim aradığımız. Bizi ispiyon etmek için

Çeçen askerlerin gönderdiği muhbir demek ki! dediler. Hankala’ya ulaştığımızda bizi kariyerden dışarı, çamura fırlattılar. Ardından çukura attılar. On kadar Rus askeri çukura inerek üçümüzü de dehşetli şekilde dövdü. Orada ne kadar kaldığımızı bilmiyorum. Beyinsel travma geçiriyordum. Kendi hesabıma göre o çukurda iki gün iki gece kaldık. Gözlerimi çözdüklerinde gördüklerim dehşet vericiydi. Atıldığımız çukurda 100 kadar sivil dayaktan, açlıktan, soğuktan, nemden, gördükleri işkenceden dolayı tanınmaz halde sere serpe ve çaresizlik içinde yatmaktaydı. Bir gece tan vaktinde, zannımca 22 veya 23 Şubattı, cümlemizi birden çukurdan dışarıya çıkardılar. Bizi yarım ay biçiminde, ikişerlek olarak sıraladılar. Pek çok asker de silahlarla etrafımızı çevirmişti. O sırada, insan azmanı denecek kadar iri dört tane asker geldi. Her birinde eğitilmiş kurt köpeği bulunmaktaydı.

Biri seslendi:
- Aranızda şimdi var mı bir yiğit? Kendisini yiğit sanan ortaya çıksın bakalım!

Çembere alınmış masum ve âciz sivillerin içinden on altı yaşlarında bir genç çıktı ortaya:
- Benim yiğit, dün de, bugün de, yarın da! Dedi.
- Peki, nasıl bir babayiğitmişsin anlarız, dedi Rus subayı.
- Fas!! (Yakala!) diye dört köpeği gencin üzerine saldırttılar.

Köpekler iki dakika içinde genci boğdular, parçaladılar. Köpeklerden biri gırtlağını kopardı. Sonra köpekler durduruldu, bağlandı. Bu hadiseden sonra iki subay ortaya çıktı. Askerlerin davranışından üst rütbede oldukları anlaşılıyordu.

Onlara, olaylarda bulunan subay sordu:
- Buları ne yapalım?

Biri gülerek:
- Acele yok edin! Götürün bir çukurda gebertin!

İkincisi ekledi:
- Bütün Çeçenlerin kökünü böyle kazıyacağız!

Sonra iki damperli kamyon getirildi. Her birimizin ayaklarını ve ellerini alüminyum tellerle bağladıktan sonra, yarım metre kadar olan çamurun içinde yan yana yatırdılar. Kamyonlar anarya ile getirildi. Bedence ağır olanları alta, ağırlığına göre, odun misali üst üste kamyonlara yüklediler.

Ben arkadaki kamyonun arka kapak hizasında uzatılmıştım. Kamyonlar hareket etti. Öldürülmeye götürüldüğümüzü biliyordum. Aklımdan “Yarabbi, düşüp ölebilir miyim acaba?” Diye düşündüm. Önümüzdekinden gayrı arkamızdan gelen araç yoktu. Tan vaktiydi. Yoğun bir sis vardı.

Kamyonda kımıldandım. Kımıldar kımıldamaz Allah beni yere düşürdü. Çamur kaymağına üştüğümde ağrı acı çekmedim, çünkü bedenim iyice uyuşmuştu. Ama aklım ve hafızam zinde idi. “Sürünerek buradan gitmeliyim” diye düşündüm. Güç bela otuz metre kadar süründüm. Sonra bir çukurda sindim. İki kamyonun nereye gittiğini gözetliyordum. Fazla uzakklaşmadan kamyonlar durdu. Kamyonlar durduktan sonra Rus askerlerinin seslerini duyuyordum.

Biri:
- Burası iyi bir çukur. Buraya indirelim! Dedi.

Diğeri:
- Peki, diye destekledi onu.

Kamyonların damperleri kaldırılarak o insanlar, moloz yığını gibi çukura döküldü. Sonra otomatiklerle yarım saat kadar o insanlar tarandı. Daha sonra oradan ayrıldılar.

O insanların iniltileri, acıklı sesleri kulaklarıma geliyordu. Ben, bu vahşeti örtbas etmek istediklerini anlamıştım. Yerimde kımıldamadan bekliyordum. Çok geçmeden bir buldozer geldi. İnsan naaşlarının üzerine toprağı küreledi. Ardından o da gitti. Ben bir süre sonra, ayağa da kalkamayarak, sürünmek suretiyle ilerlemeye çalıştım. Oraları öteden beri bildiğim için, yolların ve toplulukların nerede olduğunu kestiriyordum. Kardeşlerimin öldürüldüğü yer, Hankala yakınında bulunan bir sayfiyenin olduğu yerdi. Ruslar oraya Severnıy
demekteydi.

Beni Sölzha (Sölca) köylüleri bulup evlerine götürdüler. Bir gün bir gece sonra kendime geldim. Bana banyo yaptırdılar. Aklayıp pakladıktan, karnımı doyurduktan sonra evime yolladılar. Groznıy’daki evime ulaştığımda tarih 24 Şubat idi. 26 Şubatta televizyon seyrederken ekranda iki subay gördüm. Televizyonda gördüğüm subaylardan birisi General Troşev’di. Troşev’i görür görmez tanıdım.

Hankala’da:
- Acele yok edin! Götürün bir çukurda gebertin! Diyen oydu.

Ben bugün, İnsan Hakları Mahkemesi dava ve davet ederse, bu olayın doğruluğuna tanıklık etmeye hazırım.”

(Mağdur bir Çeçen)



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.


Sitene Sahip Çık!