Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Çeviriler - Makaleler

Dürüstlüğün Bedeli: Rus Gazeteci Elena Maglevannaya’nın Hikayesi

Bu yazı 3 Eylül 2010 Cuma  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 5.646 defa okundu.. 4 Yorum
Dürüstlüğün Bedeli: Rus Gazeteci Elena Maglevannaya’nın Hikayesi

Yazıları nedeniyle iftira atmakla itham edilen Elena Maglevannaya, bir mahkeme tarafından suçlu bulundu, mahkeme Elena’yı bir tekzip metni yayınlamaya ve 6.500 $ para cezası ödemeye mahkum etti. Maglevannaya hayatı boyunca bu kadar büyük miktarda bir parayı bir arada görmedi. Profesyonel bir müdafi, memleketi Güney Rusya’daki Volgograd kentinde yayınlanan Svobodnoe Slovo isimli yerel gazete için bağımsız gazeteci olarak çalıştı. Çalışmalarından ötürü gazeteden aldığı ücret 30 $’ı nadiren geçiyordu. Ama onu en çok üzen şey parasının olmaması değildi.

Maglevannaya, Helsinki’de bir arkadaşının evinde bir mutfak masasının önünde otururken hikayesini anlatmaya başlıyor. “Elbette, bir tekzip metnini imzalamayı ve yayınlamayı reddettim. Bunu nasıl yapabilirdim ki… yazdığım her şey doğruydu. Metnin kendisi çok ilginçti. Aslında benim yerime onlar tarafından yazılmıştı. Benden sadece metnin altına imza atmamı istiyorlardı.”

Maglevannaya hakkındaki iftira davası, onun 14 yıldır devam eden Çeçenya’daki şiddetli ayrılıkçı mücadele sırasında tutuklanan Çeçenlerin Rus hapishanelerinde maruz kaldığı insanlık dışı muamelelerle ilgili araştırmasını yayınlaması üzerine 2009 yılında açıldı. Maglevannaya’nın araştırmasına göre 20.000’den fazla Çeçen şu anda Rusya’da hapishanelerde tutuluyor. Konuyla ilgili ardı ardına devam eden yazılarında, Elena, Rus hapishanelerindeki Çeçenlere yönelik devam eden işkence, dayak ve aşağılamaların resmini çiziyordu; durum resimlerle ve hükümlüler ile avukatlarının yazılı beyanlarıyla ortaya konuyordu.

İlk makalesi gazetede yayınlandıktan sonra, Volgograd’daki LIU-15 sürgün yeri yönetimi Maglevannaya’yı iftira atmak ile itham ederek bir dava açtı. Mahkeme savunmanın sunduğu tüm delilleri ve tanıkları görmezden gelerek Elena’yı suçlu buldu.

Maglevannaya aleyhinde iftira atmak iddiasıyla bir dava açıldığının duyulmasının akabinde, Svobodnoe Slovo, Elena’dan başka haberler almayı reddetti. Öte yandan, Maglevannaya ise sessiz kalmadı. Kendisi için kişisel bir internet günlüğü oluşturan Elena, çalışmalarını ve mahkumların işkence gördüğünü kanıtlayan fotoğrafları buradan yayınladı.

İşçi sınıfından sıradan insanlar olan Maglevannaya’nın anne-babası, şehir yönetimi ve tüm hapishane sisteminin kızlarına karşı çıktığını öğrendiklerinde dehşete kapıldı. Elena’dan derhal affedilmesi için yalvarmasını ve bir tekzip metnini imzalamasını istediler. Maglevannaya kendisini adadığı adalet yolunda yalnız bırakıldı. Aile ve toplumsal baskı Elena’nın hakkından gelmeye kafi gelmedi. Yeni Nazi aktiviteleri ile bilinen Rus Ulusal Birliği (RUB) isimli organizasyonun üyeleri, Elena’yı Çeçenleri savunarak Rus halkına ihanet etmekle suçladı ve ona saldırdı. 2009 yılında RUB üyesi iki şahıs Moskova’da tutuklandı ve Çeçen sivillere yönelik şiddet üzerinde çalışan insan hakları avukat Stanislav Markelov ile gazeteci Anastasia Baburova’yı öldürdüklerini itiraf etti. RUB üyesi olduğuna inanılan önde gelen bir Rus doktor, Maglevannaya’ya akıl hastanesine kapatılması gerektiğini söyledi. Bir akıl hastanesine kapatılmak Rus tarihinde daha önce de yapıldığı görülen bir uygulama. Lena, yeni Nazi hareketinden ciddi tehditler aldı.

Yabancılaştırılan ve korkutulan Maglevannaya, Rusya’dan kaçarak Finlandiya’da sığınma talep etti. Sığınma talebi halen inceleniyor ve şu anda bir mülteci kampında yaşıyor. Hapishane araştırmasında yeni olaylarla ilgili her gün aldığı yüzlerce e-posta ile kişisel internet günlüğünü yayınlamaya devam ediyor.

31.08.2010 – Pulitzer Center
Fatima Tlisova

*Bu makale Fatima Tlisova’nın Kuzey Kafkasya’da gazetecilere yönelik sansürü konu edinen “Kafkasya’da Gazetecilik ve Sansür: Anlatılmayan Hikayeleri Ele Almak” isimli projesi kapsamında yayınlanmıştır.



4 Yorum »

  • Mehmet AKSU dedi:

    Hayatı pahasına mazlum Çeçen halkına destek veren bu duyarlı hanıma Allah hidayet nasib etsinl ve ecrini hem bu dünyada hem de ahirette fazlasıyla versin inşaallah.

  • yasin güven dedi:

    Türkiye’deki ottan böcekten dahi korkan çerkezlere bir ders our inşaallah. Bir rus’un yaptığını yapabilen 1 çerkez yada çerkez derneği başkanı çıktı mı? Can kıymetli elbetteki…

  • ferhat dedi:

    bilmiyorum anlamış değilim bütün olanları açıkçası bazen Allaha kızıyorum neden mazlum insanalr ezilmek zorunda o külfet düşünceliler kazanmak zorunda hani mısır müslümandı ? hani arabistan müslümandı ? nerde bunlar nerde korede savaş olur biz türkler gideriz afganistanda savaş olur biz gideriz,ırakta olur biz gideriz pkk yamı bakalım etrafımızamı anlamadım çeçenelre tek ayrdım eden biri vardı alparslan türkeş cevher dudeyevi türkiyeye çağıran ilk insan yardım etti topladı ama kaç kişi biliyor ?

  • yalkoy dedi:

    o kadın rus olduğu halde mazlum insanları savunuyor bakın kukla yönetim aynı milletten olduğu halde gözünü parı hırsı kör etmiş adete servet sarhoşu olmuş ama zira onlar kendilerinden başkasını kandıramazlar allah.cc.herşeyi biliyor fazla söze gerek yok o gazeteci kadını allah korusun inşallah

Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.