Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Çeviriler - Makaleler

Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Tamara

Bu yazı 10 Ocak 2011 Pazartesi  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 2.989 defa okundu.. Yorum Yok
Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Tamara

Tamara, 1980’li yıllarda Çeçenya’da Rus dili ve edebiyatı öğretmenliği yapıyordu. 2000’li yıllardan bu yana ise bir yandan kayıp kocasını bulmaya çabalıyor, diğer yandan da son savaşların ardından Çeçenya’da yaygın biçimde görülmeye başlayan kanser hastalığı ile mücadele ediyor.

Tamara bize tarih, Rus dili ve edebiyatı öğretiyordu; O, Sovyet Sosyalist realizminin tüm klasiklerinin Pasternak’ın eserleriyle aynı seviyede olmadığını anlatan Blok ve Esenin’i bize tanıtan kişiydi.

Hala, göz yaşlarımız akarken bizim duygusallığımızdan bir parça utanarak okuduğu şiirleri hatırlıyorum. Seksenlerin sonuydu ve ergen ruhlarımız Mikhail Gorbachev tarafından açıklanan şeffaflık ve perestroika’ya (yeniden yapılanma anlamına gelen ve Gorbachev’in başını çektiği siyasi hareket) kapılmış durumdaydı.

Tamara, büyük Rus yazarlarını ve filozoflarını; Sakharov’u ve Solzenicyn’in gulagını (Sovyetler Birliği’nin ceza amaçlı çalışma kampları sistemini anlatan kitabı), Çeçen muhalif Abdurakhman Avtorkhanov’un Stalin’i kınadığı “Teknolojinin Gücü” kitabını bizlere anlattı. Sovyetler Birliği ölüm sancıları içerisindeydi ama bizim açımızdan savaş hala filmlerde gördüğümüz ya da kitaplarda okuduğumuz bir şeydi.

Bir gün Tamara bize Gogol’un 1835 yılında yayınlanan ünlü kısa hikayesinin baş karakteri Taras Bulba’nın kahramanca ölümünü tarif eden paragrafı okudu. Kazak’ın acı sonunun tasvir edildiği son bölümden sonra, tüm sınıfa hakim olan ürpertici sessizliği bozan bir ses duyuldu. Bu Aslan Dadaev’di (Elcin lakaplıydı ve birinci Rus-Çeçen savaşının başlarında hayatını kaybetti), “Tamara Abuevna, bu Taras Bulba bugün halen hayatta mı?” diye sormuştu.

Neredeyse on beş yıl sonra, öğretmenimi ziyarete giderek ona destek olmam gerektiğini hissettiğim gibi bazı nedenlerden ötürü, bu garip anı da hala hatırlıyordum. 2003 yılında bir gece yarısı maskeli askerler Tamara’nın evine girmiş ve kocası Aslan’ı kaçırmıştı. Bu olay Rus yöneticiler tarafından organize edilen düzmece yeni bir Çeçen anayasası seçimlerinden hemen önce yaşanmıştı.

Rus Devlet Başkanı Putin, referandum arefesinde Çeçen halkına hitaben yaptığı konuşmasında, oylamaya katılım sağlanması halinde artık “kimliği belirsiz maskeli şahısların” insanları kaçırmak üzere Çeçenlerin evlerine girmeyeceğini söylüyordu. Anayasanın garantörü, “Artık gecenin bir yarısı kapınızın çalınmasından korkmayacaksınız” diyordu. Ama Başkanın sözleri Tamara’nın akıbetini değiştiremeyeceğinden anlamsızdı.

Rus askerler, Tamara’nın evine gecenin geç bir saatinde geldiler. Aynı Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in söylediği gibi gerçekten kapıyı çalmadılar. Sadece çitlerin üzerinden atladılar, kapıyı kırarak doğrudan yatak odasına daldılar. Bağırmasınlar diye ağızlarını bantladıktan sonra Tamara’yı ve üç çocuğunu radyatöre bağladılar. Ardından Tamara’nın kocası Aslan’ı alıp götürdüler.

Aslan topallayarak yürüyen bir engelliydi ve silahlı direnişle hiçbir zaman bağlantısı olmamıştı. Aslan’ın kaçırılmasının nedeni yerel halkın korkutulmak istenmesi olabilirdi ya da evleri Rus askeri üssünün yakınında olduğu için “zachistky (temizlik operasyonu)” olarak bilinen baskınları için kolay bir hedefti.

Aslan’dan bir daha hiç haber alınamadı. Hiç kimse onu bulamadı, ne dirisini ne de ölüsünü.

Bugün bile hala böylesi durumlarda kullanabileceğim kelimeleri bulamıyorum. Cenazeler daha kolay, en azından ne söyleyeceğinizi biliyorsunuz. Ama bu durumda ne söyleyebilirim ki, yeni bir taziye şekli mi icat etmem gerek? İyimserlikle dolu bir duygu paylaşımında mı bulunmalı?

Üç çocuk büyüten Tamara geçtiğimiz günlerde hastalarının %70’ini Çeçen kadınların oluşturduğu Rostov’daki onkoloji (kanser bilimi) kliniğinin müdavimleri arasına katıldı. Meme kanseri Çeçen kadınlar arasında öylesine yaygın bir hal aldı ki artık insanlar ona da sıradan bir gripmiş gibi yaklaşıyor.

Tüm Çeçenya’da bu hastalığa erken evrelerinde teşhis koyabilecek ne bir uzman doktor ne de bir tanı merkezi yok. Kanser olduğundan şüphelenilen hastalar, en yakındaki merkeze yani başkent Grozny’de 1.000 km uzakta bulunan Rostov’a gidiyorlar, genellikle de bu aşamada hastalıkları çok fazla ilerlemiş oluyor. Stres, olağanüstü koşullarda geçirilen uzun süre ve basit sağlık hizmetlerindeki noksanlıklar binlerce Çeçen kadına bunun bedelini ödetiyor. Hastalığı Tamara’yı öldürmedi ama tümörün başka organlara bulaşmasını önlemek için Tamara’nın göğüslerinden birisi geçtiğimiz aylarda cerrahi operasyonla alındı.

“Bu dünyada en çok istediğim şey çocuklarımı alıp buradan gitmek. Ama kocamı bulup onu bir mezara gömene kadar bunu yapamıyorum” diyor Tamara.

Tamara artık Rusça öğretmiyor. Tamara o geceden sonra bir daha asla o dili konuşmadı.

Mainat Kurbanova

Ekim 2010 – The Osservatorio Balcani e Caucaso

*Mainat Kurbanova (Abdulaeva), ikinci Rus-Çeçen savaşının başından 2004 yılına kadar Grozny’den Novaya Gazeta için muhabirlik yaptı. Bombalar altında bile Çeçenya’nın başkentinde yaşadı; hayatı, üzüntüleri ve günlük yaşamın gerçeklerini sundu, sunduğu haberler Avrupa basınında da yer aldı. Ama o da sürgüne zorlandı ve 2004 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor ve çalışıyor.



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.