Waynakh Online

Top Menu

  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

Main Menu

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

logo

Waynakh Online

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu

  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü

  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler

  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı

  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı

  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

  • Özgür Kurt’tan Sadık Köpeğe: Bir Siyasi Tutum Değişikliğinin Ahlaki Muhasebesi

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Çeviriler - Makaleler
Home›Çeviriler - Makaleler›Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Nani

Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Nani

By Vainakh
01 Mayıs 2011
16
3
Share:

Nani yaşlı bir kadındı. Günlerini evinin bahçesindeki ceviz ağacının gölgesinde tek başına oturup bir yandan örgü örerken diğer yandan da Rus çarları ve onların zalimlikleri hakkında şarkılar söyleyerek geçirirdi.

Çeçen halkının, çarların ve askerlerinin lanetinden kurtuluşunun mısırda olduğuna inanırdı. O yirminci yüzyıla tanıklık etmiş bir Çeçen kadındı.

Esasında kimse onun kaç yaşında olduğunu bilmiyordu. Kimileri onun Lenin ile yaşıt olduğunu söylüyordu. Kimileriyse onun 20.yy kadar yaşlı olduğunu ve bir yüzyıldan diğer yüzyıla geçilirken bir kış vakti dünyaya geldiğini anlatıyordu. Bir de Nani’nin son çarın taç giydiği gün doğduğunu söyleyenler vardı.

Nani, hayatının son gününe kadar alışılmadık bir netlikte hafızasını ve idrak kabiliyetini korudu ki bu hafızası sayesinde yaşantısının her detayını, şahit olduğu olayları ve hatta Çeçenlerin sürgüne gönderilmeden çok önceki dönemlerine ilişkin duyduklarını hatırlıyordu.

Neredeyse yarım yüzyıl geçmişti ama yarım yüzyıl sonra bile Nani, ara sıra Sovyet lideri olarak adlandırdığı Rus çarının Çeçen halkını asla yalnız bırakmadığından emindi. Nani’ye göre, Çeçenler çara karşı verdikleri mücadelede mısır yiyerek güçlerini topluyorlardı. Sık sık “Mısır yemeye devam ettiğimiz müddetçe, bizi yok edemezler” derdi. “Bizi mısırdan vazgeçirmeye çalışıyorlar, her zaman mısır tarlalarımızı ateşe verdiler…” diye de eklerdi.

Onun bu kutsal sözlerini çok fazla kişi anlayamazdı ve anlayanlarda sessiz kalırdı. Seksenler yaklaşıyordu ve Sovyet hükümeti hala kontrol ettikleri beşinci dünyada rahatsızlık verici seslerin yükselmediğinden emin olmak için çok çalışıyordu.

Ayda iki kez, her ayın ilk ve son Pazartesi günü yerel polis Nani’yi bazı gizemli formları imzalamak üzere götürürdü. Bu, bir “halk düşmanı” ve bir “halk düşmanının” dul eşi olarak ikamet ettiği yerden ayrılmadığı, hükümet karşıtı gruplarla ilişkisi olmadığı, Sovyet karşıtı propaganda yapmadığı ve Sovyet temsilcilerinden istek ya da şikayeti olmadığını kanıtlamak içindi. Tüm bunlar doğru düzgün okuma yazma bilmeyen Nani’nin ayda iki kez bir çarpıyla işaretlediği formlarda eksiksiz bir şekilde tanımlanıyordu. Çünkü Nani’nin kocası 1944’te Stalin’e karşı savaşırken vurularak öldürülmüştü, ama neredeyse yarım yüzyıl geçmiş olmasına rağmen hala “halk düşmanı”ydı.

Ayda iki kez, her ayın ilk ve son Pazartesi günü, tüm sabah Nani’nin beni aramasını beklerdim. Bir öğlen vaktinde beni aradı ve yüksek sesle: “Kori (Çeçence ‘küçük kız’) diye bağırdı, “yetiş çabuk, bak domuz yine beraberinde ne getirdi! Bu domuz davet etmediğim ve asla davet etmeyeceğim halde yine de burada”. “Domuza” veryansın eden uzun aşağılamaları tüm atalarına kadar uzandı. “Domuz” öfke ve mahcubiyetle kıpkırmızı olmuş orada dikiliyordu. Tepki göstermeye cesaret edemiyordu ve gözlerini kırpıştırarak her iki elindeki beyaz kağıda daktiloyla yazılmış formları tutuyordu.

1944 yılında Çeçenler Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilirken, Nani ve kocası yeni doğmuş bebekleri ve bir grup direnişçiyle birlikte dağlarda saklanıyordu. Bir gün dağlar üzerinde ilerlerken Rus askerleri etraflarını sardı. Nani kucağındaki bebekle ve bazı direnişçilerle bir mağaraya gizlenmek zorunda kaldı. Kızıl Ordu askerleri öylesine yakındı ki, askerlerle onları birbirlerinden sadece mağaranın girişindeki birkaç kaya parçası ayırıyordu. Ansızın gruptaki tek çocuk olan Nani’nin oğlu ağlamaya başladı. Üşümüştü, açtı ve dağlarındaki uzun yolculuktan yorgun düşmüştü. Nani onu sakinleştirmeyi denedi ve beslemeye çalıştı ama sütü yoktu ve bebek daha yüksek sesle bağırmaya başladı. Nani onun başını siyah şalıyla örterek sıkıca tuttu, böylelikle sesinin daha az duyulmasını sağlamaya çalıştı. Birkaç dakika sonra askerlerin sesleri uzaklaşmaya başlayınca Nani şalı açtı, bebeği ölmüştü.

Bir süre sonra isyancılar bir pusuya düştüler. Nani’nin kocası vurularak öldürüldü ve Nani’de Sibirya’daki bir hapishane kampına gönderildi. Daha sonra Çeçen ovalarındaki bir köye yerleştirildi. Bir daha asla evlenmedi ve tuğladan küçük bir evde tek başına yaşadı. Günlerini evinin bahçesindeki ceviz ağacının gölgesinde tek başına oturup bir yandan örgü örerken diğer yandan da Çeçenleri öldürmekten hiç vazgeçmeyen Rus çarları ve onların askerleri hakkında şarkılar söyleyerek geçirdi.

Uzun bir aradan sonra Rus askerleri Çeçenya’ya geri döndüğünde, Nani güçlükle görebilen ve yürüyebilen bir ayağı çukurda yaşlı bir kadındı. Köyü askerler tarafından basıldığında, köyden ayrılmayı reddetti. Komşularının hiçbirisi onu kendileriyle kaçmaya ikna edemedi. Üç gün sonra baskın sona erdi ve biz de köyümüzün yıkıntılarına geri dönebildik, yaklaşık 300 cansız bedenin arasında Nani’ninkini de bulduk.

Küçük evinin yanında, kahverengi boyayla kaplanmış bir çukurun içerisinde moloz yığınları, cam kırıkları ve boş kovanlar arasında yatıyordu. Uzun yeşil bir elbise ve yeşil kolsuz bir tişört vardı üzerinde. Başında siyah başörtüsünün üzerine taktığı, kutsal bir savaşta ölme arzusunu sembole eden ipekten yeşil bir bant vardı. Nani, Rus askerlerini her zaman “Onlar” diye adlandırırdı ve bir gün geri döneceklerini bilirdi, “Onlar” son bir Çeçeni ortadan kaldırana kadar Çeçenleri asla yalnız bırakmayacaklardı; onlar bir makineli tüfeği Nani’nin yaşlı bedeninin üzerine boşaltmışlardı.

Nani, Rus askerlerinin 1995 sonbaharında üç gün boyunca tek bir silah ya da direnişçi olmayan bir yerleşim alanını yerle bir ettikleri köyünde, köyün eski mezarlığını diğer üç yüz yeni mezar taşıyla birlikte dolduranların arasında gömüldü. Bu tüm Çeçenya için bir uyarı ve Rus çarlarıyla onların askerlerinin geleneklerini hatırlamaya cesaret edenler için örnek niteliğinde bir cezalandırmaydı.

Mainat Kurbanova

22.04.2010 – The Osservatorio Balcani e Caucaso

*Mainat Kurbanova (Abdulaeva), ikinci Rus-Çeçen savaşının başından 2004 yılına kadar Grozny’den Novaya Gazeta için muhabirlik yaptı. Bombalar altında bile Çeçenya’nın başkentinde yaşadı; hayatı, üzüntüleri ve günlük yaşamın gerçeklerini sundu, sunduğu haberler Avrupa basınında da yer aldı. Ama o da sürgüne zorlandı ve 2004 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor ve çalışıyor.

TagsMainat KurbanovaNani
Previous Article

ABD ve AB Kadirov’u Kara Listeye Almalı

Next Article

Çeçen Sporcular: Nisan 2011’e Bakış

Share:

Related articles More from author

  • Çeviriler - Makaleler

    Çeçen Dili Tehlikede

    04 Ağustos 2011
    By Vainakh
  • Çeviriler - Makaleler

    Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Azim

    16 Mart 2011
    By Vainakh
  • Çeviriler - Makaleler

    Çeçenya’dan Bir Hayat Hikayesi: Tamara

    10 Ocak 2011
    By Vainakh
  • Çeviriler - Makaleler

    Pankisi Vadisi: “Çeçenler En Cesur Erkekler”

    21 Kasım 2009
    By Vainakh
  • Çeviriler - Makaleler

    Türkiye’deki Çeçen Temsilciye Yönelik Suikast Rusya’yı İşaret Ediyor

    07 Haziran 2013
    By Vainakh
  • Çeviriler - Makaleler

    Kafkas Esiri

    13 Aralık 2009
    By Vainakh

3 comments

  1. doğa öz 30 Mayıs, 2011 at 15:46

    ülkem için acı duyuyorum

  2. hazret bayazıt 27 Haziran, 2011 at 12:14

    Birbiri ardına can verip gittiler,atalarının şarkılarını söyleyerek .çocuklarına miras bırakarak şiirlerini,onca ihanetin ve vurdumduymazın ifadesiz bakışları arasında,özgürlük haykırışlarıyla sarıldılar ölüme.300 yıllık kavganın üstüne ihanet binaları inşaa ederken birileri,kardeşinin celladına uşak olurken omurgasızlar,birileri iştahla ve onursuzca alkış tutarken satılanlara.namussuzlukta yarış yaparken domuz yavruları!!!vatanımın dağlarında boyun eğmeyenlerin şarkıları söylenir yine….

  3. hazret bayazıt 27 Haziran, 2011 at 12:18

    Toprağa düşenler için acı duyuyorum…emanetleri fırsatçı dalkavukların dilinde kılıktan kılığa sokuldu.

Leave a reply

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

  • Haberler

    Avusturya’daki Bir Grup Çeçen Aile Sınırdışı Edilebilir

  • Haberler

    Gimri Toplama Kampına Döndü

  • Haberler

    Amerika’ da Putin Protesto Edilecek

Arşivler

Kategoriler

Çeviriler & Makaleler

Çeviriler - Makaleler

Medet Medet!..

  • Türkiye’deki Çeçen Temsilciye Yönelik Suikast Rusya’yı İşaret Ediyor

    By Vainakh
    07 Haziran 2013

Röportajlar

Röportajlar

Akhmed Zakayev: “Medet Önlü Yeri Doldurulamayacak Bir Kayıp!”

  • Benoit Desjardins: “Bu film özgürlüğün marşı!..”

    By Vainakh
    05 Mart 2014

Logolarımız

      

Waynakh Online

2000 yılından bu yana Çeçen tarihini, kültürünü ve güncel gelişmeleri paylaşan bağımsız internet sitesi ve dijital arşiv.


                        

Son Paylaşımlar

  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu
  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü
  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler
  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı
  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?
  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı
  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız
  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

Son Yorumlar

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez! için Şakir yılmaz
  • Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür için Martan Galayev
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Derya
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Zelimhan
  • Gelayev’ in Şehadetinin 4. Yıldönümü için Zafer
  • Çeçen Gençlerden Çeçen Muhacirlere Yardım Çağrısı! için Josef Friedrich Wilhelm von Adenauland
2000-2026 © Waynakh Online | Powered by Chechen Media