<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WaYNaKH Online &#187; Kitaplık</title>
	<atom:link href="http://www.waynakh.com/tr/category/kitaplik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.waynakh.com/tr</link>
	<description>WaYNaKH Online</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Oct 2011 14:12:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Çeçenler Kimsesiz Bir Millet</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/cecenler-kimsesiz-bir-millet/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/cecenler-kimsesiz-bir-millet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 16:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEÇENLER Kimsesiz Bir Millet]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Yenerer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=6922</guid>
		<description><![CDATA[Romanın Adı: ÇEÇENLER Kimsesiz Bir Millet
Yazar: Vedat Yenerer
Bir Harf Yayınları;
İstanbul, 2005, 13,5 x 19,5 cm,
240 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
ISBN No: 9758961721
&#160;

Bu kitap Çeçenler ile ilgili yazılmış az sayıdaki kitaptan biridir. Rusya tarafından kan gölüne çevrilen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Romanın Adı: ÇEÇENLER Kimsesiz Bir Millet<br />
Yazar: Vedat Yenerer<br />
Bir Harf Yayınları;<br />
İstanbul, 2005, 13,5 x 19,5 cm,<br />
240 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.<br />
ISBN No: 9758961721</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span id="more-6922"></span>
<p style="text-align: justify;">Bu kitap Çeçenler ile ilgili yazılmış az sayıdaki kitaptan biridir. Rusya tarafından kan gölüne çevrilen Çeçenistan&#8217;a girip oradaki gerçekleri aktarma şansına sahip olan çok az sayıdaki gazetecilerden biri Vedat Yenerer.</p>
<p style="text-align: justify;">Yenerer, dünyaya vahşi olarak tanıtılan Çeçenler&#8217;in aşırı dinci olduğu ve din devleti kurmak istediği iddialarının cevaplarını da Aslan Mashadov ve Şamil Basyev ile yaptığı özel röportajlarda ve izlenimlerde okuyacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Çoğu zaman okuduklarınızı sizi şaşırtacak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yenerer, kitapta çok zor şartlar altında dağ yollarından girdiği Çeçenistan&#8217;da bizzat yaşadığı, gördüğü olaylar ile Türkiye&#8217;deki Çeçen dostlarının yaşadıklarını ve korku dolu hayatlarını hiç abartmadan, çoğu zaman insanlığından utanarak yazdığını ifade ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çok çarpıcı bilgiler ve fotoğraflarla Çeçen destanının bir belgesi &#8216;çeçenler, kimsesiz bir millet.</p>
<p><b>Vedat Yenerer</b></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=97252&#038;sa=78709210"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimageV3.asp?resimkod=97252&#038;boyut=85&#038;sayfa=240&#038;en=13,5&#038;set=0"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=97252&#038;sa=78709210"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=6922&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/cecenler-kimsesiz-bir-millet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zelimhan (Bir Çeçen Halk Kahramanının Zulme Karşı Mücadelesinin Gerçek Öyküsü)</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/zelimhan/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/zelimhan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2009 16:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[zelimhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=6918</guid>
		<description><![CDATA[Romanın Adı:  Zelimhan (Bir Çeçen Halk Kahramanının Zulme Karşı Mücadelesinin Gerçek Öyküsü)
Yazar: Mohmad Mamakayev
Çev: Tarık Cemal Kutlu
Anka Yayınları &#8211; Yayın Yılı: 2002
339 sayfa, 13,5&#215;21 cm; Karton Kapak
ISBN:9756628375

Bu eser yaşamöyküsel bir romandır. Zelimhan 1901/1913 yılları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Romanın Adı:  Zelimhan (Bir Çeçen Halk Kahramanının Zulme Karşı Mücadelesinin Gerçek Öyküsü)<br />
Yazar: Mohmad Mamakayev<br />
Çev: Tarık Cemal Kutlu<br />
Anka Yayınları &#8211; Yayın Yılı: 2002<br />
339 sayfa, 13,5&#215;21 cm; Karton Kapak<br />
ISBN:9756628375</strong></p>
<p><span id="more-6918"></span>
<p style="text-align: justify;">Bu eser yaşamöyküsel bir romandır. Zelimhan 1901/1913 yılları arasında on-onbeş kişilik çetesiyle Çarlık Rusya&#8217;nın en ücra köşelerine kadar adını duyurmuş, saray onun ölümüne kadar basının dilinden tedirgin olmuştur. Zelimhan&#8217;ın abreklik yolunu seçiş nedenini açıkladığı ve Devlet Duması Başkanlığı&#8217;na gönderdiği 15 Ocak 1909 günlü mektubu aynı yıllarda hemen her Rus gazetesinde yayımlanmıştır.</p>
<p>Gerçek bir belge olan söz konusu mektubun tümü nice nice yıllar sonra, bir dergide Türkçe&#8217;ye çevrilerek basılmıştır: bk. Birleşik Kafkasya, sayı 2,3 İstanbul, 1964-1965.</p>
<p style="text-align: justify;">Mohmad Mamakayev&#8217;in bu ikinci romanından önceki ilk romanı &#8220;Revulyutsin Murd/Devrimci Mürit&#8221;de yaşamöyküsel bir romandır. Ekim devrimi sırasında Çeçen öncülerinden Aslanbek Şeripov&#8217;u anlatır.</p>
<p><b>Mohmad Mamakayev</b></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=69202&#038;sa=78708990"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimageV3.asp?resimkod=69202&#038;boyut=85&#038;sayfa=339&#038;en=13,5&#038;set=0"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=69202&#038;sa=78708990"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=6918&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/zelimhan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sadece Çocuklar Masum</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/sadece-cocuklar-masum/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/sadece-cocuklar-masum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 21:37:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Öner ÖZKAN]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece Çocuklar Masum]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Yayıncılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=4207</guid>
		<description><![CDATA[Romanın Adı: Sadece Çocuklar Masum
Yazar: Öner ÖZKAN
Yayınevi: Ümit Yayıncılık
Yayın Yeri &#8211; Yılı: Ankara, 2004
288 Sayfa, Karton Kapak
ISBN No: 9758572652
&#160;
Rusya ne anlaşılması, ne de anlatılması kolay bir ülke. Sürprizlerle dolu, çok büyük bir ülke.
Rusya halkı, SSCB&#8217;nin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Romanın Adı: Sadece Çocuklar Masum</strong><br />
<strong>Yazar: Öner ÖZKAN</strong><br />
<strong>Yayınevi: Ümit Yayıncılık</strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: Ankara, 2004</strong><br />
<strong>288 Sayfa, Karton Kapak</strong><br />
<strong>ISBN No: 9758572652</strong><span id="more-4207"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Rusya ne anlaşılması, ne de anlatılması kolay bir ülke. Sürprizlerle dolu, çok büyük bir ülke.</p>
<p style="text-align: justify;">Rusya halkı, SSCB&#8217;nin dağılmasından sonra öyle şeyler yaşadı ki, bir dönem geldi ve &#8216;düzenin sağlanması, demokrasiden daha önemli&#8217; demeye başladı. SSCB&#8217;den kalan ve geçmişte devlete ait olan servetin, tesislerin, doğal kaynakların yeni sahiplerinin belirlenmesi gerekiyordu. Bu süreç, halk için çok üzücü oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kitapta, Rusya&#8217;nın, dünyanın en kanlı terör eylemlerinin yapıldığı bir ülke haline nasıl geldiğini göreceksiniz.1999 yılında birdenbire ortaya çıkan Putin&#8217;in nasıl yükseldiğini, geçmişine ait olan sırlarını ve tüm bunların ülkedeki iktidar mücadeleleri içerisinde nasıl bir yer kapsadığını bulacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Romanlarda, filmlerde, fantastik öykülerde karşılaştığınız olaylara, Rusya&#8217;da gerçek hayatın tam içerisinde rastlayabilirsiniz. Ve birçoğuna, dünyanın bir başka köşesinde rastlamak mümkün değildir. Kitapta anlatılan ve gerçeğin ta kendisi olan gerçeküstü olaylar sizi çok şaşırtacak.</p>
<p><strong>Öner ÖZKAN</strong></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=87189&#038;sa=78708129"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimageV3.asp?resimkod=87189&#038;boyut=85&#038;sayfa=288&#038;en=14&#038;set=0"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=87189&#038;sa=78708129"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=4207&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/sadece-cocuklar-masum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tibuk&#8217; un Çeçenleri</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/tibuk-un-cecenleri/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/tibuk-un-cecenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:39:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2884</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Tibuk&#8217; un Çeçenleri
Yazar: Yusuf Ünal
Yayınevi: Profil Yayıncılık
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul &#8211; Haziran 2008
120 Sayfa, Karton kapak
&#160;
&#160;
Tanıtım:
Tibuk&#8217; un Çeçenleri
&#8220;Olağanüstü Bir Yardımın Tarihi Belgesi&#8221;
Çocukların kollarını kestiler, büyüyüp silah tutmasınlar diye. Ankara&#8217; dan emir var: ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Tibuk&#8217; un Çeçenleri</strong><br />
<strong>Yazar: Yusuf Ünal</strong><br />
<strong>Yayınevi: Profil Yayıncılık</strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul &#8211; Haziran 2008</strong><br />
<strong>120 Sayfa, Karton kapak</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span id="more-955"></span><strong><span style="text-decoration: underline;">Tanıtım:</span></strong></p>
<p align="center"><strong>Tibuk&#8217; un Çeçenleri</strong></p>
<p align="center"><em>&#8220;Olağanüstü Bir Yardımın Tarihi Belgesi&#8221;</em></p>
<p align="justify">Çocukların kollarını kestiler, büyüyüp silah tutmasınlar diye. Ankara&#8217; dan emir var: &#8220;Yardım kamyonlarına geçit vermeyin!&#8221;</p>
<p align="justify">Vahşetten kaçabilenler bitkin. Türkiye&#8217; ye giriş yasak, pasaport yok.</p>
<p align="justify">Zaman daralıyor. Umutlar azalıyor. Kara kış bebeklere acımıyor, bir yol olmalı&#8230;</p>
<p align="justify">Bir çırpıda okuyacaksınız. Bazen öfkeyle, bazen utanarak, bazen de gözleriniz yaşaracak&#8230;</p>
<p align="justify">Tibuk&#8217; un Çeçenleri</p>
<p align="justify">21.yüzyılın bu en büyük insanlık ayıbı aklınızdan çıkmayacak!</p>
<p align="justify"><strong>Kitabın Önsözü:</strong></p>
<p align="justify">Elinizdeki bu kitaba paha biçmek gerçekten zor. Çünkü on yıllık büyük bir fedakarlığın öyküsünü anlatıyor.</p>
<p align="justify">Asırlardır hürriyet mücadelesi veren yiğit Çeçenler, benzeri görülmemiş bir katliama maruz kaldılar. Kuzey Kafkasya&#8217; yı kaybetmek istemeyen Rusya, çareyi onları topyekün yok etmekte gördü. Çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden sivilleri katletti. Vahşetten son anda kurtulanlar komşu ülkelere sığındı. Çetin kış şartlarında hayatta kalmaya çalışıyorlardı.</p>
<p align="justify">Dünya bu büyük insanlık ayıbını görmezden geliyor, yardım çağrısına kulak tıkıyordu. Rusya&#8217; nın &#8220;Bunlar İslamcı terörist&#8221; propogandasına herkes kanıyordu. Rusya&#8217; yı karşısına almak istemeyen Türk hükümeti Çeçenleri kaderine terk etmişti.</p>
<p align="justify">Herkesin unuttuğu bir dönemde mültecilere o sahip çıktı. Geri dönülmez bir şekilde kendini Çeçen davasının tam ortasında buldu. Servetini onlar için tüketti.</p>
<p align="justify">Bu kitap, Besim Tibuk&#8217; un resmi makamların bütün engellemelerine rağmen, yüzlerce Çeçen mülteciyi Türkiye&#8217; ye getirmesiyle başlayan ve Moskova&#8217; daki tarihi barış görüşmesine kadar uzanan müthiş bir yardım serüvenini konu ediyor. Çeçenistan dramının bilinmeyen yönlerini ve bunun karşısında siyasetin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Yakın geçmişe farklı bir pencereden bakacak, ibretle okuyacaksınız.</p>
<p align="justify">Katliam resimlerinin çoğunu bu kitaba koymayı uygun bulmadık ama seçtiklerimiz gene de içinizi acıtacak. Merak edenler için internette bir gezintinin yeterli olacağını hatırlatalım ve uyaralım; çocukların görmesine izin vermeyin!</p>
<p align="justify">Onlar istemese bu kitap olmazdı.</p>
<p align="justify">Besim Tibuk&#8217; un Çeçenlere yaptığı bu müthiş yardımlara tanıklık ettim ve bir kısmında bizzat görev aldım. Bütün bunları tarihe not düşen bu kitabı yazmaktan büyük onur duydum. Kendisi fikirleriyle hayata bakışımı etkiledi. Ondan çok şey öğrendim. Minnet borcumu bir ölçüde ödemiş olmayı umuyorum&#8230;</p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal</strong></p>
<p align="justify">İstanbul &#8211; Nisan 2008</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=434164"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=434164"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=434164"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=955&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/tibuk-un-cecenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçen Direniş Tarihi</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-direnis-tarihi/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-direnis-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:38:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2881</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Çeçen Direniş Tarihi
Yazar: Tarık Cemal Kutlu 
Yayınevi:Anka Yayınları
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2005 
640 Sayfa, Karton Kapak 
&#160;
&#160;

Tanıtım:
Çeçen Direniş Tarihi, yalnızca bir direnişin tarihi değildir. Çeçen ulusunun umumî ve hatta millî tarihidir. Kitapta ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Çeçen Direniş Tarihi</strong><br />
<strong>Yazar: Tarık Cemal Kutlu </strong><br />
<strong>Yayınevi:Anka Yayınları</strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2005 </strong><br />
<strong>640 Sayfa, Karton Kapak </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span id="more-953"></span>
<p align="justify"><strong>Tanıtım:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen Direniş Tarihi, yalnızca bir direnişin tarihi değildir. Çeçen ulusunun umumî ve hatta millî tarihidir. Kitapta Çeçenler’ in Kafkasya topraklarındaki etkinlikleri, rolleri, kökeni, kavimsel şeceresi, yetiştirdiği liderleri, başka uluslarla olan ilişkileri, vatanlarına saldıran düşmanlara karşı yüz yıllarca gösterdikleri direnişi, zengin bir kaynakçaya müracaat edilmek sûretiyle işlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayı itibariyle zaten az olan Çeçen ulusu, dört bir yandan gelen saldırgan kavimlerle boğuşmaktan, siyasal, sosyal ve kültürel bir tarih yazmaktan yoksun kalmıştır tarihi yazmak değil, ister istemez yaşamak zorunda bırakılmıştır. Çeçenler’ in yaşayarak yazdığı tarihi ise, Çeçen olmayanlar kaleme almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeteri kadar olmasa da Çeçen tarihçileri ve bilim adamları kendi kavmî kültürlerini tespit mücâdelesinde asla geri durmamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli araştırmacı Tarık Cemal Kutlu, bu çalışmasında, Türk halkına Çeçenleri tarihleriyle tanıtma amacını gütmüş, onların bilinebilen en eski zamanlarına kadar inmiştir.</p>
<p align="justify">Okuyucu kitapta kendisi için müşkül gelecek pek çok yer adı, kişi adı vs. ile karşılaşacaktır. Hatta değişik bir alfabe görecektir. Modern Batı Türkçe&#8217; sine göre Çeçence’ deki sesler çok fazladır. İmlâsı ve yazılış şekli aynı olmasına rağmen bir sesin uzatılması veya kısaltılması Çeçence’de kelimenin anlamını tamamen değiştirebilmektedir. Bundan dolayı yazar, kitaba bir de Çeçence-Rusça-Türkçe alfabe eklemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kitabın Önsözü:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen Direniş Tarihi, yalnızca bir direnişin tarihi değildir. Çeçen ulusunun umumî ve hatta millî tarihidir. İncelediğim ve yararlandığım pek çok kaynak doğrudan doğruya Çeçenler&#8217; i anlatmamaktadır. İlgili konu içinde Çeçenlere bir miktar, hatta çok az yer vermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen tarihçileri ise, ulusal tarihlerini yazamamanın sıkıntısını yaşamıştır. Egemen devlet olan Rusya, koloni halkları yazarlarının, aydınlarının, düşünürlerinin özgür iradelerini ve çabalarını tıkamıştır. Vatanları dışına çıkmış mahdut sayıdaki Vaynax (Vaynah) aydını ve yazarı da Kafkasya halklarını umumî olarak ele alma ihtiyacını hissetmiştir. Bu durum Çeçen halkının Kafkasya’ daki etkinliğini ve rolünü yansıtmaya yetmemiştir. Tabiatiyle dış dünya Çeçenler&#8217; in kimliği ve neciliği hakkında bilgi sahibi olamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte ben bu eserimde doğrudan doğruya Çeçenler&#8217;i anlattım. Kafkasya topraklarındaki etkinliklerini, rollerini, kökenini, kavimsel şeceresini, yetiştirdiği liderlerini  yazdım. Başka uluslarla olan ilişkilerini, vatanlarına saldıran düşmanlara karşı yüz yıllarca gösterdikleri direnişi kaynaklara müracaat etmek suretiyle işledim.Sayı itibariyle zaten az olan Çeçen ulusu, dört bir yandan gelen saldırgan kavimlerle boğuşmaktan, siyasal, sosyal ve kültürel bir tarih yazmaktan yoksun kalmıştır. Tarihi yazmak değil, ister istemez yaşamak zorunda bırakılmıştır. Çeçenler&#8217; in yaşayarak yazdığı tarihi ise, Çeçen olmayanlar kaleme almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihini yazamayan, fakat yaşayıp yaşatan Çeçenler, hem kendisine düşmanlık gösterenler, hem de düşmanlık gösterenlere karşı dostluk eğilimi olanlar tarafından da haksız yere suçlanmıştır.  Çeçenler savaşmaktan, bu suçlamalara yazılı kaynaklarla cevap verememişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeteri kadar olmasa  da  Çeçen tarihçileri ve bilim adamları kendi kavmî kültürlerini tespit mücadelesinden asla geri durmamışlardır. Denizde vurgun yiyen dalgıç misali, 23/24 Şubat 1944 sürgünü de anımsanınca, Çeçenler&#8217; in varoluş mücadelesindeki sebatına, incelendiği zaman hayran kalmamak mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">XIX. Yüzyıl’ın ikinci yarısından itibaren çalışmaya başlayan ve gittikçe artan Çeçen bilim adamlarının hizmetleri son derece değerlidir ve unutulacak da değildir. Fakat bu çalışmaların hepsi Rus dili iledir. Günümüzde Çeçence bir yazı dili olarak gelişmiştir. Bilim dili olarak işlenmesine ise meydan verilmemiştir. Ama Çeçence&#8217; nin bilim dili olarak gelişme potansiyeli vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çeçenler ve diğer Kafkasyalılar bölgede yabancı ulusların saldırılarına uğramadan yaşayabilmiş olsalardı, görkemli bir uygarlık vücuda getirebilirlerdi. Toprak altında gizli duran tarihsel uygarlığın gün ışığına çıkabilen örnekleri, bu bölge insanlarının gelişen ve değişen uygarlıklara hiç de yabancı olmadıklarını kanıtlamaya yetmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Beşerî yatkınlık ve elverişlilik Çeçenler için maalesef bazı zamanlarda ve dönemlerde kendi aleyhlerine dönüşmüş saldırganların zafer kazanmalarına veya savaş kaybetmemelerine sebep olmuştur. Çünkü Çeçen direniş tarihinde yenilginin başlıca sebeplerinden birisi, bencilliğin, bireyselliğin, hasetin, çıkarcılığın öne geçmesidir. Her dönemde, belirtilen sebeple özdeşleşmiş Çeçen hainleri olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafkasya uluslarının orijinaliteleri  ile araştırılması, yazılması ve duyurulması beşer tarihine “insanlık” ve “uygarlık” dersi vermek için yeterli kaynak teşkil eder. Zaten onları bugünlere ulaştıran bir diğer korunma kalkanı da budur. Bunu reddedenler, bundan mahrum bulunanlar Çeçenler&#8217; i de, Kaflasyalılar&#8217; ı da asla ve asla anlayamazlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabımda Türk halkına Çeçenler&#8217; i tarihleriyle tanıtma amacını güttüm. Onların bilinebilen eski zamanlarına kadar indim. Karşımızda sorulup cevaplanamayacak daha pek çok soru vardır. Konuyla ilgili bilimsel çalışmalar arttıkça ve araştırmacıları çoğaldıkça kuşkusuz cevapsız kalan sorular da aydınlanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Okuyucu kitapta kendisi için müşkül gelecek pek çok yer adı, kişi adı v.s. ile karşılaşacaktır. Hatta değişik bir alfabe görecektir. Modern Batı Türkçesi&#8217; ne göre Çeçence&#8217; deki sesler çok fazladır. İmlâsı ve yazılış şekli aynı olmasına  rağmen bir sesin uzatılması veya kısaltılması Çeçence&#8217;de kelimenin anlamını tamamen değiştirebilmektedir. Bu kelimeleri Türkçe imlaya göre yazdığımızda aynı gibi görünür. Örnek:</p>
<p align="justify"><strong>Çeçence: </strong>Xozha  <strong>Türkçe: </strong>Hoca  <strong>Anlamı: </strong>Hoca, Molla, Hace<br />
<strong>Çeçence: </strong>Xozha  <strong>Türkçe: </strong>Hoca  <strong>Anlamı: </strong>Dev<br />
<strong>Çeçence: </strong>Xhozha  <strong>Türkçe: </strong>Hoca  <strong>Anlamı: </strong>Koku<br />
<strong>Çeçence: </strong>Xhozha  <strong>Türkçe: </strong>Hoca  <strong>Anlamı: </strong>Bakıyor (Şimdiki Zaman Fiili)</p>
<p style="text-align: justify;">Tabiatiyle kitaba bir de Çeçençe-Rusça Türkçe alfabe ekleme ihtiyacını duydum. Çeçence alfabe sistemine uyarladığım kelimeleri öne aldım. Türkçe alfabeli olanları da hemen ondan sonra parantez içinde yazdım. Bazan yer ve kişi adları Rusça&#8217; ya göre yazılmış olabilir. Parantez içinde Çeçence ve Türkçesini yazdım. Amaç okuyucuyu yormak değildir. Amaç, Türkiye’ de henüz bâkir ve bilinmeyen bir  dil ile ulus hakkında ilk ciddi eser olması münasebetiyle sağlıklı bilgi vermektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gençlik ve üniversite yıllarımdan itibaren Çeçenler&#8217; i ve Kafkasyalılar&#8217; ı incelemek ve araştırmakla bu yıllara ulaştım. 1970-1978 yıllarında Kuzey Kafkasya dergisindeki yazı işleri müdürlüğüm ile birlikte çalışmalarım tamamen Kafkasya ve bilhassa Çeçenler üzerine kaydı.  İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Son Çağ Tarihi Öğretim Üyelerinden Profesör Dr. Ahmet Cevat Eren (Ölm. 19 Mayıs 1978) merhum, Türkoloji mezunu olmama rağmen, bu ilgim üzerine beni doktora öğrencisi olarak kabul buyurmuştu. Onun ölümünden sonra doktora çalışmalarını bıraktım. Fakat çalışmalarım aralıksız devam etti. Satın aldığım, edindiğim, Sovyet turist kafileleri ile getirttiğim eserlerle, küçük çapta bir kitaplığa sahip oldum. Osmanlı ve Türk tarihleri ile kitaplığımı daha bir  zenginleştirdim. Yıllarca notlar aldım. Son Çeçen &#8211; Rus Savaşı (11 Aralık 1994 &#8211; 31 Ağustos 1996) çıktığında İstanbul Çeçen &#8211; Kafkas Dayanışma Komitesi&#8217; nin  malî ve organize işler dışında danışmanlığına getirildim. Hemşehrilerimin dışında beni seven pek çok  dostum, arkadaşım, tanışım, hakkımda referans verenim, inananım, güvenenim oldu. Konuyu bilmek ve öğrenmek isteyen çok uzak dostlar bile  beni teşvik etti, yol gösterdi. Hatta artık eseri bir an önce bitirmem yolunda ciddî, ama çok iyi niyetle azarlayanlarım oldu. Çeçen asıllı biri olarak  bu ulusun tarihini yazmak artık benim için bir borçtu. Ve bugün ben, bir an için de olsa sevgi ile bakan o hiç tanımadığım ve kimler olduğunu bilmediğim insanlar da dahil olmak üzere şimdi, yüzlerini bile anımsayamadığım bütün bu meçhul, ama dost insanlara müteşekkir olduğumu ifade etmek isterim.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalışmalarımı teşvik bakımından bana daima güvendiğini ve saygı gösterdiğini ifade eden aziz arkadaşım Baysın Başak Cerrahoğlu ile eşi Yasemin Hanımefendi’ ye sonsuz minnettarlığımı belirtirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Şöyle bir geri döndüğümde, T. C. Başbakanlık Arşivi&#8217; ndeki araştırmalarımda bana yardım eden, destek veren güzel insanları hatırlıyorum: Şimdi âlemi ebedîde olan merhum Mehmet Aksoy Bey (1943 &#8211; ölm. 12 Temmuz 1993) kardeşime, kendilerine sıhhat ve afiyet dilediğim Necati Aktaş, İbrahim Sivrikaya, Tevfik Temelkuran Beylere teşekkür ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Pek çok Rusça eserden yararlanırken çalışmalarıma sabırla ve coşku ile destek veren çok çalışkan, fedakâr, feragatlı güzel insan muhterem Musa Ramazan Bey ağabeyime hasseten minnettarım</p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen &#8211; Rus Savaşı sırasında organize olan Çeçen &#8211; Kafkas Dayanışma Komitesi&#8217; nin Genel Başkanı kardeşim ve hemşehrim Fazıl Özen Bey’ in şahsıma olan güvenine minnettarım. Doğrusu onun olgunca ve tereddütsüzce bulunduğu desteklerine teşekkür etmek az gelir. Komite üyelerinden sayın Nihat Çeçen, Atıf Güney, Dr. Halil İnal, Cefanur Ahtıhan, Uğur Teke, Yiğit Işık beylere daimi teşekkürlerimi sunmaktan onur duyarım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana olan güvenini hiçbir zaman kaybetmeyen kardeşim Ömer Faruk Kutlu’ ya, geceler ve gündüzler boyu rahat çalışabilmem için huzurumu sağlayan cefakâr ve vefâkâr eşim Meryem Kutlu’ ya teşekkür etme zevkini tadıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserimin basılması hususunda bana bütün gayretiyle destek verip yardımlarını esirgemeyen son zamanlardaki en yakın dostum, aziz kardeşim, çalışkan insan Ali İhsan Aksamaz bey ve Göksel Ulutabak beye minnettarlık borcumu ödeyemem. Son olarak eserin basılmasına vesile olan Anka Yayınları&#8217;nın sorumlularına da teşekkürü borç bilirim. <strong></strong></p>
<p align="justify"><strong>Tarık Cemal KUTLU </strong></p>
<p align="justify"><strong>Fatih/İstanbul </strong></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=90041"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=90041"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=90041"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=953&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-direnis-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Putin&#8217; in Rusyası</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/putin-in-rusyasi/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/putin-in-rusyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2878</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Putin&#8217; in Rusyası
Kitabın Özgün Adı: Putin&#8217; s Russia, Harvill Press, Londra, 2004
Yazar: Anna Politkovskaya
Türkçeye Çeviren: Kemal Ülker 
Yayınevi: Agora Kitaplığı
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2006 
262 Sayfa, Karton Kapak 
Tanıtım:
Çeçenistan Savaşı, Moskova&#8217; daki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Putin&#8217; in Rusyası</strong><br />
<strong>Kitabın Özgün Adı: Putin&#8217; s Russia, Harvill Press, Londra, 2004</strong><br />
<strong>Yazar: Anna Politkovskaya</strong><br />
<strong>Türkçeye Çeviren: Kemal Ülker </strong><br />
<strong>Yayınevi: Agora Kitaplığı</strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2006 </strong><br />
<strong>262 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-951"></span></p>
<p align="justify"><strong>Tanıtım:</strong></p>
<p align="justify">Çeçenistan Savaşı, Moskova&#8217; daki tiyatro baskını, Beslan&#8217; daki okul katliamı ve benzeri trajedilerle beslenen otoriterizm, mafyatik kapitalizm, siyasal ve ahlaki çürüme, yoksuluk ve yalnızlaşma; işte, Sovyetler Birliği sonrasında Rusya&#8217; nın geldiği yer. Ve tüm bu süreci idare eden, bütün politikasını özgürlüğü bozmak ve özgürlük isteyenleri ezmek üzerine kuran, ülkenin zorba istihbarat servisinin yetiştirmesi, eski bir KGB yarbayı olan Putin.</p>
<p align="justify">Bu, Vladimir Putin hakkında bir kitap değildir, ama Putin&#8217; in Batı&#8217; da göründüğü şekliyle bir portresini sunmaya da kalkışmaz. Ayrıca, bu kitapta Putin&#8217; in Rusyası&#8217; na asla pembe gözlükle bakılmaz. Gerçi Rusya&#8217; da herkes Putin&#8217; in davranışlarına ayak uyduruyor değildir. Batı bize hala bu rolü biçmekten hoşlansa da bu ülkede köle olmak istemeyen, özgür olma hakkını kullanmak için çabalayan çok sayıda insan vardır. Fakat, Putin&#8217; in ülkenin her tarafında dilediği gibi at koşturmasının baş müsebbibinin, bu ülkede yaşayan insanların büyük çoğunluğunun kayıtsızlığı ve itaatkarlığı olduğuna da şüphe yoktur.</p>
<p align="justify">Benim Putin&#8217; den nefret etmemin sebebi, onun halkını hor görmeyi sürdürmesi, bizleri kendi amaçlarına ulaşmakta kullanıp atacağı araçlar olarak, kişisel iktidarını sağlama almak ve korumak için sırtına basılacak piyonlar olarak düşünmekte ısrar etmesidir. Benim Putin&#8217; den ölesiye nefret etmemin sebebi, Çeçen Savaşı&#8217; nda, tiyatro baskınında ve okul katliamında insan hayatını hiçe sayıp bombardımanları ve infazları sürdürerek, bileşimini kimsenin bilmediği zehirli gaz kullanmaktan kaçınmayarak ve &#8220;küresel terörizme karşı mücadele&#8221; kisvesi altında ölümüne sebep olduğu insanların dramına asla saygı göstermeyip vahşi suçlar işleyen kendi yetkililerini korumaya devam etmesidir.</p>
<p align="justify">Yine bu kitap, Putin&#8217; in politikasını irdeleyen bir analiz de değildir. Her şeyden önce, ben bir siyasal analist değilim. Ben Moskova&#8217; da, Çeçenya&#8217; da, St.Petersburg&#8217; da ve başka yerlerde kolaylıkla rastlayacağınız türden sıradan bir insanım. Kitapta dile getirdiklerim, günümüz Rusya&#8217; sında yaşanan hayatın kenarında köşesinde tutulmaya gayret edilen olaylara ilişkin duygusal tepkilerimin bir ürünüdür sadece. Olaylara kayıtsız gözlerle bakmayı tercih ederseniz benimsemenizin çok kolay olduğu gibi, Rusya&#8217; daki genel toplumsal manzara karşısında geride durmayı seçmek insana hiç bir külfet getirmez. Fakat be bugünde yaşıyorum ve bütün olaylar gözlerimin önünde olup bitiyor; onları görmezlikten gelemem.</p>
<p align="justify">Doktorların görevi hastalarını iyileştirmek, şarkıcıların ki şarkı söylemek, bir gazetecinin görevi ise gördüğü gerçekleri yazmaktır.</p>
<p align="justify"><strong>Anna Politkovskaya </strong></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=101828"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=101828"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=101828"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=951&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/putin-in-rusyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçen Atasözleri</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-atasozleri/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-atasozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2874</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Çeçen Atasözleri
Derleyen, Hazırlayan, Çeviren: Tarık Cemal Kutlu 
Yayınevi: Çardak Kültür Derneği Yayınları, No.1 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2003
Kapak Deseni: Doç.Dr. Erol Yıldır&#8217; ın arşivinden Çeçen İstingi (Keçesi) 
176 Sayfa, Karton Kapak
&#160;
&#160;
&#8220;Ulusu olmayan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Çeçen Atasözleri</strong><br />
<strong>Derleyen, Hazırlayan, Çeviren: Tarık Cemal Kutlu </strong><br />
<strong>Yayınevi: Çardak Kültür Derneği Yayınları, No.1 </strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2003</strong><br />
<strong>Kapak Deseni: Doç.Dr. Erol Yıldır&#8217; ın arşivinden Çeçen İstingi (Keçesi) </strong><br />
<strong>176 Sayfa, Karton Kapak</strong><span id="more-949"></span><br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&#8220;Ulusu olmayan insan insan değildir,  kendisini diliyle anlatacak insanı bulunmayan da ulus değildir.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Şair Süleyman Axmadov</strong></p>
<div><strong>ÖNSÖZ</strong></div>
<div style="text-align: justify;">Çeçen atasözlerinde kullanılmış olan zaman, öğrenilen geçmiş zamandır. Biz çeviride bazen bu zamanın kendisini, bazen de geniş zamanı kullanmayı tercih ettik. Çünkü atasözleri yalnız geçmiş ve yaşayan kuşaklar için değil, gelecek kuşaklar içinde öğüt ve ibret verici hikmetlerle doludur..</p>
<p>Çeçen atasözlerinde cinsiyet hep erillik üzere teşkil edilmiştir. Dişillik için de geçerli olduğunu, ama bazılarının geçerli olmadığını okuyucuya bırakmak zorundayız.</p>
<p>Yararlandığımız kaynaklarda Çeçen atasözlerindeki sözlerin bir kısmının hadis olduğu anlaşılmaktadır; atasözleri ile hadisler adeta iç içe geçmiştir. Biz, bildiklerimizin karşısına (H) dedik. Türkçelerine göre hadis olabilecekleri doğal olarak hadis uzmanları tespit edebilir.</p>
<p>Bazı atasözleri anlamca aynı olmakla beraber (*B, *K, *L) şeklinde işaretlenip (Bk&#8230;), o harfte aranılması düşünülmüştür.</p>
<p>Çeçenlerin atasözlerini alfabetik sırayla verdik. Bunları koyu harflerle yazdık. Hemen altlarına Türkçelerini ekledik. Bu atasözleri zaman zaman anlamlarına göre çevrilmiştir. Hatta Türk atasözlerine benzer onların bazısını yine parantez içinde vurguladık. Farklı anlamı olanlar da bulunmaktadır; bunların bazısını yine parantez içinde gösterdik.</p>
<p>Yine yararlandığımız eserlerdeki bütün atasözlerini bu kitapta bir araya getirdik. Yukarıda belirlediğimiz koşullarda bunları Latin kökenli modern Çeçen alfabesine uyarladık. Bütünü harf sırasına göre, sayıları itibariyle tespit ettik. &#8230; Buna göre toplam, bilmiş olduğumuz hadisleri de katmış olursak 1677 (+51) adet atasözü derlenip hazırlanmış, Türkçe&#8217;ye de çevrilmiş olmaktadır.</p>
<p>Latin kökenli modern Çeçen alfabesinin Türkçe de, hatta Çeçence de yazılı ilk örneği olması itibariyle bu alfabenin tanıtılması da gerçekleştirilmiştir. Biz bununla da yetinmedik, öncesine giderek Çeçenlerin kullandığı alfabelerin tarihçesi hakkında da kısa bir yazı ekledik. Yararlı olacağı umulur.</p>
<p>Eserin basımı ve yayımında öncülük eden Çardak Kültür Derneği Başkanı sayın Av. İhsan Berkhan Bey&#8217;e, değerli hemşerilerimden sayın Nevzat Berkhan Bey&#8217;e, sayın Uğur Toka Bey&#8217;e, sayın Ali Sami Toka Bey&#8217;e, sayın ülkü Ocak Hanım&#8217;a candan teşekkür ederim.</p></div>
<p align="right"><strong>Tarık Cemal KUTLU</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=949&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-atasozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sovyet Çeçen Şiir Antolojisi</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/sovyet-cecen-siir-antolojisi/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/sovyet-cecen-siir-antolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2871</guid>
		<description><![CDATA[Eserin Adı: Sovyet Çeçen Şiir Antolojisi
Derleyen: Refik Özdemir
Yayınevi: Gözde Kitaplar Yayınevi 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 1988

74 Sayfa, Karton Kapak
&#8220;Sovyet Çeçen Şiiri Antolojisi&#8221; ismini taşıyan derlemede onbeş şair hakkında bilgi verilip şiirlerine yer verilmiştir.
Sunu
“Bir Çeçen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Eserin Adı: Sovyet Çeçen Şiir Antolojisi</strong></p>
<p align="justify"><strong>Derleyen</strong>: <strong>Refik Özdemir</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: Gözde Kitaplar Yayınevi </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 1988<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>74 Sayfa, Karton Kapak</strong><span id="more-946"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">&#8220;Sovyet Çeçen Şiiri Antolojisi&#8221; ismini taşıyan derlemede onbeş şair hakkında bilgi verilip şiirlerine yer verilmiştir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Sunu</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: right;" align="right">“Bir Çeçen çocuğunun öldürülmesi, yüz Rus askerine hayat verir.”<br />
<strong>General Yermolov </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: right;" align="right">“Çeçenler gaddar ve hiç yorulmayan düşmanlardır.”<br />
<strong>General Tornau</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: right;" align="right">“Onları nefreti, aşkları gibi sınırsızdı.”<br />
<strong>Mihail Lermontov</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: right;" align="right"><strong> </strong>“Çeçenler sadece isyancılara saygı duyarlar.”<br />
<strong>Solijenitsin</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bir gün herhangi bir nedenle Sovyetler Birliği’ne yolunuz düşerse de, zaman ve programınız uygun olursa, mutlaka Kuzey Kafkas muhtar cumhuriyetlerine ve Çeçenya’ ya uğrayın.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">İnanıyorum ki, vahşi ve sarp dağları, büyük nehirleri, binlerce yıllık güneş mezarları, yüzlerce yıllık savaş kuleleri ve onlarca dili konuşan , sıcak, sevecen halklarıyla Kafkasya’ yı sürekli belleğinizde yaşatırsınız, özlemle anarsınız. Hele hele Tolstoy’ u, Lermantov’ u okumuşsanız, İmam Şamil dönemindeki Çarlığa karşı yapılan anti-kolonyalist savaşlarla ilgili yayınlara gözünüz ilişmişse, eski uygarlıklara ait ipuçları elde etmek istiyorsanız, bu topraklar daha anlamlı ve çekici gelecektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçenler, Kafkasya’ nın otokton halklarından biridir. Binlerce yıldan beri özde barışçıl olmalarına karşın, Çeçenya’ nın jeopolitik konumu gereği, büyük akınlara sahne oldular. Cengiz Han’ ın, Timur’ un Toktamış’ ın, Kırım Hanlarının, Çarlık Rusya’ sının baskı ve saldırılarına karşı koyarak, ülkelerini ve onurlarını korudular.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">1864’ te İmam Şamil’ in teslim olmasıyla birlikte Adige ve Abhazlarla, Çeçenlerin bir kısmı da vatanlarından sürüldüler.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çarlığın, “vahşi”,”dağlı” gibi isimlerle andığı Çeçenler, Ekim devrimine kadar yazı diline sahip olamadılar. Sözlü edebiyatlarını, halk folklorunu kuşaktan kuşağa aktararak devrim sonrasında ilerlemeye başladılar.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">İkinci Dünya Savaşı’ ndan sonra Stalin tarafından Almanlara yardım ettikleri suçlamasıyla Sibirya’ ya sürülen Çeçenler, Kruşçef döneminde aklanarak tekrar Çeçenya’ ya döndüler ve yeniden Çeçen-İnguş Muhtar Cumhuriyeti’ ni kurdular.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçen şiiri devrimle birlikte doğduysa da, Stalin döneminde yaşanan haksız sürgünle kesintiye uğradı, bir çok güçlü şairini yitirdi. Bunları göz önüne alırsak, Çeçen şiirinin fazla yol alamadığını rahatlıkla anlarız.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu antolojiyi hazırlamaya birkaç yıl önce başladım. Türkiye ve Sovyetler Birliği arasında köklü kültürel bağların olmaması, istenilen kitapların elde edilememesi, şairler ile ilgili şiir ve bilgilerin az olması gibi nedenlerle, var olan kitapçık ve şiirlerden faydalanmak zorunda kaldım. Eksikliklerine rağmen bu antoloji, okurlara, dünyanın bu küçük ve pek bilinmeyen ulusunun şiirini tanıtabilirse, sonsuz mutluluk duyarım.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Aralık 1987, Kadıköy, İstanbul</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Refik Özdemir</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=946&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/sovyet-cecen-siir-antolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçen Nart Efsaneleri</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-nart-efsaneleri/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-nart-efsaneleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:33:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2868</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Çeçen Nart Erstxo Efsaneleri ve Masalları
Derleyen: Sirazhdin Elmurzayev

Çeçence&#8217; den Türkçeye Çeviren: Tarık Cemal Kutlu 
Yayınevi: Anka Yayınları

Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2004 
240 Sayfa, Karton Kapak
Tanıtım: 
Nart efsaneleri Kafkasya halklarının en güzel tarihi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Kitabın Adı: Çeçen Nart Erstxo Efsaneleri ve Masalları</strong></p>
<p align="justify"><strong>Derleyen: Sirazhdin Elmurzayev<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>Çeçence&#8217; den Türkçeye Çeviren: Tarık Cemal Kutlu </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: Anka Yayınları<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2004 </strong></p>
<p align="justify"><strong>240 Sayfa, Karton Kapak</strong><span id="more-944"></span></p>
<p align="justify"><strong>Tanıtım: </strong></p>
<p align="justify">Nart efsaneleri Kafkasya halklarının en güzel tarihi yadigarlarından, kültürlerinin en anlamlılarından sayılmaktadır.Bunlara ait rivayetleri, masalları, türküleri, şarkıları vs. Asetinler, Kabardeyler, Çerkezler ve Abazalar bilimsel ölçülerle araştırıp derlemiş, yazmış ve yayımlamışlardır.</p>
<p align="justify">Aralarında Çeçenlerin de bulunduğu bazı halklar, tıpkı Çeçenlerin topyekün 1944&#8242; te sürgüne gönderilmesi gibi facialar yaşamışlardır. Bu faciayı yaşayan halkın kültüründe dehşetli bir çöküş yaşanmıştır. Bu gibi nedenlerden ötürü de, bu efsaneleri derlemektei yazmakta ve yayımlamakta geri kalmışlardır.</p>
<p align="justify">Rus destanları, Gürcülerin Amiran&#8217; ı, Ermenilerin David Sasunski&#8217; si, Kalmukların Zhongar&#8217; ı (Congar), Kırgızların Manas&#8217; ı, Yakutların Olonxo&#8217; su, Azerilerle Kafkasya ötesi hakların Alpamış ve Köroğlu&#8217; su, Kafkasyalıların Nart efsaneleri ve daha başka halkların destanları nice yazarlar, sanatçılar, kompozitörler için bitmez tükenmez kaynak teşkil etmiştir.</p>
<p align="justify">Bazı bilim adamlarının tespitlerine göre Nart efsaneleri ve masalları üç bin yıl öncesinde teşekkül etmeye başlamıştır.</p>
<p align="justify">Çeçenler ve İnguşlara ait Nart Erstxo efsanelerini ilk önce derleyip yayımlayanlar şunlardır: Çeçen tarihçisi ve etnografı Laudayev Umalt 1872&#8242; de, İnguş etnografı ve folkloristi Çax Axriyev 1870&#8242; de ve halk öğretmeni eğitimci Eldarxanov Tashtemir 1900&#8242; da.</p>
<p align="justify">Çeçen İnguşlara ait Nart Erstxo efsaneleri hakkında yazı yazanlar arasında eski ve ünlü bilim adamları V.F.Miller, A.Grena, A.B.Pfafa, N.Semenov vs.dir.</p>
<p align="justify">Adları anılan bu bilim adamlarının Vaynah Nart Erstxo efsaneleri hakkındaki araştırmaları bugün bile önemini korumaktadır. Ama herşeye rağmen bu araştırmacıların bazı tespitlerinin yanlış olduğunu söylemeliyiz. Mesela Çeçen-İnguş Nart Erstxo efsanelerinin Asetinlerden ve Kabardeylerden alınmış olması hususundaki görüşleri doğru değildir. Zira son yıllardaki araştırmalar bu mükemmel efsanelerin bütün Kuzey Kafkasya uluslarının ortak malı olduğunu belirlemiştir.</p>
<p align="justify">Öz ve muhteva bakımından bütün Kafkasyalılarda benzerlik arz eden bu efsaneler, her halkın özelliğine göre de farklılık gösterirler.</p>
<p align="justify">Vaynah efsaneleri ele alınacak olursa, diğer Kafkasya haklarınkinden ayrılan yanları şöyle açıklanabilir:</p>
<p align="justify">Çoğu zaman Nartlarla Vaynahlar arasında savaşlar ve mücadeleler olur. Nartlar Vaynahları öldürmekte, binbir zorluk çıkarmaktadır. Son derece zalim ve acımasız davranırlar. Ama sonunda Nartlar hep yenilmekte, yok edilmekte ve halk topraklarını onların elinden geri almaktadır.</p>
<p align="justify">İkinci fark, &#8220;Nart&#8221; adının &#8220;Nart Erstxo&#8221; gibi iki kelime ile anılmasıdır. Çeçen-İnguşlar dışında Kafkasya&#8217; daki hiçbir ulus bu efsane terimini &#8220;Nart Erstxo&#8221; gibi iki kelime ile anmamaktadır. Nart&#8217; tan sonra kullanılan erstxo kelimesi aynı zamanda bir Çeçen boyunun adıdır.</p>
<p align="justify">Çeçen-İnguşlara ait Nart Erstxo efsaneleri doğuda Dağıstan&#8217; dan başlayıp, batıda Asetin sınırlarına kadar olan Aktaş, Yamsu, Gümsa, Orga  ve Assa boğazlarından Gümsa, Terek, Nesari dağ ve nehirlerini içine alan bölgelere kadar yayılmıştır.</p>
<p align="justify">Her bölgede Nart Erstxo&#8217; ların bulunduğu ve yerleştiği yer adlarına rastlanmaktadır. Hatta halk, Nart Erstxo kuleleri, köyleri, mezarları, yolları, dereleri, vadileri bulunmaktadır diye anlatır.</p>
<p align="justify">Çeçen-İnguş halkı kendi folklorunu Ekim Devrimi&#8217; nden sonra derleyip yayınlamış ve incelemeye tabi tutmuştur.</p>
<p align="justify">Halkın anonim ve folklorik eserlerinden olan masallar, kıssalar, atasözleri her ne kadar Çeçen-İnguşça ve Rusça yayımlanmışsa da, halk bilimi yönünden son derece önemli olan bu Nart Erstxo efsaneleri derlemelerinin yetersiz kaldığı da bir gerçektir. Efsanelerin derlenip yayınlanması şu son altı yedi yılda yoğunluk kazanmıştır. Daha doğrusu bu konu üzerinde 1957&#8242; den sonra durulmuştur.</p>
<p align="justify">Bu kitaptaki efsaneler ve masallar, halkın anlattığı biçimde yazılmış ve yayımlanmıştır.</p>
<p align="justify">Çeçen-İnguş Dil-Tarih ve Edebiyat Bilimlerini Araştırma Enstitüsü, halkın ortak çabası sonucunda derlenen Nart Erstxo efsane ve masallarını özellikle yayımlamaktadır. Bu, Nart Erstxo&#8217; lar hakkındaki ilk cilttir. İçinde yetersizlikler bulunabilir. Okuyucular, bu ciltle ilgili olan görüşlerini bildirirlerse şükranla kabul edilir.</p>
<p><strong>Sirazhdin Elmurzayev</strong><br />
<!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=83188"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=83188"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=83188"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=944&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-nart-efsaneleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217; ın Dağları: Çeçenistan&#8217; da Savaş</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/allah-in-daglari-cecenistan-da-savas/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/allah-in-daglari-cecenistan-da-savas/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:31:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2865</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı: Allah&#8217; ın Dağları: Çeçenistan&#8217; da Savaş
Orjinal İsmi: Allah&#8217; s Mountain: The Battle For Chechnya &#8211; 2001
Yazar: Sebastian Smith 
Türkçeye Çeviren: Hadiye Nugay 
Yayın Yönetmeni: Zafer Karaca

Yayınevi: Sabancı Üniversitesi Yayınları 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p align="justify"><strong>Kitabın Adı: Allah&#8217; ın Dağları: Çeçenistan&#8217; da Savaş</strong></p>
<p align="justify"><strong>Orjinal İsmi: Allah&#8217; s Mountain: The Battle For Chechnya &#8211; 2001</strong></p>
<p><strong>Yazar: Sebastian Smith </strong></p>
<p align="justify"><strong>Türkçeye Çeviren: Hadiye Nugay </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yönetmeni: Zafer Karaca<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: Sabancı Üniversitesi Yayınları </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2002 </strong></p>
<p align="justify"><strong>420 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-942"></span></p>
<p align="justify"><strong>Tanıtım:</strong></p>
<p>Çeçenistan&#8217;daki savaş, Kuzey Kafkasya&#8217;nın, Hazar Denizi petrolleri ve petrol boru hatlarıyla daha da karmaşık hale gelen etnik ve jeopolitik bulmacasında, belki de buzdağının görünen ucu&#8230;</p>
<p>Sebastian Smith, Agence France-Press&#8217;in İngilizce servisi muhabiri olarak yıllarca Washington, Moskova ve Londra&#8217;da çalışmış bir gazeteci. Çeçenistan&#8217;daki savaşı, titizlikle araştırılmış genel bir Kafkasya bağlamında anlatırken, Kafkas insanının acılarını ve umutlarını da dile getiriyor&#8230;</p></div>
<div>&#8220;Tarihin nasıl yazılabileceğinin, yürek burkan bir örneği. Smith, çatışmanın tarihsel arkaplanını bir roman kıvamında, ama romanın ötesine geçerek yazıyor. Çünkü olayları bizzat yaşamış. Yazar bize, korkunç bir savaşın daima hatırlanacak, iyi araştırılmış bir anlatısını sunuyor.&#8221; <strong>Literary Review</strong></div>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=67144"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=67144"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=67144"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=942&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/allah-in-daglari-cecenistan-da-savas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kafkasya Çemberi &#8211; Sözün Anlamını Yitirdiği Yer</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/kafkasya-cemberi-sozun-anlamini-yitirdigi-yer/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/kafkasya-cemberi-sozun-anlamini-yitirdigi-yer/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:30:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2862</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Kafkasya Çemberi &#8211; Sözün Anlamını Yitirdiği Yer
Yazar: Nur Dolay 
Editör: Özcan Sapan 
Yayınevi: Çivi Yazıları
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2001 
210 Sayfa, Karton Kapak 
Tanıtım:
Kafkasyalılar eskiden dağ başlarında veya açıkta uyumaları gerektiğinde, zararlı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Kafkasya Çemberi &#8211; Sözün Anlamını Yitirdiği Yer</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yazar: Nur Dolay </strong></p>
<p align="justify"><strong>Editör: Özcan Sapan </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: Çivi Yazıları</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2001 </strong></p>
<p align="justify"><strong>210 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-940"></span></p>
<p align="justify"><strong>Tanıtım:</strong></p>
<p align="justify">Kafkasyalılar eskiden dağ başlarında veya açıkta uyumaları gerektiğinde, zararlı böcek veya yılanlardan kendilerini korumak için bir çember yaparlarmış etraflarına. Ziftle çizdikleri bu çemberin üstüne pamuk veya yün serpiştirirlermiş börtü böcek takılıp geçemesin diye. Sonraları sadece tebeşirle çizilen bir çizgi olmuş çember. Kötülüklerden koruyacak bir sınır. Zehirli yılanlar, böceklermiş o zamanın kötülükleri. Bugün ise insanlar General veya er üniformasıyla. Ve Kafkas çemberinde kimse güvencede değil artık.</p>
<p align="justify">Geçmişiyle, kültürüyle, içerdiği sorunlarla bir parçamız olan Kafkasya&#8217;da yaşananları yıllardır yakından izleyen Nur Dolay, bu kez bölgeye yaptığı son yolculuğun öyküsünü anlatıyor&#8230;</p>
<p align="justify">Kafkasya gerçeğini, tüm o yaşanan dehşeti anlayabilmenin neresindeyiz?</p>
<p align="justify">“Kafkasya Çemberine üşüşenler, tüm insanlığı ateşe atıyorlar.” Dolay, bedelinin çok da farkında olmadığımız ağır faturayı hatırlatıyor bize&#8230;</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=47674"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=47674"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=47674"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=940&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/kafkasya-cemberi-sozun-anlamini-yitirdigi-yer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nepse&#8217; nin Aşkı &#8211; Şiirler</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/nepse-nin-aski-siirler/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/nepse-nin-aski-siirler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:28:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2859</guid>
		<description><![CDATA[Eserin Adı: Nepse&#8217; nin Aşkı Şiirler 
Yazar: Mohmad Mamakayev 
Türkçeye Çeviren: Refik Özdemir

Yayınevi: Gözde Kitaplar Yayınevi 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 1988

52 Sayfa, Karton Kapak
1988 yılında Türkçe&#8217; ye çevrilmiş eserde, çevirmen eser hakkında bir önsöz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Eserin Adı: Nepse&#8217; nin Aşkı Şiirler </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yazar: Mohmad Mamakayev </strong></p>
<p align="justify"><strong>Türkçeye Çeviren: Refik Özdemir<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: Gözde Kitaplar Yayınevi </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 1988<br />
</strong></p>
<p align="justify"><strong>52 Sayfa, Karton Kapak</strong><span id="more-938"></span></p>
<p align="justify">1988 yılında Türkçe&#8217; ye çevrilmiş eserde, çevirmen eser hakkında bir önsöz yazmak yerine Çeçenler ve Çeçen edebiyatı üzerine kısa bir yazı yazmayı tercih etmiş.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Eser, 11 bölümden oluşan destan şiirsel bir anlatım içeriyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Çeçenler ve Çeçen Edebiyatı Üzerine </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Mohmad Mamakayev’ in şiirleştirdiği, “Nepse’ nin Aşkı” isimli destanı okumaya başladığınıza, Çeçenlerin ve Çeçen edebiyatının size hiçbir çağrışım yapmayacağını ve merk edeceğinizi düşünerek kısa bir açıklama yapma gereği duydum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Tarihte, yüzyıllarca Çarlığın kolonyalist baskı ve saldırılarına sahne olan Kuzey Kafkasya ve Çeçenler, efsanevi bir direnişle uzun yıllar çarpıştılar. Zengin halk kültürünü, folklorunu, destan ve ağıtlarını nesilden nesile aktararak 1917’lere değin yazın diline sahip olamadılar.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçen-İnguş halkı Ekim Devrimi’ nden sonra yazı diline kavuşarak, edebiyatlarını; Halk folkloru, Rus klasikleri, Sovyet halkları edebiyatları gibi üç ana kaynaktan besleyerek zenginleştirmiş ve bugüne getirmiştir. İlk yazı dili oluşturulurken Çeçen folklorunu derleyen, titizlikle inceleyen bunları birer edebi yapıt halinde aktaran Ahmad Nacayev, Abdi Dudayev burada anılmadan geçilemezler.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçen edebiyatının kuruluşu sırasındaki en büyük pay Said Baduyev’ e düşer, bu nedenle Çeçen Sovyet Edebiyatı’ nın temelini atan ilk yazar olarak anılır. Said Baduyev, Çeçen edebiyatına çok değerli yapıtlar kazandırmıştır. Baduyev’ in yapıtları, yaşadığı döneme ve sosyal çevresine göre, onun edebi güçlülüğünü ve çağ gerisinde kalmış olan geleneklere karşı gösterdiği cesareti simgeler. “Beşto”, “Beşpara”, “Açlık”, “Ateşli Tepe”, “Gezi Notları”, “Kuyu”, “Kızıl Kapı”, “Petamat” gibi oyunları, pek çok şiir ve ezgileri vardır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Nokhç-Ghalghay Yayınevince yinelenen yapıtları geniş bir kitle tarafından büyük bir ilgiyle izlenmektedir. “Petamat” isimli piyesi tiyatroda başarıyla sergilenmektedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Şiir ve nesir türünde yirmiye yakın kitabı yayımlanan Mohmad Mamakayev ve Raisa Akhmatova, Sovyet Edebiyatı’ nın övgüyle söz edilen ozanlarındandır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Mamakayev’ in 1968 yılında, “Zelimkhan” isimli romanı Çeçence ve Rusça ve diğer halkların dilinde yayımlandı, büyük beğeni ile karşılandı. Bu romanda, 19.yüzyılın başlarında isyan edip diğer Çeçen Abreklerle birlikte çarlığın vali ve askerlerine karşı çarpışan Rusya’ nın dört bir yanında efsaneleşen halk kahramanı “Abrek Zelimkhan”ın yaşamı anlatılmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bunlardan başka, Çeçen halkı; Mohmad Sulayev, Ahmet Suleymanov, Nurdin Muzayev, Şayhi Arsanukayev, Khalid Osayev, İsayeva Mariyama, Bilal Saidov, Edilov Khasmohmad, Zayndin Mutalibov, Şemseddin Ayskhanov, Abdülhamit Hamidov, Abuzer Aydamirov, Mohmad, Musayev, Umur Gaysultanov, Şima Okuyev, Zaynap Suleymanova, Musbek Kibiyev gibi ozan ve yazarlar yetiştirmiştir. Ayrıca, Çeçen-İnguş Muhtar Cumhuriyeti’ nde dünyaca tanınmış ozan ve yazarların yapıtları yayımlanmış, yayımlanmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Kuzey Kafkasya’da; Çeçen-İnguş, Adige, Dağıstan, Abhaz ve Oset halklarının edebiyatları, çok yönlü, çok sesli, kendilerine özgü ilginç gelenek ve folkloru da yansıtarak Sovyet Edebiyatı’ nın seçkin ve verimli bir alanını oluştururlar.</p>
<p><strong>Refik Özdemir</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=938&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/nepse-nin-aski-siirler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçen Kadın Savaşçı Taymaskh</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-kadin-savasci-taymaskh/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-kadin-savasci-taymaskh/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2856</guid>
		<description><![CDATA[Romanın Adı: Çeçen Kadın Savaşçı Taymaskh
Romanın Orjinal Adı: Gikhoyn Taymaskh 
Yazar: Leça Yahyaev 
Türkçeye Çeviren: Ahmet Işık
Düzelti: Riyazi Canbolat 
Yayınevi: BAW Kitaplar (Kafkaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği) 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: Ankara, 2000 
293 Sayfa, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Romanın Adı: Çeçen Kadın Savaşçı Taymaskh</strong></p>
<p align="justify"><strong>Romanın Orjinal Adı: Gikhoyn Taymaskh </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yazar: Leça Yahyaev </strong></p>
<p align="justify"><strong>Türkçeye Çeviren: Ahmet Işık</strong></p>
<p align="justify"><strong>Düzelti: Riyazi Canbolat </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınevi: BAW Kitaplar (Kafkaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği) </strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: Ankara, 2000 </strong></p>
<p align="justify"><strong>293 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-936"></span></p>
<p><strong>YAZARIN ÖNSÖZÜ</p>
<p></strong>Bu romanı yaklaşık on yıl önce yazmaya başlamıştım. O zamanlar savaşçı Taymaskh ve onun yaşadığı zamanla ilgili çok az bilgi vardı. Ruslar, her ne kadar Çeçenleri yönettiklerini zannetseler de Çeçenler hiçbir zaman onları tanımamışlardır. Emperyalist ideolojinin yandaşları, o hünerli ve soylu insanların varlığını, bu günkü Çeçenlerin de, o ataların torunları olduklarını kabul etmiyorlardı. Bu romana başlamamın asıl nedeni köylülerimin (Gikh&#8217;lilerin) anlattıklarından çok etkilenmiş olmamdı. Daha sonra bazı yerlerde ve yazarlar arasında da bu konuda bir çok duyumlar almaya başlamıştım. Sonunda, Taymaskh&#8217;ın izini sürerek Gürcistan&#8217;ın köylerine kadar ulaştım.</p>
<p>Topladığım bilgilerin tümünü romanımda yansıttım desem doğru olmaz. Böyle davranacağımı, yazmaya başlamadan önce hiç düşünmemiştim. Çeçen literatüründe ilk defa böyle değişik ve harika bir kız portresi çizmek için, önce kendi yeterliliğimi ve bilgi birikimimi etüt ettikten sonra ilk adımımı attım. Doğru mu yaptım? Onun değerini okurlar olarak sizler takdir edeceksiniz.</p>
<p>Bu gün olaya kuş bakışı baktığımda bir çok şeyi daha farklı bir şekilde değerlendiriyorum. Bu romanı şimdi yazıyor olsa idim birçok paragraf kitaba girmezdi ve onların yerini yeni bulmuş olduğum bilgiler alırdı. Bu konuyu bitirmiş değilim. Bu romanın redaktörü bir çok yerde beni uyardı. Ona buradan teşekkür etmek istiyorum. Sayın okurlar, sözlerimi bitirmeden önce sizlerden bir ricam var. Bu roman üzerine eleştirilerinizi, yanlışlarımı ve eksiğimi lütfen bana yazın. Sizlerin yapacağı uyarılar ve bu konudaki bilgileriniz ikinci ve genişletilmiş baskı için bana yardımcı olacaktır…</p>
<div><strong>Leça YAHYAEV</strong></div>
<div><strong>Arka Kapak: </strong></div>
<div></div>
<div>&#8220;-Bence lider olma hakkı senindir!</div>
<div>-Teşekkür ederim. Fakat bu yüce görevi kabul edemem.</div>
<div></div>
<div>Delikanlı bunu sıkıntı içerisinde titrek bir sesle ifade etmişti. Fakat görevi tepmiş olması herkesi şaşkına çevirmişti, hiçbir şeye şaşırmayan Darkeş&#8217; i bile.</div>
<div></div>
<div>-Nedenini açıklamak istermisin?</div>
<div>-Açıklamazsam olmaz mı?..</div>
<div>-Hayır, herkesin bilmesi gerek.</div>
<div></div>
<div>O sözlerden sonra delikanlı başındaki kalpağı çıkardı ve örülmüş kömür siyahı saçları omuzlarından aşağı döküldü.</div>
<div></div>
<div>-Peki, işte nedeni!</div>
<div>&#8230;&#8230;</div>
<div></div>
<div>Darkeş, çok şey görmüş, geçirmiş bir kişiydi. Ama böyle bir olayı yaşamı boyunca ilk kez görüyordu.</div>
<div></div>
<div>-Bize ismini söyler misin?</div>
<div>-Taymaskh!&#8221;</div>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=936&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-kadin-savasci-taymaskh/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemin &#8211; İki Ateş Arasında Bir Çeçen Doktor</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yemin-iki-ates-arasinda-bir-cecen-doktor/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yemin-iki-ates-arasinda-bir-cecen-doktor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:24:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2853</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Yemin &#8211; İki Ateş Arasında Bir Çeçen Doktor
Kitabın Orjinal Adı: The Oath: A Surgeon Under Fire 
Yazar: Dr.Khassan Baiev 
Türkçeye Çeviren: Burçe Kaya 
Yayınevi: Literatür Yayıncılık 
Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2004 
357 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Yemin &#8211; İki Ateş Arasında Bir Çeçen Doktor</strong><br />
<strong>Kitabın Orjinal Adı: The Oath: A Surgeon Under Fire </strong><br />
<strong>Yazar: Dr.Khassan Baiev </strong><br />
<strong>Türkçeye Çeviren: Burçe Kaya </strong><br />
<strong>Yayınevi: Literatür Yayıncılık </strong><br />
<strong>Yayın Yeri &#8211; Yılı: İstanbul, 2004 </strong><br />
<strong>357 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-934"></span></p>
<p align="justify"><strong>Tanıtım:</strong></p>
<p align="justify"><span class="kitapyazi">Hiçbir yabancı gözlemci, günümüzde bir Çeçen olmanın ne demek olduğu hakkında tam bir fikir veremez. Bunu ancak o halkın içinden, savaşı tüm vahşetiyle günbegün yaşamış biri yapabilir. İşte kendi hayatını tehlikeye atma pahasına Hipokrat Yemini&#8217;ne bağlılığından asla taviz vermeyen Çeçen cerrah Khassan Baiev, bize Çeçenistan&#8217;ın gerçek yüzünü anlatıyor.</span></p>
<p align="justify"><span class="kitapyazi">On yıl içinde toplarında iki acımasız savaş yaşayan, savaşan tarafların saldığı inanılmaz vahşetin arasında sıkışan insanlar ve iki tarafın savaşçıları da dahil, tüm bu insanlara yardım etmek için her an ölümle burun buruna, yokluk içinde çırpınan bir Çeçen cerrahın soluk soluğa okuyacağınız anıları&#8230;</span></p>
<p align="justify"><span class="kitapyazi">&#8220;Çeçenistan&#8217; da savaş devam ediyor. Her gün siviller ölüyor Kurtulanların çoğunun ise muhtemel hiçbir zaman iyileşmeyecek bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları oluyor. Benim ülkem tıbbi açıdan bir afet bölgesi ve oraya dönmeden içim rahat etmeyecek; fakat biliyorum ki eve dönemem. Çeçen özgürlük savaşçılarını tedavi ettiğim için Kremlin beni terörist ilan etti. Aşırı Milliyetçiler ise yaralı Rus askerlerini tedavi ettiğim için beni vatan hainliğiyle suçluyor.&#8221; <strong>Khassan Baiev </strong></span></p>
<p align="justify">Khassan Baiev&#8217; in şehid komutan Shamil Basaev ile ilgili hatırası:</p>
<p align="justify">260.-266. sayfalar:</p>
<p align="justify"><span class="content">“… 31 Ocak 2000’de, sabah saat altıda Nuradi beni çok acil hastaneye çağırdı. “Çabuk gel! Yaralılar akın ediyor!” dedi. Hastaneye vardığımda düzinelerce yaralının, hastanenin birinci ve ikinci katlarındaki koridorlarda üst üste yığılmış odunlar gibi yatmakta olduğunu gördüm. Hastane koridorlarında tüm yaralılar için yeterince yer yoktu, bu yüzden de çoğu dışarıda yatıyordu ve kanları karın üzerinde kırmızı kristaller oluşturuyordu. Hastaneye, kızakların ya da ceket ve kazaklardan yapılan sedyelerin üzerinde veya arkadaşlarının sırtlarında getirilmişlerdi. Bu görüntüler bende şok etkisi yaratmıştı. Önce kimi tedavi etmeliydim? Hiç anestetiğimiz kalmadığına göre acıyı nasıl hafifletebilirdik? Birkaç dakikalığına donup kaldım.</p>
<p>Nuradi, “Burada yaklaşık iki yüz yaralı var. Bunlar savaşçılar ve Grozny’den gelen mülteciler. Bir de adamlarımızın beraberlerinde getirdikleri yaralı birkaç Rus askeri var. Yaralıların devamı da yolda” dedi.</p>
<p>Yine aynı kâbusun içindeydim. Yılanları göreceğimi düşünerek aşağıya baktım. Uyanacağımı düşünerek telaşımı yenmeye çalışıyordum. Derin bir nefes aldım. Elimden gelen tek şey, Allah bana güç verdiği sürece direnmekti.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Sonraki birkaç saat içinde, gece boyunca, dört bin kişinin Grozny’den kaçtığını öğrendim. Bu grubun içinde, Shamil Basaev’in de dahil olduğu, üst düzey Çeçen komutanlarının emrindeki iki bin savaşçı, sayısız mülteci, yaklaşık yirmi tanesi yaralı olan elliye yakın Rus askeri ve birkaç yabancı gazeteci varmış, ikinci savaş başladığından beri, savaşçıları kaçırmak için gece gündüz süren bombardıman, şehri yerle bir etmişti. Ayakta neredeyse hiç bina kalmamıştı; geriye kalan tek şey yıkık duvarlar, kırık pencereler ve için için yanan yıkıntılardı. Bir zamanların nefes kesen başkenti, çöplüğe dönmüştü. Yiyecek, su, elektrik, hiçbiri yoktu. Binlerce insan, bodrumlarda farelerin içinde, mahsur kalmışlardı. Son haftalarda, derin-tesirli bombalar ve vakum bombaları binlerce insanın ölümüne yol açmıştı ve Shamil Basaev, sonunda şehri boşaltma emri verdi. Plana göre Çeçen savaşçılar, dağlara çıkarak gerilla saldırıları düzenleyeceklerdi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Boşaltma başladığında şiddetli kar yağışı vardı. Shamil Basaev ve içlerinde Çeçenistan’ın eski başbakanının yeğeni olan Lecha Dudaev’in de bulunduğu birkaç saha komutanı yola çıktılar. Savaşçılar da şehrin güneyine giden dar bir yoldan ilerleyip Sunja Nehri’ni ve Kirova’yı geçtiler. Üç gün boyunca kar yağdığı için yolculuk zorluydu ve bazı yerlerde dizlerine kadar kara gömülüyorlardı. Ruslar, nehrin yakınındaki, Alkhan Kala’nın üç mil dışında açık bir alana mayın döşemişler. Daha sonra bir Rus general, basına, Basaev’i tuzağa düşürerek mayın tarlasına girmesini sağladıklarını anlattı. Bu doğru değildi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Basaev ve adamlarının mayınlardan haberi vardı; ancak kar yüzünden şaşırmış ve yollarını kaybetmişlerdi. Saha komutanları izlenecek en iyi yol hakkında tartışmışlardı ve içlerinden biri, kendilerine yolu açmaları için önden Rus esirleri göndermeyi önermişti. Lecha Dudaev ve bazı saha komutanları bu fikre karşı çıktılar. Silahsız Rus askerlerini bile bile öldürmenin, Çeçenistan’ın bağımsızlık uğruna verdiği savaşın ruhuna ve Müslümanlığa sığmayacağını savundular. Shamil Basaev de bu düşünceye katıldı ve başkomutan olarak mayın tarlasından geçme operasyonunu kendisinin yönetmesi gerektiğini söyledi. Böylelikle yola koyuldular. Liderlerini korumak için, korumalarından ikisi kendini feda ederek öne atıldı ve güvenli bir yol açtı. Birkaç metre ileride başka bir mayın patladı ve Basaev’in sağ ayağını ve bileğini parçaladı. Bunun paniğiyle insanlar sağa sola koşuşturarak daha fazla mayının patlamasına neden oldular. Karların içinde yatan Basaev, insanları sakinleştirmeye çalışıyordu. “Koşmayın!” diye bağırdı. Gönüllüler, güvenli bir yol açabilmek için kendilerini karların üzerlerine attılar ve çoğu görünmeyen mayınlara basarak hayatını kaybetti.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Bu sırada doğudaki dağlarda gizlenen Rus tankları ve nişancılar, kaçan insanlara ateş ediyorlardı. Tüm bu olayların sonunda yerde yatan yaklaşık yüz yetmiş ölü vardı. Mayınlar yüzünden akrabaları cesetleri toplayamıyordu. Cesetler ancak aylar sonra toplanabilmişti. Sonuçta, hastaneme yaklaşık üç yüz ağır yaralı getirildi. Hasar hakkında fikir edinebilmek için koridora çıktım. Kan, pantolonuma sıçradı ve ayakkabılarımdan içeri sızdı. Yaralılara bakarken sakinlikleri karşısında hayrete düşüyordum. Pek azı inliyor veya ağrı kesici istiyordu. Bazıları dua ederken bazıları da arkadaşlarını yatıştırmaya çalışıyordu. Savaşçıların çoğu Çeçenistan’ın farklı köylerinden gelen delikanlılardı.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Tüm bu görüntüler beni hasta ediyordu. Savaş, Çeçenistan’ın sahip olduğu en iyi şeyleri alıp götürüyordu. Bunlar, on yedi on sekiz yaşını aşmamış genç insanlardı ve okula gitmiyorlardı. Gözlerim, kapının yanında bir an için bilinci yerine gelip bir an sonra giden genç bir savaşçıya takıldı. Yanında ayağı parçalanmış genç bir kadın yatıyordu. Savaşçının yüzü kan kaybından solmuştu ve kocaman açılmış gözleri ölümü çağrıştırıyordu. Onu ameliyat masasına yatırması için Nuradi’yi çağırdım.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Genç adam, “Hayır! Hayır!” diye sayıkladı. Sesi çok cılızdı ve onu daha iyi duyabilmek için ona doğru eğildim. Yanında yatan kadını göstererek, “Onu alın” dedi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">“Senin durumun onunkinden daha ciddi.” dedim.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Gözleri yavaşça kapanırken, “Onu alın” diye ısrar etti. Bu çocuğun sırasını bir başkasına vererek göstermiş olduğu asalet, bana onur verdi; ama aynı zamanda da içimde öfke ve çok büyük bir üzüntü yarattı.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">“En kötü durumdakilerin bir listesini yapın!” diye seslendim hemşirelere. “Herkesin ismini alın. Kim en çok kan kaybettiyse bana ilk olarak onu getirin. Acele edin! Herkesi kontrol edin! Nabızlarını yoklayın!”</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Ben çalışırken, kasaba halkı da kan bağışı yapmak için hastaneye gelmeye başladı. Ameliyat ettiğim ilk kişi, bacakları dizlerindeki eklem yerlerinden parçalanmış bir savaşçıydı. Bacaklarını kurtarmak imkansızdı.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Ameliyat masamdaki ikinci kişi, Rusların öldürmeyi çok istedikleri ve kendisini yakalayana bir milyon dolar ödül verilecek olan Basaev’di. Hayatta insanın başına garip şeyler geliyor. Onu tanıdığım okul yılları boyunca sessiz ve sürekli futbolla haşır neşir olan bir çocuktu. Bugün ise koridorda yatarken onu güçlükle tanıyabiliyordum. Sakalının altındaki yüzü, kan, pislik ve barut dumanı içinde kalmıştı. Elleri soğuktan donmuştu ve yırtık bez parçalarına sarılmıştı. Ona doğru eğilince, “Khassan, sen misin?” diye sordu. Patlamada kör olmuştu. “Önce beni ameliyat etme. Benden önce genç çocuklarla ilgilen” dedi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">“Çok fazla kan kaybetmişsin” diye yanıt verdim. Kan basıncını ölçme aletine baktım: Kan basıncı çok düşmüştü, ölmek üzereydi. Herhalde kanının yüzde ellisini kaybetmişti; müdahale etmeden yarım saat daha geçerse ölmüş olacaktı. Çok hızlı çalışmak zorundaydım. Kan dolaşımı yavaşladığından nefes darlığı çekiyordu. O kadar barut isi ve pisliğin içinde derisi, simsiyah sakalının aksine bembeyazdı. Asker postallarından geriye kalanları çıkardım. Sağ ayak tabanı parçalanmıştı, parçalanan kaval kemiğinden ve fibulasından fırlamış olan tendonları ve yumuşak kas dokuları dışarı sarkıyordu.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">“Canın acıyor mu?” diye sordum. “Çok sessizsin.”</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Kafasını salladı ve “Çalışmana engel olmak istemiyorum” diye fısıldadı. </span></p>
<p align="justify"><span class="content">Yeğenim Ali’nin yardımıyla kesilmiş bir uzvu sararken.“Ayağını bileğinin üzerinden kesmek zorunda kalacağım” dedim.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">“İşini yap; ama daha kötü durumda olanlar varsa önce onları al” dedi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Kolundaki damardan iki ölçü glikoz ve Polyglukin verdik, ardından hemşirelere her üç dakikada bir kan basıncını ölçmelerini ve sonuçları yüksek sesle bana bildirmelerini söyledim. Kan basıncını bir nebze olsun yükseltmeyi başardık. Bu sırada, Shamil Basaev’in yaralılar arasında olduğu haberi yayılmıştı. Birkaç batılı gazeteci, Rusya’nın azılı düşmanının görüntülerini alabilmek amacıyla kameralarıyla ameliyat odasına daldı. Onlara dışarı çıkmalarını söyledim. Bütün ameliyatı baştan sona kameraya alan kişi yeğenim Adem’di; daha sonra Reuters bu çekimleri dünyanın dört bir yanına dağıttı.</p>
<p>Rumani, Basaev’in kana ve kara bulanmış sağ bacağını, bileğinden dizine kadar yardı ve tam olarak sağ bileğin üzerindeki ameliyat edilecek bölgeye tentürdiyot sürdü. Ardından oraya lokal anestezi uyguladım ve bacağı kaval kemiği boyunca boydan boya neşterle kestim. Daha sonra da kasların arasından, dokuları birbirine bağlayan lifleri teker teker kesmeye başladım; bir yandan da kesilen kaslardaki gevşek parçaları adım adım sıklaştırarak dikiyor, eş zamanlı olarak yaranın olduğu yerdeki damar ve arterlerle bağlıyordum. Ben bileğin üç dört santim üzerindeki et ve kasları kemikten titizlikle ayırırken, yeğenim Ali de Basaev’in bacağının sabit durmasını sağlayarak bana yardım ediyordu. Ardından testeremi aldım ve bacağını ayak bileğinin yaklaşık yirmi santim üzerinden kestim. Son olarak bir parça deriyi bacağın kalan kısmındaki sağlam dokuya cerrahi dikiş yardımıyla ekledim ve yaranın olduğu bölgeye, ameliyat eldivenlerinin parmaklarından yapılma drenaj tüpleri yerleştirdim. Ben ameliyatı tamamlar tamamlamaz, Basaev’in adamları, Ruslar tarafından her yerde arandığını bildiklerinden onu hemen binadan çıkardılar. Onlar gitmeden Rumani, Basaev’in kesik bacağını bir torbaya sardı ve gömmeleri için Basaev’in akrabalarına verdi.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Savcılıktaki eski düşmanım Vakha Aigumov ameliyat masama yatan üçüncü kişiydi. Grozny’de yüz savaşçıya komuta etmek için savcılıktaki görevinden ayrılmış ve genel geri çekilme döneminde başkente kaçmıştı. Bacağını kesmek zorunda olduğumu söylediğimde, “Ne yapman gerekiyorsa yap” dedi Aigumov. Yine de onun ve akrabalarının öç aldığımı düşünmelerini istemiyordum; bu yüzden bacağına bakması için ağabeyini çağırdım. O da bacağın kesilmesi gerektiği düşüncesine katıldı.</span></p>
<p align="justify"><span class="content">Bütün bir gün ve gece boyunca, yaralıların iniltileri ve imamla köy büyüklerinin ölenler için Kuran’dan okudukları dualar arasında çalıştım. O korkunç saatler boyunca pek çok ünlü saha komutanı hastanemde hayatını kaybetti. Abdül Malik yaralı bir halde getirilmişti, Hünkar Paşa İsparov ve Lecha Dudaev gibi bazılarıysa hastaneye geldiklerinde ölmüşlerdi; Ruslan Gelayev koridorlarda yatmak zorunda kalmış ama sonunda kurtulmuştu. Ali, Razya ve diğer gönüllülerim yaşayanları kontrol ediyorlar, sargılarını değiştirip yaralarını temizliyorlardı. Birkaç hemşireyle birlikte Ömer Khambiev’in de aralarında bulunduğu birkaç doktorun ve Çeçenistan Sağlık Bakanı’nın yardım için Grozny’ye geldiğine dair duyumlar aldım. Bu iyi haberdi; çünkü artık direncimi yitirmeye başlamıştım, insanların kol ve bacaklarını kesmekten kollarım sızlıyordu. Bunun yanı sıra bir marangoz matkabıyla beyin ameliyatları da yapıyordum. O kadar çok kemik kesmiştim ki, kısa bir süre sonra testerenin ortasındaki dişler köreldi. Başka bir testerem yoktu, ben de sert kısmı testerenin uç taraftarıyla, daha yumuşak dokuları da ortasıyla kesmeye başladım. Elim bu üç aşamalı kesme hareketine o kadar alışmıştı ki, kesmek, otomatik bir işleme dönüşmüştü. Yirmi dört saat boyunca ne ameliyat haneden çıktım, ne de bir şey yiyip içtim…”</span></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=84614"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=84614"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=84614"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=934&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yemin-iki-ates-arasinda-bir-cecen-doktor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçen Cumhuriyeti&#8217; nin Siyasal Devlet Yapısı Sorunu Üzerine</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-cumhuriyeti-nin-siyasal-devlet-yapisi-sorunu-uzerine/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-cumhuriyeti-nin-siyasal-devlet-yapisi-sorunu-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2850</guid>
		<description><![CDATA[Kitapçığın Adı: Çeçen Cumhuriyeti&#8217; nin Siyasal Devlet Yapısı Sorunu Üzerine
Yazar: Cohar Dudayev
Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer
Yayınlayan: Çeçen Kafkaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği &#8211; 1996
32 Sayfa, Karton Kapak 
Takdim:
&#8220;Bu çalışma Çeçen Cumhuriyeti İchkeria I.Devlet Başkanı Cohar Dudayev&#8217; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong>Kitapçığın Adı: Çeçen Cumhuriyeti&#8217; nin Siyasal Devlet Yapısı Sorunu Üzerine</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yazar: Cohar Dudayev</strong></p>
<p align="justify"><strong>Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yayınlayan: Çeçen Kafkaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği &#8211; 1996</strong></p>
<p align="justify"><strong>32 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-932"></span></p>
<p align="justify"><strong>Takdim:</strong></p>
<p align="justify"><strong>&#8220;Bu çalışma Çeçen Cumhuriyeti İchkeria I.Devlet Başkanı Cohar Dudayev&#8217; in, Çeçen kamuoyunda Çeçen Cumhuriyeti&#8217; nin yönetimi ve devlet yapısı üzerine tartışmalar yaşandığı bir dönemde yazdığı bir makalenin Kafkaslılar Derneği tarafından bir kitapçık haline getirilerek yayınlanmış halidir.&#8221; </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Yüzlerce yıldır Rus işgal, soykırım, sürgün ve vahşetine maruz kalan acılar ve kahramanlıklar yurdu Çeçenistan’ da bugün yeni bir insanlık dramı yaşanıyor.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Kimseden herhangi bir şey almayı değil, sadece kendi topraklarında bildikleri şekilde yaşamayı isteyen Çeçenler, yüzlerce yıldır süren mücadelede uğruna çok büyük acılara katlandıkları bu son derece haklı ve meşru isteklerini çok net tercihler şeklinde ortaya koyarak 1991 yılında tamamen hukuka uygun bir şekilde bağımsızlıklarını ilan ediyor, kendi devletlerini kuruyorlar.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Tarihi emperyalist emelleri uğruna bunu içine sindiremeyen Rusya, hiçbir haklı gerekçesi olmadığı halde, 1991’ den 11 Aralık 1994 tarihine kadar tamamen bağımsız bir cumhuriyet olan Çeçen Cumhuriyeti İchkeria’ yı yıkmak için yapmadığını bırakmıyor: Akıl almaz yalanlar söylüyor, karalama kampanyaları ve suikastlar düzenliyor, ambargo uyguluyor, her türlü entrikayla Çeçenleri birbirine düşürmeye çalışıyor, tüm gücünü Çeçenlerin günlük yaşamını çekilmez hale getirerek onları bezdirmeye yöneltiyor; ancak tam sonuç alamıyor. Yine de, “Çeçenler ne istiyor, hakka saygılı olayım” demiyor; “Çeçen muhalefeti” maskesiyle birkaç kuklanın adını kuklanın adını kullanan kendi askeri birliklerinin düzenlediği 1994 yazındaki saldırılarda hezimete uğrayınca da, tamamen pervasızlaşıp, “Çeçen muhalefeti” maskesini de atarak açıkça zorbalığa başvuruyor ve 11 Aralık 1994’ te Çeçenistan’ a doğrudan saldırıyor: İşgal ve soykırım yapıyor, tarifsiz acılar yaşatıyor, yüzbinden fazla insanı katlediyor ve her türlü vahşeti uyguluyor.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Bu süreçte, bütün olumsuzluklara rağmen inançla ve inatla direnip destan yazan Çeçenleri bir isim simgeliyor: Cohar Dudayev.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Rusya bu isme tahammül edemiyor; G-7’ den de destek alarak, “devletim” diyen hiçbir gücün yapmadığını yapıp, 21 Nisan 1996 günü füze ile gerçekleştirdiği suikastte Dudayev’ i şehit ediyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Çeçenistan’ da halen süren bu mücadelenin daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı düşüncesi ile, aziz şehit merhum Dudayev’ in 1993 yılında Grozny’ de yayınlanan bir makalesini ve ek olarak da aynı yıl Batı basınında çıkan bir yazıyı sunuyoruz.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Ekteki yazı, diğer hususların yanı sıra, doğal olarak çeşitli konularda farklı görüşlere sahip olsalar da, Çeçenlerin tamamının bağımsızlık konusunda hem fikir olduğunu gösteriyor.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Dünya sistemi ve Çeçen devleti hakkında önemli görüşler içeren ve siyasal sistem, devlet, iktidar gibi kavramlarla alakalı bilimsel çevreler ile uygulayıcıların da ilgisini çekeceğini düşündüğümüz makale ise, destanlaşan eylemi sayesinde bugün tüm dünyanın gerçek bir lider, Cumhurbaşkanı, komutan ve inançlı bir insan özellikleriyle tanıdığı Dudayev’ in üstün entelektüel yönünü gözler önüne sermesinin yanı sıra, Çeçenlerin bugünkü mücadelesinin gelişigüzel bir hareketin değil, kararlı ve bilinçli bir halk hareketinin ürünü olduğunu ve 1991’ den bu yana Rusların olağanüstü çabalarına karşın Çeçen Cumhuriyeti’ nin ayakta kalabilmesinin Çeçen yönetiminin ayrıntıların arkasındaki özü görebilen sağlam bakış açısından kaynaklandığını ortaya koyuyor.</p>
<div></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify">Çeçenler ve genelde insanlık için yararlı olmasını umduğumuz bu çalışma vesilesiyle, makalesinde, bir yandan eleştirel yaklaşarak Çeçenlerin eksikliklerini açıkça vurgularken, diğer yandan da halkının potansiyeline ve yeteneklerine duyduğu derin güveni net bir şekilde dile getirerek, halkına ne denli içtenlikle bağlı bir lider olduğunu eyleminin yanı sıra sözleriyle de ortaya koyan aziz Dudayev’ i ve diğer şehitleri rahmetle ve mücadeleyi sürdürenleri saygıyla anarken, zorla güzellik olmayacağını ve er ya da geç Çeçenistan’ ın bağımsızlığına kavuşacağını, Rusya’ nın da artık anlayıp mevcut kinin daha da çoğaltılarak geleceğe taşınmasına yol açmadan, yüzlerce yıldan bu yana süregelen acılara son verilmesini sağlayacak sağduyulu yaklaşımları benimsemesini diliyor, kan ve göz yaşının dindiği bir dünya temennimizi tekrarlıyor ve “gelişmiş Batı” ya “insan”ı unutmaması çağrısında bulunuyoruz.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="right"><strong>Kafkaslılar Derneği</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=932&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecen-cumhuriyeti-nin-siyasal-devlet-yapisi-sorunu-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanak Çeçen Fenomeni III: Yayının Adı: Gücün Hukukuna Karşı Hukukun Gücü&#8221; Sayı:3</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-iii-yayinin-adi-gucun-hukukuna-karsi-hukukun-gucu-sayi3/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-iii-yayinin-adi-gucun-hukukuna-karsi-hukukun-gucu-sayi3/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:19:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2847</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni III: Yayının Adı: Gücün Hukukuna Karşı Hukukun Gücü&#8221; Sayı:3 
Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı
Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer
Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği
Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Şubat 1997

69 Sayfa, Karton Kapak

Yazı İşleri Müdürlüğü’ nden
“Çeçen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni III: Yayının Adı: Gücün Hukukuna Karşı Hukukun Gücü&#8221; Sayı:3 </strong></p>
<p><strong>Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı</strong></p>
<p><strong>Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer</strong></p>
<p><strong>Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği</strong></p>
<p><strong>Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Şubat 1997<br />
</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>69 Sayfa, Karton Kapak</strong><span id="more-930"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yazı İşleri Müdürlüğü’ nden</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">“Çeçen Fenomeni” almanağının ilk iki sayısının yayımlanmasından sonra birçok yanıt, değişik eleştiriler ve dilekler aldık. Ayrıca insanlar duygularını belirtmek, acılarını ve sevinçlerini paylaşmak, teşvik etmek ve desteklemek amacıyla sık sık yazı işleri müdürlüğüne telefon ediyorlar. Niyagara Şelalesi’ ni anımsatan bu beklenmedik duygu, günah çıkartma ve heyecan seli, okuduktan sonra çok az kişinin almanağa kayıtsız kalabildiğini göstermektedir. Kuşkusuz burada her şey, bunu yaratan kişilerin çok büyük özelliklerinden ve basımının olağanüstülüğünden kaynaklanmamaktadır. Belki de bunun tam tersidir. Belirtilenlerin her ikisinde de ciddi noksanlar vardır. Rus-Çeçen savaşı konusunun pratik olarak, ruhsal olarak var olan, komşusunun ve kardeşinin duyduğu acıyı ve yaşadığı trajediyi, kendisinin acısı ve trajedisi gibi hisseden hassas noktasını etkilediği akla gelmektedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Diğer taraftan bu insanca belirtiler sayesinde yeni bir güç ve gerekli yayım deneyimi kazandık; insanca arzuları daha derinden duyduk ve gösterilen büyük ilgiyi olabildiğince tatmin etme arzusu hissettik.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu sayıda Rus hükümeti belgeleri ve Rus kaynaklarından bazı diğer materyaller yayımlanmaktadır. Bunlar açıkça ve inandırıcı bir biçimde, Rusya’ da ne yazık ki hala uygar insanlığın içinde bulunduğu “Hukukun Gücü” çağına yerini bırakmayan eski “Güç Hukuku” döneminin üstün olduğunu kanıtlamaktadır. Ancak, Rusya’ da insanların rahatsızlıkların farkına vardıklarını, Rus insanına mutsuzluk getiren bu trajik illetten kurtulmak için yöntem ve çareler aradıklarını görmek sevindiricidir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çağdaş dünya yalnızca tek bir diktayı, “Yasanın Diktasını” tanımaktadır. Bu adalet ilkesi üstün gelinceye kadar acı ve felaketler her yerde ve her şeyde kaçınılmaz biçimde bizi izleyecektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu soylu davaya elden gelen katkıda bulunmak, en içten inancımız olarak her dürüst yurttaşın hakkı ve görevidir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yazı işleri müdürlüğü, aşağıdaki adrese ulaştıracağınız tüm eleştiri, uyarı ve yanıtlarınız için şimdiden teşekkür eder.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Eddi Edison</strong>, Baş Redaktör, İngiltere<strong><br />
</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Ruslan Abdurzakov</strong>, Redaktör, Çeçenya</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Khamid Herisichi</strong>, MIÇA DINA-PRESS Müdürü, Azerbaycan</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Rızvan İbrahimov</strong>, Eksper, İchkeria</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=930&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-iii-yayinin-adi-gucun-hukukuna-karsi-hukukun-gucu-sayi3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanak Çeçen Fenomeni II: Yayının Adı: Soykırım Çağı Sayı:2</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-ii-yayinin-adi-soykirim-cagi-sayi2/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-ii-yayinin-adi-soykirim-cagi-sayi2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2843</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni II: Yayının Adı: Soykırım Çağı Sayı:2 
Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı
Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer
Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği
Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Aralık 1996

92 Sayfa, Karton Kapak 
Yazı İşleri Müdürlüğü’ nden
Bu sayıda tanınmış ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni II: Yayının Adı: Soykırım Çağı Sayı:2 </strong></p>
<p><strong>Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı</strong></p>
<p><strong>Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer</strong></p>
<p><strong>Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği</strong></p>
<p><strong>Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Aralık 1996<br />
</strong></p>
<p><strong>92 Sayfa, Karton Kapak </strong><span id="more-928"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yazı İşleri Müdürlüğü’ nden</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu sayıda tanınmış Hollandalı Uluslararası Hukuk Doktoru Bay Muhammed A. Mahmud’ un, Çeçen halkının bağımsızlığına, egemenliğine ve devletine saldırgan bir biçimde kasteden Rusya’ ya ve bunun sonucunda da Çeçenlerin çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları soykırıma adadığı çalışması yayımlanmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yazar Bosna-Hersek’ teki soykırım ve saldırganlığın sona erdirilmesi konusunda olumlu sonuçlar doğuran aktif çalışmalarıyla dünya çapında ün kazanmış, Dağlık Karabağ ve çevresindeki olayların uluslararası hukuksal boyutta değerlendirilmesine ciddi katkılarda bulunmuştur.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Doktor M.A. Mahmud’ un dürüstlüğünün, cesaretinin ve uluslararası hukukun ruhunu ve özünü doğru biçimde izlemesinin, kendisine birçok uluslararası örgütte, çeşitli dünya hukuk kurumları ve komisyonlarında otorite kazandırdığını, barışçıl çözümlerin hazırlanması ve gerçekleştirilmesine özellikle dünyadaki anlaşmazlıkların hukuksal açıdan ele alındığı sıralarda yaptığı konuşmalarla olumlu etkiler yapmasına olanak verdiğini belirtmek gerekir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">“Soykırım Çağı” adıyla yayımlanan bu çalışmasında yazar, ilk kez Çeçen Cumhuriyeti İchkeria’ da sürdürülen halk katliamının tam ve açık bir hukuksal tablosunu vermekte, geneselojik köklerini, neden-sonuç ilişkilerini araştırmaktadır. Aynı zamanda doğru bir biçimde kullanıldığında Çeçen devletine karşı Rus saldırısına hemen son verdirebilecek ve halka karşı uyguladığı soykırımı durdurabilecek hukuksal kanıtlarda ortaya konmuştur. Doktor M.A. Mahmud bu çalışmasını barış getirebilecek “hukuksal bir silah” olarak adlandırmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu almanağın yazı işleri çalışanları, böyle bir “hukuksal silahın” kullanımının, uygarlığımızın ne yazık ki kendi kendisini yok etmeye yönelik olarak yarattığı acımasız araçların kullanıldığı Rus-Çeçen savaşında bir dönüm noktası olabileceğine inanmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yazı işleri müdürlüğü, aşağıdaki adrese ulaştıracağınız tüm eleştiri, uyarı ve yanıtlarınız için şimdiden teşekkür eder.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Eddi Edison</strong>, Baş Redaktör, İngiltere<br />
<strong>Ruslan Abdurzakov</strong>, Redaktör, Çeçenya<br />
<strong>Khamid Herisichi</strong>, MIÇA DINA-PRESS Müdürü, Azerbaycan</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=928&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/almanak-cecen-fenomeni-ii-yayinin-adi-soykirim-cagi-sayi2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanak Çeçen Fenomeni: Çeçenistan&#8217; a Özgürlük Sayı:1</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/2840/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/2840/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 13:13:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2840</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni: Çeçenistan&#8217; a Özgürlük Sayı:1
Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı
Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer
Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği
Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Temmuz 2000
83 Sayfa, Karton Kapak 

Çeçen Fenomeni:
İnsanlık tarihi, bir ulusun diğer bir ulusu tam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitabın Adı: Almanak Çeçen Fenomeni: Çeçenistan&#8217; a Özgürlük Sayı:1</strong></p>
<p><strong>Hazırlayan: DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Haber Ajansı</strong></p>
<p><strong>Türkçeye Çeviren: Prof.Dr.Ö.Aydın Süer</strong></p>
<p><strong>Yayınlayan: Kafkaslılar Derneği</strong></p>
<p><strong>Yayın Yeri-Yılı: Ankara, Temmuz 2000</strong></p>
<p><strong>83 Sayfa, Karton Kapak </strong></p>
<p><span id="more-924"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Çeçen Fenomeni:</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">İnsanlık tarihi, bir ulusun diğer bir ulusu tam olarak itaat altına alabilmesinin, yalnızca coğrafi bir alanı fiziksel olarak fethederek işgal etmesiyle değil, en azından, itaat altına alınan halkın “ruhsal alanını” da fethetmesiyle mümkün olduğunu göstermektedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Dört yüz yıldan fazla bir süre Rusya’ nın, bundan önce de diğer hak ve devletlerin saldırısına maruz kalan Çeçen halkı, topraklarını bile terk etmiş, ancak ruhunu ve iradesini hiçbir zaman teslim etmemiştir. Çeçen halkını yok etmişler, sürgün etmişler, asimile etmişler ve başkalarıyla kaynaştırmışlardır. Kültürel, tarihsel köklerini yok etmeye çalışmışlar, tanrısal inanca bağlı genetik mirastan mahrum etmeye ve kölece bir psikoloji aşılamaya çalışmışlardır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Rusya kuşkusuz pek çok Çeçeni yok edebilir, zor kullanarak ülkenin ahlaken sakat insanlarını etkileyebilir. Ancak bu ulusu yaratan Tanrı’ nın karşısında güçsüz kalırlar. Çeçenlerin trajedisi belki de bu noktadan kaynaklanmaktadır, ama büyük devlet Rusya’ nın koşulsuz trajedisinin nedeni de burada gizlidir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: right;" align="right"><strong>Edward Hachukaev<br />
Nisan, 1996</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Ulusal Çeçen Haber Ajansı DINA-PRESS Yazı İşleri Müdürlüğü’ nden:</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Elinizde bulunan Almanak: Çeçen Fenomeni’ nin yayımlanmaya başlanmasının nedeni, 1994-1996 Rus-Çeçen Savaşı çevresinde, anlaşmazlığın siyasal-hukuksal yönüne ilişkin gerçek dışı haberlerin yayılması; tarihsel olay ve gerçeklerin tahrif edilmesi; duyum, dedikodu ve yalan haber üretilmesi; olup bitenlerin tek yönlü değerlendirilmesi gibi yalnızca Yeltsin’ in suç oluşturan rejiminin eylemlerini haklı göstermeye çalışan bir gerçek dışı atmosferin oluşmasıdır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bugünkü Kremlin dünyaya bir kez daha uyguladığı siyasetin insanlık dışı olmaya devam ettiğini, geçmişte kalan “güçlünün haklılığı” düşüncesinin yaşaması uğruna “Uluslararası Hukuk Normlarını” ve oluşan uygar ilişkileri ihlal ettiğini kanıtlamıştır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Rusya’ daki yönetim mantalitesinin bu değişmeyen özelliği, onun manyakça, canice doğasının gnoselojik köklerini ortaya koymakta, yeryüzündeki bu tek imparatorluğun, yani Rusya’ nın kronik hastalığını vurgulamaktadır. Bir çok ülkede yaşayan insanoğlu, bu büyüklüğün kompleksinden yeterince kurtulabilmiştir. Sırada bu hastalığın son klinik vakası bulunmaktadır…</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Rusya’ da dışarıdan bir müdahale olmadan da ülkelerini tedavi edebilecek, eşdeğer ülkeler arasında saygın bir yer kazanmasını sağlayabilecek sağlıklı güçlerde bulunmaktadır. Belirtilerin objektif bir biçimde ortaya konmasının ve hastalığın doğru tanımının Rusları istedikleri sonuçlara ulaştırabileceğine olan<span> </span>derin inanç ve kanaat, bu yayını gerçekleştirmemiz için bize yön vermiştir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">“Çeçen Fenomeni” Almanağının yayımlanmasının, haberleşme alanlarındaki dengesizliği düzelteceğine ve trajik Rus-Çeçen savaşı gerçeğinin objektif bir tablosunu ortaya koyacağına inanıyoruz. Kamuoyunun bu konuda talep ve gereksinimlerinin karşılanması yolunda girişimde bulunmak bizim hakkımızdır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yazı işleri müdürlüğü, aşağıdaki adrese ulaştıracağınız tüm eleştiri, uyarı ve yanıtlarınız için şimdiden teşekkür eder.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Eddi Edison</strong>, Baş Redaktör, İngiltere<br />
<strong>Ruslan Abdurzakov</strong>, Redaktör, Çeçenya<br />
<strong>Khamid Herisichi</strong>, MIÇA DINA-PRESS Müdürü, Azerbaycan</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=924&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/2840/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milyon Birinci</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/milyon-birinci/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/milyon-birinci/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2008 21:54:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=1660</guid>
		<description><![CDATA[MİLYON BİRİNCİ

Yaz: Alla Dudaeva, Çev: Tavus Çeçen
Şule Yayınları ;
İstanbul, 2003, 13,5 x 21 cm, 448sayfa, Türkçe, Karton kapak.
ISBN No: 975644608
Hiçbir halk, özgürlüğü için savaşan bir halktan daha güzel değildir. Ve hiçbir halk, üzerine bastığı toprağın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MİLYON BİRİNCİ<br />
</strong><em><br />
Yaz: Alla Dudaeva, Çev: Tavus Çeçen<br />
Şule Yayınları ;<br />
İstanbul, 2003, 13,5 x 21 cm, 448sayfa, Türkçe, Karton kapak.<br />
ISBN No: 975644608</em></p>
<p align="justify">Hiçbir halk, özgürlüğü için savaşan bir halktan daha güzel değildir. Ve hiçbir halk, üzerine bastığı toprağın anlamını, özgürlüğü için ölümü göze alan bir halktan daha iyi kavrayamaz. Çünkü en iyi onlar bilirler, esaretin, mevsimlerin bütün renklerini sileceğini. Bilirler ki, tarihin aynasında kendi yüzünü seyretmenin tek yolu; o aynanın tozunun, hürriyet için dalgalanan bir bayrak tarafından silinmesinden geçer.<span id="more-861"></span></p>
<p align="justify">Ama bir halk var ki, özgürlüğü hala dünyanın en güzel bebeği olarak taşıyor karnında. Dünyanın en büyük güçlerinden birine karşı, o bebeği bir tekmeye kurban etmemek için, sayısız oğlunu kurban vermeye devam ediyor. Aklın matematiğini tersyüz eden ve insanın direnç sınırını, imkansızı başarmanın zirvesine taşıyan Çeçenler&#8217;den bahsediyoruz. Vuruşmanın dinmeyen sarhoşluğundan, ölümü keyifle ağırlayan bedenlerden, isyandan başka hiçbir şey saklanmayan ambarlardan ve bir kahramandan; Cevher Dudaev.</p>
<p align="justify">Yalnızca yirminci yüzyılın değil, bütün zamanların en büyük özgürlük savaşçılarından birisi olan Cevher Dudaev, küçük bir halkın nasıl da büyüyebileceğini, büyük bir devletinse ne oranda küçültülebileceğini gösterdi insanlığa. Ancak uzaktan atılan güdümlü bir füzeyle tuzağa düşürülüp bedeni yere devrildiğinde, bedeninin yere devrildiği yerden kocaman bir ışık ağdı gökyüzüne. Bu, işgale karşı isyanın ışığıydı ve özgürlüğün göğündeki en parlak yıldızlardan birisi oldu. Alla Dudaeva, hem yıllarını birlikte geçirdiği sevgili eşi Cevher&#8217;i, hem de özgürlüğün göğündeki o parlak yıldızı kaleme aldı &#8220;Milyon Birinci&#8221;de: Bir kahramanla yüzleşecek olanlara&#8230;</p>
<p align="justify"><strong>Cohar&#8217; a, </strong></p>
<p align="justify">Ey benim mükemmel adamım!<br />
Kumsal ve ovalarda<br />
Kuru ve sıcak rüzgâr nasıl esiyor<br />
Yaz günlerini fark ediyor<br />
Dudakların üzüntüsü, gecelerin hatırası<br />
Senin nutkunun ihtiraslı sesleri,<br />
Derilerde tunçvari yanmışlık<br />
Ve güllerin kokusu -Kafkasya&#8217;ya armağan<br />
Doğusu gözlerinin hüznü<br />
Saat saat kumlar hışırdıyor<br />
Ve hayat acı, sert tüfek namlusunda<br />
Nehir zamanı alıp götürüyor&#8230;<br />
Özgürlüğe kızgın çağırış<br />
Ateş ve acı sözlerin senin<br />
Ve patlayış: Siyah dalga!<br />
Rüzgârı işittim, getiriyor,<br />
Senin son sözlerini<br />
Özgürlük, güneşe şarkı söylüyor.<br />
Dağ selleri onun türküsünü söyleyip duruyor,<br />
Dualarla çınlıyor doğu.<br />
Halkın nidası: &#8220;Allahu Ekber&#8221;<br />
Seni çağırıyor: &#8220;Dön, Cohar&#8221;<br />
Ve ölü, kayaya dayandı,<br />
Rusya! İki kat korkunçsun!<br />
Saygıyla önünde ey Kafkasya,<br />
Saçları ağarmış başımı eğdim.<br />
Savaşın ateşinden kalkıyor,<br />
Sevgili oğulların İçkerya,<br />
Savaş imiş kaderin çizgisi.<br />
Grozni&#8217;nin ötesinde -en tehlikeli savaş,<br />
&#8220;Zafer&#8221; hasretle beklenen çığlık,<br />
Ve dağlar bir an yıldılar&#8230;<br />
Billurdan nehirler şakırdıyor,<br />
Yukarıya süzülerek, uçuyor kartallar<br />
Fakat senin sükûnetin koruyor<br />
Çocukluğunun vadisi Yalharoy&#8217;u.<br />
Ve sessizce fısıldıyor yüzyıl,<br />
Kabilenin kuleleri yanında<br />
Genç bir yabani gül yetişti&#8230;</p>
<p align="justify"><strong>Alla Dudaeva </strong></p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table>
<tr>
<td>
<A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=71956"><IMG src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&#038;resimkod=71956"></A></p>
<td><A href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=21234&#038;id=71956"><B>Bu kitabı satın almak için tıklayınız&#8230;</B></A>
</td>
</tr>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--> </p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=861&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/milyon-birinci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

