<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WaYNaKH Online &#187; Röportajlar</title>
	<atom:link href="http://www.waynakh.com/tr/category/roportajlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.waynakh.com/tr</link>
	<description>WaYNaKH Online</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Oct 2011 14:12:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Alla Dudaeva: &#8220;Dzhoxar Hayatta Olsaydı, Her Şey Çok Daha Farklı Olurdu!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2011/04/alla-dudaeva-dzhoxar-hayatta-olsaydi-her-sey-cok-daha-farkli-olurdu/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2011/04/alla-dudaeva-dzhoxar-hayatta-olsaydi-her-sey-cok-daha-farkli-olurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2011 08:53:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alla Dudaeva]]></category>
		<category><![CDATA[Dzhoxar Dudaev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=10938</guid>
		<description><![CDATA[Gürcistan muhabirimiz, Dzhoxar Dudaev&#8217;in eşi Alla Dudaeva ile kocasının vefatının 15.yıldönümü nedeniyle özel bir röportaj gerçekleştirdi. 
İşte o röportaj:
Waynakh Online: Dzhoxar&#8217;ı yitirişimizin 15.yıldönümü. Yokluğunda onun en çok hangi özelliklerini özlüyorsunuz?
Alla Dudaeva: Dzhoxar&#8217;ı özlüyorum… Onun eğlenceli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gürcistan muhabirimiz, Dzhoxar Dudaev&#8217;in eşi Alla Dudaeva ile kocasının vefatının 15.yıldönümü nedeniyle özel bir röportaj gerçekleştirdi. <span id="more-10938"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">İşte o röportaj:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Waynakh Online: Dzhoxar&#8217;ı yitirişimizin 15.yıldönümü. Yokluğunda onun en çok hangi özelliklerini özlüyorsunuz?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alla Dudaeva:</strong> Dzhoxar&#8217;ı özlüyorum… Onun eğlenceli kişiliğini, içten bakışlarını, neşe saçan sesini ve zaferimize olan inancını özlüyorum… Ve onu tek özleyen de ben değilim, onu tanıyan insanlarla karşılaştığım zaman, hemen hepsi aynı şeyi dile getiriyor: &#8220;Eğer Dzhoxar bugün bizlerle birlikte olsaydı, her şey çok daha farklı olabilirdi&#8221;.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Waynakh Online: Bizim için biraz Dzhoxar&#8217;dan bahsedebilir misiniz?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alla Dudaeva:</strong> Bu soruya biraz daha kapsamlı bir yanıt vermek istiyorum, bu nedenle bir süre çocuklarımla birlikte İstanbul&#8217;da ikamet ettiğim dönemde bana getirilen Müslüman kitabında geçen bir paragrafı örnek olarak vereceğim: &#8220;En şiddetli testlerde ve yıkıcı savaşlarda, Allah her ulusa işgalcilerle savaşları için o halkın en iyi niteliklerini taşıyan, benzersiz cesaretleri olan, askeri kabiliyetlere ve insanları birleştirme yeteneğine sahip bir elçi gönderir… Ancak başlangıçta herkes bu elçiyi anlamayacaktır, hatta kimileri onunla alay edecek ve sözlerini ciddiye almayacaktır. Ancak, bu sözler Kadiri Mutlak&#8217;tan gelmektedir… Ve bir süre sonra, onların sözleri gerçekleşmeye başladığında, insanlar onu hatırlayacaktır…&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci Rus-Çeçen Savaşı&#8217;nın başlarında İçkerya&#8217;da üçlü halka şeklinde bir abluka vardı: demiryolları, karayolları ve havayolları abluka altındaydı, ülke tank birliklerince çevrilmişti. Dzhoxar her zaman olduğu gibi Çeçen halkına hitap ederken de zekice ve kendinden emin bir şekilde konuşuyordu. O, &#8220;Rusların tankları kibrit kutuları gibi yanıp kül olacak!&#8221; diyordu. Elbette o zaman kimse onun bu sözlerine inanmıyordu, herkes Dzhoxar bu konuşmalarını umutsuzluğa kapılmış halkına moral vermek için yaptığını düşünüyordu, çünkü demir yanmazdı! Ancak savaş başladığında tanklar gerçekten Dzhoxar’ın dediği gibi yandı ve herkes buna şahit oldu… Bu mucize gibi bir şeydi! Tüm dünya büyük Rus İmparatorluğu&#8217;nun &#8220;kil ayakları üzerinde dikilen demirden bir heykel&#8221; olduğuna inanıyordu… Ama Dzhoxar herkesi asaletiyle büyülüyordu ve herkes onun gibi olmak istiyordu. Kendilerini feda eden Çeçenler, Rus hükümetinin bombalar ve havan ateşleriyle onları yok edeceklerini ilan etmelerine rağmen, Pervomayskaya Köyü&#8217;ndeki esirleri kurtarıyordu. Dzhoxar&#8217;ın emri ile Çeçen savaşçılar Rus ve yabancı gazetecileri koruyordu ki işte bu nedenle ilk savaşta enformasyon savaşını İçkerya kazandı. Dzhoxar esir alınan ilk Rus askerleri Rus Devlet Duma Meclisi milletvekillerine teslim ediyordu, tek şartı da bu vekillerin İçkerya&#8217;ya gelmeleriydi, böylelikle bu vekiller Rus basınında yer alan haberlerin koca bir yalandan ibaret olduğunu kendi gözleriyle görmekteydi. Ve ardından, Dzhoxar eşit şartlar altında esir değişimini öneriyordu, hiçbir esir satılmadı! Dzhoxar halkını çok iyi tanıyordu ve zaferin geleceğinden emindi. Sadece halkın yüzde 30&#8242;unun vereceği bir destek ile direnişi sürdürmenin mümkün olacağını, savaşın uzun yıllar boyunca devam edeceğini ve tüm Kafkasya&#8217;ya yayılacağını söylüyordu. Nitekim bugün onun bu öngörüsü gerçekleşti… Dzhoxar, &#8220;Rusya taktiği gereği küçük tavizler ve sadakalarla Batı&#8217;yı sindiriyor, ancak stratejik açıdan Batı henüz ne tür bir baş ağrısına yakalandığının farkında değil…&#8221; diyordu. Ve bugün Rusya&#8217;nın her türlü şiddeti kullanması gerekse dahi Kafkasya enerji kaynakları üzerinde hakimiyetini kurma arzusunun, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa&#8217;nın öfkesine rağmen, Kafkasya bölgesindeki küresel krizi gün geçtikte daha da büyüttüğünü, buna dünya güçlerinin dahil olduğunu ve askeri blokların kurulduğunu görüyoruz. Dzhoxar&#8217;ın etkileyici bir tanımlaması vardı, &#8220;Kölelikten kurtulmaya çalışmayan bir köle, iki kez köledir!&#8221; Bugün yerlerde sürünerek Moskova&#8217;ya hizmet edenler, Putin&#8217;in bakanları ve Kadirov&#8217;un önündeki isimler, daha önce İçkerya tarafında değiller miydi? Ve köleliğin acısı henüz tam olarak bilinmiyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Waynakh Online: Bildiğimiz kadarıyla, Gürcistan&#8217;ın Rusça yayın yapan kanalı &#8220;PIK TV&#8221;nin en önemli programalrından birisini hazırlıyorsunuz. Buradaki çalışmalarınız nasıl gidiyor?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alla Dudaeva:</strong> Kendim hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum. Ama isteyen herkese kablolu yayından, uydudan ya da internet üzerinden &#8220;PIK TV&#8221;ye erişebilir. Programımın adı <a href="http://pik.tv/ru/shows/kavkazskii-portret" target="_blank">&#8220;Kafkasya Portresi&#8221;</a> ve izleyicilerden olumlu eleştiriler alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Waynakh Online: Geçtiğimiz günlerde küçük oğlunuz hakkında medyada çeşitli dedikodulara yer verildiği görüldü. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alla Dudaeva:</strong> Bunlar küçük oğlumun adını Rus medyası aracılığıyla kirletmeye yönelik bir girişimdi. Belki de oğlumun tek suçu sahte pasaportlar taşıyarak çocuklarıyla birlikte Avrupa&#8217;ya girmeye çalışan yedi Çeçen mülteciye yardım etmeye çalışmasıydı. Ama bu insanları anavtanlarından ayrılarak birer mülteci olmaya zorlayan kim? Niçin şimdi insanlar sadece Kafkasya’dan değil, Ruslar da Rusya&#8217;dan kaçıyor? Bu tahmin edilebilen bir nedenden ötürüdür: &#8220;İnsanlar kendi uluslarından olan zalim yöneticilerini terk ediyorlar…&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Waynakh Online: Kafkasya&#8217;daki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz ve İçkerya&#8217;nın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alla Dudaeva:</strong> Maalesef insanoğlunun tarihi bizlerin arzu ettiği kadar çabuk ilerlemiyor. Tüm umutları yok olduğunda, binlerce kez soyulduktan ve aldatıldıktan sonra Rus halkı nihayet derin uykusundan uyandı ve olayları net bir şekilde görerek gerçek düşmanlarının aslında kim olduğunun farkına vardı! Ölümünden önce Alexander Litvinenko &#8220;FSB Rusya&#8217;yı Havaya Uçurdu&#8221; diye yazdı ve Rus halkı ona inandı. Ve Dokka Umarov’un metrodaki ya da havaalanındaki patlamalara ilişkin açıklamalarına artık kimse inanmayacak. Onun bu açıklamalarına rağmen, insanlar bu patlamaların eninde sonunda bir yerlerde FSB ile bağlantısı olduğunu düşünecek. Bu işten kimin kazançlı çıktığına bakacak! Bugün tüm Rusya &#8220;muhalif&#8221; oldu ve Rusya’da yaşamak İçkerya’da yaşamaktan daha tehlikeli bir hal aldı. Rusya özgürlüğüne kavuştuğunda, Kafkasya’da özgür olacak. Ve bu çok uzak değil. Çeçen halkı özgürlüklerine ne kadar düşkün olduğunu gösterdi ve özgürlüğü uğruna canlarını vererek bunu kanıtladı! Kendimizi gönüllü olarak kurban etmemiz, bir hiç uğruna değildi!</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=10938&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2011/04/alla-dudaeva-dzhoxar-hayatta-olsaydi-her-sey-cok-daha-farkli-olurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlyas Akhmadov: &#8220;Zaman Herşeyin İlacıdır!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2011/02/ilyas-akhmadov-zaman-herseyin-ilacidir/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2011/02/ilyas-akhmadov-zaman-herseyin-ilacidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2011 09:11:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlyas Akhmadov]]></category>
		<category><![CDATA[Miriam Lanskoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=10142</guid>
		<description><![CDATA[Çeçen Cumhuriyeti İçkerya eski Dışişleri Bakanı İlyas Akhmadov ile geçtiğimiz günlerde yayınlanan kitabı ve güncel konular üzerine telefon vasıtasıyla yaptığımız röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Waynakh Online: Sayın Akhmadov, son bir kaç yıldır pek göz önüne çıkmıyordunuz. Geçtiğimiz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çeçen Cumhuriyeti İçkerya eski Dışişleri Bakanı <a href="http://www.waynakh.com/eng/famous-chechens/2008/05/ilyas-khamzatovich-akhmadov/" target="_blank">İlyas Akhmadov</a> ile geçtiğimiz günlerde yayınlanan <a href="http://www.waynakh.com/eng/2010/12/the-chechen-struggle-independence-won-and-lost/" target="_blank">kitabı</a> ve güncel konular üzerine telefon vasıtasıyla yaptığımız röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-10142"></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Sayın Akhmadov, son bir kaç yıldır pek göz önüne çıkmıyordunuz. Geçtiğimiz günlerde kitabınızın piyasaya sürülmesiyle isminiz yeniden duyuldu. Arada geçen bu zamanda neler yaptığınızı anlatabilir misiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> 2005 yılında Aslan Maskhadov&#8217;un yerine geçen Abdul-Khalim Sadulayev tarafından imzalanan bir kararname ile Dışişleri Bakanlığı görevinden alındım. Ben de kendi özel yaşantıma daha fazla zaman ayırmaya ve yardımcı yazarım Miriam Lanskoy ile kitabımı yazmaya başladım. Elbette bu süreç içerisinde anavatanıma olan ilgimi yitirmedim, Çeçenya&#8217;da ve Kuzey Kafkasya&#8217;da olan biteni dikkatle takip ettim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Bildiğimiz kadarıyla Rus-Çeçen Savaşı&#8217;na çözüm öneren barış planının yazarısınız. Bu plan Batı&#8217;da beklenen etkiyi yaratmadığı gibi, Çeçen tarafında da çeşitli eleştiriler aldı. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Evet, Çeçenler arasnda bazı eleştiriler aldığım doğru. Metin içerisinde yer alan bazı kelimelerden dolayı bena çeşitli suçlamalarda bulundular. Ancak, bu planın hangi şartlar altında yazıldığını anlamanız gerekiyor. Bu planda neler yazıldığını ve nelerin talep edildiğini bilmeniz lazım. Bu planda asla Çeçenya&#8217;dan Rusya Federasyonu&#8217;nun bir parçası olarak bahsetmedim ya da Rusya Federasyonu&#8217;na katılma arzusu dile getirmedim. Çalışma Batı&#8217;yı konuya müdahil etmeyi amaçlıyordu. 2002 yılında Nord-Ost&#8217;da yaşanan korkunç olayı hatırlıyorsunuzdur. Bu olayın akabinde, kimse Çeçenya&#8217;daki savaştan konuşmuyor ya da savaşa son verme arzusunu gündeme taşımıyordu. Lakin, Rusya, Çeçenya&#8217;da binlerce ve binlerce sivili öldürmeye devam ediyordu. Bu dönemde görüştüğüm tüm yabancı politikacılar, sürekli kendilerinden harekete geçmelerini talep ettiğimiz ama bizim savaşı durdurmaya yönelik bir planımızın, bu konuda ileri sürdüğümüz bir görüşümüzün olup olmadığını soruyordu. Elbette ben de derhal Aslan Maskhadov ile görüştüm ve bu barış planı kaleme alındı (plan, yardımcım Roman Khalilov tarafından yazıldı ve benim rolüm de bu çalışmanın kamuoyunda duyulmasını sağlamaktı). Şunu eklemeliyim ki, üniversite hayatımda politik konular üzerine eğitim aldım ve Siyasal Bilimler Fakültesi&#8217;nden mezun oldum. Yani, çalışmada neden bahsettiğimizi gayet net bir şekilde biliyordum. Barış planının doğrudan işe yaramayacağını biliyor, ancak Çeçenya&#8217;daki savaşın durdurulmasına ve konuya siyasi bir çözüm bulunmasına yönelik soruların yüksek sesle gündeme getirilmesi için önemli bir fırsat sunuyordu. Nitekim, ilk kez Çeçenya konusunda gündeme gelen bir inisiyatif Avrupa Parlamentosu&#8217;nun 130 milletvekili tarafından desteklendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Peki, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin ve Batılı devletlerin Çeçenya&#8217;daki savaş konusunda takındıkları tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Rus-Çeçen Savaşı&#8217;nı görmezden geldiler. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Malesef bu gerçek politikanın bir olumuzluğu. Batılı ülkelerde destek bulmaya çabalayıp başarılı olamadığım korkunç bir kişisel deneyimim var. Özellikle 2001 yılından sonra, ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya Federasyonu&#8217;nu terörle mücadelelerinde kendi dostları olarak görmeye başladı. Bununla birlikte, Kuzey Kafkasya&#8217;da yaşanan terörizm ile Ortadoğu&#8217;da görülen terörizm birbirinden tamamen farklıdır. Rusya, sivil nüfusa yönelik devlet terörizmini kullanıyor ve elbette bu nedenden ötürü de kendisi bir tür yanıt alıyor. ABD ya da Avrupa devletleri bu amaçları görmezden geliyor. Bugün dahi ABD’de olsun Avrupa devletlerinde olsun resmi bir makamda bulunan herhangi bir kişinin, &#8220;Çeçenya&#8217;da sivil nüfusa karşı işlenmiş savaş suçları&#8221; ya da &#8220;Çeçenya&#8217;da toplu katliamlar&#8221; terimlerini kullanmaktan imtina ettiğini görebilirsiniz. Çeçen halkının nüfusunun dörtte biri yargısız infazla öldürüldü, ülkenin tüm yerleşim alanları Rusya tarafından yok edildi. 1999 yılında, Rusya&#8217;nın tek problemi Çeçenya&#8217;ydı, ama Rus politikası terörizm imal ediyor, bundan dolayı da bugün tüm Kuzey Kafkasya&#8217;da çeşitli problemlerle boğuşuyorlar. Öte yandan, Rusya’nın bu problemi çözebilecek tek bir programı, bir devlet mekanızması ya da görüşü yok. Son olarak Moskova&#8217;daki Domodedovo Havalimanı&#8217;nda bir bombalama olayı meydana geldi. Bu olayın tek sorumlusu Rus politikaları olmasına rağmen, Rus yetkililer her zaman çeşitli grupları ya da devletleri terörizmle itham ediyor. Bununla birlikte, Batılı ülkelerdeki herkes Rusya’nın bu iddialarının gerçeği yansıtmadığının farkında. Ancak onlar, Rusya ile oynadıkları oyunu sürdürmeye devam ediyorlar, zira Rusya’nın doğal gazına, petrolüne ya da Afganistan&#8217;a çeşitli nakliyeler yapmaya ihtiyaç duyuyorlar. Batı&#8217;nın bu pozisyonları kullandığını ve Rusya&#8217;yı benzeri büyük problemlerin içerisine ittiğine inanıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Biraz da <a href="http://www.waynakh.com/eng/2010/12/the-chechen-struggle-independence-won-and-lost/" target="_blank">kitabınız</a> hakkında konuşalım. Henüz okuma fırsatı bulamayanlar için kitabınızı nasıl tanımlayabilirsiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> <a href="http://www.waynakh.com/eng/2010/12/the-chechen-struggle-independence-won-and-lost/" target="_blank">Kitapta</a> çoğunlukla Çeçenlerin kendi aralarındaki ilişkileri ve direnişin problemleri üzerine yazıldı. Neler olduğunu analiz etmeye çalıştık. Rusya&#8217;nın bağımsız Çeçen Cumhuriyeti İçkerya&#8217;ya yönelik şeytani politikası biliniyor ve anlaşabilir; işte bu nedenle bizim sorumuz Rusya hakkında olmadı. Çeçen hareketinin içerisinde ayrışmalar yaşanmaya başladığında, bizim içimizde ne tür problemler görüldü sorusuna cevap vermeye çalıştık. Elbette kitap bir parça da olsa liderliğimiz hakkında da bahsediyor. Dudaev, Maskhadov ve Basayev hakkında yazılmış onlarca şey var ve bunlar sadece birer propaganda. Rus işgalinin başlangıcında sıradan bir sivil ve askerdim. Dudaev&#8217;e yakın olmasam da, Birinci Rus-Çeçen Savaşı sırasında Şamil Basayev&#8217;e ve Aslan Maskhadov&#8217;a yakın oldum. Bu isimler Rus propogandalarından ya da kimi Batılı gözlemcilerin anlattıklarından tamamen farklıydı. Onları yakından tanıyan bir kişi olarak mümkün olduğunca kendi gözlemlerimi aktarmaya, bazı kararların nasıl verildiğini, kimi durumlarda nasıl hareket ettiklerini anlatmaya ve o dönem yaşanan kimi özel olayların benim bakış açımdan nasıl görüldüğünü ifade etmeye çalıştım. Benim anılarımın yanı sıra, Miriam Lanskoy&#8217;u dışarıdan bir gözlemci gibi kullandık ve onun Çeçenya konusundaki araştırmalarından yararlandık. Kitabın okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Ümit ediyorum ki işe yarar ve insanlar neler olduğunu anlarlar. Kitabın önsözünü yazan Zbigniew Brzazinski&#8217;nin söylediği gibi, &#8220;Kendi geçmişlerini bilmeyen ulusların asla bir gelecekleri olmaz&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Kitabınızın tanıtımının yapılmasının hemen ardından önce <a href="http://www.waynakh.com/tr/2011/01/rusya-akhmadovun-kitabindan-dolayi-abdye-ofkeli/" target="_blank">Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı ABD&#8217;yi kınadı</a> ve akabinde de <a href="http://www.waynakh.com/tr/2011/01/rus-gencler-akhmadovun-iadesini-istedi/" target="_blank">bir grup Rus genç Moskova&#8217;da bir protesto gösterisi</a> düzenledi. Bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Bu geleneksel Rus bürokrasinin budalalığından başka birşey değil. Esasında oldukça da komik bir durum, Sovyetler döneminde bile Rus Dışişleri hiçbir zaman bir kitabın yayınlanmasını kınamadı; bu tarihlerinde ilk kez oluyor. Bunun için herhangi açıklamam yok.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Çeçenya&#8217;daki mevcut durumu nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Çeçenya&#8217;ya giden yabancı gazeteciler ve bağımsız gözlemciler sadece inşa edilen yeni binalar hakkında konuşuyorlar. Ama bu inşa edilen binalar halk için bir anlam ifade etmiyor. Hele ki Ramzan Kadirov’un Dudaev’den ya da Maskhadov&#8217;dan daha fazla bağımsızlığa sahip olduğu konusu kesinlikle doğru değil. Ramzan Kadirov&#8217;un hükümeti bir Rus hükümeti. Ramzan Kadirov bağımsız bir kişilik değil, o sadece bir Rus memuru. Esasında şu anda Kadirov herkesin içine yarayan bir figür konumunda. Örnek vermemiz gerekirse, Batılı devletler, Çeçenya&#8217;da olanlardan ötürü sadece Kadirov&#8217;u suçluyor ve sadece onun hakkında konuşuyor. Fakat, Çeçenya’da 250 bin sivili öldüren ve ülkenin tüm yerleşim alanlarını yok eden Ramzan Kadirov değildi. Ramzan Kadirov&#8217;un varlığı sayesinde Batı, doğrudan Moskova&#8217;yı, Kremlin&#8217;in politikarını ya da Çeçenya&#8217;daki Rus savaş suçlarını eleştirmeme şansına sahip oldu. Ama öte yandan da Ramzan Kadirov, Kuzey Kafkasya&#8217;daki ve özellikle Çeçenya&#8217;daki Rus sömürgeci politikaları için en iyi aletlerden birisi. Bugün, Çeçenya&#8217;da sıradan sivillerin hiçbir hakları yok. Çeçen halkının sahip olduğu tek hak yargısız infazla öldürülmek. İnşa edilen yeni binaları önemsemiyorum, bu halk için hiçbir şey. Bugün Çeçenya&#8217;da nüfusun işsizlik oranı %70&#8242;lerde. Ayrıca, Rusya destekli hükümet Çeçenya&#8217;da Çeçen mentalitesini ve Çeçen adetlerini de yerle bir etti. Ancak tekrar etmek istiyorum ki, Ramzan Kadirov, sadece Rusya’nın elindeki bir alettir, bu Ramzan&#8217;ın politikası değildir, orada yaşanılanların, olan bitenlerin hepsi Kremlin&#8217;in politikasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: İçkerya cephesinde de politikacılar arasında çeşitli problemler olduğu gözlemleniyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Bu göç etmiş siyasiler arasında görülen tipik bir sorundur. Bu yeni bir şey değil, toplu siyasi nedenli göçlerde her zaman görülür. Çeçen politikacıların durumundan memnun olmadığını belirtmeliyim, ama bu bir trajedi değil. Malesef, böylesi tesirli olayların ardından gerçekleşen siyasi göçlerde bu böyle oluyor. Öte yandan, zamanın herşeyin ilacı olduğuna inanıyorum. Şimdi politikacılarımız Batılı devletlerdeki işleyişleri yerinden gözlemleme şansına sahipler. Ancak, problemleri çözüme kavuşturmaları biraz zaman alacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Çeçen Cumhuriyeti İçkerya&#8217;nın geleceğini nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Ne zaman olacağını bilmiyorum ama bir gün mevcut çatışmanın çözüleceğine inanıyorum. Elbette, bu Rus tarafına da bağlı, ama şu an için Rusya&#8217;dan buna ilişkin bir ışık göremiyorum. Rusya&#8217;nın ne Kuzey Kafkasya&#8217;daki problemleri çözebilecek ne de Çeçenya’daki savaşı sona erdirebilecek bir mekanizması mevcut değil. Bu konulara çözüm getirebilecek herhangi bir programları ya da görüşeri yok. Rusya’nın ulusal politikasını gözlemlerseniz, açık bir şekilde yüzyıllardır politikalarında herhangi bir değişiklik olmadığını görebilirsiniz. Ama takdir edileceği üzere bu politika artık işlevini yitirmiş durumda. Rus politikası, Rusların Rusya Federasyonu&#8217;ndaki üstün ırk olduğunu iddia ediyor. Bu iddia Putin&#8217;in yönetiminde daha da artış gösteriyor. Etnik azınlıklara yönelik nefret, azınlıkları Rusya&#8217;dan uzaklaştırıyor. Daha birkaç hafta önce Moskova&#8217;da yaşanılanları hatırlıyorsunuzdur; toplanan tüm o faşistler &#8220;Rusya Ruslarındır!&#8221; diye bağırıyordu. Rusya&#8217;nın bugün Kuzey Kafkasya’da gerçek bir gücü olduğuna da inanmıyorum. Çeçenya&#8217;da ve Kuzey Kafkasya&#8217;da konuşlandırılmış askeri birliklerin sayısı ortada. Bu Rusya&#8217;nın acizliğinin sembolüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Bir süredir siz de Batılı ülkelerde oluşmaya başlayan yeni Çeçen diasporasının bir ferdisiniz. Yeni diasporaların durumu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yeni diasporanın fertlerinin dillerini, kültürlerini ve ulusal kimliklerini korumayı başarabileciğine inanıyor musunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Öncelikle, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bizim oldukça küçük bir diasporaya sahip olduğumuzu belirtmeliyim. Çoğunlukla da insanlar birbirlerini tanımıyorlar. Bana yakın olan hemşehrilerimi tanıyorum ama bildiğiniz üzere ABD gerçekten çok büyük bir alan üzerine kurulu ve herkesle iletişim halinde olabilmemiz mümkün değil.</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette göç güç bir deneyimdir, özellikle Çeçenler için bu böyledir, eski diasporanın mensupları olarak sizler kendi ailelerinizden neyi kastettiğimi biliyorsunuz. Çeçenler yakın akrabalık ilişkilerine, güçlü dostluklara ve adetlere çok fazla önem verirler. Anavatanınızdaki korkunç deneyimlerin ardından tüm dünyadaki farklı kültürlerin içerisine atılmış vaziyettesiniz. Böylesi bir durumda, göç başlı başına bir problem haline geliyor. Öte yandan, aramızdaki ayrılıkların temeli daha biz Çeçenya&#8217;dayken atılmıştı, Çeçenya&#8217;dayken ayrışmıştık bile. Şimdi bazı insanlar diasporalarda da insanları ayırmaya çabalıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece problemler var demek istemiyorum. Onbinlerce Çeçen&#8217;in yaşadığı Batı Avrupa ülkelerinde neler olup bittiğine baktığımda, mükemmel bir şey görüyorum. Örneğin, kimi diasporalar kendi kültürel organizasyonlarını kurmayı, kendi etkinlik ve aktivitelerini gerçekleştirmeyi başarabilmiş durumda. Ayrıca, çok sayıda Çeçen gencin dünyaca ünlü üniversitelerde ve enstitülerde eğitim gördüğünü görüyorum. Bu bizim için gerçekten sıradışı bir durum ve harika bir şey. Bu ülkemiz ve geleceğimiz için büyük bir umut demek.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı ya da okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlyas Akhmadov:</strong> Aslında, ziyaretçilerinizin Batı Avrupa ülkelerindeki diasporaların fertleri olduğunu düşününce, mümkün olduğunca çok okumalarını ve eğitim almalarını söylemek istiyorum. Göç korkunç bir şeydir ve bunun sonuçlarına hazırlık olmamız gerekiyor. Eğitim Çeçenler için büyük bir problemdi. Bu sözlerimle Çeçenlerin eğitim almaktan hoşlanmadıkları ya da eğitimsiz insanlar oldukları anlamı çıkarılmasın. Ben bir gerçeklikten söz ediyorum, Sovyetler zamanında ya da Çarist yönetimde, Çeçenler iyi eğitim alma şansını bulamadılar. Çeçenler her zaman baskı altındaydı. Şimdi ise çok güzel bir zaman. Herşey bizlerin ellerinde.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Waynakh Online: Sayın Akhmadov, bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=10142&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2011/02/ilyas-akhmadov-zaman-herseyin-ilacidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lidya Yusupova: &#8220;Rus Politikacılar Kafkasya&#8217;da İşledikleri Suçlardan Ötürü Mutlaka Yargılanacak!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2010/08/lidya-yusupova-rus-politikacilar-kafkasyada-isledikleri-suclardan-oturu-mutlaka-yargilanacak/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2010/08/lidya-yusupova-rus-politikacilar-kafkasyada-isledikleri-suclardan-oturu-mutlaka-yargilanacak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 11:11:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Lidya Yusupova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=8868</guid>
		<description><![CDATA[BBC ve Uluslararası Af Örgütü’nün Çeçenya’da insan haklarını korumaya yönelik çalışmalarından ötürü &#8220;Avrupa’nın en cesur kadını&#8221; olarak tanımladığı ve 2006 yılı Nobel Barış Ödülü adayı Lidya Yusupova, &#8220;Korku sizi asla terk etmeyecek bir yoldaşınızdır&#8221; diyor.

Lidya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">BBC ve Uluslararası Af Örgütü’nün Çeçenya’da insan haklarını korumaya yönelik çalışmalarından ötürü &#8220;Avrupa’nın en cesur kadını&#8221; olarak tanımladığı ve 2006 yılı Nobel Barış Ödülü adayı Lidya Yusupova, &#8220;Korku sizi asla terk etmeyecek bir yoldaşınızdır&#8221; diyor.<span id="more-8868"></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Lidya Yusupova, 40’lı yaşlarında bir Çeçen avukat, büyüleyici, çekici, uzun ve öylesine zayıf ki her an kırılacakmış gibi görünen, aslında yorulmak nedir bilmeyen azimli ve çelikten bir kadın. Birinci Rus – Çeçen savaşından (1994-1996) bu yana bir cinayete kurban giden tanınmış Rus gazeteci Anna Politkovskaya ile birlikte çalıştı; 2000 yılında Rus insan hakları organizasyonu &#8220;Memorial&#8221;in Grozny şubesini kurdu ve 2009 yılı Temmuz ayında kaçırılarak öldürülen insan hakları aktivisti Natalya Estemirova ile birlikte çalıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Dmitry Medvedev’in Natalya Estemirova’nın katilinin kimliğinin tespit edildiğiyle ilgili açıklaması hakkında ne düşündüğünü sorduğumda, Lidya bana alaycı ve gizemli bir gülümsemeyle yanıt veriyor. Ardından başını iki yana sallayarak Estemirova’nın öldürülmesinden üç gün önce kimliği belirsiz bazı Rus ajanların içeride olmadığı bir sırada onun evine girdiğini anlatıyor. Lidya ajanların ne istediğini asla öğrenemedi, zira ajanlar henüz bir daha geri gelmediler. Ama Lidya bu durumdan endişelenmiyor, Çeçenya’daki katliamlar içerisinde uzun yıllar geçirdikten sonra tehlikenin ortasında yaşamaya alışmış durumda.</p>
<p style="text-align: justify;">Lidya kendisi hakkında konuşmayı sevmiyor. Ama ısrarlarım karşısında boyun eğiyor 1940 yılında Stalin’in emriyle sürgüne gönderilen Kafkasyalıların trajik hikayesiyle bağlantılı ailesinin hikayesinden bahsediyor biraz. Babası bir Çeçen, annesi ise Karaçay-Çerkes’ten olan Lidya’nın ebeveynleri sürgünde anavatanlarından uzaktaki soğuk topraklarda tanışmış. Bir sürgünzede olan dayısı ayrıca Sibirya’da hapsedilmiş ama Sovyet gulaglarının en kötüsü olan <img class="alignright size-medium wp-image-8871" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/08/lidya-yusupova-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />Kolyma’dan kaçmayı başarmış ve Karaçay-Çerkes’in yüksek dağlarında Stalin karşıtı bir grupla yaşamış. Lidya’nın başarılı yaşamı, biraz tatsız başlamış aslında. Annesinin ölümü üzerine daha 12 yaşında olan halası kimsesiz kalan küçük yeğenini yaşatma isteğiyle Lidya’ya sahip çıkmış. Lidya’nın genç bir polis memuru olan erkek kardeşi 1994 yılında savaş başlamadan kısa bir süre önce öldürülmüş. Savaş üvey annesini yani halasını da derinden vurmuş, halası üç oğlunu çatışmalarda kaybetmiş. Birinci Rus-Çeçen savaşı sırasında (1994-1996) Lidya cesaretle ve azimle sivillerin haklarını korumak için ölüm nehrinin ortasında mücadele etmiş, yaralanmış ve kaçırılmış. Putin’in emri üzerine başlayan daha yıkıcı ikinci Rus-Çeçen savaşının ilk günlerinde şiddetin kurbanlarına yardım etmek için &#8220;Memorial&#8221;in Grozny temsilciliğini kurmuş. Onbinlerce sivilin öldürüldüğü, işkence gördüğü ve kaçırıldığı trajik katliamlara tanıklık etmiş. Şimdilerde Moskova’daki küçük bir apartman dairesinde yaşıyor, Hukuk Fakültesi’nde derslere giriyor ve bazı gazeteler için yazıyor. Ruhlarınızda derin izler bırakabilecek binlerce trajik hikayeyi bilen yalnız bir bayan o ve sadece diğer masum sivilleri kurtarabilmek adına yaşıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa bir süre için yoğun çalışma programını bölüyorum ve o da sorularıma cevap vermeye başlıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-Kafkas halkları önce Çarlardan ardından da Stalin’den dolayı pek çok zulüm, sürgün ve şiddet gördü. Tarihin geçmişindeki bu olayların Çeçenya ve İnguşetya’daki son çatışmalara etkisi nedir?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">-Kafkasya’da insanlar hiçbir şeyi unutmuyor, hafızalarından hiçbir şeyi silmiyorlar. Ancak maalesef Kafkasya’nın insanları geçmişten bir şeyler öğrenmiyor, herhangi bir ders almıyorlar; işte bu nedenle aynı hataları tekrar ve tekrar yineliyorlar. Aslında her şey geçmişle yakından ilintili, bugün yaşanılanlar farklı renkte gibi görünse de gerçekte her zaman aynıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-İnsan hakları organizasyonları yıllardır Çeçenya ve İnguşetya’da devam eden sivil hak ihlallerini kınıyor ve hatta Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bile başvuruda bulundular. Ayrıca aynı Rus hükümet güçlerince işlenilen adam kaçırma ve insanların öldürülmesi olayları da kınanıyor. Bugün bu iki bölgede halen devam eden katliamları durdurmak için uluslararası toplum neler yapabilir? </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">- İnsan hakları ihlalleri sadece Çeçenya ve İnguşetya’da değil, aynı zamanda tüm Kafkasya ve Rusya’da yaşanılıyor. Avrupa hükümetlerinin Rus liderliğiyle olan siyasi ilişkilerinde bazı değişikliklere gitmeleri  gerekiyor. Ancak bununla birlikte ortada farklı ekonomik çıkarlar olduğu için, şahsen bunun gerçekçi bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Bunun aksine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rus yetkilileri durdurmak için daha fazlasını yapabilir. Mahkemede alınan sonuçlar kısmi “küçük zaferler”, ama buradan çıkan kararlar kurbanların yakınları için bir umut anlamını taşıyor ve Rusya’da dünyanın diğer demokratik ülkelerinde hukuki standartların olduğu gösteriyor. Rusya Federasyonu vatandaşları AİHM’de adalet olduğu yönünde büyük bir inanışa sahipler. Ve tüm bunlar bizlere ümit ve mücadele gücü veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-Çeçenya ve İnguşetya’daki çatışmalar dinsel aşırılıkçılığın artmasına neden oldu. [Kukla ] Çeçen başkan Ramzan Kadirov’da bağımsızlığın en radikal kanatlarıyla yarışıyor, özellikle kadınlar için Çeçen adetlerinin dışında İslami kuralları empoze etti. Bu durum toplumu nereye götürecek?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">-Dinsel aşırılıkçılık hiçbir yere götürmez, sadece bir çıkmaza sokar. Çeçenya’nın geçmişinde de kadınlar başörtüsü takmaya ve halk otobüslerinde erkeklerin ters tarafından oturmaya zorlanması gibi olaylar yaşandı. Sahip olduğumuz problemlerle karşılaştırıldığında bunlar oldukça komik ve anlamsızdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki Çeçenya ve İnguşetya’nın problemleri çözüldü mü? Kaç insan öldürüldü ya da kaçırıldı? Kaç işsiz insanımız ya da sakatımız var? Bu konularla ilgilenelim ve kadınların başının üzerindeki eşarplarla ve eteklerinin uzunluğuyla ilgili konuşmayı bırakalım.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-Bir süredir Kuzey Kafkasya halkları da korku içerisinde yaşıyor, görünüşe göre Rus – Çeçen çatışması sınırları aşmış durumda. Tüm bölgenin genel bir savaş ortamına düşmesi mümkün mü?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8872" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/08/lidya-yusupova-300x257.jpg" alt="" width="300" height="257" />-Uzun bir süredir “tam bir savaş” hali yer altında devam ediyor. Çeçenya’daki savaş görünürdeyken, bugün Kafkasya’daki cumhuriyetler eninde sonunda örtüsü kalkacak bir okyanus gibi. Belki bölgede uzun vadeli çatışmalar başlamayacak ama bugün, Kafkasya’nın dört bir yanında genel ilgisizliğin arasında her gün insanlar öldürülüyor, sürülüyor ve kaçırılıyor. Bir politikacı değilim ama bir avukat olarak olaylara bakıyorum. Rusya’nın sonunda Kafkasya’nın ayrılmasına neden olacak elinden gelen her türlü şeyi yaptığı inancını taşıyorum. Bugün Kafkasya’daki durum korkunç ama politikacılar bunda aynı fikirde değiller. Sadece Rusya için endişeleniyorlar. Bu nedenle yeniden geniş çaplı operasyonların başlayacağını sanmıyorum ama insanları kaçırmaya ve öldürmeye devam edecekler ve gizli servislerin bu yasadışı faaliyetlerinin failleri de yargılanmadan korunacak. Bu toprakların halkını ortadan kaldırmak için seçtikleri yol bu. Kafkasya’daki savaş tarihsel bir gazetedir. Eğitim ve sosyal alanlarda pozitif gelişmeler olduğunda; gerici güçlerden: aşırılıkçılar, ayrılıkçılar ve çatışmaya yol açan diğer güçlerden, başka bir şey gelmedi. 1991 yılında da Dudaev bağımsızlığımızı ilan ettiğinde, bazı güçler askeri çatışmayı mayaladı.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-Her hafta onlarca sivil kaybına neden olan Çeçenya ve İnguşetya’daki çatışma ortamı neden dünya genelinde görmezden geliniyor? </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">-Yok edilmeyi durdurmak için, hukuka uygun olarak uluslararası arenada çalışmak gerekli. Her gün yaralıların ve ölülerin listelerinin yabancı medya organlarında yayınlanması pek bir işe yaramıyor. Bunun yerine kurbanları uluslararası yapılarda savunmaya ihtiyacımız var. Ruslar dahil olmak üzere pek çok meslektaşımız uluslararası cezai sorumluluğu ortaya koyan gerçekleri bildirdiği için zulme maruz kaldı. Çünkü Rusya’nın hiçbir uluslararası sözleşmeye saygısı yok. Belki bugün değil ama, yarın, belki de beş ya da on yıl sonra Rus politikacıların Kafkasya’da işledikleri suçlardan ötürü yargılanacaklarından eminim.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>-İnsan haklarını savunmaya yönelik çalışmalarından ötürü pek çok kez tehdit edildin ve bazı arkadaşların, meslektaşların öldürüldü. Devam etmen için sana güç ve cesaret veren şey nedir?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">-Gerekli olduğunu düşündüğün bir şey yapıyorsan, sonuna kadar devam etmelisin, çok büyük sonuçları olsa bile. Ben sıradan bir insanım, görev olduğuna inandığım bir işi yerine getirmeye çabalıyorum. Hepsi bu. Meslektaşlarımı öldürdüler ve beni tehdit ettiler evet ama asla buna takılmıyorum. Devam etmek zorundayım, çünkü bu gerekli.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Giancarlo Bocchi</strong><br />
<a href="http://www.aporrea.org/trabajadores/a105889.html" target="_blank">Prensa Marea Socialista</a> (Sosyalist Akım Basını) – 12.08.2010</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=8868&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2010/08/lidya-yusupova-rus-politikacilar-kafkasyada-isledikleri-suclardan-oturu-mutlaka-yargilanacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anzor Maskhadov: &#8220;İnsanlar Sessizliğini Koruyacak ve Bir Şey Yapmacayacak!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2010/06/anzor-maskhadov-insanlar-sessizligini-koruyacak-ve-bir-sey-yapmacayacak/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2010/06/anzor-maskhadov-insanlar-sessizligini-koruyacak-ve-bir-sey-yapmacayacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 14:13:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Anzor Maskhadov]]></category>
		<category><![CDATA[Aslan Maskhadov]]></category>
		<category><![CDATA[Irina Lagunina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=8418</guid>
		<description><![CDATA[Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Devlet Başkanı Aslan Maskhadov&#8217;un bir suikast ile öldürülmesinin üzerinden beş yıl geçti ve ailesi hala Rusya&#8217;nın cenazelerini kendilerine teslim etmesini bekliyor. Rus yönetimi ise bu talebi terörle mücadele yasalarına dayandırarak reddediyor. Aslan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Devlet Başkanı Aslan Maskhadov&#8217;un bir suikast ile öldürülmesinin üzerinden beş yıl geçti ve ailesi hala Rusya&#8217;nın cenazelerini kendilerine teslim etmesini bekliyor. Rus yönetimi ise bu talebi terörle mücadele yasalarına dayandırarak reddediyor. Aslan Maskhadov&#8217;un oğlu RFE/RL&#8217;nin Rusça servisinde Irina Lagunina&#8217;nın sorularına yanıt verdi.<span id="more-8418"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina:</strong> Aslan Maskhadov&#8217;un ailesinin dünya liderlerine yaptığı çağrıdan bir alıntı: &#8220;<em>Rus yetkililerin aksine Aslan Maskhadov düşmanlarına karşı asil bir biçimde muamele etti. Aslan Maskhadov, 1994-1996 yılları arasındaki savaşta Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Silahlı Kuvvetleri Komutanı olarak, Grozny sokaklarında başıboş köpekler tarafından yenilen Rus güçlerine ait askerlerin toplanarak gömülmesi için çatışmaya ara verdi. Ayrıca Maskhadov&#8217;un pek çok kez Rus savaş esirlerini hiç bir talepte bulunmaksızın sağ salim serbest bıraktığı ve Rus asker annelerinin ona şükranlarını sunduğu biliniyor</em>&#8220;. Çeçen Devlet Başkanı&#8217;nın 8 Mart 2005&#8242;te suikaste uğramasının üzerinden beş yıldan fazla bir süre geçmişken, bugün bu çağrı metniyle alakalı olarak Aslan Maskhadov&#8217;un oğlu Anzor ile  sohbet edeceğiz. <strong>Anzor, babanın öldürüldüğünü nasıl öğrendin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anzor Maskhadov:</strong> Olayın yaşandığı gün bir arkadaşımız tarafından davet edilmiş ve ailece onları ziyarete gitmiştik. Onun evinde otururken Türkiye&#8217;deki bir tanıdığımdan telefon geldi ve bana &#8220;Anzor, anavatanda olanlar doğru mu?&#8221; diye sordu. Babamla ilgili ters bir şeylerin olduğunu hissettim. Telefondaki tanıdık ses daha sonra babanla ilgili diye vurguladı. Ben de: &#8220;Bilmiyorum ama bir şeyler olduğunu hissediyorum&#8221; dedim. Gerçekten babama yüzde yüz bir şeyler olduğunu hissettim. Aileme, &#8220;eşyalarınızı toplayın eve dönüyoruz&#8221; dedim. Daha sonra da ziyaretinde olduğumuz arkadaşa yapmamız gereken bazı işler olduğu için eve gitmemiz gerektiğini söyledim. Herhangi bir işimiz olmamasına rağmen. En yakınlarımın, ailemin, televizyonda göreceklerinden sonra duygularını ve hislerini orada göstermelerini istemedim. Eve döndük. Televizyonu açarak haberleri izlemeye başladık. Bir tanesinde babamın öldürüldüğünü görebildik.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: Rus yetkililer ya da Çeçenya&#8217;daki federal güçler sizi bu konuda resmen bilgilendirdi mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-medium wp-image-8421" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/06/putin-and-patrushev-300x153.jpg" alt="" width="300" height="153" />Anzor Maskhadov: </strong>Bize Tolstoy-Yurt&#8217;da bir çatışma olduğu ve çatışma sonucunda Aslan Maskhadov&#8217;un öldüğüyle ilgili hemen bilgi verdiler. Ancak bunu farklı sözcükler kullanarak ilettiler: &#8220;Terörist lider Aslan Maskhadov ortadan kaldırıldı&#8221;. Daha sonra (FSB şefi) Patrushev, Putin&#8217;e verdiği brifingte yürütülen bir operasyonda terörist lider Aslan Maskhadov&#8217;un yok edildiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Olayın akabindeki ilk günler neler yaşandı? Federal güçlerden kimse sizi aradı mı? Ya da ailenizden birileri federal güçlerden veya Çeçenya&#8217;daki yönetimin temsilcilerinden birilerine bir talepte bulundu mu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anzor Maskhadov:</strong> Ne Moskova&#8217;dan ne de Grozny&#8217;den kimse bize başvuruda bulunmadı. Ve ben onları dinlemezdim zaten, şeref ve haysiyetim onlarla konuşmama müsade etmezdi. Babamın görüşlerini aldım ve bugün de hala onları taşıyorum. Bu durumda ne yapılması ve nasıl hareket edilmesi gerektiğini hemen anladım. Babamın naaşını bize teslim etmeyeceklerini biliyoruz. Birinci savaşta yer almış birisi olarak düşmanımızın bize nasıl davrandığını ve bugün hala nasıl muamele ettiğini biliyorum; düşmanımızı çok iyi tanıyoruz. Bu sadece bir zulüm. Aileme babamın naaşını bize teslim etmeyecek olabileceklerine karşı hazır olmalarını söyledim. Strasbourg&#8217;daki İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne başvuruda bulunduk. Bugüne kadar bu insanlar şikayetimiz üzerinde çalışıyor ama süreç uzayıp gidiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Strasbourg&#8217;daki mahkemede dava süreçleri içerisinde  pratikte en kısa davanın aşağı yukarı beş yıl kadar sürdüğü görülüyor. Babanın suikaste uğramasının üzerinde de beş yıldan biraz daha uzun bir süre geçti. Ancak buna rağmen siz yine de Rus makamlara başvuruda bulundunuz, bildiğim kadarıyla &#8220;Asker Anneleri&#8221; sizin adınıza bir dilekçeyle başvuru yaptı. Tek girişim bu muydu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8427" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/06/comitet-soldatkih-materiy-russii.jpg" alt="" width="158" height="118" />Anzor Maskhadov:</strong> Evet, bu bir girişim olarak adlandırılabilir. Çünkü şahsen doğrudan Vladimir Vladimirovich Putin&#8217;e başvuruda bulunmak istemedim. O babamın katili ve dediğim gibi onur ve haysiyetim bunu yapmama izin vermez, çizgimden sapamam. Çok fazla saygı duyduğumuz &#8220;Asker Anneleri&#8221; aracılığıyla bir talepte bulunduk. Ailemizden Moskova ve tüm Rusya&#8217;nın Patriği&#8217;ne bir başvuruda bulunduk, zira o din adamıydı, doğruluğun adamı. Onun aracılığıyla yetkililere ve Rus hükümetine başvuruda bulunmak istedik ama hiç bir cevap, hiç bir tepki gelmedi. Gürcistan&#8217;da yaşayan ve çok saygı duyulan Gürcü Patriği ile tanışmayı 2005 yılında da istiyordum ancak kısa bir süre önce babamın ölümünün üzerinden beş yıl geçtikten sonra onunla tanışma fırsatım oldu. Naaşın teslim edilmemesinin dinen yasak olduğu, dinde bunun yerinin olmadığı gibi sözler söyledi. Gerçekten de tüm dinler cenazelerin defnedilmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>26-27 Nisan 2010 tarihlerinde Azerbaycan&#8217;ın başkenti Bakü&#8217;de düzenlenen Dünya Din Adamları Zirvesi&#8217;ne de bir başvuruda bulundunuz sanırım. Bu başvurudan kısa bir paragraf alıntılayacağım: &#8220;Rusya Federasyonu liderliği gerçekleştirdiği suikast ile tatmin olmamış olacak ki zorbalığına devam ediyor ve kaybımızın acısına bir acı daha ekliyor. Hiç bir dinsel görüş ile açıklanamayacak bu hareketi Rus yetkililer Rusya Federasyonu Anayasası ile çelişen, Devlet Duma Meclisi tarafından kabul edilmiş terörizmle ilgili bir yasaya dayanarak yapıyor; dahası bu uygulamaları evrensel etik ve ahlak değerleri ile örtüşmüyor, Çeçen halkının geleneklerini aşağılıyor&#8221;. Dünyanın ruhani liderleri sizin sesinizi duydu mu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anzor Maskhadov:</strong> Muhtemelen duydular, ancak eminim ki hiç bir şey yapmayacaklar. Kendi ülkelerinin takip ettiği politikalara bağımlılar. Bu nedenle sessiz kalacak ve bir şey yapmayacaklar. Ancak dinler bir bedenin defnedilmesi gerektiğini söyler. Niçin bunu söylemekten bu kadar korkuyorlar? Benim için bir Müslüman, bir Hristiyan ya da başka biri hiç bir farkı yok, ama din cenazenin gömülmesi gerektiğini söylüyor. Eğer birisi gerçekten dindar ve saygı duyulan bir şahsiyetse, korkması gereken ne olabilir ki?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Anzor biraz da ailenden bahsedelim. 2004 yılında baban suikaste uğramadan kısa bir süre önce, Kadirov&#8217;un güçleri, belli ki göz yumulmasıyla ve belki de federal güçlerin yardımıyla tüm yakın akrabalarını rehin aldı. (Rus insan hakları organizasyonu) &#8220;Memorial&#8221;in bir raporundan bazı bilgileri alıntılayacağım. Örneğin, 3 Ocak 2004 tarihinde Aslan Maskhadov&#8217;un kız kardeşi Bucha Abdulkadyrova kaçırıldı. Daha sonra onun başına neler geldi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anzor Maskhadov:</strong> Evet, gerçekten doğrudan akrabalarımızı hedef aldılar, kardeşleri ve hatta küçük çocukları. İlk esir alındıklarında (Rus askeri üssünün bulunduğu) Khankala&#8217;da tutuldular, dövüldüler ve aç bırakıldılar. Tek amaçları babama baskı yapmak istemeleriydi. Bu akrabalarımızdan bazıları şu anda hayatta, bazılarını ise kaybettik. Siz halam hakkında bir soru sordunuz, o cesur, çok cesur bir kadındı. Diz çöktürmek istedikleri için onu çok kötü biçimde dövdüler. Ancak şaşırtıcı bir şekilde bir kadını dizlerinin üzerine çöktüremediler, silahlarının dipçipkleriyle dövdüler ama o ayakta kaldı. Bugün hala hayatta. Yine aynı dönemde Khankala&#8217;da tutulan babamın büyük ağabeyi, amcam kısa bir süre önce hayatını kaybetti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Lecha Maskhadov mu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anzor Maskhadov:</strong> Evet.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Babanın anısına nasıl saygı gösteriyorsun, naaşını size teslim etmedikleri için bir mezar yaptırıp başında anma imkanınız olmuyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/fotolar/mir/030.jpg" alt="" width="323" height="209" />Anzor Maskhadov:</strong> Herhangi bir yerde, herhangi birinin karşısında utançtan başımı eğmeme  neden olacak tek bir yanlış dahi yapmayan böylesi bir babam olduğu için diğer Çeçenler gibi onunla gurur duyuyoruz. Tüm hayatını onuruyla yaşadı. Bir asker olmasına rağmen bir insan olarak kalmasını başardı. Savaş sırasında etrafındaki insanlar, Ruslar, Çeçenler zalimleştiğinde bile o bir Çeçen olarak kaldı. Muhtemelen Çeçen prensibi Noxchalla&#8217;yı duymuşsunuzdur, orada en çok onur ve şeref anlatılır. Babam, tüm insani değerlere sahipti. Herkes, onun askerleri ve subayları annelerine nasıl verdiğini, çatışmadan önce savaşın çıkmasını engellemek için ne kadar çaba sarfettiğini, savaş başladığında durdurmaya yönelik girişimlerini ve tek yanlı ateşkes ilan ettiğinde öldürüldüğünü herkes hatırlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün onu Basayev ile işbirliği yapmakla itham ediyorlar. Ben de diyorum ki, Şamil Basayev&#8217;in planlanmasında ya da gerçekleştirilmesinde sorumluluğu üstlendiği kimi olaylar olduğunu herkes biliyor; ancak babam hiç bir zaman sivillere yönelik eylemlerin ne planlanmasına ne de gerçekleştirilmesine karışmadı. Şamil Basayev ile işbirliği vardı ve Şamil&#8217;i bu tip eylemleri gerçekleştirmemesi konusunda uyardı ve bunda da başarılı oldu. Kremlin bugün ne söylerse söylesin, babam Şamil&#8217;den böylesi eylemler yapmayacağına dair söz aldı. Hatırladığım ve hepimizin bildiği kadarıyla Kasım 2004&#8242;ten sonra Şamil böylesi eylemler gerçekleştirmedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina: </strong><strong>Aslan Maskhadov&#8217;un oğlu Anzor ile konuştuk. </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Maskhadov ailesi Dünya Dini Liderlerine,</strong> &#8220;<em>Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Devlet Başkanı Aslan Maskhadov&#8217;un dünyevi yolu sona erdi ve ona yardım etmemiz imkansız, ancak bizler, halen hayatta olan onun en yakın akrabaları, size başvuruyoruz. Sizden, tüm gücünüzü kullanarak Rus yönetiminden barbarlığa son vererek ailemizin reisinin naaşının Çeçen adetlerine ve dini kurallara göre defnedilebilmesi için bize teslim etmelerini talep etmenizi istiyoruz</em>&#8221; <strong>diye sesleniyor!..</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Irina Lagunina &#8211; RFE/RL Rusça Servisi (Radio Svoboda)<br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify;">*Bu radyo röportajının deşifre edilmiş hali Radio Svoboda&#8217;da iki parça halinde yayınlanmış olup, orjinallerine buradan: (<a href="http://www.svobodanews.ru/content/article/2053377.html" target="_blank">1.Parça</a> &#8211; <a href="http://www.svobodanews.ru/content/transcript/2052927.html" target="_blank">2.Parça</a>) erişebilirsiniz.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=8418&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2010/06/anzor-maskhadov-insanlar-sessizligini-koruyacak-ve-bir-sey-yapmacayacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Khizir Aldamov: Çeçenya&#8217;dan Sonra Sırada Gürcistan Var</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2010/04/khizir-aldamov-cecenyadan-sonra-sirada-gurcistan-var/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2010/04/khizir-aldamov-cecenyadan-sonra-sirada-gurcistan-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 14:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hizri Aldamov]]></category>
		<category><![CDATA[Khizir Aldamov]]></category>
		<category><![CDATA[Khizri Aldamov]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=7644</guid>
		<description><![CDATA[Gürcistan&#8217;daki Çeçen topluluğunun önde gelen isimlerinden Khizir Aldamov, &#8220;Moskova&#8217;daki son patlamaların ardından Kafkasya&#8217;da yeni bir savaş çıkacak ve bu kez Gürcistan&#8217;a merhamet göstermeyecekler&#8221; dedi.
Çeçen lider Moskova metrosundaki terörist eylemi niçin üstlendi? Çeçen partizanların kadın intihar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gürcistan&#8217;daki Çeçen topluluğunun önde gelen isimlerinden <a href="http://www.waynakh.com/tr/2009/10/khizir-aldamov-hicbir-toplantiya-katilmadim%E2%80%A6/" target="_blank">Khizir Aldamov</a>, &#8220;Moskova&#8217;daki son patlamaların ardından Kafkasya&#8217;da yeni bir savaş çıkacak ve bu kez Gürcistan&#8217;a merhamet göstermeyecekler&#8221; dedi.<span id="more-7644"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen lider Moskova metrosundaki terörist eylemi niçin üstlendi? Çeçen partizanların kadın intihar bombacıları var mıydı? Terörist eylemlere Gürcistan özel servislerinin katıldığıyla ilgili çıkan haberler doğru mu? Georgian Times adlı Gürcü gazetesi Khizir Aldamov ile bu sorular üzerinde görüştü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Bazı kaynaklar Dokka Umarov&#8217;un Moskova metrosundaki patlamalarla ilgili video açıklamasının sahte olduğunu ortaya koydu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khizir Aldamov:</strong> Kişisel olarak terörist eylemlere ve masum sivillerin öldürülmesine karşıyım. Ancak Rusların bunu hakettiklerini düşünüyorum. Bugün bütün Kuzey Kafkasya kargaşa içerisinde. Herkes Çeçenya, Dağıstan ve Kabardey-Balkar&#8217;daki gerçek durumun farkında. Son zamanlarda İnguşetya kaç evladını kaybetti?</p>
<p style="text-align: justify;">Nord-Ost, Beslan ve Kizlyar&#8217;ı hatırlıyor musunuz? Çeçenlere her yerde alenen aktörlük yaptırıldı ama her halükarda bunlar için suçlanıyoruz. Dokka Umarov başlangıçta Moskova&#8217;daki patlamaların sorumluluğunu üstlenmeyi reddetti zira bu eylemleri kimin yaptığını bilmiyordu ancak daha sonra kabul etmiş.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Öyleyse niçin sorumluluğu üstleniyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-7646" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/04/khizir-aldamov.jpg" alt="" width="210" height="199" />Khizir Aldamov: </strong>Ruslara karşı savaşan pek çok grup var. Patlamaları bu gruplardan birisi gerçekleştirdi ama tam olarak onların hangisi olduğunu bilmiyorum. Görünüşe göre güçlü bir grup değiller ve bundan dolayı patlamaların sorumluluğunu üstlenemediler. İşte bu nedenle Dokka Umarov&#8217;dan herşeyi üzerine alması istendi. Öyle olmasaydı Umarov baştan niçin olayı reddetsin?</p>
<p style="text-align: justify;">Herşey Rus özel servisleri tarafından organize edildi. Putin Çeçenleri bu tip şeyler yapmaya zorluyor. Moskova metrosundaki terörist saldırıyı Putin&#8217;in adamları gerçekleştirdi, bu yüzden suçluların Çeçenya&#8217;da aranması anlamsız.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm Kafkasya Rus askerleri ve polisleri ile dolu ancak her şekilde savaşan Çeçenler kadar yeterli değiller. Putin&#8217;in daha önce iki kez yaptıkları gibi yeniden Çeçenya&#8217;nın üzerine yürümesi için bir bahaneye ihtiyacı var. Çeçenya&#8217;dan sonra ise sırada Gürcistan var ve bu kez işler Ağustos 2008&#8242;deki gibi olmayacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Gürcü özel servisleri de terörist saldırıları organize etmekle itham ediliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khizir Aldamov:</strong> İkinci Rus-Çeçen Savaşı başladığında bunun Rus özel servislerinin bir entrikası olduğunu söylemiştik. O zaman bize kafayı yemişsiniz dediler. Elbette daha sonra haklılığımız ortaya çıktı. Moskova&#8217;daki son patlamaların ardında da Kafkasya&#8217;da yeni bir savaş çıkarma amacı yatıyor ve Gürcistan&#8217;a hiç bir merhamet gösterilmeyecek. Gürcistan&#8217;ı buna dahil ederek Gürcistan&#8217;ı işgal etmek için bir bahane arıyorlar. Ama bu olayda Gürcistan&#8217;ın dahil olduğunu ileri süremezler. Eğer Gürcistan Rusya ile bir savaş isteseydi Tiflis&#8217;ten 30 km uzaklıktaki Rus ordusuna saldırırdı, Gürcüler sorun çıkarmak için neden Moskova&#8217;ya kadar gitsin?</p>
<p style="text-align: justify;">Gürcistan problemleri barışçıl yollardan çözmek istiyor, Rus sivilleri öldürmeyi değil. Ruslar alenen bu saldırıların Gürcistan tarafından organize edildiğini açıkladı. Bu saçmalıktan başka bir şey değil! Dokka Umarov Çeçenya&#8217;da yaşıyor, terörist bir saldırıyı planlamak üzere Gürcistan&#8217;a gider mi sizce? Terörist saldırıları haklı görmüyorum ama çocuklar dahil olmak üzere 400 bin insanını kaybeden ve mahvedilen bir ulus olarak Çeçenler için durum çok kötü. Olanları izleyip hiçbir şey yapmadan oturmak gerçekten çok zor. Kaç yıldır dünyadan yardım istiyoruz? Herkes Rusların Çeçenler teröristtir iddialarına inanıyor değil mi? Ruslar eskiden beri herşey için Çeçenleri suçlardı ama şimdi ne zaman bir suç işlense Gürcistan özel servisleri de suçlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Bu saldırıların Kafkasya açısından ne tür sonuçları olabilir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khizir Aldamov:</strong> Kafkasyalılar tutuklanacak ve Moskova&#8217;dan kovulacaklar. Yöntemlerini biliyorum. Rus kuklası Ramzan Kadirov suçlanacak, Çeçenya&#8217;da üçüncü bir savaş başlatılacak, siviller ve savaşçılar arasında hiçbir ayrım yapılmayacak. Çeçenya&#8217;dan sonra ise sıra Gürcistan&#8217;a gelecek.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Rusya&#8217;nın gerçekten yeniden Gürcistan&#8217;ı işgal edebileceğini düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-7647" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2010/04/russian-army-in-georgia-300x200.jpg" alt="" width="240" height="160" />Khizir Aldamov:</strong> Ben bunu 10 yıl öncede iddia ediyordum ve o zaman benim deli olduğumu söylüyorlardı. Ama Rusya, Gürcistan&#8217;ı işgal etti, Abhazya ve Tskhinvali&#8217;yi eline geçirdi ve yalnızca Tiflis ve Kakheti&#8217;yi geri bıraktı. Putin tüm dünyanının Gürcistan&#8217;ın toprak bütünlüğünü tanıdığını bildiği için kurnaz bir şekilde bu patlamalarla Gürcistan arasında bağlantı kuruyor.  Bu şekilde Rusya&#8217;nın Gürcistan&#8217;ı işgal etmesi için haklı bir nedeni olacak. Dünya devletleri seslerini yükseltmeli ve Rusya&#8217;nın Kafkasya&#8217;da bir başka soykırım yapmasına izin vermemelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Georgian Times: Moskova&#8217;daki patlamaların ardında Rus özel servislerinin olduğunu söylediniz, ancak intihar bombacıları Çeçen değil miydi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khizir Aldamov:</strong> Rusya her zaman Rus özel servisiyle bağlantılı Çeçen soyadına sahip bir ya da iki kişi bulacaktır. Rusya tarafından yayılan bilgi doğru değil. Çeçen halkı terörizm istemiyor. Biz Rusya&#8217;dan kendi topraklarımızda yaşamamıza izin vermesinden başka bir şey istemiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">12.04.2010</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eka Buchukuri</strong> (Röportaj  <a href="http://www.geotimes.ge/index.php?m=home&amp;newsid=21185" target="_blank">The Georgian Times</a> adlı gazeteden tercüme edilmiştir)</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=7644&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2010/04/khizir-aldamov-cecenyadan-sonra-sirada-gurcistan-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jonathan Littell: &#8220;İşte Kadirov&#8217;un Çeçenyası&#8230;&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/12/jonathan-lithell-iste-kadirovun-cecenyasi/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/12/jonathan-lithell-iste-kadirovun-cecenyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 21:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Littell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=6638</guid>
		<description><![CDATA[“Çeçenya Yıl III” isimli kitabın yazarı Jonathan Littell ile yapılan bir röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Littell kitabında, kukla Ramzan Kadirov’un Kremlin’in emri ile göreve geldiği günden bu yana geçen süreç ele alınıyor. Littell röportajında, Kadirov’un Çeçenyası’ndaki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Çeçenya Yıl III” isimli kitabın yazarı Jonathan Littell ile yapılan bir röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Littell kitabında, kukla Ramzan Kadirov’un Kremlin’in emri ile göreve geldiği günden bu yana geçen süreç ele alınıyor. Littell röportajında, Kadirov’un Çeçenyası’ndaki işkence, adam kaçırma, yargısız infaz ve yolsuzluklara dikkat çekiyor.<span id="more-6638"></span></p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur : Neden bu dönemde Çeçenya hakkında bir kitap yazdınız? </strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> 2001 yılının başına kadar, birinci ve ikinci savaş döneminde Action Contre la Faim (Açlığa Karşı Aksiyon) isimli sivil toplum organizasyonun bir üyesi olarak Çeçenya’da çalışmıştım. Rusya yanlısı <a href="http://www.waynakh.com/tr/2007/02/isbirlikcilerin-yeni-devlet-baskani-kadirov/" target="_blank">Ramzan Kadirov’un yönetimin başına geçmesiyle</a> son üç yıldır pek çok tezatlıkla karşılaştım. Çeçenya’dan işlerin yoluna girdiği ve ülkede yeniden yapılanmanın başladığı haberleri geliyordu. Hatta bazı Çeçen dostlarımın bile Ramzan Kadirov’a bakışı olumluydu. Avrupa’ya yerleşmiş tanıdığım bazı Çeçen direnişçiler bile geri dönmeye başlamıştı. Çeçenya’da neler olup bittiğini merak ettim ve gidip görmek istedim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Grozny’desiniz ve neredeyse savaştan iz kalmadığını, hayatın normale döndüğünü görüyorsunuz. </strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Yüzeysel bir normalleşme gördüm evet. On yıl zarfında Grozny, Stalingrad’ın 1945 yılındaki halinden tamamen yenilenmiş bir şehre dönüşmüş. Ancak başka başka hisler hasıl oluyor. Çok hassas bir durum. Gözle görülmeyen, gizli bir terör yaygın. İnsanlar büyük bir korku içerisinde. Ama kimse bunun hakkında konuşmuyor, en yakın arkadaşlarınız bile.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Bu terör yine de fark edilebiliyor mu?</strong><br />
<strong><img class="alignright size-medium wp-image-6640" title="Jonathan Littell" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/12/jonathan_littell_400dpa-300x208.jpg" alt="Jonathan Littell" width="300" height="208" />Jonathan Littell:</strong> Şahsen ben karşılaşmadım. Ancak terör var. İspatı: oraya seyahatimden iki ay sonra <a href="http://www.waynakh.com/tr/2009/07/natalia-estemirova-olduruldu/" target="_blank">Natalya Estemirova öldürüldü</a>. İnsan hakları konuları ile ilgilenmeyen ve bu konuda endişe duymayan insanlarla konuştum. Daha ziyade yolsuzluktan şikayet ediyorlardı. Tıp sektöründe çalışan dostlarım var. İşkence yaraları ile acil servise gelenler olduğunu bilmelerine rağmen bana bunları anlatmadılar. Çeçenlerin gerçekte ne düşündüklerini bilmek çok zor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Ülkenin yeniden inşaası da bir göz boyaması mı sizce?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Emlak ve altyapı sektöründe ciddi bir yapılanma oldu. Özellikle Grozny’de ve belli ölçülerde köylerde bile çok sayıda apartman yapıldı. Kamu hizmetlerinde -okul, hastane, yol, elektrik, gaz- gözle görülür bir gelişme var. Ancak Çeçenya’da üretim ekonomisi adına hiçbir faaliyet yok. Örneğin hiçbir fabrika tamir edilmedi. Para kazanmak için ya Moskova destekli yönetimde görev alacaksınız ya da küçük bir iş kuracaksınız. Bu sadece Ramzan Kadirov’un suçu değil. Kanımca, Çeçenya’da ciddi bir ekonomik sektörün oluşmasını Rusya istemiyor. Böylelikle daimi bir şekilde Moskova tarafından her an sonlandırılabilecek bir yolsuzluk kıskacına bağımlı olsun isteniliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Peki, yolsuzluk dikkat çekici bir boyutta mı?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Paranın bir kısmı halka dağıtılsa bile, sistem tam anlamıyla bir leş kargası gibi. Moskova’dan sunulan ve yağmalanmış paralardan oluşan korkunç boyutta bir fonla işliyor. Faturasını Moskova’nın ödediği bir hastaneyi çeyrek fiyatına inşaa ettirmek, bir kısmını dağıtıp geri kalanını kendine ayırmak çok kolay. Bir başka örnekte ise bir bayram münasebetiyle Kadirov helikopterden halkın üzerine 5.000’er rubleler (takriben 250 TL) saçtı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Kadirov’un belli bir siyasi çizgisi var mı?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Tamamen çılgın bir neo-İslamlaşma durumu var. Denetim ve kadınların köle sınıfına indirilmesi çok iğrenç. Ama özellikle terör var. İnsanlara sistematik bir şekilde işkence uygulayan ve hatta onları öldüren bir terör. Ve yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Daha birkaç zaman öncesine kadar yüzleri maskeli adamlar geceleri insanları kaçırıyordu. Şimdi ise, insanlar gündüz gözü ile yüzlerinde maske olmayan kişilerce alenen kaçırılıyor, Ağustos ayında Zarema Sadulayeva ve eşine yaptıkları gibi. Bu iki sivil toplum organizasyonu üyesinin ofisine gelen polisler ikisini birden alıp götürdüler. Ertesi gün <a href="http://www.waynakh.com/tr/2009/08/genclik-orgutunun-uyeleri-kacirildi/" target="_blank">ikisinin de cesedi</a> arabalarının bagajında bulundu, Zarema’nın <a href="http://www.waynakh.com/tr/2009/08/zarema%e2%80%99nin-vucudunda-iskence-izleri-vardi/" target="_blank">vücudunda işkence izleri vardı</a>. Bunu kimin yaptığını biliyoruz. Zaten saklanmıyorlar bile. Kitabımı bitirdiğimden beri Memorial çalışanları üzerindeki baskı arttı. Sürekli tehdit ediliyorlar, silahlı kişilerce izleniliyor, geceleri evlerinin önünde dikilip git yoksa seni de öldürürüz diyorlar. Çeçenya’yı terk etmekten başka çıkar yolları yok artık. Herkes biliyor ki içeride yaşanılanları bildirecek haber kaynağı olmazsa, Rus insan hakları organizasyonlarının çalışanları da etkili olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Durumun bu kadar kötüye gitmesini nasıl açıklıyorsunuz?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Temmuz ayının başında Ramzan Kadirov’un bir yakını uluslararası kuruluşları ve insan hakları savunucularını <a href="http://www.waynakh.com/tr/2009/08/insan-haklari-savunuculari-cinayetlerinin-ardinda-kim-var-video/" target="_blank">açıkça tehdit etmişti</a>. O günden bu yana bu tehditler artık uygulamaya geçiriliyor. İleri görüşlü olmayan Kadirov, Natalya Estemirova’nın öldürülmesinin bu kadar tepki çekeceğini tahmin etmemişti. Dünya çapında yükselen tepki üzerine takındığı tavır ise pozisyonunu sertleştirmek oldu. Zira Rusların ciddi ve faal bir soruşturma olacağına dair söz vermelerine rağmen hala bir şey yapıldığı yok. Moskova destekli Çeçen yetkililer ise bunu bir yeşil ışık olarak algıladı. Artık ayaklarına dolanan herkesi yok edebilecekler, nasılsa kimse gelip onlardan hesap sormuyor. Moskova’da her ne kadar insan hakları savunucularına az da olsa bir tolerans tanınıyorsa da, özellikle Devlet Başkanı Medvedev liberalizm programını takdim edebilsin diye Çeçenya’da temizlik yapılıyor. Grozny’den döndüğümde her şey mükemmel olmasa bile yine de iyi şeyler var diye düşünüyordum. Ancak Natalya Estemirova’nın öldürülmesi ile durum tamamen değişti. Stalin döneminde de geceleri insanlar kaybolurken, yollar ve fabrikalar yapılıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6641" title="Çeçenya Yıl III" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/12/chechnya-years-iii-jonathan-lithell-176x300.jpg" alt="Çeçenya Yıl III" width="176" height="300" />Le Nouvel Observateur: Ramzan Kadirov halk tarafından destekleniyor mu?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Moskova Kadirov’a verdiği desteği çekerse, şu an etrafında olanların %80’i de duman gibi uçup kaybolacaktır. İttifakta olan gaziler, paranın gücüne itaat edenler, mevkilerini kaybetmekten korkanlar Kadirov’u terk edecektir. En fazla 200-300 kişi sadık kalıp Kadirov için canlarını feda edebilir. Ancak Kadirov’u terk etme teşebbüsü ile İslami direnişe girme isteği arasında çok fark var. Direniş o kadar çok İslamileştirildi ve o kadar çok küçüldü ki 1990’lı yıllarda milli duygularla mücadele eden halk eskisi kadar destek vermiyor. İnsanların çoğu halen bağımsızlık hayalleri kursa bile, güçlerini tekrar gerçek mücadele imkanı olduğu zaman kullanacaklarını söylüyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Moskova niçin Çeçen rejimine İslam rolünü, özellikle radikal bir İslam rolünü kullanmasına müsaade ediyor?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Rusların bu tutumu İslam dinine karşı tarihi tavırlarıdır: bağnaz radikal dinci rolünü oynatırlar ki ilerici ve modernleştirici olanların önlerine set çekebilsinler. Çeçenya’da yerleşebilecek yerel radikal İslam Rusya’yı rahatsız etmiyor, yeter ki ana iktidara boyun eğsin. Kadirov’un yerleştirdiği fundamentalizm, salafist ve vahabist olan İslami direnişe karşı koymak içindir. Rusların Kuzey Kafkasya’da herhangi bir ilerlemeyi, ekonomik gelişmeyi, kadın haklarını umursadıkları falan yok. Tek istedikleri şey, bu bölgedeki siyasi ve askeri kontrolü daim kılmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Le Nouvel Observateur: Kadirov’un rejimine doğal bir özerklik veren Rusya Çeçenya’yı kaybetme riskinden korkmuyor mu?</strong><br />
<strong>Jonathan Littell:</strong> Oldukça karışık bir durum. Ne kazanan var, ne de kaybeden. Sadece kararsızlık söz konusu. Moskova klasik bir oyun sahneledi: Ilımlı bağımsızlar grubuna karşı koymak ve onları yok etmek için kökten dincileri kukla gibi kullandı. Şu an Çeçenler arasındaki bir sivil savaşla karşı karşıyayız. Evet, Ruslar tarafından kontrol edilen küçük çaplı bir savaş olabilir. Ama yan etkileri İnguşetya’ya ve Dağıstan’a bulaşıyor. Komşu bölgelerde ayağı kayan Rusya, sorunlarını Çeçenya’da çözümlemeye çalışıyor. Belli bir stratejileri olmadığı gibi ayrıca boşa kürek sallıyorlar. Her zaman olduğu gibi Kuzey Kafkasya’yı berbat bir şekilde yönetiyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Jonathan Littell’in “Tchétchénie an III” (Çeçenya Yıl III) isimli 140 sayfalık kitap 26 Kasım’da 6 Euro’dan satışa sunuldu.</p>
<p style="text-align: justify;">19 Kasım 2009<br />
<strong>Henri Guirchoun, Jean-Baptiste Naudet</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynak: <a href="http://hebdo.nouvelobs.com/hebdo/parution/p2350/articles/a413128-.html" target="_blank">Le Nouvel Observateur</a></strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=6638&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/12/jonathan-lithell-iste-kadirovun-cecenyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Usam Baysayev: &#8220;Çeçenya’da Sadistik Metodlar Uygulanıyor!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/11/usam-baysayev-cecenya%e2%80%99da-sadistik-metodlar-uygulaniyor/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/11/usam-baysayev-cecenya%e2%80%99da-sadistik-metodlar-uygulaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 12:59:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[El Periódico]]></category>
		<category><![CDATA[Memorial]]></category>
		<category><![CDATA[Natalya Estemirova]]></category>
		<category><![CDATA[Usam Baysayev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=6246</guid>
		<description><![CDATA[El Periódico isimli bir Katalan gazetesi, bu yıl Avrupa Parlamentosu tarafından Sakharov Ödülü’ne layık görülen İnsan Hakları Merkezi “Memorial”in çalışanlarından Usam Baysayev ile bir röportaj yaptı. Usam Baysayev’in, Rus işgalcilerin ve işbirlikçilerinin Çeçenya’da uyguladığı sadistik ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">El Periódico isimli bir Katalan gazetesi, bu yıl Avrupa Parlamentosu tarafından Sakharov Ödülü’ne layık görülen İnsan Hakları Merkezi “Memorial”in çalışanlarından Usam Baysayev ile bir röportaj yaptı. Usam Baysayev’in, Rus işgalcilerin ve işbirlikçilerinin Çeçenya’da uyguladığı sadistik metotların altını çizdiği röportajı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-6246"></span><strong><br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Çeçenya’daki çalışmalarınız ne durumda?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Bu yaz meslektaşımız Natalya Estemirova Çeçenya’da öldürüldü. Bu olayın ardından Çeçenya’daki ofisimizi geçici olarak kapatma kararı aldık. Elbette, çalışmalarımız eskisi gibi değil.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Natalya katledilmeden once hangi dosya üzerinde çalışıyordu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Çeçenya’da sıklıkla görülen sıradan bir olay üzerinde çalışıyordu. Üzerinde çalıştığı son olay bir baba ve oğlunun (Albekovlar) kaçırılması hakkındaydı; daha sonra kaçırılan baba herkesin önünde öldürüldü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: İnsan hakları ihlalleriyle Çeçenya’da hergün karşılaşılıyor mu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Hergün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. 2006 yılından bu yana Çeçenya’da insanların kaybolması ve yargısız infaz olaylarında bir azalma görülüyordu, ancak sadece bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın tamamında kaydedilen olaylardan daha fazla adam kaçırma ve yargısız infaz olayı gerçekleşti. Yaşananlar anti-terörizm operasyonlarında bir system değişikliğine gidildiğini ortaya koyuyor. Şimdi federal Rus güçleri daha küçük bir role sahip olduğunu fark ettik. Moskova destekli Çeçen güçleri operasyonlarında daha başarılı sonuçlar elde etmek istiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Bunu bir sivil savaş olarak adlandırabilir miyiz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Hayır, bunu bu şekilde değerlendiremeyiz. Savaşan her iki tarafta Çeçenler gibi görünüyor, ancak Kremlin’in arkasında olduğu Çeçen güçlerinin Çeçen halkı içerisinde herhangi bir desteği yok, bu güçlerin tek destekleyicisi Rusya. Bu yapı Ruslar tarafından kuruldu ve finance ediliyor, emirleri Rusya’dan alıyorlar. Bu nedenle Çeçenya’yı, Rusya ve Rusya’nın desteklediği yerel bir grubun işgali altındaki bir ülke olarak adlandırabiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama’nın Rusya ve Çeçenya konusundaki politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-6247" title="Usam Baysayev" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/11/usam-baysayev.jpg" alt="Usam Baysayev" width="275" height="280" />Usam Baysayev:</strong> Amerika Birleşik Devleri dahil olmak üzere Batılı devletler her zaman tüm dünyada demokratik bir düzenin hakim olması gerektiğini söylüyorlar. Ancak ne zaman konu Rusya olsa, o an gözleri yumuyor, sadece petrol ve doğal gaz ile ilgileniyorlar. Kimsenin Rusya ile ABD arasında bir dostluk kurulmasına karşı olacağını sanmıyorum. Nükleer bombalar olmayacaksa, bu gerçekten mükemmel bir şey. Ancak nasıl olurda, kendi evlerini havaya uçuran (Moskova’da 1999 yılındaki patlamalar) ve son on yılda Çeçenya’da uyguladığı terror politikaları sayesinde Rusya’da gücü eline geçiren birisiyle işbirliği yapılabilir bunu anlayamıyorum. Bu adam öyle birisi ki Rusya için Batılı devletlerin her zaman düşman olduğunu düşündüğünü bile gizlemiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Çeçenya’daki isyancıların bu savaşta galip geleceğini düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Hayır, bunu yapamazlar. Sayıları az ve silahları Rusya’yı yenmek için yetersiz. Ayrıca açık olan şu ki, Rusya da onlar karşısında asla muvaffak olamayacaktır; çünkü partizan bir gücü (gerillaları) yok etmek için yerel halkın desteğine ihtiyacınız var, bu da Rusya’da olmayan şey. Öte yandan, çatışma tüm Kafkasya’yı etkisi altına alan bir fitili ateşledi. Savaş Çeçenya’da başladı, ancak şimdi İnguşetya’ya ve Dağıstan’a da yayılmış durumda. Artık beklenen sonuç Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı terk etmesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El Periódico: Moskova destekli Çeçen güçlerin sadistik metotlarından bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Usam Baysayev:</strong> Moskova destekli Çeçen güçleri aslında Rus güçlerinin bir parçasını oluşturuyor. Daha önce Rus güçleri tarafından kullanılan tüm bu metotlar, şimdi Moskova destekli Çeçen güçlerince uygulanıyor. Rus gizli servisinden bazı yetkililer Moskova destekli Çeçen güçlerinin eylemlerini kontrol ediyor. Örneğin, youtube isimli video paylaşım sitesinde, ele geçirdikleri isyancılardan birisinin elbisesinin içine akrep koyarlarken ki videolarını gördük. Şu anda kullandıkları yöntemler, 1950’li yıllarda Sovyet gizli servisinin Baltık ülkelerindeki ailelere baskı yaparken uyguladığı metotların aynısı. En sık rastlanan uygulama, yerel Çeçen ailelerin fertlerinden birisinin ya da birkaçının tutuklannası ve rehine olarak alınması. Her hafta yerel Çeçen televizyon kanalında gösterilen görüntülerde, isyancıların ailelerinin evlerine gidip onları nasıl korkuttuklarını görebilirsiniz. Eğer isyancılardan birisini öldürürlerse, o zaman kameraları da yanlarına alıp cesedi ailenin evine götürürler; cesedi ebeveynlerinin ayaklarının önüne fırlatır ve ailesinden çocukları için “Ne alçak bir evlat” olduğunu söylemesini isterler!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Marc Marginedes – 23.10.2009</strong><br />
<strong>Kaynak: <a href="http://www.elperiodico.com/default.asp?idpublicacio_PK=46&amp;idioma=CAS&amp;idnoticia_PK=655385&amp;idseccio_PK=1007&amp;h=" target="_blank">El Periódico</a></strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=6246&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/11/usam-baysayev-cecenya%e2%80%99da-sadistik-metodlar-uygulaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Khadizhat ve Malik Gataev: &#8220;Birileri Litvanya Gizli Servisini Kullanıyor&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/10/khadizhat-ve-malik-gataev-birileri-litvanya-gizli-servisini-kullaniyor/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/10/khadizhat-ve-malik-gataev-birileri-litvanya-gizli-servisini-kullaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 16:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gintaras Visockas]]></category>
		<category><![CDATA[Khadizhat Gataeva]]></category>
		<category><![CDATA[Malik Gataev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=5934</guid>
		<description><![CDATA[Litvanya&#8217;daki Slaptai isimli internet portalı ve XXI.Yüzyıl gazetesi için Khadizhat ve Malik Gataev çifti ile yapılmış özel röportajı sitemizden yayınlıyoruz. Röportaj, Gataevler Litvanya&#8217;nın başkenti Kaunas&#8217;taki bir hapisanede tutuklu iken 30 Temmuz 2009 tarihinde Litvanyalı gazeteci ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Litvanya&#8217;daki <a href="http://www.slaptai.lt/" target="_blank">Slaptai</a> isimli internet portalı ve XXI.Yüzyıl gazetesi için Khadizhat ve Malik Gataev çifti ile yapılmış özel röportajı sitemizden yayınlıyoruz. Röportaj, Gataevler Litvanya&#8217;nın başkenti Kaunas&#8217;taki bir hapisanede tutuklu iken 30 Temmuz 2009 tarihinde Litvanyalı gazeteci Gintaras Visockas ile yaklaşık dört saat güren görüşmeleri sırasında yapıldı.<span id="more-5934"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çeçen Khadizhat ve Malik Gataev çifti, Kaunas&#8217;ta tutuldukları hapisaneden 9 Eylül 2009 tarihinde serbest bırakıldı. Ancak, çift özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz Litvanya makamları çift aleyhinde ikinci bir davaya başladı. 25 Eylül 2009 tarihinde de Gataevler 7 ay daha hapse mahkum edildi. Göz altına alınmaları ve hapise konulmalarının gerçek nedeni üzerindeki gizem devam ediyor. Litvanya kamuoyu halen Litvanya&#8217;nın en önemli gizli servisi olan ve Povilas Malakauskas yönetimindeki Litvanya Devlet Güvenlik Departmanı (DGP)&#8217;nın aile içerisindeki bir tartışmaya neden dahil olduğunu bilmiyor. DGP subaylarının niçin Denis Volovsky&#8217;den ve Gataevlerin evlat edindiği bir çocuktan mahkemede ailesine karşı tanıklık etmelerini istediği ve neden Litvanya güvenlik servislerinin Denis Volovsky&#8217;yi sınırdışı edileceği ve Gataevler aleyhinde tanıklığı reddetmesi halinde aleyhinde tüm yasal yollara başvurulacağı şeklinde tehdit ettiği henüz Litvanya kamuoyuna açıklanmadı. Rusya&#8217;nın Gataevlerin başarılı çalışmalarından duyduğu hoşnutsuzluğun bu duruma neden olduğu şeklinde ciddi şüpheler var. Mevcut Kremlin yönetimi, Rusya&#8217;nın sınırlarının dışında onlarca Çeçen çocuğun geleneklerine ve inançlarına saygılı bağımsız insanlar olarak yetişmesinden ötürü rahatsızlık duyması bu durumun nedeni olarak gösteriliyor. Ayrıca gözden kaçırılmaması gereken bir diğer versiyon ise, Litvanya gizli servislerinin terörizmle mücadele konusunda Batılı devletlerden aldığı büyük finansal destekler ve Batılı devletlere çalıştıkları imajını yerleştirme kaygısının varlığıdır. Bir de Malik Gataev&#8217;in bazı gizli servislerle işbirliği yapmayı reddetmiş olmasından ötürü, bu gizli servislerin intikam alma isteği bu karmaşık mahkeme süreçlerinin ardındaki neden olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Hem Litvanya&#8217;da hem de diğer ülkelerdeki pek çok kişi sizin masum olduğunuza inanıyor. On aydır Litvanya hapisanesindesiniz ve  bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-medium wp-image-5937" title="Khadizhat Gataeva" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/khadizhat-gataeva-225x300.jpg" alt="Khadizhat Gataeva" width="225" height="300" />Khadizhat Gataeva:</strong> Burada zaman ağır ilerliyor. Kendimi iyi hissetmiyorum. Yüksek tansiyon sorunum olduğu için kalbimle ilgili ilaçlarımı düzenli olarak içiyorum. Buradaki ilk günlerimde hücremdeki komşum ile bazı problemlerim oldu. Çeçenya ile ilgili Rusya&#8217;da yapılmış filmlerin çoğunu izlemiş bir kadındı. Tüm Çeçenlerin terörist olduğunu ve Rusya&#8217;nın Çeçenleri yok etmekle iyi bir iş yaptığını anlatarak gerçekten beni dehşete düşürüyordu. Onunla bu konuda tartışmaya çalıştım. Rusya&#8217;nın yarattığı bu tip filmlerle gerçekleri saptırdığını ona anlatmayı denedim. Savaşla ilgili tüm bildilerimi kadına anlatmak istediysem de beni dinlemedi. Rusya&#8217;nın sunduğu içeriğe inanıyordu. Bir süre sonra hapisane yönetimi onu başka bir hücreye taşıdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte, bir diğer soruya kim yanıt verebilir? Akrabalarımız ve çocuklarımız niçin bizi ziyaret etme hakkından mahrum bırakıldı? Hapisanede benimle aynı madde kapsamında mahkum edilmiş bir kadın var. Buna rağmen neredeyse hergün akrabaları onu ziyaret ediyor, oysa dokuz ay boyunca bana yalnızca bir kez akrabalarım ve çocuklarımın bazılarıyla görüşme hakkı tanıdılar. Ayrıca mektuplarımızı ulaştırmakta problemlerimiz var. Benim için çocuklarım olmadan durmak çok zor bir durum. Eminim ki çocuklarım da aynı şeyleri hissediyordur. Ben de bir yetimhanede büyüdüm. Bundan ötürü ne hissettiklerini biliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Başa çıkmaya gayret ediyorum. Sağlığım yerinde. Pek şikayet etmiyorum. Ama böylesi bir yerde kimsenin sağlığı iyi olmaz. Hapisane yönetimi, gardiyanları ve doktorları ile ilgili herhangi bir şikayetimiz yok. Oldukça normal ve karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki kurduk. Bununla birlikte başımıza gelenlerle başa çıkmaya çalışmadığımı söyleseydim, yalan söylemiş olurdum. Stresin etkileri var. Örneğin karnımdaki ağrı gibi. Ancak eşimin sağlık durumundan cidden endişe ediyorum. Tutuklanmasından önce Khadizhat&#8217;ın sağlığı yerine gelecekti. Onu hastaneye yatırmak üzereydim. Ama yapamadım. Sağlık problemleri tutuklanması ve hapsedilmesiyle birlikte daha kötüye gitti.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama manevi yaralarımızı iyileştirmek için ne yapmalıyız? Savaştan daha korkunç bir şey olmadığını düşünüyorduk. Ama yaşadıklarımız neredeyse savaş kadar korkunç şeyler olduğunu gösterdi. Bunlar ihanet, aşağılanma, yalan ve adaletsizlik. Çocukları savaştan kurtarırken görüp geçirdiklerimizi anlatmak çok zor. Çocuklar bizim geleceğimiz. Olabildiğince çok Çeçen çocuğu mümkün olduğu kadar dürüst, terbiyeli ve iyi insanlar olarak yetiştirmenin bizim görevimiz olduğunu düşünüyoruz. Onları kurtarmaya çalıştık. Ve birşeyler yapmayı başardık. Gelecekte neler olacağını bilmiyoruz. Gelecekle ilgili ciddi endişelerimiz var. Ailemiz dağıtıldı. Yeniden birleştirmek için biz ne yapabiliriz? Yeniden inşa etmeyi başarabilecek miyiz? Büyüttüğümüz çocuklardan bazıları artık daha fazla Litvanya&#8217;da kalmak istemiyor. Taciz edilmeyecekleri başka ülkelere gitmeyi istiyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Çocuklarınızı nasıl yetiştiridiğine ilişkin detayları anlatabilir misiniz? Litvanya&#8217;da bu konuyla ilgili çok farklı ve inanması güç dedikodular yayılıyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-5939" title="Malik Gataev" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/malik-gataev-225x300.jpg" alt="Malik Gataev" width="225" height="300" />Мalik Gataev:</strong> Ebeveynlerimiz ve dedelerimiz-ninelerimiz bizleri nasıl yetiştirmişse, bizde çocuklarımızı aynı şekilde büyütüyoruz. Çocuk yetiştirme tarzımızın Litvanya&#8217;dakinden çok farklı olduğunu sanmıyorum. Elbette, ebeveynlere saygı atmosferinin olduğu; içki ve uyuşturucu kullanımının bir problem olarak değerlendirildiği; çocukların sevgiyle eğitildiği ve kız çocuklarının başıboş bir hayat sürmesine izin verilmediği normal aileleri kastediyorum. Yakalanmamız ile birlikte sergilenen performans bizi canavar gibi gösterdi. Vahşi dağlılar olarak tasvir ediliyoruz. Bu bir yalan. Normal ebeveynleriz. Ne tür bir suç işlediğimizi halen anlayabilmiş değiliz. Eğer yetiştirdiğimiz çocuklarımızın ahlaksızlık yapmasına izin vermemiz yanlış bir şey ise, ben bu dünyayı anlamıyorum. Bu, eğer serbest bırakılsam bile, çocuklarımın işsiz güçsüz sarhoş dolaşmasına ve ahlaksız bir hayat sürmelerine izin vermeyeceğim için kendimi yine hapisanede bulacağım anlamına geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocukların bazı hakları olduğu gibi aynı zamanda yerine getirmeleri gereken bazı sorumlulukları da var. Sorumluluk olmadan özgürlük olmaz. Hayatımın 12 yılını çocuklarım ve kimsesizlerle birlikte ailemi kurmaya adadım. Ailem Avrupa&#8217;daki demokratik ve uygar Litvanya tarafından dağıtıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khadizhat Gataeva</strong><strong>:</strong> Bir keresinde Savcı Nomeda Oskutite&#8217;ye, yaşı tutmamasına rağmen kızının evden ayrılarak kimsenin tanımadığı, nerede yaşadığı ve parasını nasıl kazandığı bilinmeyen bir adamla yaşamasına izin verip vermeyeceğini sordum. Evet, kızıma vurdum ama bunu bir anne olarak yaptım. Onu tehdit etmedim ya da kötürüm bırakmadım. Ona işkence etmedim. Onu yaralayacak bir şey yapmadım. Sağlığına zarar vermedim. Onun iyiliğini istediğim için vurdum. O an tüm kelimeler yetersiz kalmıştı. Hepsinden öte tek bir tokattı. Kimse sürekli dayak attığımı söyleyemez. Nihayetinde ona hisleriyle hareket etmeye, bizi provoke etmeye, bizi rahatsız etmeye ve bizi rezil etmeye bir son vermesi için vurdum. Bir ses kayıt cihazıyla ailesinin konuşmalarını kaydeden bir kız düşünün. Sizce bunu kendisi mi düşündü yoksa birileri onun aklına mı soktu? Savcı Oskutite, Seda&#8217;nın bizim kavgamızı kayıt etmesindeki amacı açıklamalı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Pek çok kez bize &#8220;Eğer Litvanya&#8217;da yaşıyorsanız, Çeçen adetlerine değil Litvanya&#8217;daki kurallara uymalısınız&#8221; denildi. Ancak neden Çeçen hayat tarzını ailemle yaşamak hakkımdan mahrum bırakılıyorum? Sonuçta Litvanya ve Çeçen hayat stilleri arasındaki fark nedir? Litvanyalılar çocuklarına ahlaksızca bir yaşam yaşamalarına, ölümüne sarhoş olmalarına ve geceleri haylazca vakit geçirmelerine izin veriyor mu? Çocukları doğru yoldan ayrıldığında Litvanyalı ebeveynlerin çocuklarını azarlama hakkı yok mu? Çocuklarımıza kötü davranmakla suçlanıyoruz. Ama çocuklarımıza baktığımız süre boyunca, şehvet düşkünlüğü, para çalma, alkollü içki yoktu. Şimdi çocuklar etrafta koşuşturuyor: bazıları tüm belgelerini kaybetti; bazıları toplu yaşamdan kaynaklanan masrafları karşılayan bağışçılardan para çaldı; erkek çocuklardan birisi alkollü araç kullanmaktan tutuklandı. Şu anda hapisanede olmamızın asıl nedeni yetkililer tarafından açıklananlardan kesinlikle çok farklı. Bunun ne olduğunu bilmiyoruz. Allah herşeyi görüyor: çocuklarımızı tam olarak sıradan Litvanyalı bir aile gibi davranarak yetiştirdik. Ne Litvanya, ne Çeçen, ne de uluslararası bir hukuk kuralına aykırı davranmadık. Gözaltına alınmamızın ardında yatan bazı nedenler var. Eşimin bir kez olsa bile Seda&#8217;ya vurması yanlıştı. Ne olursa olsun ona vurmamak için kendisini zorlamalıydı. Lakin, kimse tek bir tokattan ötürü savcıların talep ettiği gibi ne aylarca ne de yıllarca cezaevine konulmaz. Ayrıca, hiç bir gizli servis ajanı bir anneyi çocuğuna tokat attığı için tutuklamaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-5940" title="Grozny'nin Meleği sahiplendiği kimsesiz Çeçen çocuklarla birlikte" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/khadijat-gataeva-with-children.jpg" alt="Grozny'nin Meleği sahiplendiği kimsesiz Çeçen çocuklarla birlikte" width="250" height="142" />Gintaras Visockas: </strong><strong>Litvanya&#8217;daki faaliyetleriniz hakkında hoşnutsuzluk duyan insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Oksana Chelysheva&#8217;ya göre, Aminat Saieva (Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Baltık Ülkeleri Temsilcisi) tutuklanmanızdan bir ay önce sizin bazı problemlerle karşılacağınızı söyledi. Ya da Rusya, onlarca Çeçen çocuğu Litvanya&#8217;da yetiştirmenizden rahatsızlık hissetmiş olabilir mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Birisinin yolundan geçtiğimiz açık. Ayak izlerimizi gördüler. Sağlam bir şekilde yerleşiyorduk. Uluslararası alanda tanındık. Bizimle ilgili kitaplar ve makaleler yayınlandı. Ünlü film yapımcıları bizim hikayemizi belgesel ve aksiyon filmlerinde kullandı. Açık sözlü uluslararası organizasyonlardan yardım alıyorduk. Tutuklanmadan kısa bir süre önce, büyük uluslararası bir organizasyon kurulması sonucunu doğuracak girişimlerde bulunuyordum. İsveç, Norveç ve Finlandiya&#8217;dan insanlar bu organizasyonda yer alacaktı. Organizasyon çocukların velayeti ve yetiştirilmesi konusunda çalışacaktı ve benim de yöneticilerden birisi olmam isteniyordu. Bizi çekemeyen insanların olduğunu kabul etmemezlik yapmıyorum. Eğer Aminat bizim bir problemle karşı karşıya kalacağımızı bilmesine rağmen bizi bundan haberdar etmediyse, onun Litvanya&#8217;daki Çeçenya temsilciliğini tanımayı reddediyorum. Hakiki bir temsilci tüm Çeçenleri koruyup kollamalı. Biti kanlanmış olmalı ki, dokuz aydır hapiste olmamıza rağmen ne bizi ziyaret etmeyi denedi ne de bir mektup yazdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Dürüst konuşmak gerekirse, Aminat ile bir anlaşmazlığa düşmüştük. 1997-1999 yılları arasında Algirdas Endrukajtis ile birlikte Litvanya&#8217;da bir yetimhane açmak için çeşitli girişimleri oldu, 2000 yılında yollarımız ayrıldı. Bir kavga değildi ama fikir ayrılığı yaşandı. Bunu inkar edemem.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Tüm mahkeme oturumları kamuoyuna kapalıydı. Bunun bazı amaçlara hizmet ettiğini düşünüyorum. Görünüşe bakılırsa bunu Litvanya kolluk kuvvetlerinden birileri organize etti çünkü itham ettikleri gerçek dışı suçlamaların çok azının duyurulmasını istediler.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Yargılama boyunca mahkemede tüm argümanlarımızı sunmamıza izin verilmedi. Sürekli &#8220;Yeterli&#8221;, &#8220;Bu kadarı kafi&#8221;, &#8220;Belli zaten&#8221; gibi sözcüklerle konuşmalarımız kesildi. Öte yandan karşı taraf için ise açıklamalarını tamamlamaları için yeterli zaman verildi. Bizi destekleyici ifadeleri olan çocukların konuşmalarına izin verilmedi. Mümkün olduğunca birkaç kelime söyledilerse de, yargıç onları &#8220;konu dışına çıkmakla&#8221; suçlayarak ya konuşmalarını &#8220;yeterli&#8221; bularak susturdu. Denis Volovskiy&#8217;e bize karşı tanıklık yapması için psikolojik baskı uygulandı, Çeçenya&#8217;ya sınırdışı edilmekle tehdit edildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Çeşitli görüşler var ama Savcılık ofisinin size yönelik suçlamalarının temelinde sadece tartışma olarak adlandırılan eski yetimhane çocuklarının problemi yatıyor.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-5942" title="Khadizhat ve Malik Gataev, 13 Ocak 2009, Litvanya'da mahkeme salonunda" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/khadijat-ve-malik-gataev-13-ocak-2009-ilk-mahkeme-litvanya-kaunas-bolge-mahkemesi-300x225.jpg" alt="Khadizhat ve Malik Gataev, 13 Ocak 2009, Litvanya'da mahkeme salonunda" width="300" height="225" />Malik Gataev:</strong> Doğru bir gözlem. Savcı Oskutite yalnız, hapiste bulunduğumuz süre içerisinde Litvanya yasalarını birden çok kez ihlal eden bu insanlara itimat ediyor. Bu insanların kötü olduğunu söylemiyorum. Sadece onları savcıdan daha iyi tanıdığımı belirtiyorum. Açıkça ifade etmeliyim ki, tüm bu insanlar problemdir, çatışmadır ve kendilerine hiç güvenilmez. Reşit olmalarına rağmen olgunlaşmamışlardır. Bana karşı tanıklık eden şu erkek çocuk hakkında konuşalım. İsmini söylemek istemiyorum. Eğer o bir melekse, niçin ben tutuklandıktan hemen sonra benim arabamı çaldı, neden hız yapıyordu ve sarhoş araç kullanıyordu, niçin ehliyeti olmadığı halde araba sürüyordu? Oskutite sadece bu insanların tanıklıklarına itimat ediyor. Eğer bu bir olaysa, hadi ödemesi gereken cezası karşılasın. Bunu onun için ödemeyeceğim. Eğer bu genç adam ben hapisteyken kuralları ihlal ettiyse, ondan ve eylemlerinden sorumlu tutulamam. Evet, çocuklarımın saat 22.00&#8242;den önce eve gelmesini istedim ve geç kalanlara da azarladım. Bu tip düzenlemeler yaptığım için pişman değilim. Bu çocukların her birinin sadece finansal değil, aynı zamanda manevi sorumluklarını da taşıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Litvanya&#8217;da yaşamayı her zaman sevmişimdir. Ve Litvanya ile halkı hakkında da kötü hisler beslemiyorum çünkü Oskutite tüm Litvanya&#8217;yı temsil etmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Seda ile yaşadığınız çatışma hakkındaki ayrıntıları verebilir misiniz? Ne istiyordu? Memnuniyetsizliği neydi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Seda çok geçimsiz birisi. Sürekli birileriyle kavgalıdır. İdeal bir baba olmadığımı itiraf ediyorum. Ama alkol ve uyuşturucu kullanan birisinin kaçınılmaz yaşam sıkıntılarından onu kurtarmaya çalıştım. Aşk meselelerinden ötürü pek çok kez aileden kaçtı, sonra &#8220;boşandı&#8221; ve geri döndü, bir süre sonra bir başkı aşığı ortaya çıktı ve o da yeniden evlenme moduna girdi. İnsanlar bana gelerek Seda&#8217;yı çok edepsiz durumlarda gördüklerini söylüyordu. Üstelik hem Seda&#8217;yı hem de bizi onurlandırmayacak bazı davranışlarını yargılama sürecinde kabul etti. Buna rağmen, savcı edepsizlik eden, suç işleme eğiliminda olan ve hatta işleyenlerin söylediklerini dikkate aldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Litvanya güvenlik polisinin ajanları size nasıl davrandı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> <a href="http://blip.tv/file/2732234" target="_blank">Tutuklanmanın</a> tüm detaylarını hatırlıyorum. Tutuklandığımda Seda çoktan evden kaçmış ve ben de polise gerekli başvurular yapmıştım.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-full wp-image-5943" title="Malik Gataev'in Kaunas Polis Karargahı'na getirilişi" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/malik-gataev-was-arrested.jpg" alt="Malik Gataev'in Kaunas Polis Karargahı'na getirilişi" width="282" height="195" />Güpegündüz tutuklandım. Polisiye bir filmdeki gibiydi. Bir araba aniden benim önümü kesti ve ben de durmak zorunda kaldım. Birkaç adam arabadan dışarıya çıktı. Hepsinin üzerinde düz takım elbiseleri vardı. Hatta onların haydut olduğunu düşündü ve kendimi savunmaya hazırlandım. Ama daha sonra hepsinin silahlı olduğunu fark ettim. Silahlarını saklamak yerine açıkça gösterdikleri için onların suçluları yakalamakla görevli kolluk kuvvetleri olduğunu anladım. Tutuklanırken hiç bir mukavemet göstermedim. Onların özel kolluk kuvveti olduğundan şüphelendim. Hangi servisin beni neden tutukladığı konusunda hiç bir fikrim yoktu. Sessiz kaldım. Bir yanlış anlaşılma olduğu muhakkaktı ve bir süre sonra serbest bırakılacaktım. Yine de ellerim kelepçeli ve montumun şapkası rahipvari şekilde başıma geçirilmiş şekilde bir yere götürüldüm. Kaunas&#8217;taki güvenlik polisi karargahına getirildim. Kişisel olarak beni tehdit etmediler. Orada ilk kez karşılaştığım bayan savcı Nomeda Oskutite, Seda ile olan tartışmalarımız dahil olmak üzere tüm gerçeği anlatmamı istedi. Endişelerim dahil olmak üzere bildiğim herşeyi söyledim. Sonra bana &#8220;Ona masal anlattığımı&#8221; söyledi. Ben de ona, onun masal anlatılacak küçük bir kız olmadığını söyledim. Bana atfetmeye çalıştığı suçlardan ötürü kendimi suçlu hissetmedim. &#8220;Para gaspını&#8221; söyleyeyim. Hiç parası olmayan Seda&#8217;yı bana para vermeye zorlamadım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khadizhat Gataeva:</strong> Acil almamız gereken pek çok şey için eşimi şehir merkezinde bekliyordum. Ama gecikti. Numarasını aramaya başladım ama cevap vermiyordu. O an korktum. Birşeyler yanlış gidiyordu ki tutuklandım. Sivil elbiseler giyinmiş bir erkek ve bir bayan tarafından tutuklandım. En kötüsü ise niçin tutuklandığımı açıklayamıyor, eşimi ve çocuklarımı uyarmama izin verilmiyordu. Bu arada polis bürosuna götürüldüm, burada bana isnat edilen suçları işlediğimi itiraf edersem, kısa bir süre sonra serbest bırakılacağım söylendi. Muhtemelen yarın sabah serbest bırakılırsın dediler. Daha sonra Oskutite geldi ve o da aynı şeyleri söyledi. Tüm suçlamalar saymaya başladığında, beynimden vurulmuşa döndüm. Kendimi kötü hissetmeye başladım ve bir ambulans çağrıldı. Hastaneye götürüldüm. Hayal edin, insan ticareti, adam kaçırmak ve para gaspetmekten suçlanıyordum. Hastaneden çıktıktan sonra yeniden başladı, &#8220;Sadece itirafnameni imzala. Sakın korkma. En ciddi suçlama olan insan satmayı düşürdük çoktan..&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Oskutite benden nefret ediyor gibi bakıyordu. Kızının geceleri gelmemesi ve bir adamla evlilik dışı yaşamasını destekleyip desteklemediğini sorduğumda, gülmeye başladı ve çocuklarımı uzun bir süre göremeyeceğimi söyledi. Özel polis ajanları da gülüyordu. Aşağılamanın bu tipi gerçekten can yakıyor. Ayrıca sanki Oskutite ile Seda birbirlerine gerçekten çok yakınlar intibası uyandıran sarılmaları ve öpüşmeleri gibi çok ilginç bir şeye şahit oldum. Nasıl öğrendik? Bir keresinde kurban olarak adlandırdıklarının ifadelerini gösterdiler. Onlar hakkında yorumlar yapmamızı istediler. Farklı bir odadaki ekrandan onları izliyorduk. Bir arada ekipmanlarını kapatmayı unuttular ve Oskutite ile Seda&#8217;yı kucaklaşırken gördük. Muhafızlar farkına vardığında hemen ekranı kapattılar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> O sahneyi ben de gördüm. Benim gibi pek çok şüpheyle bunalmış birisi için gerçekten nahoştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: &#8220;Çocuklara yardım&#8221; etmek için kurmayı planladığınız organizasyon siyasi konularla mı uğraşacak?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-5944" title="Malik ve Khadizhat Gataeva" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/10/malik-and-khadizhat-gataev-300x209.jpg" alt="Malik ve Khadizhat Gataeva" width="300" height="209" />Malik Gataev:</strong> Hayır. Benim prensibim ailemi ve kendimi siyasi meselelerden uzak tutmak. Güvenilmez insanlarla asla iletişim kurmam. Tanımadığım kişilerce arkadaşlıktan kaçınırım. Ne Litvanya&#8217;nın ne de başka bir devletin gizli servisiyle bağlantım yoktu. Sadece çocuklara yardım etmekle ilgileniyordum. Çeçen çocuklarımın farklı etniklerden. Çeçenler, Dağıstanlılar, Ruslar benim evimde yaşadı. Bununla birlikte, bizim çalışmalarımızın Çeçenleri kendi çıkarlarına ulaşmak için yöneten ve idare edenlerin hoşuna gitmemiş olabileceğinin de farkındayım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Khadizhat Gataeva:</strong> Oskutite yargılama boyunca pek çok defa Seda&#8217;nın elbiselerini kim yıkadı, yemeklerini kim yaptı ve ona servis etti diye sordu. Sonra da Oskutite, Seda&#8217;nın kendisine bakabilecek yasal yaşta olduğunu ve gitmesi için ona izin vermemiz gerektiğini söyledi. Bu bir çelişki. Eğer Seda kendi hayatına karar verebilecek bir yaştaysa, neden onun elbiselerini bizim yıkamamız ve yemeğini servis etmemiz gerekiyor?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Çocuklarımın bazılarının uyuşturucu bağımlısı ve hovarda olarak bilinmesinden utanıyorum. Seda&#8217;ya şu mealde bir şeyler söyledim: &#8220;Yaptığından dolayı kafanı kesip almak bile yetmez&#8221;, ama bu bir tehdit değildi. Şiddetli bir öfke ve hayal kırıklığının ifadesinden başka bir anlama gelmiyor. Bir ölüm tehdidi değildi. Öldürmeye niyetlenen kimse, bunun hakkında konuşmaz. Öldürme niyetlerinden asla bahsetmezler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gintaras Visockas: Gizli polisin olayınızdaki rolünü nasıl açıklıyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malik Gataev:</strong> Litvanya güvenlik polisinin birileri tarafından kasten yanıltıldığına inanıyorum. Güvenlik kuvvetinizin ilgisini çekecek hiçbir şey yapmadım. Güvenlik kuvvetinizin hiç beklemeden reaksiyon göstereceği gerçek dışı kasıtlı bazı bilgiler olduğunu hissediyorum. Bu provokasyonu yapanın kim olduğunu bilmiyorum. Yaptıkları bu hatayı düzeltmek güvenlik kuvvetiniz için bir onur meselesi. Kimse hatalardan korunmaz. Ama bir kez daha açıklamalayım: Gataevler terörist ya da düşman devletlerin ajanı veya suçlu değildir. Vicdanımız lekesi ve temiz.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=5934&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/10/khadizhat-ve-malik-gataev-birileri-litvanya-gizli-servisini-kullaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nadezhda Banchik: &#8220;Birlik Olduğunuzda Daha Güçlüsünüz!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/nadezhda-banchik-birlik-oldugunuzda-daha-guclusunuz/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/nadezhda-banchik-birlik-oldugunuzda-daha-guclusunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 19:27:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nadezhda Banchik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=5124</guid>
		<description><![CDATA[Sitemizin bir süre sonra faaliyete girecek Rusça bölümü editörlerinden, tanınmış insan hakları savunucusu ve gazeteci Nadezhda Banchik ile yaptığımız röportajı sunuyoruz.
WaYNaKH Online: Nadezhda, yakında faaliyete geçecek Rusça bölümümüzün editörlerinden birisisin. Okurlarımıza kısaca kendinden bahsedebilir misin?
Nadezhda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sitemizin bir süre sonra faaliyete girecek Rusça bölümü editörlerinden, tanınmış insan hakları savunucusu ve gazeteci Nadezhda Banchik ile yaptığımız röportajı sunuyoruz.<span id="more-5124"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Nadezhda, yakında faaliyete geçecek Rusça bölümümüzün editörlerinden birisisin. Okurlarımıza kısaca kendinden bahsedebilir misin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Gazetecilik ve editörlük eğitimi almış bir Ukraynalıyım. Şu anda Amerika’da yaşıyorum; serbest çalışıyorum, haftalık ve günlük yayınlanan bazı Rus ve Ukrayna gazetelerinde politik-sosyal göç konularıyla ilgili yazılarım yayınlanıyor. Bir de Uluslararası Af Örgütü’nün bir üyesiyim.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Çeçenlerle bir akrabalığın olmadığı halde uzun yıllardır Çeçen halkına yardım etmeye çabalıyorsun. Çeçen halkına yönelik bu ilgin nerden kaynaklanıyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Çeşitli nedenleri var. Birinci ve hepsinden önemlisi, bir dişçi olan ve beni yetiştiren büyük babam Kvitko Samuil’i kendime örnek aldım. Çocukluğumun ilk dönemlerinden hatırladığım kadarıyla, yardıma ihtiyacı olan hastalar evimizin telefonunu gece yarıları sık sık arardı. Büyük babam hızlı bir şekilde kalkarak hastalara yardım etmek için evlerine gitmeye alışkındı. Emekli olmak istemedi ve 76 yaşında kendi işyerinde vefat etti. Öte yandan, büyük bir fabrikada çalışan babam Yakov Banchik için gelen telefonlardan ötürü de uyanmaya alışkındım. Eğer işyerinde bir kaza olmuşsa, o da günün herhangi bir saati gelen telefonla kalkıp fabrikaya gitmeye alışıktı. Bu yüzden, iyi ve kötünün ne olduğuna dair babadan kalma kuvvetli hislerim var. İkincisi, bir Yahudi olmam sebebiyle, Nazi Almanya’sında Yahudilerin imha edilmesiyle Rusya’nın Çeçenleri susturmaya yönelik kirli metotları arasında korkunç bir benzerlik görüyorum. Son olarak üçüncüsü ise, bu kirli savaşa en ciddi katkıda bulunan Rus mafyasıdır, bu mafya salt büyük ekonomik suçları işleyen ve insanlığa karşı suçlardan daha kötülerini işlemeye meyilli Sovyet sonrası KGB/FSB ve GRU üyelerinden meydana gelmekte. Ve Çeçenya bu mafya devletin asıl oyun sahası. Bu mafya, “enerji savaşlarında” kendi potansiyellerini göstermelerinden ve Gürcistan’a karşı saldırılarından sonra tüm dünya için şu an göründüğünden daha ciddi bir tehdit teşkil ettiğini gösterdi. Çeçenya başlangıç noktasıydı.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Bugünün Rusyasını nasıl tanımlıyorsun?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-5125" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/07/putin-medvedev.jpg" alt="" width="210" height="179" />Nadezhda Banchik:</strong> En iyi tanımlamalar çok iyi ve dürüst Rus analistler olan Andrey Illarinov (2004 yılına kadar Rus yönetiminin ekonomi danışmanıydı ve Putin’in rejimine sert eleştiriler yöneltince görevinden alındı) ve Rus-Amerikan tarihçi Yuri Felshtinsky tarafından yapıldı. Her ikisi de Rusya’daki mevcut rejimi “eski SSCB’nin eski özel baskıcı yapılanmalarından gelen üst düzey suçluların ortaklığı” olarak tanımladı. Onlar bu güçlerine eski Sovyet devletinin kaynaklarını çalarak ve Rusya halkının tüm birikimlerini soyarak ulaştılar; elde ettikleri bu varlıklarla lüks konaklarını aldılar; elde ettikleri bu servetleri korumanın tek yolunun da Çeçenya’nın masum ulusuna yönelik terörist eylemler ve soykırımsal bir savaş başlatmak gibi kanlı suçlarını durdurmadan önce (dünyanın Çeçen devleti Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın meşruluğunu tanımayı reddetmesi buna etkili oldu), tüm potansiyel muhalif güçlerin yok edilmesinden geçtiğini gördüler.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Çeçenya’daki kukla rejim hakkında ne düşünüyorsun? Çeçenya’da hayat nasıl?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Çeçenya’ya hiç gitmedim. Öte yandan, savaşın kurbanlarını korumak için insan hakları eylemlerine başladığımdan bu yana, bağımsız kaynaklardan ve en güvenilir Çeçenlerle (örneğin Raisa Talkhanova, 2000 yılında Emmy kazanan “Çeçenya’nın İçinde” isimli belgesel filmin yapımcısı; Said Emin Ibragimov, Çeçenya’daki suçlarla ilgili en derin analizleri yapan, Strasbourg’daki tanınmış insan hakları savunucusu) olan kişisel iletişim ile olayları çok yakından takip ettim; ayrıca Rus aydınlarının ideallerini –doğruluk, dürüstlük ve şefkat- kahramanca korumak için kendi hayatlarını riske atan Anna Politkovskaya ve diğer gözüpek Rus insan hakları savunucularının yazdığı tüm makaleleri istisnasız okudum. Bu nedenle kendimi Çeçenya’daki durum hakkında yeterince bilgili görüyorum. Politkovskaya’nın “Kremlin tarafından beslenilen ve büyütülen bir canavar” diye adlandırdığı Kadirov’un atanmasını takip eden olayları izledim. Diğer tüm Rusya destekli adayların (Çeçenya’daki önemli sosyal ve insani çalışmalarından ötürü sıradan sivillerin içerisinde saygı gören Çeçen kökenli Rus işadamı Malik Saidullaev’in de bunlardan birisiydi) elendiği yarışta, Kadirov’un Kremlin tarafından tezgahlanan bir seçimle başa getirildiğini söyleyebilirim. “Hiç kimse, fakat Kadirov!” Kremlin’in istediği tek kişiydi. Neden? Çünkü Kremlin tarafından yürütülen Çeçen halkının yok edilmesi projesini merhametsizce uygulayan tek kişiydi.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Bir insan hakları savunucususun ve Çeçenya’nın masum sivilleri için yürütülen kampanyalara liderlik ediyorsun. Çeçenya’daki hak ihlalleri konusunda pek çok şey biliyor olmalısın, biraz bunlardan bahseder misin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Çeçenya’da insanlığa karşı korkunç suçlar işleniyor, basit “hak ihlalleri” değil bunlar. Ruslar, paspas bombası ile sivil altyapıyı hedef alıp tüm şehirleri ve köyler topçu ateşine tutarak insanlığa karşı suçları savaşın ilk gününden beri işlemeye başladı. Bunu içlerinde WMD (kimyasal ve muhtemelen biyolojik)’nin olduğu yasaklanmış silahların kullanılması takip etti, bu silahlar Çeçenya nüfusunda toplu hastalıklara neden oldu. Toplu işkenceler, yasadışı tutuklamalar, köylerde ve şehirlerde toplu katliamlar yapıldı. Ardından Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın özgür ve yasal seçimlerinde seçilen tam meşru devlet başkanları Cohar Dudaev ve Aslan Maskhadov düzenlenen suikastlerle öldürüldü. Bugün en az 20 bin Çeçen esir Rus kolonilerinde ve hapishanelerinde tutuluyor. Bunların önemli bir bölümünün isimleri ve nerede tutuldukları gizli tutuluyor, hiç kimse hangi koşullar altında tutulduklarını bilmiyor. Bununla birlikte pek çok esirin ismi iyi biliniyor. Daha doğrusu Rusya’daki ve dünyanın dört bir yanındaki insan hakları savunucularının, bu tutukluların maruz kaldığı hayal edilemez işkenceleri duyurmasıyla isimleri öğrenildi. Tüm bu vakalar kanıtlıyor ki Çeçen halkının yok edilmesi ve Çeçenya’yı hiçbir kanuni kontrolün yapılmadığı serbest bir bölge haline getirilmesi için Rus yetkililerin yürüttüğü gizli bir program var, bu nedenle Rus mafyası istenmeyen görgü tanıklarının olmadığı bir oyun sahasına sahip. Mafya petrol, uyuşturucu ve silah için karaborsayı içeren suçlarıyla orada devam edecek.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Dünyanın pek çok yerindeki Çeçen sığınmacılar ve mültecilerle yakın ilişkilerin var. Durumları nasıl? Temel problemleri neler?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-5126" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/07/refugees-300x229.jpg" alt="" width="300" height="229" />Nadezhda Banchik:</strong> Bu sorunlar iyi biliniyor ve pek çok kişi bu konuda çok sayıda yazı yazdı. Çünkü büyük çıkar politikasının dünyası Çeçenya’da suçları “görmezden gelmek” ve Rusya rejiminin susturmakta gizli bir anlaşmaya vardı, böylece Çeçenlerin sığınma başvurusunda bulunduğu Avrupa Birliği ülkelerinin göç yetkilileri de Çeçenlere herhangi olası bir sığınma hakkı verilmesini engelleme imkanı buldu. Yetkililer doğru olmadığını çok iyi bildikleri halde “savaş bitti, hayat normale dönüyor” şeklindeki Kremlin-Kadirov propagandasını bahane ederek Çeçenlerin sığınma başvurularını sıklıkla reddediyor. Çeçen aileler sığınma başvurularının sonucunda bir karar alabilmek için yıllarca bekliyor. Bu süreç içerisinde çalışma ya da eğitim hakları yok, yaşam için gerekli olan temel koşulların olmadığı kalabalık göçmen merkezlerinde ya da kamplarında yaşabiliyorlar sadece. Çeçenler bu eziyet ve sıkıntılardan ötürü hasta oluyorlar. Biz, insan hakları savunucuları yetkililere başvurularda bulunarak bu koşulların düzeltilmesini talep ediyoruz.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Batı toplumunun Çeçenya konusundaki politikasını/tutumunu nasıl değerlendiriyorsun?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Batı toplumu Çeçenya konusunda korkunç bir hesap hatası yapmakta. “Uluslararası terörizme karşı savaş” bahanesiyle Rusya’ya taviz verildi (bu terör büyük ölçüde Rus ve daha önceleri Sovyet yurtdışı gizli servislerince yaratılmakta, bu durum Londra’da Rus ajanları tarafından Polonium 210 ile zehirlenilerek acımasızca öldürülen Alexander Litvinenko dahil olmak üzere çok sayıda isim tarafından yazılan makale ve kitaplarda açık bir şekilde belgelendi), Batı Çeçenlere yönelik suçları görmezden gelmeye razı oldu, muhtemelen menfaatler hesaba katılarak bu ulusun uluslararası jeopolitikler açısından çok küçük olduğu değerlendirildi. Bununla beraber, Putin rejimi Batı’nın Dudaev ve Maskhadov’a ihanetlerinin doğrudan bir sonucudur. Dünya büyük yanlışını çok yakında anlayacaktır. Batı verdiği tavizlerin neticelerini çoktan hissetmeye başladı bile: Ukrayna NATO’ya girmek istediği için Rusya tarafından cezalandırılıp doğalgaz hattını kapatınca Avrupa soğuktan donuyordu; Rusya Gürcistan’a saldırdı ve topraklarının bir kısmını işgal etti. Eğer dünya Çeçenya’da gerçek barışı ve hukuku yeniden temin etmek için harekete geçmezse, Rusya daha da saldırgan bir hal alacaktır.</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Çeçen halkına ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Çeçenlerin durumunun Yahudi Soykırımı süresindeki Yahudilerin durumuna benzerlik gösterdiğini anlıyorum. Tüm dünyanın SOS (acil durum çağrısı)’u duymadığı böylesine bir durumda ne önerilebilir ki? Tek önerim: ihtiraslarınızın ve farklılıklarınızın üstesinden gelmeyi deneyerek en önemli amaç olan “birbirini katletmeye son verme” etrafında bir araya gelin. Ciddi hayal kırıklıklarının içeride sonu gelmeyen sıra dışı ayrılıklara neden olduğunu biliyorum. Çeçenler çeşitli fraksiyonlara bölündü: Pan-Kafkas İslami Savaşçılar, Batı destekliler ve Rus destekliler. Son grup yalnızca Kadirov kuklalarından değil aynı zamanda bazı Çeçen işadamlarını da kapsıyor. Tüm bu grupların temsilcilerine belli bir plan dahilinde birlikte çalışmalarını öneriyorum. Örneğin Batı destekli grup yalnızca diplomatik konularda; Pan-Kafkas İslami Savaşçılar Rus-Kadirov terörist rejimine karşı anavatanlarını savunma konusunda; ve bazı Rusya destekli Çeçenler de cesur Rus insan hakları savunucularıyla birlikte çalışabilir. Yani tüm Çeçen fraksiyonlarının tek bir zeminde çalışması mümkün. Birlik olduğunuzda daha güçlüsünüz!</p>
<p><strong>WaYNaKH Online: Okuyucularımıza mesajın var mı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nadezhda Banchik:</strong> Okuyucularımızın büyük bir bölümünün durum hakkında bilgisi olduğunu farz ediyorum. Bu nedenle, hepimizin Çeçen halkının haklarını savunma konusunda daha aktif olmasını istiyorum, çünkü onlar en çok ayrımcılığa maruz kalan ve modern dünyadan dışlanan insanlar. Şu eylemleri uygulamaya koymalıyız: hükümetlerimize başvurmalı, Çeçenya’dan vazgeçmenin tehlikelerini dünyaya anlatmalıyız, çünkü Çeçenya’daki hukuk tanımazlık arttıkça Rus-mafya devleti daha saldırgan ve azılı olacaktır; Çeçen mültecilere mümkün olan her şekilde yardım etmeliyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Yoğun çalışmaların arasında röportaja vakit ayırdığın için teşekkürler, Nadya.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>30 Temmuz 2009 Perşembe</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=5124&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/nadezhda-banchik-birlik-oldugunuzda-daha-guclusunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Putin’in Çeçenlere İşkencesi</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/putin%e2%80%99in-cecenlere-iskencesi/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/putin%e2%80%99in-cecenlere-iskencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 19:47:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Jamie Glazov]]></category>
		<category><![CDATA[Yelena Maglevannaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=4672</guid>
		<description><![CDATA[ Amerika’da yayınlanan “Frontpage (Manşet)” isimli derginin editörü Jamie Glazov’un geçtiğimiz aylarda Finlandiya’dan sığınma talep eden Rus gazeteci Yelena Maglevannaya ile yaptığı röportajı sunuyoruz.

Frontpage Röportajlarının bugünkü konuğu geçtiğimiz ayın başında Finlandiya’dan siyasi sığınma talebinde bulunan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--> Amerika’da yayınlanan “Frontpage (Manşet)” isimli derginin editörü Jamie Glazov’un geçtiğimiz aylarda Finlandiya’dan sığınma talep eden Rus gazeteci Yelena Maglevannaya ile yaptığı röportajı sunuyoruz.<span id="more-4672"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Frontpage Röportajlarının<span> </span>bugünkü konuğu geçtiğimiz ayın başında Finlandiya’dan siyasi sığınma talebinde bulunan Volgograd’lı bir gazeteci Yelena Maglevannaya. Rusya hapishanelerinde tutulan Çeçenlere yapılan işkenceler hakkında yazdığı makaleler nedeniyle Rusya’da eziyet görme tehdidi altında. Yelena siyasi hükümlü Mikhail Treshpakin’i savunduğu; Haziran 2006’da yürürlüğe giren ve Rusya’nın düşmanlarını ortadan kaldırmaya olanak sağlayan yasanın kaldırılmasını istediği kampanyaları yürüttü; ayrıca Alexander Litvinenko anısına adadığı bir internet sitesinin de sahibi.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: <span> </span>Yelena Front Page röportajına hoş geldin.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong><span> </span>Teşekkür ederim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Rusya’dan ayrılmana neden olaylar hakkında konuşalım.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Rusya’yı terk etmenin ardında yatan ana neden, Rusya’nın özgürlüğümü tehdit etmesi ve hatta kalmaya devam etseydim hayatımın son bulacak olmasıydı. Rus mahkemelerinin adil olmayan bir şekilde makalelerimi tekzip etmeme ve hapishane gardiyanlarına manevi tazminat ödememe yönelik verdiği karara uymayı reddetmemden bu yana Rus yetkililerin bana yönelik uydurdukları çeşitli suçlarla itham ediliyordum. Buna ek olarak, Rusların düşmanı Çeçenlerin haklarını savunduğum için milliyetçi Rus gruplardan tehditler aldım. Defalarca FSB tarafından ifadem alınmak üzere çağrıldım ve her seferinde yazdığım makalelere son vermezsem başımın büyük belaya gireceği şeklinde uyarıldım. Tüm bu olayların bir araya gelmesi nedeniyle Rusya’dan ayrılmaya karar verdim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Sana yönelik ne tür cezai suçlamalar yarattılar peki?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Suçlamalara göre, Volgograd’daki LIU-15 hapishane kampı yönetimine iftira atmışım. Oysa makalelerimde dürüstçe bu hapishane kampında kalan Çeçenyalı mahkum Zubair Zubairaev’in gardiyanlarca fena halde dövüldüğünü yazdım. Her nasılsa hapishane yönetimi de bu makalelerimden ötürü bana karşı bir dava açtı. “Bağımsızlığı” çok iyi bilinen Rus mahkemesinde de sürpriz olmadığı üzere davayı onlar kazandılar. Mahkeme makalelerimi tekzip etmemi ve hapishane gardiyanlarına 200 Bin Ruble tazminat ödememe hükmetti. Doğal olarak ben de bunu kesinlikle reddettim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu arada geçtiğimiz günlerde benzer bir davanın Zubair’in kız kardeşi Malika Zubaireva’ya da açıldığını öğrendim.<span> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: <span> </span>Çeçenler nasıl hak ihlallerine maruz kalıyor?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Hak ihlalleri yapılanları tanımlamak için çok masumane kalıyor. Yukarıda bahsettiğim Zubair Zubairev olayında olduğu gibi Çeçenler dövülüyor, ayakları yere çivileniyor; Islam Taipov’un Tomsk’daki IK-3 hapishane kampında karşılaştığı olaylarda olduğu gibi demir çubuktan kazıklara oturtturuluyor ve gardiyanların köpekleri üzerlerine saldırtılıyor. Nord-Ost rehinelerini kurtarmaya çalıştığı için mahkum edilen ve ciddi bir şekilde hasta olan Zaurbek Talkhigov’a önemli bir tıbbi operasyon ya da tıbbi tedavi her nasıl adlandırırsanız yapılması reddedildi. Mahkumiyetlerinin geri kalanını ise inanılmaz acı veren koşullarda, soğuk ve nemli hücre cezaları içinde geçirdiklerinden bahsetmiyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Rus hükümeti neden Çeçenlere eziyet ediyor?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Rus liderlerin ısrarla Çeçenya’daki askeri operasyonların sona erdiğini iddia etmelerine rağmen, Çeçenler Rusya’da halen düşman olarak algılanıyor. Hapsedildiklerinde ise, Çeçenlerin başında bekleyenler, sıklıkla federal kuvvetlerde Çeçenya’da Çeçenlere karşı savaşmış eski askerler, bu insanlar bugün hapishanelerin yönetimlerinde çalışıyor. Doğal olarak, savunmasız Çeçenler bu eski cellatların kurbanları oluyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bunun yanında, Federal Cezaevi Servisi (FSIN)’deki pek çok yetkililerden ve aynı zamanca Çeçen mahkumlardan defalarca çok üst düzey Rus yetkililerin hapishanelerdeki Çeçen mahkumları yok etme emri verdiğini duydum. Nitekim, IK-25 hapishane kampı şefi bizzat Zubairaev’e hapishanelerdeki Çeçen gençleri yok etmeleri için bir emir verildiğini, böylelikle Çeçen ulusunun neslinin tüketileceğini söyledi.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Çeçenler Rusya için ne tür bir tehdit teşkil ediyor?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Ben Çeçenlerin hiçbir şekilde Rusya için tehdit oluşturduğuna inanmıyorum. Ne tür bir tehdit olabilir ki? Onlar sadece özgür olmak istiyorlar, Rusya’dan bağımsız bir hayat düşlüyorlar. Ama büyük bir bölümü resmi propagandanın etkisindeki Rus toplumu Çeçenleri bir düşman, bir tehdit olarak algılıyor. Yetkililer medya organlarını kullanarak tüm Çeçen ulusunu gangsterler ve teröristler olarak sürekli empoze ediyor. Bu görüş şaşılmayacak şekilde de Rusya nüfusunun büyük bir oranınca paylaşılıyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bunun yanı sıra, Moskova’daki apartman patlamaları veya feci Beslan saldırısı gibi Çeçenlere atfedilen azılı terör suçlamaları gerçeklikten uzak. Her ne kadar Şamil Basayev terörist saldırının üzerinden bir süre geçtikten sonra saldırıları üstlenmişse de, büyük olasılıkla Basayev bu açıklamayı baskı altında yapmış olmalı ya da Rus yetkililerce verilen bazı vaatlere inanmış olmalı. Artık bugün Rusya’daki pek çok insan açıkça Rus özel servislerinin bu terörist saldırıların ardında olduğunu söylüyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Peki, Çeçen bağımsızlığı Rusya için neden sorun teşkil ediyor? Belli ki Putin’in çıkarlarına yönelik bir tehdit söz konusu. Nedir bu çıkarlar? Putin rejimi sadece muğlak ve gelişigüzel nedenlerle Çeçenlere eziyet ediyor olamaz. Çeçenler, Putin rejiminin gözünde tehdit olarak algılandıkları için hedef olmaya başladılar. Algılanan bu tehdit nedir? Nasıl oluyor da Putin’in Rusya’sı Çeçen bağımsızlığının Rusya’ya zarar verebileceğine inanıyor? Çeçenya’nın sahip olduğu ne var ki Rusya burayı denetimi altında tutma ihtiyacı hissediyor?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Her şeyden önce Çeçenler bağımsızlık aşığı oldukları için tehlikeliler. Onlar öyle bir millet ki asla köleleştirilemiyorlar, ve Putin’in rejimi köle mantalitesine sahip insanları tercih ediyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bağımsız Çeçenya çok yakında müreffeh olacaktır. Çeçenler doğuştan üretici, yaratıcı ve istekli; çok iyi ve zengin bir yaşam meydana getirmek için yoğun çalışmaya meyilliler. Çeçenya pek çok kez yerle bir edildi, ama kısa süreler içerisinde ateşkes oldu, Çeçenler hızlı bir şekilde toparlandı ve ülkelerini yeniden inşa etmeye başladı. Büyük ve sağlam beş-altı katlı binalar yaptılar, Rusya’nın bir sonraki saldırısında yıkılacağını bilerek. Çeçenlerin tam anlamıyla özgür olmadıkları gerçeğine rağmen, kuzeydeki komşularının topuğu her zaman üzerlerinde oldu.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bunun yanı sıra, Çeçen gelenekleri bir diktatöre itaati reddettiği için bağımsız Çeçenya gerçek demokrasiye bir örnek olacaktır. Rus rejimi bakış açısından ise bu durum Ruslar içi kötü bir örnek olacaktır: fakir ve geleneksel baskı altındaki Rusya’nın kapı komşusu özgür ve müreffeh bir ülke.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Son olarak Çeçenler, Rusya rejiminin için ölümcül olan batıya eğilimlidir. Batının Çeçenlerin durumunu fazla önemsememesi, batının bir yanlışı. Rusya Çeçenleri gerici ve fanatik teröristler olarak sunarken, gerçekte Çeçenler, Avrupa standartlarına göre yaşamak isteyen, Avrupa kültürü ve uzun tarihi geçmişi olan Avrupa demokrasi geleneklerine tam uygun bir millet. Bu yüzden pek çok batı ülkesinin sınırlarını Çeçen mültecilere kapatması, onların hatası. Çeçenler batının doğal müttefiki ve bu nedenle Rusya onları bir tehdit olarak algılıyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Rusya’daki gazeteciler ve insan hakları savunucularına yönelik baskıyı anlatabilir misin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya: </strong>Bugünün Rusya’sında pratikte dürüst gazetecilik yapmak imkansız hale gelmiştir. Gazeteciler öldürülüyor (Anna Politkovskaya en iyi bilinen örnek ama maalesef tek olay onunki değil), dövülüyor, hapsediliyor. Yakın zaman önce Ulyansk’ta gazeteci Sergei Krukov’un dairesinin kapısının kırılarak içeri girilmesi ve bilinmeyen bir yere götürülmesi olayı yaşandı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Sadece rejimin hizmetindeki gazeteciler hayattan zevk alabilir. Aynısı insan hakları savunucuları için de geçerli.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bir süre önce, Yeketarinburg’da mahkumların haklarını savunmaya kalkan insan hakları aktivisti Alexei Sokolov iftira suçlamasıyla tutuklandı. Ve durum gittikçe kötüye gidiyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Sergei Krukov ve Alexei Sokolov’dan haber var mı? Onlara ne oldu?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Alexei Sokolov 13 Mayıs 2009’da tutuklandı ve halen gözaltında. Hiç şüphe yok ki, insan hakları alanındaki çalışmalarından ötürü ondan intikam alınmak için bu yapılıyor. Çok kısa bir süre önce Gleb Edelev ve Vyacheslav Bashkov isimli iki insan hakları savunucusu daha Yekaterinburg’da tutuklandı. İzinsiz gösteri düzenlemekle suçlanan bu aktivistler, Yekaterinburg’daki Shangai İşbirliği Teşkilatı toplantıları sona erene kadar gözaltında tutulacaklar.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Sergei Krukov’un akıbeti daha feci olabilir. Evinin kapısı kırılarak alındığı ve bilinmeyen bir yere götürüldüğü 21 Nisan 2009 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamadı. Muhtemelen yüksek güvenlikli bir psikiyatri kliniğinde tutuluyor. Bu olaydan kısa bir süre önce savcılık Sergei’nin zorla psikolojik muayenesinin yapılması konulu bir karar vermişti.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Peki Rus hapishanelerindeki genel durum ve işkenceler hakkında neler söylebilirsin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> İşkenceye bizim hapishanelerimizde sıklıkla rastlanılır. Yalnızca ağır şekilde dövmekten bahsetmiyorum, aynı zamanda işkencenin gerçekten sadistçe metotlarını kastediyorum: mahkumların üzerlerine salınan gardiyan köpekleri, demir kazıklara oturtma; ayakların yere çivilenmesi. Tüm mahkumlar küçük düşürülüyor ama belli gruplar –Müslümanlar, Kafkasyalılar ve özellikle Çeçenler- en çok nefret edilenlerdir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Cezaevlerinin koşulları korkunçtur. Hücreler küçük ve kalabalık, yazın boğucu, kışın ise nemli ve soğuk olur. Ama elbette en kötü kısmı gardiyanlarca yapılan düzenli zulümdür. 15 yıllık hapis cezası ömür boyu hapis cezası gibi değerlendirilir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Sadizm Rus cezaevlerinde neden böylesine yaygın? Evet, üzerinde güç kullanabileceğimiz insanlar bulduğumuzda, bu tip davranışlar insan doğasının bir parçası kabul edilebilir. Fakat Putin rejimi hakkında düşündüren bir şeyler var değil mi? Bu işkence Putin’e rağmen değil, fakat çoğunlukla ondan kaynaklı haklı mıyım? Rejimin gaddarlığı hapishane sistemine bulaşmış.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Evet, kesinlikle. Putin, çok acımasız ya da daha kusursuz, merhametsiz ve kalpsiz bir adam olarak görünüyor. Batan Kursk denizaltısında ölen tüm mürettebat hakkındaki iğrenç yorumunu hatırlayın. Taziye<span> </span>mesajının içinde kaybolduğu Politkovskaya ile Litvinenko’nun katilleri için gösterdiği reaksiyon neydi? Ya da esir düşen bir Çeçen komutanı “hayvan” olarak adlandırması? Lubyanka’daki zindanlar ve ceset kokularıyla ilintili şakaları? Normal bir insan böyle şeyler söyleyebilir mi? Bu adamın insani duygulara sahip olduğunu ya da herhangi birisine şefkat gösterebileceğini sanmıyorum. Benim için bir tür ruhsuz robot gibi görünüyor. Ve emrindeki herkes patronlarının izinde ilerliyor, bu yüzden tüm sistem de aynı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Putin rejimiyle karşı karşıya olan Batı ne yapabilir, ne yapmalıdır? Obama yönetimine ne tür bir tavsiye verebilirsiniz? Rus rejimi, ABD’nin ya da Batı’nın yaptıklarını, düşüncelerini önemsiyor mu?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Yelena Maglevannaya:</strong> Obama ne yapabilir? Her şeyden önce onlarla flört etmeye bir son vermeli. Rusya’da demokrasi gibi bir şey varmış gibi yalandan davranmaktan vazgeçmeli. Rusya halen geçmişteki şeytani imparatorluk.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Rusya’nın bugünkü liderlerinin en zayıf noktası cüzdanları. Pek çoğunun Batı bankalarında hesapları var. Soyut görüntünün aksine, gerçekten kaybetmekten endişe duydukları tek şey finansal ilişkilerinin bozulması. Batı’dan zaman zaman yükselen seslere rağmen, Batı’nın kendileriyle olan işbirliğini azaltmaya gerçekten niyeti olmadığını anladı. Böylece Rus rejimi gittikçe daha cüretkar bir hal alıyor ve sizin hakkınızda “Ne yaparsak yapalım, biraz yaygara yapacak ve sonra sakinleşecekler!” şeklinde düşünüyorlar. Bu durum Londra’nın merkezinde radyoaktif bir terör saldırısına kadar gitti (Litvinenko’ya yapılan suikastı kastediyorum). Bu Avrupalı ve Amerikalı liderler Putin ile Medvedev’in yüzüne gülmeye bir son dek devam edecektir. Gerçekten sert olmalı ve gerçek bir baskı kurmalısınız, bu tip olaylar için en ciddi yaptırımları uygulamalısınız, sadece konuşmak ya da birkaç metin deklare etmekle bir şey olmaz.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>FP: Yelena, Frontpage Röportaj’a katıldığınız için teşekkür ederiz.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Jamie Glazov</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Frontpage Magazin/01.07.2009</strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=4672&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/putin%e2%80%99in-cecenlere-iskencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mayrbek Taramov: &#8220;Çeçenya&#8217;daki Savaş Suçlarının Delilleri Yok Ediliyor!&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/mayrbek-taramov-cecenyadaki-savas-suclarinin-delilleri-yok-ediliyor/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/mayrbek-taramov-cecenyadaki-savas-suclarinin-delilleri-yok-ediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 12:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mayrbek Taramov]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=4397</guid>
		<description><![CDATA[Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti İsveç Temsilcisi, insan hakları aktivisti ve bağımsız gazeteci Mayrbek Taramov ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
  
WaYNaKH Online: Mayrbek, okuyucularımıza kendinden bahsedebilir misin?
Mayrbek Taramov: İnternetten benim hakkımda kolaylıkla bilgi edinilebilir. Son ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti İsveç Temsilcisi, insan hakları aktivisti ve bağımsız gazeteci Mayrbek Taramov ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-4397"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--> <!--[if gte mso 10]> <mce:style><!<br />
/* Style Definitions */<br />
table.MsoNormalTable<br />
{mso-style-name:"Normal Tablo";<br />
mso-tstyle-rowband-size:0;<br />
mso-tstyle-colband-size:0;<br />
mso-style-noshow:yes;<br />
mso-style-parent:"";<br />
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;<br />
mso-para-margin:0cm;<br />
mso-para-margin-bottom:.0001pt;<br />
mso-pagination:widow-orphan;<br />
font-size:10.0pt;<br />
font-family:"Times New Roman";<br />
mso-ansi-language:#0400;<br />
mso-fareast-language:#0400;<br />
mso-bidi-language:#0400;}<br />
--> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Mayrbek, okuyucularımıza kendinden bahsedebilir misin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> İnternetten benim hakkımda kolaylıkla bilgi edinilebilir. Son on yılda yazdığım on binlerce makale internette veya farklı medya organlarında yayınlandı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Ancak gazeteci olarak aktif bir şekilde çalışmaya başlamam 1996 yılında oldu. Bağımsız Çeçen basınında yer almaya başladım. 1998 yılında kendi kaynaklarım ile “Kavkasky Vestnik (Kafkasya Haberleri)” isimli gazeteyi kurdum ve redaktörlüğüne başladım. Ocak 1999’da kurucular meclisince Kafkasya Gazeteciler Birliği Başkanı olarak seçildim. Birkaç yıl sonra bazı saçma iddialar nedeniyle yayının adını “Çeçensky Vestnik (Çeçenya Haberleri)” olarak değiştirdim. Şunun altını çizmek istiyorum, Kavkasky Vestnik’e yönelik bu bozgunculuğu bugün Kafkasya Emirliği provokasyonunu yürüten o garip Müslümanlar yaptı ve Kafkasya Gazeteciler Birliği’nin dağılmasına neden oldular. Bu insanlar sadece bir suç işlemekle kalmadı; aynı zamanda Çeçen savunmasında da bir çöküntü yarattılar. Çünkü Kavkasky Vestnik sadece bir gazete değildi, aynı zamanda yasadışı yollardan Çeçenya’daki savaşa dahil olarak savaşçılarımıza destek veriyordu.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><img class="alignright size-full wp-image-4400" title="mayrbek-kavkazsky-vestnik" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/07/mayrbek-kavkazsky-vestnik.jpg" alt="mayrbek-kavkazsky-vestnik" width="162" height="143" />2001 sonbaharında <a href="http://www.kvestnik.org/" target="_blank">www.kvestnik.org</a> adresinden yayın yapan internet sitemiz faaliyete geçti ve sadece Çeçenler içinde değil dünya çapında kısa sürede oldukça popüler hale geldi. Fakat 2005 yılında internet sitemizde yayınlarına son vermek zorunda kaldı. Ve yine arka planda Kafkasya Emirliği İdeologları vardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Rusya, Çeçenya’daki sözde anti-terörizm operasyonlarına son verdiğini ilan etti. Rus kuklası Kadirov’da Çeçenya’nın yeniden inşa edildiğini ve Kafkasya’nın en barışçıl ülkesi haline geldiğini dillendirmeye başladı. Çeçenya’da neler olduğunu ve oradaki gerçek durumu bize aktarabilir misin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Rusya’nın propagandaları emrindeki Çeçen kuklalar ile daha güçlü bir hal aldı. Rusya bunun için özellikle önemli miktarda finansal kaynak ayırıyor. Ve Kremlin’in propagandalarını irdelediğimizde Çeçenya’da neler olduğunu net <span> </span>bir şekilde görebiliriz.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçenya’da hiçbir zaman Rusya’nın anti-terörizm operasyonu yapmadığını vurgulamamız lazım. Çeçenya’da yapılanlar Rus hükümetinin terörizminden başka bir şey değildir. Çeçenya’nın tüm alt ve üst yapısı tahrip edildi, soykırım yapıldı (200 binden fazla sivil öldürülerek).</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Peki Çeçenya’nın yeniden inşasının ardındaki gerçek neden nedir? Bunun cevabını Rus kuklası Azerbaycan televizyon kanalında Çeçenya’da Putin’in özel programı üzerinde çalıştıklarını şöyle ifade etti: “Başkanın programına göre hemen her alanda yenileniyor &#8211; Savaşın İzleri Siliniyor-” (<a href="http://www.day.az/news/politics/1425.html">http://www.day.az/news/politics/1425.html</a>).</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">“Savaşın izleri siliniyor” cümlesinin tercümesi şudur: “Rusya’nın Çeçenya’daki savaş suçlarının izleri ortadan kaldırılıyor!”. Eğer Ramzan Kadirov’da bir parça Çeçenlik ve Müslümanlık varsa, evlerin yok edildiği en azından bir alanı yenilemeden bırakmalı ve gelecek nesillerin yaşanları anlamasını sağlamalı. Maalesef Kadirov sadece patronu Putin’in emirlerini yerine getiriyor. Putin’in Çeçenya’nın onarılmasını Kadirov’dan daha fazla istediğinin altını çizmeliyiz. Çünkü Putin Çeçen halkına karşı inanılmaz derecede bir sevgi mi besliyor! Hayır! Putin kendisine sorumluluk yüklenebileceğinden endişe duyuyor. Putin çok iyi biliyor ki Batı onu Çeçenya’daki suçlarından ötürü pek çok kez suçlayabilirdi. Ama görünüşe göre, Batı Çeçenya’daki insan hakları ihlalleri ve soykırıma yanıt verme ihtiyacı dahi hissetmiyor. Ve Batıda herhangi bir zamanda herhangi bir yerde Çeçenlerin protesto gösterilerinin, toplantılarının ya da manifestolarının desteklendiğini asla göremezsiniz!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Sergey Melnikoff Tiflis’te bir fotoğraf sergisi açtı. Bu yetenekli ve KGB rejimiyle bağlantılı Putin yönetimine yönelik nefretinden ötürü adama kişisel olarak şükranlarımızı sunmamız gerekiyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Eğer İstanbul’da böyle bir fotoğraf sergisi açmak isterseniz ben size her türlü yardımın garantisini verebilirim ancak bildiğim kadarıyla Türkiye hükümeti Rusya’ya karşı bir bataklığa saplanmak istemediği için buna izin vermeyecektir. Sadece deneyin!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Ve “barış-sever” Kadirov konusunda sizlere sormalıyım, bir haydut barış yanlısı olabilir mi? Kadirov bir açıklamasında aynen şu sözleri kullanmıştı: “Kimi öldürmem gerekiyorsa hepsini öldürdüm. Öldürdüğüm müddetçe ben bu hayatta kalabiliyorum!” (<a href="http://www.newsru.com/russia/17jun2008/biograph.html" target="_blank"><span>http://www.newsru.com/russia/17jun2008/biograph.html</span></a>). <span> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Şimdilerde Kadirov yurtdışında da çalışıyor. “Vesti24” teki bir röportajında, “Kimsenin Rusya’yla alay etmesine izin vermeyeceğiz ve her nerede olurlarsa olsun gidip bu problemi çözeceğiz! Ve eğer bunu hak eden yurtdışındaysa bile gideceğiz. Bunun için ihtiyacımız olan güce ve kaynağa sahibiz!” (<a href="http://chechnya.gov.ru/page.php?r=28&amp;id=80" target="_blank">http://chechnya.gov.ru/page.php?r=28&amp;id=80</a>). Bu şekilde göz kulak olacağının sözünü veriyor. Eğer bir haydut bir şeye göz kulak olacağını söylüyorsa, bu Rusya tarafından kabul görüyor anlamına gelir. Niçin? Çünkü Rusya yasal belgeler ile KGB’nin haydutlarının idaresi altındadır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Şaşırtıcı olan ise, Kadirov’un tehdidi Avrupa ülkelerine yönelik olmasına rağmen bu ülkelerin Çeçenya’ya ziyaretler yapması. Avrupalılar bu büyük pislik sorununu nasıl değerlendiriyorlar acaba.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Ve Kadirov’un tüm güçlerini ve kaynaklarını kullanabilecekleriyle ne demek istiyor? Rusya’nın diplomatik kanallarını ve kimyasal silahlarını kullanarak terörist metotlar uygulayabileceği mi? Sadece şöyle: “Barış sever” Kadirov!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Çeçenya’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili araştırmalarınız olduğunu biliyoruz. Bu konuda biraz bilgi verebilir misin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> 2002 yılında Bakü’de halen çalışmalarını sürdüren Çeçen İnsan Hakları Merkezi’ni kurdum. Şunu belirtmeliyim ki merkezimiz asla birileri tarafından finanse edilmedi, ama azimli çalışan birkaç kişi sayesinde bugüne kadar ayakta kalabildi. Elbette, daha iyi sonuçlar elde edebilmek için yardıma ihtiyacımız vardı. Ama sonuçta elimizden gelenin en iyisini yaptık.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çalışmalarımızın en büyük etkisini Uluslararası İnsan Hakları Grubuyla Çeçenya’da yaptıklarımızdan aldık. Canlılığımızdan ötürü her olaya anında tepki verdik. Bu yüzden çalışmalarımızın bazı politikacıları neden rahatsız ettiğini anlayabiliyoruz, çoğunlukla çalışmalarımızı yavaşlatmaya hatta engellemeye çalışan Rusları (hatta KGB’yi) kastediyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Çeçenya’da kaybolan insanlarla ilgili araştırmalar yapıyoruz. Gerçekten önemli bir iş, çünkü on binlerce dosya üzerinde çalışıyoruz. Grubumuzun bu işin üstesinden tek başına gelemeyeceği söylenebilir ancak maalesef<span> </span>hiçbir kuruluş bize yardım etmek istemiyor. Ve bunların hepsinin yine tek bir nedeni var: “Rusya’dan korkuyorlar!”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Rusya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Çeçenlerle ilgili tüm davaları kaybediyor. Ne düşünüyorsun, bu yeterli mi? Buradan alınan sonuçlar Rusya’nın Çeçenya’da işlediği soykırımdan ötürü savaş suçları mahkemesinde yargılanabilmesi için kullanılabilir mi?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Rusya’nın birinci Rus-Çeçen savaşının ortalarında Avrupa Konseyi’ne kabul edilmesiyle başlamak istiyorum. Rusya’nın Avrupa Konseyi’ne kabul edimesi sıradan bir ülkenin alınmasından farklı bir durum, Avrupa Konseyi insan haklarını ihlal eden, diğer ülkelerle savaşan ve Çeçen halkına yönelik soykırım suçunu işleyen bir ülkeyi kendi bünyesine dahil etti.<span> </span>Ama bu durum için bir neden buldular, bu neden Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 173 numaralı kararıydı. Bu karara göre, “Çeçenya’da insan haklarını ihlal ederek suç işlemekle suçlananlar uluslararası bir mahkemede yargılanacaktı”.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Aradan tam 15 yıl geçti. Geçen bu süre zarfında Batı Çeçenya’da suç işleyenlerden kimleri uluslararası bir mahkemede yargıladı? Hiç kimseyi! Bundan daha vahimi, Avrupalı politikacıların Rus katillerle el sıkışıyor olması. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George J.Bush, katil Rus General Shamanov’u Beyaz Saray’ın önünde nasıl kucakladığını hatırlayın! Oysa General Shamanov Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği iki kararda askeri bir katil olarak zikredilmiş ve 1999 yılındaki olaylarda önemli bir rolü olduğu vurgulanmıştı! Benzer sahneleri pek çok kez gördük.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">AİHM’nin verdiği kararlar neticesinde Rusya’nın Çeçenlere ödediği paralar konusuna gelirsek, burada hükmedilen tazminatlar yok edilmeye çalışılan bir halk için son derece cüzi. Pek çok olayda Avrupalılar için mahkemenin tayin ettiği ortalama tazminat 1 milyon dolar civarında.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">İngiltere’de metroda polisin bir Brezilyalı genci terörist olduğunu düşünerek öldürmesiyşe ilgili görülen davada mahkeme İngiltere’nin 1 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti! Ve burada bir Brezilyalının yasadışı şekilde işkence görmesinden ya da ortadan kaybolmasından söz etmiyoruz. Bir polis ateş ederek bir Brezilyalıyı öldürdü. Oysa Rusya’nın Çeçenya’daki suçlarından dolayı AİHM’ye giden dosyalarda yaşanılan olayların vahameti bundan kat be kat fazla. Maalesef AİHM’nin Çeçenlere ödenecek tazminat için hükmettiği miktarlar 30 bin – 50 bin Euro arasında değişiyor, alınan en yüksek tazminat miktarı 70-80 bin Euro. Ve biz bu ayrımcılıkla Avrupa’nın en uygar yerinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yüzyüze geliyoruz!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Burada ayrıca AİHM’nin Çeçenya ile ilgili kararlarını Rusya ile Çeçenya arasındaki svaşın başlangıcından beş yıl sonra, Avrupa’nın Putin’in kendileriyle uzlaşmadığını anladığı zaman vermeye başladığını da eklememiz gerekiyor. Her nasıl olursa olsun, mahkemeden çıkan tazminat kararları da Rusya hükümetine bir tür baskı olarak düşünülebilir. Fakat Rusya için bu miktarlar önem arz etmiyor. Bu parayı Çeçen petrolünden elde ettikleri gelir ile ödüyorlar. Hala hiç kimse bu konuda konuşmak istemiyor. AİHM nedeniyle ödenen paralar Kremlin’in gözünde sadece bir masraf. Ve bu paradan Çeçenya’nın yeniden imarı içinde harcanıyor olsa bile her durumda Çeçen petrolünün geliri Rusya’nın kasası için hala artı gelir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Akhmad Kadirov Çeçenya’nın petrol gelirinin kendisine bırakılmasını talep ettiğinde, Rus özel servisi düzenlediği bombalı bir saldırıyla onu ortadan kaldırdı. Ve onun gözde oğlu Ramzan Kadirov babasının katili Rusya’yla anlaşarak Çeçen özgürlük savaşçılarını suçladı. Böylesi onun için daha güvenilir ve kolaydı. Bu yüzden küçük Kadirov petrol hakkında konuşmaya çekinmektedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika Birleşik Devletleri, geçtiğimiz yaz Rusya’nın Gürcistan’a başlattığı askeri operasyona karşı çabuk bir refleks gösterdi. Ancak Gürcistan gibi bağımsız bir devlet olan Çeçen Cumhuriyeti İçkerya 1994 yılından bu yana Rusya’nın işgali altında ve dünya kamuoyu bu duruma kayıtsız. Sence neden?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Bu demokratik Batının Çeçenya’yı “Rusya’nın iç işi” olarak görmesinden kaynaklanıyordı. Ancak bugünlerde sözde Kafkas Emirliği’nin ilanıyle Batının sessizliğini koruması için haklı bir neden ortaya çıktı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Oysa Gürcistan dünya devletlerinin çıkarları nedeniyle asla Rusya’nın iç işi olarak adlandırılmadı. Gürcistan içinde tıpkı Ukrayna ve Belarus gibi büyük bir mücadele olacak ama bu hiçbir zaman bir savaşa dönüşmeyecek, çünkü Rusya’nın bu plana karşı koyacak gücü yok.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Rusya, Gürcistan ve Azerbaycan’a kesin olarak veda ettiğinde ise önce Çeçenya ardından da Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri birer birer özgürlüklerine kavuşacak. Fakat, Çeçenya, Abhazya ve Güney Osetya kendilerini gerçek bağımsızlıktan uzaklaştıracak adımlar atmamalı. Çünkü er ya da geç Kafkasya Rusya’dan tamamen kurtulmuş olacak.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Özgür bir Tibet, Irak, Filistin için pek çok insan hakları örgütünün ve çeşitli oluşumların açıklamalarını görüyoruz. Hatta bu amaç doğrultusunda popüler şarkıcıların, oyuncuların konferanslara katıldığını, konserler verdiğine şahit oluyoruz. Bu tip çalışmalar neden Çeçenya için yapılmıyor sence?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Aslında bir önceki sorunuzda bunun cevabını da verdim ama isterseniz devam edelim… Onların sessizliğinin anlamı Batı Dünyasının Çeçenya’da olanlara sessiz kalınması yönündeki anlaşmasıdır. Yani, Batıyı Çeçenya’daki suçlardan ötürü sorumlu tutabilir miyiz derseniz, bunu başka türlü nasıl açıklayabiliriz ki derim. Resmi siz çizin: bugün Çeçenya’daki durumu gözlemleyebilecek yabancı gazeteciler, insan hakları aktivistleri, AGİT misyonu yok. AGİT temsilcilerinin bile Çeçenya’ya girmesi yasak.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Ve dünyanın farklı yerlerinden gelip Irak’taki durumu en ağır şartlar altında gözlemleyen çok sayıdaki gazeteciyi düşünün. Fakat Çeçenya’da her şey vahşice öldürülen Anna Politkovskaya’nın omuzlarına yüklenmişti. Bu konuda hiçbir şüphem yok ki, Anna KGB tarafından öldürüldü. Çünkü Kremlin’in Çeçenya’daki suçlarına karşı çıkıyor ve Rus imajını sarsıyordu.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Batı dünyasının Çeçenya’daki soykırımdan ötürü sorumlu olduğunu söylediğimi çok fazla insanın duyduğunu sanmıyorum. Ama Anna Politkovskaya bunu söylediğinde pek çok kişi bunu duydu. Bir İsveç kanalındaki “Ay Yavrusunu Yediğinde” isimli belgeseldeki röportajında: “Çeçenya’da akan kandan Putin kadar batı da sorumlu” dedi. Ve burada trajik son meydana geldi.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetinin batı dünyasındaki çabalarını nasıl değerlendiriyorsun peki?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4401" title="mayrbek_taramov" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/07/mayrbek_taramov-199x300.jpg" alt="mayrbek_taramov" width="199" height="300" />Mayrbek Taramov:</strong> Ben de bu hükümetin bir üyesiyim. Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti&#8217;nin İsveç Krallığı temsilcisiyim. Herkesin olaylara kendi bakış açısının olmasının doğallığı gibi, elbette benim de liderliğimize yönelik eleştirilerim oluyor ama bunu farklı bir hareket haline getirmeye çabalamıyorum. Her durumda benim konumum yapıcı, Akhmad Zakaev’i Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti Bakanlar Kurulu Başkanı olarak kabul ediyorum. Zakaev’in Kremlin’in kuklaları ile görüşme yapacağına dair açıklamalarıyla ilintili pek çok soru var. Kendi fikrimi açık bir şekilde kendisine ilettim. Kuklaların kendi başlarına hiçbir şeyin çözümünü sağlayamayacağını ve iplerin Kremlin’in elinde olduğunu ifade ettim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Herkes Putin’in başlattığı “Çeçenizasyon (Çeçen’in Çeçen’i öldürmesi)” adlı projeyle Çeçenleri Çeçenlere öldürtmesinden haberdar. Bu işi Ramzan Kadirov isimli adam yapıyor. Markov’un söylediği gibi “Ramzan Kadirov, Putin’in insanları öldürmek için kullandığı bir bıçak!”. Zakaev’de bunun olmasını istemediği için kuklaların temsilcileriyle görüşmeler yapmaya çalışıyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Zakaev’in Çeçenya’ya döneceği fikri bile ürkütücü. Zakaev’in bir konferansta “Eğer bir gün Çeçenya’ya dönersem, bunu en son dönen Çeçen olarak yapacağım!” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Zakaev Çeçenya’ya dönmesinin İçkerya’nın sonu anlamına gelebileceğini net bir şekilde anlamış durumda. Zakaev zeki bir insan ve Çeçenya’ya dönmesi halinde bir süre önce Kadirov’un söylemesini istediği sözleri sarfeden İçkerya’nın eski müftüsü Bay Ali Taysiyev’in konumuna düşeceğini biliyor. Şundan eminim ki Akhmad Zakaev vatan hainlerinin onun dönüşünü kutlamasına izin vermeyecek. Gelecek kimin haklı olduğunu gösterecektir. Ve İçkerya’nın vatan hainlerine daha ileri gitmelerini tavsiye etmiyorum!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Bildiğimiz kadarıyla Avrupa’da yaşıyorsun. Avrupa’daki Çeçen mültecilerin durumu nasıl?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Çeçen mültecilerin durumu biraz daha kötüye gitti. Bunu kendi durumumdan hissediyorum. Daha öncede söylediğim gibi Çeçen mültecilerin koşulları Avrupalı parlamenterlerin Çeçenya’ya yaptıkları ziyaretin ardından haydut Ramzan Kadirov’a duymaya başladıkları saygıyla birlikte daha da kötü bir hal aldı. İsveç normalde Çeçenlerin çok iyi ilişkilerinin olduğu bir ülkedir ancak bugünlerde Çeçenlerin mültecilik statüsü için yaptıkları başvurular çok çabuk şekilde reddediliyor. Hatta İsveç’te Çeçen toplumu içerisindeki evliliklerin kayıt altına alınması durduruldu. İsveç Göç Servisi sadece mültecilik statüsü için başvuruda Çeçen sığınmacılara olumsuz yanıt vermekle yetinmedi, aynı zamanda Çeçen sığınmacıları Çeçenya’ya geri göndererek onları yemek için bekleyen Kadirov’un bulldoglarına teslim etmeye de başladı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bazı Avrupa ülkelerindeki göçmenlik servisi yetkililerinin bu utanç verici tutumu, Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi’nde de dile getirilerek, 24 Haziran’da Avrupa’daki mültecilere yönelik temel insan hakları ihlalleri eleştirildi (PACE n.11934, 11964). Hatta kimi insan hakları aktivistleri bu gelişmeler karşısında hiçbir tepki vermeyen Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’in (o da İsveçli bir politikacıdır) görevinden istifa etmesini bile istedi (<a href="http://www.chechenews.com/news/117/ARTICLE/6928/2009-06-27.html" target="_blank">http://www.chechenews.com/news/117/ARTICLE/6928/2009-06-27.html</a>). Açıkçası ben de Thomas Hammarberg’in mültecilerin haklarını korumak yönünde attığı olumlu bir adımı hatırlamıyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Neyse ki Avrupa’nın Rusya ile olan ilişkileri değişiyor. Nihayet Avrupa gözlerini açtı ve gerçekleri görebiliyor olmanın verdiği rahatlıkla bugün “Putin kim?” sorusuna yanıt verebiliyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin bir sonraki oturumunda Rusya’nın konsey üyeliğinden çıkarılması konusu tartışılacak. Acıdır ki, Çeçen insan hakları savunucuları olarak geride bıraktığımız 13 yılda bu konuyu gündeme taşımaya çalıştık ve sesimizi de kimseye duyuramadık. Uzun süren sessizliğin ardından şimdi politikacılar bizim haklı olduğumuzu gördü.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bu durumun ileride bize yardımı olacağını ve Çeçen mülteciler konusunda da daha sıcak ilişkiler kurulmasını sağlayacağına inanıyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Bizler eski Çeçen diasporasının üyeleriyiz. Dilimizi ve kültürümüzü muhafaza etmek konusunda bizim çeşitli sıkıntılarımız oldu. Şimdilerde ise özellikle Avrupa ülkelerinde seninde içine dahil olduğun yeni bir Çeçen diasporası oluşuyor. Çeçen mülteciler de birbirinden farklı ülkelerde, birbirinden farklı kültürler içerisinde yaşıyor. Yeni Çeçen diasporasının dilini ve kültürünü muhafaza etmekte başarılı olacağını düşünüyor musun? Ya da bunu başarmak için neler yapmaları lazım? Bu bağlamda eski Çeçen diasporasına ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsin?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Yerinde bir soru, “Yaşayacak” diyebilirim. Çeçenlerin kendi dilleri ve adetleri konusunda gereken dikkati göstermemesi çok üzücü bir durum. Bu soru Litvanya’daki Çeçenya vatanseveri Algirdas Endryukaytis tarafından iki kez gündeme getirildi. Vilnius’ta bir konferans düzenleyerek Çeçen dili üzerinde tartışma yapmaya hazırdı. Ama ya istemediklerinden ya da önemsemediklerinden ötürü konferansa katılım sağlayacak kimse çıkmadı. Bu haber yaşlı adam için bir hayal kırıklığı oldu ama Algirdas zayıf bir kişi olmadığı için bu konudaki ümidini yitirmedi.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">İyi haberlerimiz de var ama. Farklı ülkelerde nasıl bilmiyorum ama burada İsveç’te Çeçence dili derslerinin verildiği sınıflarımız var. Ayrıca öğretmenlere bu işten ötürü ödeme yapılyor. Geçtiğimiz yıl ben de bu derslere katılım sağladım ama bu yıl çok yoğum olduğum için ayrılmak zorunda kaldım.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Eski diaspora hakkında konuşmak gerekirse, 1999 sonbaharından Mayıs 2000’e kadar Türkiye’deydim. O zaman harika bir insanla tanıştım, etnik bir Çeçen olan Tarık Cemal Kutlu. Neredeyse tüm zamanını Çeçen dili için harcıyordu. Hatta öğrenmesi kolay olsun diye Latin harf kökenli Çeçence alfabe çalışması bile vardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Türkiye’deki Çeçenlerin kendilerini küçük bir toplum olarak korumayı başarmasına hayret etmiştim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Kadirov’un Avrupa’daki Çeçenlerin ne dillerini ne de kültürlerini korumalarına izin verilmediği iddiaları da koca bir yalan. Bu sadece Çeçenlerin gözündeki Avrupa imajını yıkmaya yönelik bir hareket. Ama insanlar kendilerini neyin beklediğine aldırmadan Avrupa’ya gitmek için Çeçenya’dan ayrılıyor. Ayrıca Avrupa devletlerinin idarecileri hiç te aptal değil, Kadirov’un her söylediğinden ve yaptığından haberdar oluyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yeni ve eski Çeçen diasporalarının sağlam ilişkileri olması gerektiğini düşünüyorum. Bu önemli bir konu ve bu tip bağlantıları sağlayabilecek olan Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetine güvenmeliyiz. Aksi halde ulusumuzun geleceği için zararlı olabilecek ayrılıklar yaşanacaktır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Son olarak okuyucularımıza bir mesajın var mı ya da paylaşmak istediğin bir şeyler?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Mayrbek Taramov:</strong> Daha önce de söyledim, Türkiye’de bir yıl boyunca İstanbul’da yaşadım. Çeçen Komitesi ve Kafkas Vakfı’yla bağlantılarım oldu. Unutulmaz anlardı benim için. Bu yüzden en iyi anılarım içerisinde yer alan Türkiye’deki arkadaşlarıma en içten selamlarımı iletmek istiyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Türkiye son derece harika ve güzel bir ülke. Ve Türklerde çok çalışkan insanlar. Dört yıldır Avrupa’da yaşadığım için rahatlıkla karşılaştırma yapabiliyorum. Bence Avrupa Birliği kendi pozisyonlarını güçlendirecek Türkiye’nin birlik üyesi olması için çaba göstermeli. Eğer bu üyelik gerçekleşmezse, Avrupalılar ileride çok pişman olacaktır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>03.06.2009</strong><span style="font-size: 13.5pt;"> </span></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=4397&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/07/mayrbek-taramov-cecenyadaki-savas-suclarinin-delilleri-yok-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Vasha&#8221; isimli Filmin Yönetmeni ile Bir Röportaj</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/vasha-isimli-filmin-yonetmeni-ile-bir-roportaj/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/vasha-isimli-filmin-yonetmeni-ile-bir-roportaj/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 06:59:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vainakh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hannu Salonen]]></category>
		<category><![CDATA[Piret Tibbo-Hudgins]]></category>
		<category><![CDATA[Vasha]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=4007</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz gün sitemizde tanıtımına yer verdiğimiz &#8220;Vasha&#8221; (Kardeş) isimli filmin Finlandiyalı yönetmeni Hannu Salonen ile yaptığımız çok özel röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
WaYNaKH Online: Ülkesinden uzaktaki birkaç Çeçen’i konu edinen bir filmi yapmaya nasıl karar verdiniz? Filmi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz gün sitemizde tanıtımına yer verdiğimiz &#8220;Vasha&#8221; (Kardeş) isimli filmin Finlandiyalı yönetmeni Hannu Salonen ile yaptığımız çok özel röportajı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-4007"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Ülkesinden uzaktaki birkaç Çeçen’i konu edinen bir filmi yapmaya nasıl karar verdiniz? Filmi izlediğinizde bu hikayenin Çeçenler olmadan da kurgulanabileceğini görüyorsunuz, neden Çeçenler filmin ana karakterleri?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Hikayenin doğuşu 15 yıl öncesine dayanıyor. Bundan 15 yıl kadar önce Tallin şehir merkezinde bir araçta bomba patlamış ve Çeçenlerin bu patlamayla ilgisi olduğundan şüphelenilmişti. Senaryonun yazarlarından olan Mart Kivastik bu olayı orijinal bir fikir olarak baz aldı ki film aslında bugünkü halinden biraz farklıydı. Çünkü ben hikayeyi yıllar önce aldım ve örneğin ihanetler nedeniyle Vashaların filmin sonunda birbirini öldürdüğü yazıyordu. Şu anki haliyle film tamamen evrensel bir hale bürünmüş durumda, bu anlamda hikayeyi savaş ve müsamahasızlıklar karşılaşmış herhangi bir halktan bahsederek anlatabilirsiniz. Ancak Çeçenler beni pek çok yönden kendilerine çekti: Ben Finlandiyalıyım ve bizde bağımsızlığımız için savaştık; bu bağlamda Çeçenlerin bağımsızlık özlemlerini çok iyi anlıyorum. Çeçen savaşının bu dünyada yaşanmış savaşların en trajiklerinden bir tanesi olduğunu düşünüyorum, çünkü Çeçen halkına karşı soykırım yapılmasına rağmen batı toplumundan hiçbir yüksek ses çıkmadı. Tüm bunlardan ötürü filminin ana karakterlerinin arka planlarında Çeçen olmaları gerektiğini düşündüm.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-medium wp-image-4010" title="hannu-salonen-3" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/06/hannu-salonen-3-300x242.jpg" alt="hannu-salonen-3" width="300" height="242" />WaYNaKH Online: Hikayeyi yazarken Estonya’daki bir patlamadan esinlenildi dediniz, peki arda kalan hikaye gerçek mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Başlangıç noktası olan Estonya’da bir aracın bombayla patlaması dışında, hikayenin tamamı kurgusal. Benim için konunun özü dünyada savaşların nasıl doğduğunu, ölümün ve ölüm halkasının nasıl büyüdüğünü basit bir soruyla keşfedilmesinden ibaret. Benim için bu sorunun cevabı intikam halkasının sadece hislerinin esiri olmayan birileri tarafından durdurulabileceği şeklinde. Bu basit ilke filmde aslında birbirlerine destek olması gereken üç kardeşi aldı. Sonunda hepsi öldü. Neden? Bence bu merak uyandıran bir soru.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: “Vasha” Çeçence bir kelime, niçin filminizin ismi olarak bu kelimeyi seçtiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen: </strong>Film hak ettiği ismi bize fısıldayana kadar, bu konuda uzun süre düşündük. “Vasha” senaryoda birkaç kez geçiyordu ve son olarak filmin ana fikri de kardeşlik üzerine kuruluydu. Sonuç olarak filmin ismi bir süre sonra bariz bir şekilde ortaya çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Dünya medyasında Çeçenlerin imajı terörist, katil vb şekilde lanse ediliyor. Sizin filminizdeki karakterlerden birisi de kadın ticareti yapan, uyuşturucu satan ve insanları öldüren bir tür mafya. Siz neden bu karakteri filminizde kullandınız?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Hikayenin işlevini yerine getirebilmesi için farklı türde karakterlere ihtiyaç duyarız. Hikayedeki karakterlerimizden birisi her şeyini yitirmiş ve bir işbirlikçiyi arayan yalnız kurt benzeri bir adam; diğeri sıradan bir kişi, batı toplumu içinde yaşayan ve kendini bu topluma kabul ettirmiş bir adam. Hikayemizdeki kardeşlerin üçüncüsü ise bir kara melek. O yitirilmiş bir erkek, hikayede asla bir mafya olarak adlandırmasak ta kötü iş ilişkileri olan birisi. Hikayedeki Çeçenlerin kendine has özellikleri olduğunu, klasik bir Çeçen tipini yansıtmadığını düşünüyorum. Filmde bir düşmana ihtiyaç duyuyordum, sanırım bu tipte ahlaki açıdan bozuk insanları her ülkede bulabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Filmde vermek istediğiniz mesaj ne tam olarak?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Filmin kendisi başlı başına bir mesaj. Bu soruyu izleyicilere sormak lazım aldıkları mesaj nedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4011" title="hannu-salonen-2" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/06/hannu-salonen-2-300x224.jpg" alt="hannu-salonen-2" width="300" height="224" />WaYNaKH Online: Neden Türk aktörler oynadı, niçin Çeçen aktörleri tercih etmediniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Çeçen aktörleri bulmak neredeyse imkansızdı. Bulduklarımız ise senaryo için gerekli olan İngilizceyi bilmiyordu. Öte yandan çeşitli ülkelerden finansman bulabilmek için de tanınmış aktörlere rol vermeniz gerekiyor: Almanya’da bu isim Mehmet Kurtuluş’tu. Onun filmde olması finansmanı olanaklı kıldı. İsmi duyulmamış bir Çeçen’i başrolde oynattığınızda hiçbir finansman kaynağı bulamazsınız,  bu acı bir gerçek ama film dünyasının gösterili yanı böyle olması gerektiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Filminiz hangi ülkelerde yayınlandı? Filminizin Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşmasını istiyor musunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Film şu ana kadar sadece Estonya’da gösterime girdi. Yakında büyük bir festivalde yapacağımız dünya galasından sonra, filmin gösterime gireceği ülkeler birbirini takip edecektir. Filmin Türkiye’de gösterime girmesi kesinlikle muhteşem olur, özellikle üç Türk aktörün rol aldığını düşünürsek. Aslında dört Türk aktör demeliyim ama dördüncüsü filmin hemen başındaki patlamada filme veda ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Şu ana kadar herhangi bir film yarışmasına katıldınız mı ya da festivallerden davet aldınız mı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Halen A sınıfı festivallere katılmak için başvurularda bulunuyoruz. Antalya’daki festival ise bizim açımızdan büyüleyici olabilir, çünkü Türk aktörlerimi de alıp oraya gelebilirim ve bu bizim için tamamen farklı bir duygu olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignright size-medium wp-image-4013" title="hannu-salonen-5" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/06/hannu-salonen-5-300x194.jpg" alt="hannu-salonen-5" width="300" height="194" />WaYNaKH Online: Meşru Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetinin Estonya temsilcisi Imran Ahaev’in filmin danışmanıydı, onun film hakkındaki yorumları ne oldu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> İmran filmin çekimlerinin önemli bir bölümünde dil ve kültürle ilgili tavsiyelerde bulunmak için bize katıldı. Estonya’daki galada filmi izleyenler içinde İmran ve ailesi de vardı ve filmden en çok etkilenenler onlardı. İmran eşinin ailesinde benzer bir olayın yaşandığını anlattı. Açıkçası filmi çok beğendiler ve bu beni oldukça mutlu etti, çünkü Finlandiyalı bir yönetmen ve Türk aktörlerle böylesine özgün bir çalışma ortaya çıkardığımızı görmek benim için çok önemli.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Çeçen halkının film hakkındaki düşünceleri neler oldu?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Ne yazık ki, İmran Ahaev ve ailesi dışındaki Çeçenlere filmi izlettirme şansımız olmadı. Ama onlarında izlediklerinde benzer şekilde etkileneceğini tüm kalbimle ümit ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Çeçenya’daki kirli savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen:</strong> Savaşlar her zaman trajiktir ama özellikle Çeçenya’daki savaş hayal edilemez bir boyut aldı. Çeçenya batıdan çok uzakta ve bugün gerçekten batının Çeçenya’da bugün için ekonomik ve siyasi çıkarları yok, bu nedenle orada işlenen gerçek suçları batı dikkate almıyor. Bu yüzden “Unutulmuş Bir Savaş” olarak adlandırıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH Online: Okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hannu Salonen: </strong>Filmi izlesinler! Bu filmi izlemeniz için çeşitli yollar üzerinde çalışıyoruz: yakında sinemada, dvd’de ve belki de televizyonda izleyebilecekler. Bu filmi hayata geçirmek ömrümün sekiz yılını aldı, lütfen filmi izlesinler ve film hakkındaki düşüncelerini de benimle paylaşsınlar.<br />
<strong><br />
WaYNaKH Online: Hannu, yeni film projenle meşgul olmana rağmen bize zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığın için teşekkür ederiz. Filmi izleyen bir grup olarak, sizi tekrar tebrik ediyoruz.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not.</strong> Filmi bize ulaştıran ve Hannu Salonen ile röportaj yapmamızı sağlayan All Film Şirketi&#8217;nden Piret Tibbo Hudgins&#8217;e özellikle bir kez daha teşekkür ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Hannu Salonen Kimdir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-4009" title="hannu-salonen" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/06/hannu-salonen-300x283.jpg" alt="hannu-salonen" width="300" height="283" />1972 yılında Finlandiya&#8217;nın Pori kentinde dünyaya geldi. 16 yaşındayken amatör filmlerini finanse etmek için bir dernek kurdu. Seksenlerin sonunda Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bir yıl geçirdikten sonra, Helsinki&#8217;deki Kallio Sanat Lisesi&#8217;nden mezun oldu ve Berlin Film Akademisi&#8217;ne kabul edildi. Gençliğini Çin savaş sanatını öğrenerek geçirdi ve bu konuda çeşitli filmler çekti. Çok sayıda filme imza atan Hannu Salonen&#8217;in yönettiği bir dizi halen Almanya&#8217;nın ARD kanalında gösteriliyor. Vasha yönetmenin uzun oluklu ikinci filmi ve ilk İngilizce filmi. İki kız çocuğu babası olmakla gurur duyan Hannu Salonen, Almanya&#8217;da yaşıyor.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=4007&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/06/vasha-isimli-filmin-yonetmeni-ile-bir-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamir Yushaev: &#8220;Sanat Eğitimine de Önem Verilmeli&#8230;&#8221; (Video)</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2009/05/zamir-yushaev-sanat-egitimine-de-onem-verilmeli-video/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2009/05/zamir-yushaev-sanat-egitimine-de-onem-verilmeli-video/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 08:09:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Zamir YUSAEV]]></category>
		<category><![CDATA[Zamir Yushaev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.waynakh.com/tr/?p=3559</guid>
		<description><![CDATA[Almanya&#8217;da yaşayan ünlü Çeçen ressam Zamir Yushaev ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

WaYNaKH Online: Ziyaretçilerimizin sizi tanıması için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
Zamir Yushaev: Ben Hasavyurt’lu özgür bir resim sanatçısıyım, Hasavyurt, Çeçenistan ile Dağıstan arasında  sınırdadır.  Üniversite ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Almanya&#8217;da yaşayan ünlü Çeçen ressam Zamir Yushaev ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-3559"></span><br />
<strong><br />
WaYNaKH Online: Ziyaretçilerimizin sizi tanıması için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Ben Hasavyurt’lu özgür bir resim sanatçısıyım, Hasavyurt, Çeçenistan ile Dağıstan arasında  sınırdadır.  Üniversite eğitimimi Mahachkala’da (Dağıstan’ın başkenti), ardından Leningrad’da (bugünkü adı St. Petersburg), 1992 ila 1997 yılları arasında Leipzig’de (Almanya) aldım. Esas olarak yağlı boya sürrealist resimler yapmaktayım, Leipzig’de iki atölyem var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>:</strong> <strong>Bildiğimiz kadarıyla savaş öncesi Çeçenistan’ı terk ettiniz, neden ülkenizi bırakıp Almanya’ya gittiniz? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-medium wp-image-3567" title="p1b" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/05/p1b-300x193.jpg" alt="" width="300" height="193" /><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Leipzig’de eğitimime başladığımda burada yaşamak gibi bir niyetim yoktu, ressam olmak istiyordum ve bunun dışında başka hiçbir şey, yaşayacağım yer v.s. önemli değildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Çeçenistan’daki savaşı kalbimde hissettim, ülkemdeki olaylardan yola çıkılmış bazı resimler ortaya çıktı.  Ancak üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra her şey Leipzig’de yaşamaya yönelik gelişti, kendi işimi kurdum ve çalışmak için uygun fiyatlı bir atölye buldum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: N</strong><strong>e tür resimler yapıyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Benim asıl işim yağlı boya resim, en çok tual üzerine yağlı boya resimler yapmayı seviyorum. Stili sürrealizm. Hayallerimde iki dünya (Garp ve Şark) birbiri içinde eriyor ve bunlardan yeni bir dünya ortaya çıkıyor, özel bir dünya. Ülkemin köklerini içimin derinliklerinde bir yerde hissediyorum ve bu da  yeni yaşantılara ve duygulara temel oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: Çalışmalarınızda kültürel öğelerimizin etkileri görülüyor. Bu memleket özlemi çektiğiniz için mi yoksa kültürümüzü korumaya ve tanıtmaya mı çalışıyorsunuz? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Belki de hepsi bir arada. Elbette her insan gibi memleket özlemi çekiyorum ve Çeçen kültürünü korumak ve tanıtmak istiyorum, dahası da var genişlemesini de istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-3569" title="zamir-2" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2009/05/zamir-2-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: Birçok sergiye katıldığınızı duyduk, bunlar hakkında bize bir şeyler anlatabilir misiniz? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Evet, çok sergiye katıldım, uluslararası sergiler de oldu, ama ilk başta barlarda, otellerde ya da dükkanlarda küçük sergilerim oluyordu. Bugün  bir çoğunu kabul etmiyorum, insan hepsini kabul edemez. Kapitalist bir dünyada yaşıyorum ve bu duruma uyum sağladım, sergiye eğer katıldığıma değecekse katılıyorum, ya iyi bir adres olmalı ya da düzenleyen tarafından ödenmeli. Bir hafta önce bir bankada yapılacak olan sergiye katılmadım, çünkü ödemek istemediler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: Türkiye’de de bir sergi açmayı düşünüyor musunuz?</strong><br />
<strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Türkiye’de sergi açmayı çok isterim, umarım bir gün Türkiye’den de bir teklif alırım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: Savaş nedeniyle Avrupa’da yeni bir Çeçen diasporası ortaya çıktı. Sizin Almanya ve komşu ülkelerde yaşayan Çeçenlerle iletişiminiz nasıl? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Almanya’ya geldiğimde günün birinde burada bu kadar çok Çeçenin yaşayacağı aklıma bile gelmezdi. Çok yoğun çalışıyorum ve işim de yalnız olmayı gerektiriyor, bu yüzden Almanya’da yaşayan Çeçenlerle iletişimim çok az, müşterilerimin yüzde 99’u Alman, bu nedenle daha çok Almanlarla bir aradayım. Ayrıca Leipzig’de iki evim ve yapılacak daha çok işim var, ne yazık ki memleketlilerime ayıracak zamanım çok az.  Buna rağmen Berlin’deki Alman-Kafkas Merkezi ve Çeçen Kültür Merkezi ile oldukça iyi ilişkilerim var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>:</strong> <strong>Türkiye’deki Çeçen diasporası için bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Türkiye’deki Çeçen diasporasına barış ve başarılar diliyorum. Dövüş sporlarının yanında sanat eğitimine de zaman ayrılmasını ve sanata özendirilmesini istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>WaYNaKH</strong><strong> Online</strong><strong>: Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zamir Yu</strong><strong>sh</strong><strong>aev:</strong> Gönülden sevgiler</p>
<p style="text-align: justify;">***Zamir Yushaev&#8217;in sadece birkaç dakika içerisinde müzik eşliğinde çizdiği resimleri görmek için aşağıdaki videoları izleyebilirsiniz:</p>
<p style="text-align: justify;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://blip.tv/play/g59YgYK3cwA" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="405" src="http://blip.tv/play/g59YgYK3cwA"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://blip.tv/play/g59YgYK3dgA" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="405" src="http://blip.tv/play/g59YgYK3dgA"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://blip.tv/play/g59YgYK3fgA" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="405" src="http://blip.tv/play/g59YgYK3fgA"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://blip.tv/play/g59YgYK3XQA" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="405" src="http://blip.tv/play/g59YgYK3XQA"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Zamir Yushaev&#8217;in çalışmalarından örnekleri sitemizin galeri bölümünde <a rel="bookmark" href="../2009/05/cecen-ressam-zamir-yusaev/">Çeçen Ressam &#8211; Zamir Yushaev</a> adı altında bulabilirsiniz.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=3559&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2009/05/zamir-yushaev-sanat-egitimine-de-onem-verilmeli-video/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yusuf Ünal: &#8220;Çeçenler İstanbul&#8217; da Temsilcilik Açmalı&#8230;&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yusuf-unal-cecenler-turkiye-de-temsilcilik-acmali/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yusuf-unal-cecenler-turkiye-de-temsilcilik-acmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 10:44:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2740</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217; deki Çeçen mültecilerin hikayesini anlatan Tibuk&#8217; un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal&#8217; la yaptığımız kısa söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.
Waynakh.com: Tibuk&#8217; un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal&#8217; ı sizdem dinleyelim. Kimdir Yusuf Ünal, okurlarımıza ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217; deki Çeçen mültecilerin hikayesini anlatan Tibuk&#8217; un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal&#8217; la yaptığımız kısa söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-880"></span></p>
<p><strong>Waynakh.com: Tibuk&#8217; un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal&#8217; ı sizdem dinleyelim. Kimdir Yusuf Ünal, okurlarımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal: </strong>Yabancı bir gazetenin İstanbuk muhabirliğini yapıyor aynı zamanda Today&#8217; s Zaman isimli gazetede yazıyorum ve ayrıca ulusal bir kanalda program sunuyorum. Daha önceleri televizyon haberciliği ve reklam yazarlığı da yaptım. Besim Tibuk&#8217; la birlikte beş yıl boyunca aktif siyasette bulundum. Bu benim ilk kitabım.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Türkiye&#8217; deki Çeçen mültecilerin hikayesi kitabınızda değindiğiniz üzere bundan sekiz yıl önce başlıyor. Niçin sekiz yıl sonra bu kitap ortaya çıktı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Çeçen dramını anlatan bu kitabı yazmaktan büyük onur duydum ama bir o kadar da üzüldüm. Şu ana kadar çoktan yazılmış olmalıydı. İnşallah farklı açılardan ele alan yeni kitaplarla başka yazarlar devamını getirir.</p>
<p align="justify">Sekiz yıl sonra herşey daha net anlaşılıyor. Çeçenya&#8217; da yaşanılanlar sıradan olaylar değil. Orada asil bir millet düşmanın kat kat üstünlüğüne rağmen kahramanca mücadele veriyor. Yaşanan acılar unutulmamalı. Tarih şekillenirken özellikle 1994-2000 yılları arasında Çeçen halkının yaşadığı Rus vahşeti en ince ayrıntısıyla bilinmeli. Besim Tibuk&#8217; un Çeçenlere olan yakın ilgisi ve yardımlarına tanıklık etmiş bir gazeteci olarak yaşananlardan çok etkilendim ve bunları tarihe not düşmeyi kendime görev edinerek Tibuk&#8217; un Çeçenleri&#8217; ni kaleme aldım.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Kitabınız tarihsel bir belge niteliğinde, ayrıca kitaba konu olan Çeçen mülteciler halen Türkiye&#8217; de &#8220;misafir&#8221; olarak adlandırılıyor, Çeçenya&#8217; da soykırım ve işgal devam ediyor, böylesi anlamlı bir eserin Türkiye medyasında ilgi görmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Ne yazık ki basın Çeçenya konusunda gündeminden çoktan çıkardı. Yakın geçmişte yaşanan Ruslar tarafından yapılan katliam unutuldu. Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin çok hızlı gelişmesi, Türkiye&#8217; nin yoğun iç gündemi gibi noktalarda bunda etkili oldu. Ayrıca Çeçenya direnişinin Türkiye&#8217; de efsaneleşmiş önderlerinin şehit olmasından sonra malesef kamuoyunun da ilgisi azaldı. Bir diğer önemli sebep ise konunun dış basında da yer almaması. Çeçenya bir ortadoğu ülkesi olsaydı herşey çok farklı olurdu. Global güç olarak Rusya dünya kamuoyunu bu konuda tek taraflı olarak yönlendirebiliyor malesef.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Kitabınızı yazmadan önce Besim Tibuk ile biraraya geldiniz mi?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Kitap fikrini ilettiğimde Besim Tibuk çok duygulandı. Onca emek ve çabanın bir yerde kayıtlara geçecek olması onu mutlu etmişti. Tibuk&#8217; un yardımlarını bilen Çeçenler onu daima minnetle anıyorlar. Ancak o büyük mücadele esnasında yaşananlar tarihe ışık tutacak bilgiler içeriyor. Bunların geleceğe aktarılması ve gerçeklerin bilinmesi kendisi için çok önemliydi. Kitap hazırlanırken Besim Tibuk&#8217; un anıları ve kişisel arşivi önemli bir kaynak oldu bana. Bununla yetinmeyip o sürecin önemli tanıklarıyla da görüştüm. Çeçen mültecilerle ve diğer kaynaklarla zenginleşen altı aylık bir araştırma sürecinin sonunda kitabı tamamladık.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Kafkas diasporasının kitabınıza ve size yaklaşımı nasıl. Olumlu ya da olumsuz eleştiriler alıyor musunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Okurlardan gelen ilgi beklediğimin üstünde oldu. Başta Kafkas kökenli vatandaşların yoğun ilgisi var. Burada onlara yürekten teşekkür ederim. Bu kitap bizim kadar onları da mutlu etti. Adeta bekleniyormuş böyle bir çalışma. Bir boşluğu doldurdu yorumları yapılıyor. Ayrıca yakın geçmişin siyasi ve uluslararası bilinmeyenlerini merak eden genç okurlardan gelen ilgi de benim için bir sevinç kaynağı.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Kitabınız 5 YTL gibi cüzi bir ücretle satılıyor. Niçin bu kadar ucuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Çok fazla kar amacı gütmedik. Tarihi bir misyonu yerine getirmek bizim için daha ön planda. Mümkün olduğunca geniş kitleler Çeçenya gerçeğini okusun istedik Fiyatı okur açısından mümkün olduğunca cazip tutmaya gayret ettik. Bu şekilde eşe dosta hediye edilmesi de kolay.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> 21 Haziran 2008&#8242; de İstanbul&#8217; da bir imza gününüz oldu. Medyanın görmezden gelmesine rağmen katılım nasıldı? Kitabın satışından memnun musunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> İmza günümüz çok güzel ve keyifli geçti. Sadece belli bir çizgideki medya ilgi gösterdi. Ancak benim için daha anlamlı olan okurların ve Çeçen dostların ilgisiydi. Kitaba sahip çıktılar, beni yalnız bırakmadılar. Özellikle yakasında Çeçenya rozetiyle gelen küçük okurlar bizi çok duygulandırdı.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Türk hükümetlerinin Çeçenya ve Çeçenler politikasını daha doğrusu politikasızlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Türkiye&#8217; nin dış politikadaki genel pasifliğini öteden beri eleştiriyorum. Hiç olmazsa kendi bölgesinde çok etkili ataklar yapabilecek bir potansiyelimiz var. Ama ne yazık ki bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla kayıtsız kalıyor Türkiye. Çeçenya konusunda harekete geçirebileceği o kadar çok argüman ve alternatif varken hiçbirşey yapmıyor Ankara. Koskoca Rusya&#8217; yı ufacık Çeçenya için karşımıza almayalım kaygısını taşıyorlar. Oysa akılcı bir diplomasiyle hiçbir tarafı kaybetmeden çok faydalı adımlar atılabilir. İlk etapta olması gereken Çeçenya&#8217; nın İstanbul&#8217; da  bir ticari ya da kültürel temsilcilik açmasıdır. Bu sayede işbirliği konusunda çok önemli bir mesafe alınabileceğine inanıyorum.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Son olarak okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz birşeyler var mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Yusuf Ünal:</strong> Kafdağı okurlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bu fırsatı verdiğiniz için de size çok teşekkür ederim. Dileğim Çeçenya&#8217; da yaşanılanları anlatan bir sinema filminin yapılması. Böylelikle çok daha geniş kitleler gerçekleri öğrenecektir. İlk kitabın yazarı olarak, ilk ciddi filmi sabırsızlıkla bekliyorum. Bu da bence Türk sinemacılara düşen bir görevdir.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com</strong><strong> yönetimi olarak Yusuf Ünal&#8217; a bizlere böylesi bir eseri bize kazandırdığı ve röportaj teklifimizi kabul ettiği için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Umarız bu kitap hakettiği ilgiyi görür.</strong></p>
<p align="justify">14.07.208/İstanbul</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=880&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/yusuf-unal-cecenler-turkiye-de-temsilcilik-acmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özgür Kafkasya Komitesi ile Röportaj</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/ozgur-kafkasya-komitesi-ile-roportaj/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/ozgur-kafkasya-komitesi-ile-roportaj/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 10:39:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2737</guid>
		<description><![CDATA[
Polonya&#8217; da Çeçenlerin sesini duyurmak için yürütülen tüm faaliyetlerde isimleri ön plana çıkan Özgür Kafkasya Komitesi yöneticileri ile Polonya&#8217; nın güneyinde yer alan Lesser Poland Bölgesi&#8217; nin başkenti Krakow şehrinde birarya geldik. Komiteyi daha yakından tanıyabilmek adına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2738" title="ozgur-kafkasya-komitesi" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2008/12/ozgur-kafkasya-komitesi.jpg" alt="" width="290" height="250" /></p>
<p align="justify">Polonya&#8217; da Çeçenlerin sesini duyurmak için yürütülen tüm faaliyetlerde isimleri ön plana çıkan Özgür Kafkasya Komitesi yöneticileri ile Polonya&#8217; nın güneyinde yer alan Lesser Poland Bölgesi&#8217; nin başkenti Krakow şehrinde birarya geldik. Komiteyi daha yakından tanıyabilmek adına komite yöneticileri ile Aralık 2007&#8242; de yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-878"></span></p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com: Portalımız ziyaretçileri için Özgür Kafkasya Komitesi ve faaliyetleri hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Özgür Kafkasya Komitesi</strong>: Elbette. Komitemiz, Çeçen Cumhuriyeti İchkeria&#8217; ya yönelik Rus yönetiminin politikalarına muhalif kişilerce 1994 yılında Polonya&#8217; nın Krakow kentinde kuruldu. Komitemiz özetle, özgür ve bağımsız İchkeria&#8217; yı desteklemekte, Polonya halkına Çeçenya gerçeğini anlatmaya çalışmakta, Kuzey Kafkasya&#8217; daki soykırıma karşı çıkmakta, halen devam eden işgalin sona ermesi için Polonya halkını harekete geçirmeye çalışmakta ve Avrupa Birliği&#8217; nin göç politikalarına da tepki göstermekte olan siyasi bir hareket olarak tanımlanabilir.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Komiteniz sadece Polonya&#8217; da mı faaliyet gösteriyor yoksa başka ülkelerde de temsilcilikleriniz var mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Yalnız Polonya&#8217; da faaliyet gösteriyoruz. 1994 yılında Krakow&#8217; da başlayan bu hareket bugün Polonya&#8217; yanın dört bir yanına yayılmış durumda. Bugün başkent Varşova&#8217; da, Bialystok&#8217; ta, Lublin&#8217; de, Lodz&#8217; da, Poznan&#8217; da, Szczecin&#8217; de ve tabii ki Krakow&#8217; daki üyelerimiz ile faaliyetlerimize devam ediyoruz.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Faaliyetlerinizden bahseder misiniz biraz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Komitemiz Çeçenya hakkında insanların zihninde oluşan önyargıları kırmayı hedefliyor. Bu nedenledir ki zaman zaman Polonya&#8217; nın değişik şehirlerinde film gösterimleri düzenliyoruz. Bu gösterimlerde Çeçenya gerçeğini anlatan belgesellere yer veriyoruz. Stantlar açarak Polonya halkını bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Çeçen şarkıcı Timur Mutsuraev&#8217; in albümlerini, stickerlar, anahtarlıklar vb satarak elde ettiğimiz geliri Çeçen mültecilere iletiyoruz. Önemli günlerde protesto gösterilerimiz oluyor. Ayrıca ilk savaş döneminde Çeçenya&#8217; ya gıda, giyecek ve tıbbi yardım götürmüştük.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Etkinliklerize Polonya halkının desteği ne düzeyde peki?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Bugüne kadar düzenlediğimiz tüm film gösterimlerinde tüm koltukların dolu olduğunu, protesto gösterilerinde de tahminlerinizin çok üstünde bir katılım olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Etkinliklerimize medyanın yoğun ilgisi olsa da tahmin edeceğiniz üzere televizyonlarda ya da gazetelerde yer bulmuyor. Zaman zaman bölgesel ya da yerel gazetelerde küçük satırlarla geçiştiriliyor.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Bildiğimiz kadarı ile Çeçen değilsiniz. Nasıl oldu da böylesi bir oluşum kurdunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Evet, Çeçen değiliz ve Kafkasyalılarla bir akrabalığımız da yok. Bizler Polonyalıyız. Siz sormadan söyleyelim bizler müslüman da değiliz. Bugün kimi provokatörlerin iddia ettiğinin aksine Çeçenya&#8217; daki savaşın dinler arasındaki bir çatışma olmadığını biliyoruz. Polonya halkı olarak bizler işgalin, sürgünün, soykırımın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Özgürlüğünü isteyen bir halkın katledilmesine, müslüman olmadığımız hatta Çeçen dahi olmadığımız için sessiz kalamazdık.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Peki, Polonya hükümetinin bu hareketinize karşı olumsuz bir tavrı var mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Tabii ki yok. Polonya&#8217; da Putin rejimi hüküm sürmüyor ki böyle bir rahatsızlık olsun.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Faaliyetleriniz sırasında unutamadığınız olaylarla karşılaştınız mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>İki olayı size örnek olarak verebiliriz.</p>
<p align="justify">2005 yılında Putin&#8217; in Polonya ziyareti nedeniyle bir gösteri tertip etmiştik. Krakow&#8217; daki Rusya Federasyonu Konsolosluğu binası önündeki gösteride bazı gençler Rus bayrağını indirip Çeçen bayrağını dikmeye çalışınca polisle arbade yaşadık ve pek çok göstericimiz gözaltına alındı.</p>
<p align="justify">1995 yılında Krakow&#8217; da topladığımız gıda, giyecek ve tıbbi yardımı Çeçen halkına ulaştırmak için komitemizden bir grup gönüllü yola çıktı. Ancak Çeçenya&#8217; da Rus güçleri tarafından kaçırıldılar. 53 gün devam eden esaret dönemi, ekibimizin Aslan Maskhadov&#8217; a bağlı askeri güçler tarafından kurtarılması ile son buldu.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Bu olayın ardından kaçırılan arkadaşlarınızın Çeçenlere bakış açısı değişti mi?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Elbette değişmedi. Bugün hala Çeçen halkının haklı mücadelesine destek veriyorlar. Çünkü kendilerini Rusların kaçırdığını, kendilerini kurtaranların da İchkeria Silahlı Kuvvetleri&#8217; nin askerleri olduğunu biliyorlar. Kaçırılan arkadaşlarımızdan ikisi bu olaylara ilişkin kitap bile yazdı. Ayrıca, komitemiz bu olayın ardından 1995 yılında Cohar Dudaev ile biraraya geldi, iki kere hazırladığı giyecek, gıda ve tıbbi yardım paketlerini Çeçenya&#8217; nın Samashki Köyü&#8217; ne götürdü.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Çalışmalarınızda başarılar diliyor, röportaj için de teşekkür ediyoruz.</strong></p>
<p align="justify"><strong>Ö.K.K.: </strong>Biz teşekkür ederiz, internet sitenizi takip ediyoruz ve yayınlarınızın devamını diliyoruz.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=878&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/ozgur-kafkasya-komitesi-ile-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudaeva: &#8220;Ölüme Hayır, Hayata Evet&#8230;&#8221;</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/dudaeva-olume-hayir-hayata-evet/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/dudaeva-olume-hayir-hayata-evet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 10:37:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=2734</guid>
		<description><![CDATA[
Rusya’ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin önderlerinden ve Çeçen Cumhuriyeti İçkeria’ nın ilk devlet başkanı olan şehit Cohar Dudaev’in eşi Alla Dudaeva, uzun süren suskunluğunu 2005 yılının son günlerinde Waynakh.com&#8217; na verdiği röportaj ile bozmuştu.
27 Aralık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2735" title="alla-dudaeva-ve-burak-oztas" src="http://www.waynakh.com/tr/wp-content/uploads/2008/12/alla-dudaeva-ve-burak-oztas.jpg" alt="" width="448" height="336" /></p>
<p align="justify">Rusya’ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin önderlerinden ve Çeçen Cumhuriyeti İçkeria’ nın ilk devlet başkanı olan şehit Cohar Dudaev’in eşi Alla Dudaeva, uzun süren suskunluğunu 2005 yılının son günlerinde Waynakh.com&#8217; na verdiği röportaj ile bozmuştu.</p>
<p align="justify">27 Aralık 2005 tarihinde ziyaret ettiğimiz bayan DUDAEVA ile yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-876"></span></p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Şu anda Çeçenya’daki genel durum ve dünyanın bu savaşa bakışı hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Rusya dünyada eşi görülmemiş bir şekilde Çeçen halkına eziyet etmeye devam ediyor ve Çeçen halkı da çok zor şartlar altında, yokluk içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Rusya Çeçenler hakkında terörist diye propaganda yapmaya devam ediyor ama barış isteyen bir ülke böyle davranamaz. Çeçenler bağımsızlıklarını ve barışı istiyorlar, ama Rusya bunu anlamıyor ve saldırılarını sürdürüyor. Savaş devam ediyor ama tüm dünya ülkeleri, AB, uluslararası örgütler hiçbir şey yapmadan sadece izlemekle yetiniyor. Her şeye büyük devletler kendi çıkarları doğrultusunda karar veriyor.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> 27 Kasım 2005 tarihinde İçkeria’ da yapılan bir seçim ve seçimle birlikte göreve gelen yeni bir yönetim var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Bence bunu bir seçim olarak değerlendiremeyiz. Onlar Rusya’nın gönderdiği adamlar, itaatkarlar ve Rusya’nın pisliklerini örtmeye yardımcı olacak aracılar.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> 4 Kasım’ da Moskova’ da Çeçenya’daki savaşı ve faşizmi protesto etmek için yaklaşık 1,5 milyon Rus yürüyüş yaptı. Sizce bu umut verici bir gelişme mi?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Rusya 170 milyonluk dev bir ülke. 1,5 milyon kişi savaşı durdurmak için yeterli değil. Bu savaşı durduracak olanlar Rusya halkıdır. Ne zaman Rusya halkı savaşın durmasını isteyecek bunu dile getirme cesaretini gösterecek işte o zaman bu savaş duracaktır.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Peki Rusya halkı bu savaştan memnun mu, neden tepki vermiyor?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Aslında Rusya halkı çok zor şartlar altında yaşıyor ve bu savaşı da istemiyor. Ama devlet baskısı ve korku insanların bunu dile getirmesini engelliyor. &#8220;Milyon Birinci&#8221; isimli kitabında yer alan bir şiiri okumak istiyorum:</p>
<p align="justify">Ölüme hayır deyin,</p>
<p align="justify">Hayata evet,</p>
<p align="justify">Korkunç bir rüya gibi kaybolur,</p>
<p align="justify">Bu korkunç savaş…</p>
<p align="justify">İki ordu bir nehir gibi birleşecekler,</p>
<p align="justify">Ve Çeçenya’yı bıraktıktan sonra kuzeye akacaklar!</p>
<p align="justify">Rusya’yı kötülük ağlarından kurtarmaya,</p>
<p align="justify">Ölüme Hayır,</p>
<p align="justify">Hayata evet!</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Son dönemlerde savaş hakkında medyada pek haber yok. Bunu neye bağlıyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Muhabirlerin Çeçenya’ya girmesi yasak. Ayrıca Rusya’daki gazeteciler Çeçenler konusunda yazı yazmaktan korkuyorlar. Yazı yazanlar ve haber hazırlayanlar devletin isteğine göre hareket ediyorlar.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Özellikle son günlerde Çeçenler hakkındaki terörist iddiaları iyice arttı. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Herkes Beslan’ ı konuşuyor ve teröristler diyor. Zaten Beslan baskınını da Şamil BASAYEV yapmadı. Konu ile ilgili dava devam ediyor ve kimse Çeçenlerin yaptığını kanıtlayamadı. Orada suç Rus devletinindi. Ortalıkta Şamil’ in olduğu ileri sürülen pek çok açıklama var ama büyük bir kısmı ona ait değil. Herkes Beslan’ da ki çocukları konuşuyor ama hiç kimse Çeçenya’da öldürülen, kaybolan 45 Bin çocuğun hesabını vermiyor ve onu dile getirmiyor. Terörist olan Çeçenler değil, bunları yapan Rus devletidir.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Bu savaşın toplum üzerindeki etkileri neler sizce?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Savaşın şu anda görünen neticelerinin yanında, bir de görünmeyen ve ileriki dönemlerde ortaya çıkacak etkileri var. Çeçen halkının maruz kaldığı insanlık dışı uygulamaların bedenlerinde ve ruhlarında bıraktığı etkinin dışında ileriki nesilleri de etkileyecek kalıtsal bozuklular olacak bunlar. Aynı şey burada savaşan Ruslar içinde geçerli. Bu askerler savaşta derin psikolojik rahatsızlıklara yakalanacaklar ve geri döndüklerinde Rus toplumu için tehlikeli olacaklar, tıpkı bir bumerang gibi.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com:</strong><strong> Kafkasya’da ve Çeçenya’da geleceği nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Rusya bugün Kafkasya’da halkı sindirmek için çeşitli eziyetler yapıyor. Ama bunun ters tepeceğini savaşın tüm Kafkasya’ya yayılacağını öngöremiyorlar.</p>
<p align="justify">Çeçenler üç önemli liderini yitirdi, pek çok komutanını kaybetti ama ne olursa olsun bu savaş devam edecek. Bir başkan eşi olmak ve her şeyden haberdar olmama rağmen bir şey yapamamak beni üzüyor, geceleri uyuyamayıp düşünmeme rağmen olanlara ve olacaklara bir cevap bulamamak çok kötü.</p>
<p align="justify"><strong>Waynakh.com: Türkiye halkına bir mesajınız var mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>A.D.:</strong> Türkiye devletinin Çeçenya konusunda bir programı olmamasına rağmen Türkiye halkına teşekkür etmek istiyorum. Onlar bizi anladılar, bize destek verdiler, veriyorlar. Yaralılarımızı tedavi ettiler. Çocukları, kadınları kabul ettiler, destek oldular. Mültecilerle kendi yemeklerini paylaştılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum.</p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=876&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/dudaeva-olume-hayir-hayata-evet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeçenya&#8217; daki Rus Filtrasyon Kampı Esiri Anlatıyor</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecenya-daki-rus-filtrasyon-kampi-esiri-anlatiyor/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecenya-daki-rus-filtrasyon-kampi-esiri-anlatiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 12:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=1987</guid>
		<description><![CDATA[Çeçen Cumhuriyeti İchkeria Hükümeti İsveç Temsilcisi, gazeteci Mayrbek Taramov&#8217; un, Çeçenya&#8217; daki Rus filtrasyon kamplarındaki modern Rus cellatların kanlı ellerinden kurtulmayı başaran Imran Hamidov ile 2001 yılında yaptığı söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.
Mayrbek Taramov: İmran, olayların en başından ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeçen Cumhuriyeti İchkeria Hükümeti İsveç Temsilcisi, gazeteci Mayrbek Taramov&#8217; un, Çeçenya&#8217; daki Rus filtrasyon kamplarındaki modern Rus cellatların kanlı ellerinden kurtulmayı başaran Imran Hamidov ile 2001 yılında yaptığı söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.<span id="more-872"></span></p>
<p align="justify"><strong>Mayrbek Taramov: İmran, olayların en başından başlayarak filtrasyon kampına nasıl düştüğünü anlatır mısın?</strong></p>
<p align="justify"><strong>Imran Hamidov: </strong>Argun kentinde, beş katlı bir binanın dördüncü katındaki dairede yaşıyordum. 24 Mart 2001 tarihinde, sabah saat 6 sularında, apartman dış kapısındaki maskeli ve silahlı adamları gördüm. Çok geçmeden benim dairemin kapısı kırıldı ve içeri girdiler. Dışarı çıkmalarını istedim ve onlara karşı direnmeye çalıştım ama çoktan ellerimi arkamdan yakalamış, kelepçeyi de takmışlardı. Israrla benden sakladığım silahların nerde olduğunu söylememi istiyorlardı. Onlara silahım olmadığını, hatta bugüne kadar bir tane bile silahım olmadığını anlatmaya çalıştım. Hasta olan annem de benimle aynı apartman dairesinde yaşıyordu, onlara benim ne bir silahım olduğunu ne de bir militan olmadığı söyledi. Ama onlar kimseyi dinlemiyorlardı. Silahları bulmak için evin altını üstüne getirdiler. Sonuçta hiçbirşey bulamadılar tabii. Buna rağmen, maskeli kişiler bana yasadışı örgüte katılmış olmaktan dolayı tutuklandığımı ve onlarla birlikte binayı terk etmem gerektiğini emretti. Hasta annem, onlara benim masum olduğunu anlatma çabası içerisindeydi halen, onu dinlemedikleri gibi kafasından iterek duvara çarptılar. Annem yere yığılıp kaldı. Beni alıp götürdüler.</p>
<p align="justify">Bu olaydan önce de, birkaç kez evimizin etrafının Rus özel birliklerince kuşatıldığını, APCleri, BTRleri görmüştüm. Bir iki kez de Rus askerler tarafından nedensiz dövülmüştüm.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Imran, doğruyu söyle, savaşın bir parçası oldun mu olmadın mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov</strong>: Evet, ilk savaşta, zaman zaman her Çeçen gibi ben de Ruslara karşı verilen özgürlük mücadelenin bir parçası oldum. Ama, ikinci savaşa hiçbir şekilde katılımım olmadı. İlk savaşa iştirak ettiğimi de çok az insan biliyordu.</p>
<p align="justify">O gün bana tutuklama nedeni olarak açıklananların hiçbirisi doğru değildi. İkinci savaş başlamadan önce, ben ekmeğimi kazanmaya, aileme ve hasta anneme bakmaya çalışmakla meşguldum. İkinci savaş başlayınca da burnumu hiç sokmadım, çünkü bakmak zorunda olduğum hasta bir annem vardı.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Peki seni de mi Chernekozovo Filtrasyon Kampı&#8217; na götürdüler?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov</strong>: Hayır, şimdi sistemlerini değiştirmişler. Sizi önce bölge geçici gözaltı merkezine götürüyorlar. Orada bir yandan size işkence ediyorlar, bir yandan da  ağzınızdan zorla çıkarttıkları cümlelerle sözde soruşturmalarını yürütüyorlar. Argun&#8217; da bir savcılık ofisleri var. İfademi almak için beni oraya götürdüler. Koridorda beklerken her geçen askerden dayak yedim. Savcının bana ne sorduğunu, benim de ne anlattığımı tam olarak hatırlamıyorum. Beni daha sonra soğuk suyun altına soktular ve oradan alınarak bir hücreye kapatıldım. Diğer hücrelerdekilerin de hepsi Çeçenlerdi. Günde bir ya da iki kez çeşitli sorular sormak için bizi hücremizden çıkarırlardı. Başlangıçta soruşturma subayları, bizlere hakaret ve tecavüz edip, bizleri küçük düşürmeye çalışıyordu. Rusların Çeçenler karşısında aldıkları mağlubiyetlerin ardından bizleri önce dövmeye başladılar. Sonra da ilginç teknikler kullandıkları işkencelerine başladılar. Bu işkenceler içerisinde beni en çok zorlayan bir elektrik düzeneğinden uygulanandı. Kalem gibi kulpu olan bir makinaları vardı. Bu makinanın tellerini ellerinize, ayaklarınıza, kulaklarınıza ve vücudunuzun hemen her yerine almak istedikleri cevabı verene kadar değdiriyorlar. İstedikleri cevabı vermezseniz, kalemi biraz daha çeviriyorlar ve vücudunuza gelen elektriği arttıyorlar.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Peki senden istedikleri neydi?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov</strong>: Onlar tek bir şey istiyorlardı. İllegal Çeçen gruplarından birisinin üyesi olduğumu kabul etmem ve kimi eylemleri gerçekleştirdiğimi itiraf etmem. Ben buna karşı çıktıkça onlarda modern Rus cellatlarının teçhizat deposundan yeni aletler çıkarıp getiriyor ve üzerimde uyguluyorlardı. El ve bacaklarımdan asıldım, mavi betonlara çarpılarak dövüldüm, elektrik uygulandı, kafama plastik paketler geçirdiler ve daha pek çok şeye maruz kaldım.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Argun&#8217; daki Geçici Bölge Gözaltı Merkezi&#8217; nde ne kadar kaldığını hatırlıyor musun, sonra ne oldu?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov:</strong> Argun&#8217; da iki ay kadar kaldım sanırım. Oradan Chernokozovo&#8217; ya götürüldüm. Chernokozovo artık bir örnek hapishane. Şimdi Chernokozovo&#8217; da bu tür deneylere maruz kalmıyorsunuz. Çünkü, Chernekozovo, insan hakları savunucularının, uzmanların ziyaretine açık örnek bir hapishane. Ancak, Chernekozovo&#8217; nun bu hale gelmiş olması, sizin işkenceye maruz kalmayacağınız anlamına gelmiyor tabii ki. Mesela, ben birkaç kez, geçici bölge gözaltı merkezine götürülerek işkence gördüm. İşkenceden sonra beni geri getirip hücreme kapattılar. Bu uygulamayla tüm mahkumlar karşılaşıyor.</p>
<p align="justify">Eğer Avrupa Konseyi&#8217; nden, Birleşmiş Milletler&#8217; den, insan hakları ve gazetecilerden hapishaneye ziyaretçilerimiz olacaksa, hapishane yöneticisi onlardan önce gelir ve hepimize çenemizi sıkı tutmamızı tembihler. Eğer olur da birileri birşeyler söyleme hatasında bulunursa çok kötü dövülür. Bu işlem için özellikle Chernokozovo&#8217; da genellikle gece olması beklenilir. Burada dövülen konuşma suçunu işlemiş Çeçenler daha sonra geçici bölge gözaltı merkezine geri dönmemek üzere götürülürler.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Geri dönmemek üzere götürülmekle neyi kastediyorsun?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov: </strong>Bunun anlamı, mahkum artık işkenceye müsait değildir, ölmüştür ya da halen cezasını çekmeye devam ediyordur. Geçici bölge gözaltı merkezlerinin bulunduğu yerlerde, traktörler vurularak veya işkence edilerek öldürülen Çeçenleri gömmek için büyük mezarlar kazıyor. Hergün işkenceden, dayaktan üç ya da dört Çeçen bu geçici gözaltı merkezlerinde yaşamını yitiriyor. Ben bu mezarlardan öğütme fabrikasındaki toplu mezarlığı biliyorum. Eğer imkanın varsa, bu bilgiyi herkese ulaştır lütfen.</p>
<p align="justify">Bu geçici gözaltı merkezleri, Çeçenya&#8217; nın her bölgesinde var. Her bölgede her gün üç-dört kişi öldüğünü düşündüğümüzde ortalama 50 kişi yapıyor. Bu ölenler ise, otuz yaşın altındaki genç Çeçenlerden kaçırılanlardır. Gözaltına alınanlardan ailesi varlıklı olanlar ya da para bulabilenler şanslı olanlar. Ama, eğer aileniz sizin için para bulamıyorsa sizi yavaş ve korkunç bir süreç sonunda ölüm bekliyordur. Kimi Çeçenlerin bir yıldan daha uzun süre bu duruma katlanmak zorunda kaldığını, bu filtrasyon kamplarında pek çok Çeçen&#8217; in öldürüldüğünü ya da sakat bırakıldığını biliyorum.</p>
<p align="justify">Ben hala hayattaysam, ailemin satın aldığı şansa borçluyum. Ailemin benim için kaç kişiye ne kadar para ödediğini bilmiyorum. Sadece evimi borçlandığım söyleniyor. Bu ödemeler sayesinde, ben mahkeme salonunda konuştuktan sonra serbest bırakıldım.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Nasıl? Çeçenya&#8217; da mahkeme mi var?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov:</strong> Verdiğim bilgi Rusların mahkemeleri için, bilmiyorum ama birkaç mahkeme var, eğer onları mahkeme olarak adlandırabilirsek. Getirildiğim Chernokozovo Mahkemesi&#8217; si tutuklanmama karar vermişti. Ben de Shali Bölge Mahkemesi&#8217; ni denedim. Argun kenti, Çeçenya&#8217; nın Shali kentindeki Çeçen Yargı çevresine dahil çünkü. Bugün, Çeçenya&#8217; da şöyle bir sistem var: eğer akrabaların senin koşullarına uygun ödemeyi yaparsa sen de kurtulabilirsin. Ödeme miktarı seni tutuklama nedenine göre değişiklik gösteriyor, bazen ağır bazen hafif oluyor. Ama akrabaların ödeme yapamazsa ya da gereken miktarı temin edemezse, bu çarkın içinde kalmaya devam edersin. Kısacası, özgürlüğün ölçüsü paradır. Paran yoksa, özgürlükte yoktur.</p>
<p align="justify">Rusların Çeçenya&#8217; yı para kazanma konusunda yeni bir yol olarak gördükleri için, buraya geldiklerini düşünüyorum. Rus otoriteleri de astlarına burada her türlü hukuk dışı uygulama için müsamaha gösteriyorlar. Bu durum da Rus askerleri ve kukla Çeçen hükümeti tarafından kullanılıyor. Çeçenya&#8217; da hiçbir kural yok ve kimse ne olacağını bilemiyor. Çeçenya, gerçekten bir soykırımın merkezi halinde.</p>
<p align="justify">Ben de bu gerçekleri yaşadığım süreçden sonra mahkeme salonundan serbest bırakıldım. Kendimi bu yüzden çok şanslı olarak tarif edebilirim. Çeçenya&#8217; da kalmamın benim açımdan tehlikeli olması yüzünden de akrabalarımın yardımı ile Çeçenya&#8217; dan ayrıldım.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Sınırdan geçerken bir zorlukla karşılaşmadın mı?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov:</strong> Eğer ortada para varsa, tüm problemlerin çözülür. Hepsi için gerekli ödemeleri yaptım.</p>
<p align="justify"><strong>M.T.: Imran, sana göre Ruslar Çeçenya&#8217; da ne yapıyor?</strong></p>
<p align="justify"><strong>I.Hamidov:</strong> Bence, Ruslar Çeçenya&#8217; ya halkımızı ortadan kaldırmak için geldi. Rus cellatlar filtrasyon kamplarında bizlere açıkca, &#8220;Çeçenler, sizin en sonuncunuza kadar ortadan kaldırmak için geldik! Bu bizim vazifemiz ve buna uymamız gerekiyor. Sizler dünyaya gelmemeliydiniz!&#8221; diyordu. Onlar, Putin&#8217; in teslim ettiği görevi yerine getiriyorlar. Bunu Rusların acımazsızlığı ya da onların fikirleri olarak düşünmemek gerekiyor, bu Rus hükümetinin ve Putin&#8217; in kişisel görevidir.</p>
<p align="justify">Geçtiğimiz günlerde, Çeçenya&#8217; daki kural tanımazlığa 14-16 yaşındaki genç kızların bilinmeyen yerlere kaçırılması da eklendi. Bulunan cesetlerde, tecavüz ve işkencenin izlerine rastlanmakta. Bunlar, Çeçen halkı üzerinde uygulanan kitle yıldırma hareketlerinden, soykırımdan başka birşey değil.</p>
<p align="justify"><strong><em>Bu röportaj Çeçen gazeteci Mayrbek Taramov tarafından 10.09.2001 tarihinde Çeçenya&#8217; daki filtrasyon kamplarından birisinden kurtulmayı başaran bir Çeçen ile yapılmıştır. Imran Hamidov ismi doğru olmayıp, güvenlik gerekçesi ile bu isim kullanılmıştır.</em></strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=872&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2008/12/cecenya-daki-rus-filtrasyon-kampi-esiri-anlatiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şamil Basayev; Kimse Allah&#8217;ın Müsaade Ettiğini Yapmama Engel Olamaz</title>
		<link>http://www.waynakh.com/tr/2005/03/samil-basayev-kimse-allahin-musaade-ettigini-yapmama-engel-olamaz/</link>
		<comments>http://www.waynakh.com/tr/2005/03/samil-basayev-kimse-allahin-musaade-ettigini-yapmama-engel-olamaz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2005 22:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zelimhan.com/?p=3197</guid>
		<description><![CDATA[ÇİC DSK Şura Meclisi Askeri Komite Başkanı Askeri Amir Abu-İdris (Şamil Basayev), İsveç TT Haber Ajansı&#8217;na konuştu. Röportajın tamamı Kavkaz Center&#8217;e teslim edildi.
İsveç TT Haber Ajansı&#8217;n sorularına cevaplar
Soru: Çeçenistan eski Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov&#8217;un ölümünden sonra ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">ÇİC DSK Şura Meclisi Askeri Komite Başkanı Askeri Amir Abu-İdris (Şamil Basayev), İsveç TT Haber Ajansı&#8217;na konuştu. Röportajın tamamı Kavkaz Center&#8217;e teslim edildi.</p>
<p>İsveç TT Haber Ajansı&#8217;n sorularına cevaplar<span id="more-1249"></span></p>
<p><strong>Soru:</strong> Çeçenistan eski Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov&#8217;un ölümünden sonra ayrımcı Çeçen hareketindeki rolünüz değişti mi?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla. Yüce Allahımıza kendi doğru yolunda bizi Cihadı ile ödüllendirdiği için şükürler olsun! Peygamber Efendimize, sahabelerine ve ailesine selamı olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, biz ayrımcı değiliz. Ayrımcı, bir kimseden ayrılmaya çalışan kimsedir. Biz kimseden ayrılmadık, çünkü hiç kimsenin parçası da değildik. Biz 1991&#8242;den beri, yüzyıllar süren Rus-Kafkas savaşları sonrasında gaspedilen bağımsızlığımızı tekrar kazanmaya çalışıyoruz. Kafkasya ve tarihi ile ilgilenen herhangi bir uzman ya da sıradan biri bunu bilir. Bu yüzden ayrımcı kelimesi bize uymaz.</p>
<p>Sorunuzun cevabına gelince Mashadov&#8217;un ölümünden bu yana sorumluluklarım arttı ve daha önceden yaptığım şeylerin çoğunu artık yapamıyorum.</p>
<p>Mücahidler liderlerinin ölüm haberini çok sakin ve gururlu bir şekilde karşıladılar.</p>
<p>Ben İncil&#8217;den alıntı olan &#8220;incilerinizi domuzların önüne atmayın&#8221; sözlerini hatırlatırdım, ama Aslan bir idealist idi. Bugün, bir çok insanın şahit olduğu bir şey vardır o da, gücün, resmi olamayan kanunlarının dünyada kanunun gücünden daha etkili olduğudur.</p>
<p>Biz uluslar arası kanunlar, insan hakları, demokrasi ve diğer şeylere ne kadar uymaya çalışırsak çalışalım, bunlardan hiçbiri bizi soykırıma karşı korumayacaktır. İnsanlar bize bu tür şeylerden bahsederken, 250 bin insanımız öldürüldü &#8211; bu, halkımızın yüzde yirmi beşidir. 10 milyon İsveç halkının 2,5 milyonunun öldürüldüğünü düşünün.</p>
<p>Bugün bütün dünya, isteyerek veya istemeyerek, bizim kurallara uymamızı talep ediyor ve böylece de, soykırıma yardım ediyor. Bu bir kick box dövüşçüsü ile bir boksörün ringde dövüşmesine benziyor. Kick box&#8217;cu tekme atarken, hakem rolü oynayan dünya toplumu boksörün, boks kurallarında, tekme yasak olduğu için savunma amacıyla bile tekmesini kullanmasına izin vermiyor.</p>
<p>Birçok insan, savaşta hayatta kalıp galip gelebilmek için düşmanın kullandığı silahların ve metodların aynısını kullanman gerektiğini bilir. Biz, burada doğu ya da batıya bir şeyler yapmaları için bakmak yerine kendimiz elimizden geleni yapmalıyız. Söz vardır: &#8220;Kötülüğün yolu geniş ve çok yolcusu var, ama iyiliğin yolu dar ve pek kimse yoktur onun üzerinde&#8221;.</p>
<p>Bu bize zarar veriyor ama stratejik olarak tek kazanma şansımız bu.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Şu anda nerede bulunuyorsunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Çeçenistan&#8217;da. Eğer şakasına bile belli bir yer söylersem, Ruslar hemen &#8220;temizlik&#8221; yapacaklar &#8211; bu bölge kuşatılacak, evlerin kapıları kırılacak, yer döşemeleri çıkarılacak ve çatı katları yıkılacak, evcil hayvanlar götürülecek, erkekler kaçırılacak ve işkence edildikten sonra fidye karşılığı serbest bırakılabilecektir. Onun için kesin bir yer söylemek istemiyorum.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Aslan Mashadov, yerine geçmesi için niçin Abdulhalim Saydulayev&#8217;i seçmiş olabilir, biliyor musunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Hatırlatayım, Abdul Halim&#8217;in cumhurbaşkan olmasının nedeni, devlet kanunlarımız ve ÇİC DSK Şura Meclisinin kararıdır. Yani bu, tamamen resmi bir karardır. Ve hukuki bir karardır.</p>
<p>Bunun haricinde, Abdul Halim, adaletin temsilcisidir ve Direniş güçleri arasında büyük saygı görmektedir. Aslan Mashadov&#8217;un samimi yardımcısı olup onun tüm iyi niyetli işlerinde destekçisi olmuştur. Mashadov ile olan benim gerginliğimde her zaman denge rolü oynadı ve sınırı aşmamıza izin vermedi. Ve Çeçenler arasında çok rağbet gören ama bende olmayan bir kabiliyeti var onun &#8211; herkesi sonuna kadar dinler.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Rus makamları Mashadov&#8217;un ölümünün, Çeçen ayrımcılarının terörist faaliyetlerini azaltacağını, çünkü yurt dışından gelen yardımların da azalacağına inanıyorlar. Katılıyor musunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Şunu tekrarlamak istiyorum, terörizm ve ayrımcı kelimelerinin bizimle bir alakası yok. Bu kelimeler, bize karşı propaganda amaçlı kullanılan kelimelerdir.</p>
<p>Sorunuzun gerçek konusuna gelince, bu doğru değil. Düşmanlarımızın bize yapıştırmaya çalıştırdıkları etiket ne olursa olsun, biz Rus emperyalizminden kurtuluşumuz için bir mücadele veriyoruz ve böyle bir mücadele dış desteklere bağlı olmaz. Biz, bayrağı atalarımızdan aldık ve bu mücadele yüzyıllardır devam ediyor.</p>
<p>Bizim mantalitemiz hakkında örnek verecek olursak; bundan 126 yıl önce Ruslar, Çeçenleri görüşmek için çağırdı ve o zamanın direniş lideri 74 yaşındaki Uma Duyev&#8217;i hapse attılar, hızlı bir şekilde yargılayıp ölüme mahkum ettiler. Ve infaz anında, Hainlerden biri, boynunda ip, ayaklarının altındaki iskemlenin çekilmesini bekleyen Uma Duyev&#8217;e, yaklaştı ve &#8220;neden direndin?, Ruslar&#8217;ın senden daha güçlü oldukları ortada, sen de benim yaptığımı yapmalıydın. Şimdi yapmak istediğine ulaşamadan öleceksin, ama ben yaşayacağım&#8221; dedi.</p>
<p>Bu soruya Duyev&#8217;in cevabı neydi, biliyor musunuz; &#8220;Hayatını, Allah&#8217;a ve insanlarına adamış, özgür ve anavatanına saldıran düşmanlardan bir kısmını öldürmüş biri olarak mutlu bir şekilde öleceğim. Sen yaşayacaksın. Ama değersiz köle yaşamında ne yapacaksın? Büyük bir mısır sepetin olacak ve tuvalet çukurunu temizleyeceksin, hepsi bu!&#8221;</p>
<p>Bu sözler her şeyi yeterince açıklar!</p>
<p>Biz bugün süre ile sınırlı kalmadık ve amaca uygunluğu ile hareket ediyoruz. Eğer bizim için iyi olursa &#8211; aktif oluruz, değil ise &#8211; saldırıları minimuma indiririz. Cihat içinde geçen bir hayat, Rus köleliğinden çok daha iyidir. Savaş bizim için, Çeçen milletinin soykırımını durdurma yöntemidir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Bazıları da artık sorunu barışcıl yöntemlerle çözmek isteyen bir lider olmadığı için terörist saldırıların artacağını düşünüyorlar. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Bu da doğru değil. Biz savaşmak için savaşmıyoruz. Bir Çeçen atasözü der ki; &#8220;bir adam sadece savaşmayı bilen değildir, adam düşmanının nerede olduğunu da bilendir&#8221;.</p>
<p>Biz özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı korumak ve gelecekteki soykırımları engellemek için savaşıyoruz. Rusya&#8217;da, sorunu barışçıl yöntemlerle çözmeyi isteyen bir lider yok, barış görüşmeleri için çağrıda bulunan Mashadov&#8217;un sinsice öldürülmesi de bunun çok açık bir delilidir.</p>
<p>Ama bir şey değil, Putin&#8217;in güvensizlik kompleksi ile karışık rövanşçı emperyalist havaları bitene kadar bekleriz biz. İmparatorluklar zamanı geçti ve Rusistler, ister istemez buna alışmak zorundalar.</p>
<p>Farkına varmışsınızdır, ben hiçbir zaman, Rus halkı ile savaştığımı söylemiyorum. Ben Rusistlerle mücadele ediyorum. Birinci cumhurbaşkanımız Cevher Dudayev dedi ki: &#8220;Rusizm, ırkçılık ve Faşizmden daha beter yeni bir ideolojidir&#8221;.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Mashadov sağken onunda kınadığı bazı saldırılar düzenliyordunuz. Peki şimdiki liderin emirlerine uyuyor musunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Newton&#8217;un Üçüncü Kanunu hep benimsemişimdir, &#8220;her kuvvetin eşit ve aksi yönde bir tepki kuvveti vardır.&#8221;</p>
<p>Her zaman söyledim, yine söylüyorum; &#8220;Eğer Putin uluslar arası kanunlara uyarsa, biz de memnuniyetle uyarız. Kanunlar tüm tarafların uyması içindir.&#8221; Hiç kimse zalimliğe, zalimlikle karşılık vermemi engelleyemez. Fakat Allah&#8217;a yemin olsun ki eğer sizin haber ajanslarınızdan herhangi biri, Grozni&#8217;de pazar yerinde bir metre kadar kesin isabet ile, uluslar arası kanunların yasakladığı &#8220;SCUD&#8221; adlı 10 kasetli füzelerle 267 kadın, çocuk ve yaşlı insanın öldürülmesiyle, iki kadın Şehidlerimızdan Moskova&#8217;da Tushino Pazar yerinde 16 Rusistin öldürmesi arasındaki farkı, Ruscuların lehine göstermezse, ileride yapacağım tüm sabotaj eylemleri, &#8220;terörist saldırı değil&#8221; son veririm.</p>
<p><strong>Soru: </strong>Abdulhalim Saydulayev, barış görüşmeleri yapmak isterse ona itaat eder misiniz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Görüşmeler bir savaş için en mantıklı çözümdür. Cumhurbaşkanımız Saydulayev, barış görüşmelerine açık olduğunu ama kendisinin barış teklifinde bulunmayacağını söyledi. Onun bu kararını destekliyorum. Barış ve istikrarlılığın sağlanması için Allah&#8217;ın kanunlarına ters düşmediği sürece elimden gelen yardımı yaparım.</p>
<p>Ayrıca şunu belirtmek istiyorum Saydullayev&#8217;e bağlılığını sunan ilk kişi de bendim. Fakat o ya da başka biri, &#8220;devam eden bir savaş varken&#8221;, beni Allah&#8217;ın müsaade ettiği şeyleri yapmaktan alıkoyamaz. Allah, Kuran&#8217;ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruyor: <em>&#8220;Onlar size karşı savaştıkları gibi, siz de onlara karşı savaşın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.&#8221; (Bakara Sûresi, 190)</em></p>
<p>Ben her zaman aşırı gitmemeye çalıştım. Moskova Nord-Ost tiyatrosu ve Beslan&#8217;daki okulda hayatını kaybedenlerin sorumluluğu, Putin&#8217;in üstündedir. Bizim tek yaptığımız Çeçenistan&#8217;da devam eden savaşa ve Çeçen soykırımına bir son verilmesi talebinde bulunmak için insanları orada tutmaktı. Oradaki insanları, kendi insanlarını öldürenler, Ruslardır, Rusçulardır.</p>
<p>Ne Nord Ost&#8217;dakileri zehirli gazla zehirleyen ki, ulular arası kanunlara göre kullanımı yasaktı, ne de Beslan&#8217;dakilere uluslar arası kanunlara göre kullanımı yasak lav toplarıyla ateş eden bizdik. Onları Rusçular yaptı.<br />
<strong><br />
Soru:</strong> Usame Bin Ladin ya da El Kaide&#8217;nin herhangi bir üyesi ile hiç bağlantınız oldu mu?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Sizin gibi sağlam bir haber ajansının böyle soruları sormadan önce Bin Ladin ile hiç tanışmış olmadığımı ve onunla bağlantı kurmadığımı ama onunla görüşmekten oldukça memnun olacağımı söylediğim daha önceki röportajlarıma bakmanız gerekirdi. Her neyse, zaten Putin, Ladin&#8217;i çoktan benim komutanım olarak atamış.</p>
<p>Emin olduğum tek şey Ladin&#8217;in gerçekte cani olamayacağıdır Çünkü resimlerde yüzü, benim görebilecek kadar şanslı olduğum kuvvetli bir ışık yayıyor. Kendi tecrübelerime dayanarak Rusya ve Amerika&#8217;nın, kimin suçlu olduğuna, kendisini savunmasına bile izin vermeden karar vermeyi sevdiklerini biliyorum.</p>
<p>Bunun bir örneği de, Amerika&#8217;nın, müslümanların yararı için, her zaman devrilmesini desteklediğim Saddam&#8217;ın Irak&#8217;taki &#8220;kitle imha silahları&#8221; hikayesiydi.</p>
<p>Moskova ve Volgodonsk kentlerinde evlerin yok edilmesi de bize &#8220;asıldı&#8221; ve ispat edemediler. Ki, eğer bunu ben yapsaydım, hiçbir zaman sorumluluğu ret etmezdim.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Bu örgüte nasıl bakıyorsunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Bilmediğim her şeye baktığım gibi tedirginlikle bakıyorum. Hayatım boyunca, El Kaideli oldukları iddia edilen iki kişi gördüm. Hattab ve Ebu Valid. Onlar da, hem El Kaide&#8217;nin üyesi değillerdi hem de Ladin&#8217;den haberleri bile yoktu. Ladin&#8217;i, Afganistan&#8217;da, uzak bir mesafeden, savaş zamanında kendileri gibi normal bir Mücahid olan insanlarla beraber sadece birkaç dakika görmüşler.</p>
<p>Fakat şimdi Çeçenistan&#8217;da durum değişti. Ne zaman az ya da çok tanınmış bir mücahid öldürülse, hele de aslen Arap ise, hemen en kötü yıkım faaliyetlerinin organizasyoncusu o olur ve kesinlikle El Kaide&#8217;nin bir üyesidir. Çok ilginç bir durum. Bir mücahid sağken, benim emrimdedir fakat ölür ölmez, El Kaide&#8217;nin bir üyesi ve &#8220;yardımların ana kaynağı&#8221; olur.</p>
<p><strong>Soru:</strong> İngiliz televizyonuna verdiğiniz röportajda, Beslan gibi yeni saldırılar düzenlemeyi planladığınızı söylediniz. Peki bu saldırıların dünyanın hangi yerinde ve ne zaman olacağını beklemeliyiz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Yine de, bu soruyu sormadan önce önceki bildirilerimi okumanız gerekirdi.</p>
<p>Biz sadece Rusya&#8217;ya karşı savaşıyoruz, o halde Rusya&#8217;nın bölgelerinde beklemelisiniz. Rusya ve Katar&#8217;da, sadece Rus vatandaşlarına yönelik sabotaj eylemler bekleyebilirsiniz.</p>
<p>Sonbahar ve kış aylarında sabotaj eylemlerinin olmaması, Mashadov&#8217;un işidir, Rusya&#8217;nın özel istihbarat teşkilatlarının değil. Kasım ayında onunla 12 gün beraber geçirdik ve benden Rusya ile barış görüşmeleri yapılırsa, müdahale etmeme ve bu zaman sürecinde bütün saldırıları durdurma sözü almıştı.</p>
<p>Aktif olmamam yüzünden kayıplar vermeme rağmen sözümü tuttum. Mashadov, aşırı barış tutkusundan dolayı, Rusların sinsiliği sonucu öldü. Artık ben de ona verdiğim sözde özgürüm.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Çeçenistan&#8217;daki savaşın ne zaman ve nasıl sona erebileceğini düşünüyorsunuz?</p>
<p><strong>Ş.Basayev:</strong> Putin, hasta ve cahil bir insandır. Eğer öyle olmasaydı, &#8220;Bir Şah delirdiği zaman, Kafkaslarda savaşa gider&#8221; diyen İran atasözüne önem verirdi.</p>
<p>Savaşı Rusya başlattı ve barışa açılan kapının tüm anahtarları, Kremlin&#8217;de.</p>
<p>Savaş, inşallah yakın zamanda biter ve Çeçenistan İçkeriya Cumhuriyetinin bağımsızlığı tamamen kabul edilecektir ki, o zaman biz Rusya&#8217;ya güvenlik sözü verebiliriz.</p>
<p>Ve bunun için her şeyi yaparız. Allahu Akbar!</p>
<p>Son olarak, bu imkanı kullanarak, bizim mültecilerimize verdikleri destekten dolayı İşveç halkına teşekkür etmek isteriz. Bizim için bu yeterlidir ve biz bunu hiçbir zaman unutmayacağız.</p>
<p>İşveç benim bilincimde her zaman &#8220;ABBA&#8221;, &#8220;Volvo&#8221; ve &#8220;SAAB&#8221; kelimeleri ile aklıma gelirdi. Savaştan önce ülkenizin ekonomi sistemini iyi inceledik ve Çeçenistan&#8217;da kullanmak istemiştik.</p>
<p>Şimdi ise, düşüncelerine Rusya&#8217;dan korkmadan serbestçe ifade edebilen nadir ülkelerden biri olarak görüyorum sizi.</p>
<p>Bağımsız kalın!</p>
<p>Saygılarımla,<br />
<strong><br />
Abdallah Şamil Abu-İdris (Şamil Basayev) </strong><strong></strong></p>
<img src="http://www.waynakh.com/tr/?ak_action=api_record_view&id=1249&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.waynakh.com/tr/2005/03/samil-basayev-kimse-allahin-musaade-ettigini-yapmama-engel-olamaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

