Waynakh Online

Top Menu

  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

Main Menu

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

logo

Waynakh Online

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu

  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü

  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler

  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı

  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı

  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

  • Özgür Kurt’tan Sadık Köpeğe: Bir Siyasi Tutum Değişikliğinin Ahlaki Muhasebesi

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Haberler
Home›Haberler›Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

By admin
03 Eylül 2026
18
0
Share:

Diasporamız simalarından Yahyahan Güney, alışıldığı üzere doğrudan fikrini ortaya koymak yerine, metaforların ve süslü ifadelerin arkasına sığınarak kaleme aldığı son yazısını “İki Kaide” başlığıyla, artık konumu konusunda pek fazla soru işareti kalmayan Fatih Kafkas Çeçen Kültür Derneği’nin internet sitesinde yayımlamış.  Yazı önüme geldiğinde bir an için gözlerime inanamadım. “Bir Çeçen gerçekten bunları yazmış olabilir mi?” diye düşünmeden de edemedim. Zira metin, bana göre, köleliğe elbise giydirmeye çalışan bir anlayışın oldukça tipik bir örneği. Dolayısıyla bu kısa ama ilginç metne bir cevap verme ihtiyacı hissediyorum. 

Doktor Yahyahan Güney yazısında, Rus işgali altındaki anavatanımız Çeçenya’nın ve diasporalarının içinde bulunduğu sosyopolitik durumu, hikmetli bir dil ve klasik Arapça kaideler üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Üslup ilk bakışta sakin, ölçülü ve hatta teskin edici görünüyor. Fakat metnin altını biraz kazıyınca başka bir şey ortaya çıkıyor: Mevcut durumu kabullenmeye ve fiilen ortaya çıkmış olanı zamanla meşru bir gerçeklik gibi görmeye çağıran bir yaklaşım. Kanaatimce zaten asıl sorun da burada başlıyor. 

Yazının merkezine yerleştirilen Ebû Temmâm’ın kasidesinden alınan “Kılıcın haberini anla” kaidesi, kaba kuvvetin ortaya çıkardığı sonucu dikkate almamızı öğütlüyor. Elbette yazar metninin içerisine gücün her zaman haklı olmadığını da ekliyor. Ancak hemen ardından ortaya çıkan neticeyi temel ölçü haline getiriyor. Böyle olunca da ister istemez şu sonuç çıkıyor: Gücü elinde bulunduranın yarattığı fiili durum karşısında boyun eğmek, “hikmet” adına makul görülebilir.

Peki güce boyun eğmek gerçekten kabul edilebilir mi? Elbette hayır, özellikle söz konusu olan bizim toplumumuz ise. Zira Çeçen tarihine ve Çeçen halkının kollektif hafızasına baktığımızda, güçlü olanın ortaya koyduğu fiili durumun hiçbir zaman meşruiyet anlamına gelmediğini görüyoruz. İşgal, sadece uzun sürdüğü için meşru hale gelmez. Bir yönetim halk üzerinde hâkimiyet kurduğu için haklı sayılmaz. Bir baskı düzeni yıllarca devam ettiği için de normalleşmiş olmaz, olamaz.  Bizim ölçümüz “olan” değildir. Ölçümüz, olanın doğru ve adil olup olmadığıdır. 

Çeçenlerin asırlar boyunca ayakta kalmasını sağlayan şey yalnızca kuşandıkları kama veya özgürlük ya da adalet uğruna savaşma iradesi değildi. Bunun yanında bir ahlak, bir onur ve nokhçalla anlayışı vardı. Güç karşısında ne yapılacağını belirleyen de çoğu zaman bu anlayıştı. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan her fiili durumu, sırf güçlü taraf tarafından oluşturuldu diye kabullenmek, kendi tarihimizle ve toplumsal hafızamızla çelişir. 

Değinmek istediğim bir diğer husus ise yazıda öne çıkarılan “Bütünüyle terk etme” kaidesi.  İlk bakışta bu söz, şartlara göre hareket etmeyi, mümkün olanı korumayı ve maslahat gözetmeyi anlatıyor gibi görünebilir. Fakat mesele Çeçenya ve Çeçen diasporası olduğunda, bu yaklaşım çok daha dikkatli ele alınmalıdır. Çünkü “bütüne ulaşamıyorsan elindekini koru” düşüncesi, sınırı iyi çizilmediğinde, ilkelerden verilen tavizleri makul göstermenin aracına dönüşebilir.  Bugün Çeçenya’da veya diasporada insanların sessiz kalmasını, geri çekilmesini ya da mevcut şartlara uyum göstermesini doğrudan bir “hikmet” göstergesi olarak okumak doğru değildir.

İnsanların neden sustuğunu bilmeden sessizliği rıza olarak kabul edemezsiniz. Baskı altında yaşayan bir toplumun hayatta kalmaya çalışmasını da siyasi tercih diye yorumlayamazsınız.  Bazen sessizlik tercih değildir. Mecburiyettir.  Bazen geri adım atmak teslimiyet değildir. Hayatta kalma çabasıdır.  Bazen de insanlar düşündüklerini söylemezler; çünkü söylemenin bedelini bilirler.  Dolayısıyla ortaya çıkan tabloyu, herkesin bu “kaidelere” hikmetle uyduğu şeklinde yorumlamak kanaatimce gerçeği anlamaktan çok, gerçeği mevcut güç ilişkilerine göre açıklamaktır. 

Yahyahan Güney’in yazısındaki sakin ve tevazu sahibi üsluba itirazım yok. Fakat güzel ve hikmetli sözler, bir düşüncenin sonuçlarını değiştirmiyor. Bir fikrin ne söylediği kadar, nereye vardığı da önemlidir.  Çeçen halkının bugün karşı karşıya bulunduğu mesele de tam olarak budur.  Şartların ağır olması, doğru ile yanlışı birbirine karıştırmamızı gerektirmez. Güçsüz olmak, güçlü olanın haklı olduğunu kabul etmek değildir. Bir işgalin uzun sürmesi, işgali meşru kılmaz. Bir baskı düzeninin yerleşmiş olması, onu kabul edilebilir hale getirmez.  “Kılıç haber verdi” diye, kılıcın söylediğini doğru kabul etmek zorunda değiliz.  Netice ortaya çıkmış olabilir. Fakat her netice hakikat değildir.  Bugün yapılması gereken, olanı olduğu için kutsamak değil; olan ile olması gereken arasındaki farkı korumaktır. Çünkü o fark ortadan kalktığında geriye ne tarih kalır, ne ahlak, ne de duruş.  Çeçen olmak, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, gücün karşısında hakikati ölçü almaktan vazgeçmemektir.  Bence asıl kaide budur.

Hadi Erdoğan

Previous Article

Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı

Next Article

Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider ...

Share:

Related articles More from author

  • Haberler

    Aylık Dergi “Marsho”nun Şubat 2014 Sayısı Yayınlandı!

    01 Şubat 2014
    By Vainakh
  • Haberler

    Youmiri: Çeçen Doktor Savaşın Kurbanı Çocuklar Hakkında Konuştu

    26 Kasım 2006
    By admin
  • Haberler

    Çeçen Mültecilerden Gösteri Duyurusu

    10 Aralık 2009
    By Vainakh
  • Haberler

    Pankisi Vadisi’ndeki Yardım Kalkınmayı Sağladı

    23 Aralık 2009
    By Vainakh
  • Haberler

    Moskova’ da Litvinenko İçin Gösteri

    06 Nisan 2008
    By admin
  • Haberler

    Litvanya’dan AGİT’e Açık Çağrı

    26 Haziran 2009
    By Vainakh

Leave a reply

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

  • Çeçen Kültürü

    Torunla Sohbet

  • Haberler

    Medet Ünlü: “Şehadetinin 14. Yıldönümünde Cahar Dudayev”

  • Haberler

    Kim Terörist?

Arşivler

Kategoriler

Çeviriler & Makaleler

Çeviriler - Makaleler

Medet Medet!..

  • Türkiye’deki Çeçen Temsilciye Yönelik Suikast Rusya’yı İşaret Ediyor

    By Vainakh
    07 Haziran 2013

Röportajlar

Röportajlar

Akhmed Zakayev: “Medet Önlü Yeri Doldurulamayacak Bir Kayıp!”

  • Benoit Desjardins: “Bu film özgürlüğün marşı!..”

    By Vainakh
    05 Mart 2014

Logolarımız

      

Waynakh Online

2000 yılından bu yana Çeçen tarihini, kültürünü ve güncel gelişmeleri paylaşan bağımsız internet sitesi ve dijital arşiv.


                        

Son Paylaşımlar

  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu
  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü
  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler
  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı
  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?
  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı
  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız
  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

Son Yorumlar

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez! için Şakir yılmaz
  • Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür için Martan Galayev
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Derya
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Zelimhan
  • Gelayev’ in Şehadetinin 4. Yıldönümü için Zafer
  • Çeçen Gençlerden Çeçen Muhacirlere Yardım Çağrısı! için Josef Friedrich Wilhelm von Adenauland
2000-2026 © Waynakh Online | Powered by Chechen Media