İMAM MANSUR (UŞURMA)

Kuzey Kafkasya’da ilk ulusal birliğin kurucusudur. islam dininin kurallarıyla devlet düzenini doktrinleştirerek “Müridizm”i ve “Gazavat”ı oluşturmuştur. Çeçen asıllıdır. Adı Uşurma olarak anılan bu ilk devlet başkanının asıl adı Oççarma’dır. Sunc ırmağının yanındaki Aldı köyünde, ailesinin ikinci çocuğu olarak 1760 yılında doğdu.

Oççarma din ilşmini çocuk yaşlarda babasından öğrendi. Çocukluğundan beri tefekkürde olan bu meczup insanın Dağıstan’da ilim tahsil ettiği söylense de kesin bir delil yoktur. Tefekkür ve ibadet ile kimlik ve kişilik kazandığı muhakkaktır. Bir süre ortadan kaybolması, Hz.Muhammed (s.a.v.) efendimizin emri ile gazavatı başlattığı malumdur.

Ünü ve etkisi kısa zamanda yayılan Oççarma, 1785 yılında Ruslara karşı cihat ilan etti. Konuşma gücü ve inandırıcılığıyla kısa zamanda tüm Kuzey Kafkasya’da büyük bir hareket başlattı. Dağıstanlılarla birlikte dünya Müslümanlarını Ruslara karşı harekete geçmeye davet eden imam Mansur, kendisine katılan 10 bin kişilik bir kuvvetle Rusları Terek nehrinin ötesine atmaya muvaffak oldu.

Din ilmini dünyevi ve uhrevi yönden icra etmiştir. Dünya hayatında toplumun örgütlü yaşama şeklini benimsemiş, bunu müstevliye karşı uygulamaya çalışmıştır. Anapa’da Müslüman olmayan, hatta bir kısmı ateşe tapan Abhazlarla omuz omuza, düşmana karşı aynı safta savaşması bir kanıttır.

Şu ilkeleri benimsemiştir. İlki fiziki, ikincisi ferdi, ictimai, üçüncüsü ise ruhi öğelerdir. Fizik ve beden için şeriatı, fert ve cemiyet için tarikatı, ruh ve maneviyat için marifeti önerir.

Şeyh Mansur Çeçenlerin, hatta cümle Kuzey Kafkasyalıların, o iki deniz arasındaki dağlık bölgede sıkışakalmış halkların, asla unutulmayacak mücahade ve mücadele şekli ile dünya tarihinde yer almalarını sağlamıştır. Mansur, Çeçenlerin bilinen ilk devlet başkanıdır, mensup olduğu halka İslam dininin yüceliğini ve udsiyetini tattırmış mubarek bir insandır. Nakşibendi tarikatının, Çeçenya’daki Kafkasya Müridizmi’nin kurucusudur. Kafkasya Müridizmi’nin iki yasası vardır; Vatan ve Din.

İmam Mansur Anapa’da doksanüç subay dötbin nefer yitirmiş olmasına rağmen yaralı olarak Ruslar’ın eline geçmiştir. 13 Nisan 1794 yılında dârü’l-beka’ya hicret eylemiştir.