Yusuf Ünal: “Çeçenler İstanbul’ da Temsilcilik Açmalı…”
Türkiye’ deki Çeçen mültecilerin hikayesini anlatan Tibuk’ un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal’ la yaptığımız kısa söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.
Waynakh.com: Tibuk’ un Çeçenleri isimli kitabın yazarı Yusuf Ünal’ ı sizdem dinleyelim. Kimdir Yusuf Ünal, okurlarımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Yusuf Ünal: Yabancı bir gazetenin İstanbuk muhabirliğini yapıyor aynı zamanda Today’ s Zaman isimli gazetede yazıyorum ve ayrıca ulusal bir kanalda program sunuyorum. Daha önceleri televizyon haberciliği ve reklam yazarlığı da yaptım. Besim Tibuk’ la birlikte beş yıl boyunca aktif siyasette bulundum. Bu benim ilk kitabım.
Waynakh.com: Türkiye’ deki Çeçen mültecilerin hikayesi kitabınızda değindiğiniz üzere bundan sekiz yıl önce başlıyor. Niçin sekiz yıl sonra bu kitap ortaya çıktı?
Yusuf Ünal: Çeçen dramını anlatan bu kitabı yazmaktan büyük onur duydum ama bir o kadar da üzüldüm. Şu ana kadar çoktan yazılmış olmalıydı. İnşallah farklı açılardan ele alan yeni kitaplarla başka yazarlar devamını getirir.
Sekiz yıl sonra herşey daha net anlaşılıyor. Çeçenya’ da yaşanılanlar sıradan olaylar değil. Orada asil bir millet düşmanın kat kat üstünlüğüne rağmen kahramanca mücadele veriyor. Yaşanan acılar unutulmamalı. Tarih şekillenirken özellikle 1994-2000 yılları arasında Çeçen halkının yaşadığı Rus vahşeti en ince ayrıntısıyla bilinmeli. Besim Tibuk’ un Çeçenlere olan yakın ilgisi ve yardımlarına tanıklık etmiş bir gazeteci olarak yaşananlardan çok etkilendim ve bunları tarihe not düşmeyi kendime görev edinerek Tibuk’ un Çeçenleri’ ni kaleme aldım.
Waynakh.com: Kitabınız tarihsel bir belge niteliğinde, ayrıca kitaba konu olan Çeçen mülteciler halen Türkiye’ de “misafir” olarak adlandırılıyor, Çeçenya’ da soykırım ve işgal devam ediyor, böylesi anlamlı bir eserin Türkiye medyasında ilgi görmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yusuf Ünal: Ne yazık ki basın Çeçenya konusunda gündeminden çoktan çıkardı. Yakın geçmişte yaşanan Ruslar tarafından yapılan katliam unutuldu. Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin çok hızlı gelişmesi, Türkiye’ nin yoğun iç gündemi gibi noktalarda bunda etkili oldu. Ayrıca Çeçenya direnişinin Türkiye’ de efsaneleşmiş önderlerinin şehit olmasından sonra malesef kamuoyunun da ilgisi azaldı. Bir diğer önemli sebep ise konunun dış basında da yer almaması. Çeçenya bir ortadoğu ülkesi olsaydı herşey çok farklı olurdu. Global güç olarak Rusya dünya kamuoyunu bu konuda tek taraflı olarak yönlendirebiliyor malesef.
Waynakh.com: Kitabınızı yazmadan önce Besim Tibuk ile biraraya geldiniz mi?
Yusuf Ünal: Kitap fikrini ilettiğimde Besim Tibuk çok duygulandı. Onca emek ve çabanın bir yerde kayıtlara geçecek olması onu mutlu etmişti. Tibuk’ un yardımlarını bilen Çeçenler onu daima minnetle anıyorlar. Ancak o büyük mücadele esnasında yaşananlar tarihe ışık tutacak bilgiler içeriyor. Bunların geleceğe aktarılması ve gerçeklerin bilinmesi kendisi için çok önemliydi. Kitap hazırlanırken Besim Tibuk’ un anıları ve kişisel arşivi önemli bir kaynak oldu bana. Bununla yetinmeyip o sürecin önemli tanıklarıyla da görüştüm. Çeçen mültecilerle ve diğer kaynaklarla zenginleşen altı aylık bir araştırma sürecinin sonunda kitabı tamamladık.
Waynakh.com: Kafkas diasporasının kitabınıza ve size yaklaşımı nasıl. Olumlu ya da olumsuz eleştiriler alıyor musunuz?
Yusuf Ünal: Okurlardan gelen ilgi beklediğimin üstünde oldu. Başta Kafkas kökenli vatandaşların yoğun ilgisi var. Burada onlara yürekten teşekkür ederim. Bu kitap bizim kadar onları da mutlu etti. Adeta bekleniyormuş böyle bir çalışma. Bir boşluğu doldurdu yorumları yapılıyor. Ayrıca yakın geçmişin siyasi ve uluslararası bilinmeyenlerini merak eden genç okurlardan gelen ilgi de benim için bir sevinç kaynağı.
Waynakh.com: Kitabınız 5 YTL gibi cüzi bir ücretle satılıyor. Niçin bu kadar ucuz?
Yusuf Ünal: Çok fazla kar amacı gütmedik. Tarihi bir misyonu yerine getirmek bizim için daha ön planda. Mümkün olduğunca geniş kitleler Çeçenya gerçeğini okusun istedik Fiyatı okur açısından mümkün olduğunca cazip tutmaya gayret ettik. Bu şekilde eşe dosta hediye edilmesi de kolay.
Waynakh.com: 21 Haziran 2008′ de İstanbul’ da bir imza gününüz oldu. Medyanın görmezden gelmesine rağmen katılım nasıldı? Kitabın satışından memnun musunuz?
Yusuf Ünal: İmza günümüz çok güzel ve keyifli geçti. Sadece belli bir çizgideki medya ilgi gösterdi. Ancak benim için daha anlamlı olan okurların ve Çeçen dostların ilgisiydi. Kitaba sahip çıktılar, beni yalnız bırakmadılar. Özellikle yakasında Çeçenya rozetiyle gelen küçük okurlar bizi çok duygulandırdı.
Waynakh.com: Türk hükümetlerinin Çeçenya ve Çeçenler politikasını daha doğrusu politikasızlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yusuf Ünal: Türkiye’ nin dış politikadaki genel pasifliğini öteden beri eleştiriyorum. Hiç olmazsa kendi bölgesinde çok etkili ataklar yapabilecek bir potansiyelimiz var. Ama ne yazık ki bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla kayıtsız kalıyor Türkiye. Çeçenya konusunda harekete geçirebileceği o kadar çok argüman ve alternatif varken hiçbirşey yapmıyor Ankara. Koskoca Rusya’ yı ufacık Çeçenya için karşımıza almayalım kaygısını taşıyorlar. Oysa akılcı bir diplomasiyle hiçbir tarafı kaybetmeden çok faydalı adımlar atılabilir. İlk etapta olması gereken Çeçenya’ nın İstanbul’ da bir ticari ya da kültürel temsilcilik açmasıdır. Bu sayede işbirliği konusunda çok önemli bir mesafe alınabileceğine inanıyorum.
Waynakh.com: Son olarak okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz birşeyler var mı?
Yusuf Ünal: Kafdağı okurlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bu fırsatı verdiğiniz için de size çok teşekkür ederim. Dileğim Çeçenya’ da yaşanılanları anlatan bir sinema filminin yapılması. Böylelikle çok daha geniş kitleler gerçekleri öğrenecektir. İlk kitabın yazarı olarak, ilk ciddi filmi sabırsızlıkla bekliyorum. Bu da bence Türk sinemacılara düşen bir görevdir.
Waynakh.com yönetimi olarak Yusuf Ünal’ a bizlere böylesi bir eseri bize kazandırdığı ve röportaj teklifimizi kabul ettiği için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Umarız bu kitap hakettiği ilgiyi görür.
14.07.208/İstanbul
Tweet


kitabı okumadım ama konuya yaklaşmanız beni çok duygulandırdı.ilk fırsatta okuyacagım ellerinize emeklerinize sağlık teşekkürler.
.
İmza günü bazı yerel ve bir kaç ulusal gazetede çok ama çok küçük bölümlerde yer aldım küpürleri bulursam paylaşacağım.
Bir yanıt bırakın!
Galeri »
Yolun Ortasında – Marek Maliszewski
Polonyalı fotoğrafçı Marek Maliszewski’nin Polonya’nın Łomża kentindeki Çeçen mültecilerin yaşamlarını konu edinen “Yolun Ortasında (W połowie drogi…)” isimli fotoğraf sergisi 14 Nisan günü açıldı. Bu sergide yer alan fotoğrafları sizlerle paylaşıyoruz.
[Slayt Gösterisi]
[View with PicLens]
…
Mp3 »
Ansambl Golos Gor – Lamanan Az (Mp3)
Çeçenya’nın Nozha-Yurt bölgesinden “Golos Gor” (Dağların Sesi) isimli erkek vokal grubunun albümünü mp3 formatında sizlerle paylaşıyoruz.
.
.
.
.
.
Albümde yer alan şarkılar;
Track 01. Lamanan Az
Track 02. Chexka Din
Track 03. La1ara
Track 04. Elina
Track 05. Laziyna …
Röportajlar »
Alla Dudaeva: “Dzhoxar Hayatta Olsaydı, Her Şey Çok Daha Farklı Olurdu!”
Gürcistan muhabirimiz, Dzhoxar Dudaev’in eşi Alla Dudaeva ile kocasının vefatının 15.yıldönümü nedeniyle özel bir röportaj gerçekleştirdi.
İşte o röportaj:
Waynakh Online: Dzhoxar’ı yitirişimizin 15.yıldönümü. Yokluğunda onun en çok hangi özelliklerini özlüyorsunuz?
Alla Dudaeva: Dzhoxar’ı özlüyorum… Onun eğlenceli …
Video »
Bam Teli: “Fenerbahçe Çeçen Mülteci Kampı” (Video)
Yol öykücüsü “Tayfun Talipoğlu”, 9 Ekim 2011 Pazar günü TV8 ekranlarında yayınlanan “Bam Teli” isimli programında görmezden gelinen İstanbul Fenerbahçe Çeçen Kampı’nı gündeme taşıdı.
Çeçenler yaklaşık olarak 12 yıldan beri İstanbul’un çeşitli bölgelerinde yaşıyorlar. Valiliğin, belediyelerin …
Wallpaper »
WaYNaKH Online Duvar Kağıtları – Dzhoxar Dudaev
Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın ilk devlet başkanı Dzhoxar Dudaev’in ölümünün 14. yılı anısına hazırladığımız duvar kağıdını sizlerle paylaşıyoruz.
1920 x 1200
1600 x 1200
1440 x 900
Bağlantılar
Arşivler
Kategoriler
Şarkı Listesi
Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!
Logolarımız