Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

Türkiye Çeçen Diasporasından Açık Mektup

Bu yazı 19 Mayıs 2026 Salı  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 79 defa okundu.. Yorum Yok
Türkiye Çeçen Diasporasından Açık Mektup

Medyaya yansıyan bilgilerden, Çeçenya’daki Rus yanlısı rejime bağlı “Milli Politika, Dış İlişkiler, Basın ve Enformasyon Bakanlığı”nın tüm giderleri karşılamak üzere Türkiye Çeçen diasporasına resmî bir davet gönderdiği öğrenilmiştir. Bu davet üzerine, özellikle 1860’lı yıllarda vatanlarını terk etmek zorunda kalan kesimin torunlarından bazı kişilerin geçtiğimiz günlerde ata vatanımıza bir ziyaret gerçekleştirdiği görülmüştür.

Davetin amacı, “Hemşehrilerle bağları geliştirmek, tarihî vatanlarıyla olan manevi ve kültürel bağları korumak ve etnik ile dinler arası uyumu güçlendiren etkinliklere katılmak” olarak belirtilmektedir.

Elbette ki 166 yıl önce vatanlarını terk etmek zorunda kalan atalarımızın torunları olarak Daymohk’u (ata vatanı) ziyaret etmek, dedelerimizin yaşadığı yerleri görmek, akrabalarımızı bulmak ve hasret gidermek dünyanın neresinde olursa olsun her Çeçen’in en doğal hakkıdır; bu tür ziyaretler mutlaka olmalıdır. Ancak manevi bağları güçlendirmek kisvesi altında yapılan bu davete katılanların, işgalcilerin yerli işbirlikçilerine propaganda malzemesi olmaları, düzenlenen beyin yıkama seanslarında vatanlarının özgürlüğü uğruna hayatlarını feda etmiş şehitlerimize yönelik karalamaları sessizce dinlemeleri kabul edilemez bir hatadır.

Bir zamanlar Çeçen Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı için mücadele ettiğini söyleyen, Çeçen ulusunun özgürlük mücadelesine destek vermekten onur duyan bazı kişilerin bugün, bu özgürlük mücadelesine katılan ve destek veren herkesi terörist ilan eden bir rejim ile kurduğu yakın ilişki, yalnızca siyasi bir tutarsızlık değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküştür.

Çünkü bugün ilişki kurulan rejim, sıradan bir yönetim değildir. Bu rejim; yüz binlerce masum Çeçen’in ölümünden sorumlu olan Rus savaş politikalarıyla açıkça iş birliği yapan, kendi halkı üzerinde korku ve baskı düzeni kuran bir yapıdır. Dün Rus bombardımanları altında ezilen, katledilen masum Çeçen halkının acısını anlatanların, bugün o düzenin yerel işbirlikçileriyle aynı masaya oturması, onlardan madalya ve nişan alması ağır bir vebaldir; tarihe karşı izahı olmayan büyük bir çelişkidir.

Bu rejimin faaliyetleri yalnızca Çeçenya ile sınırlı kalmamış, uzantıları Türkiye diasporasına kadar ulaşmıştır. Türkiye’de yaşayan Çeçen muhaliflere yönelik tehditler, baskılar, cinayetler ve karanlık ilişkiler yıllardır bilinmektedir. Bunun en acı örneklerinden biri de rahmetli Medet Önlü’nün Ankara’da şehit edilmesidir. Bu cinayet, diasporanın hafızasında sadece bir insanın ölümü değil, korku siyaseti üzerinden Türkiye diasporasına verilmiş kanlı bir mesaj olarak yer etmiştir.

Ne yazıktır ki bu cinayetle ilgili sorulan sorulara, rejimin temsilcileri tarafından verilen “Medet adını ilk defa duyuyoruz” şeklindeki cevaba karşı dahi, “Samimi cevabınız için teşekkür ederiz” şeklinde insanın içini kanatan bir yanıtla yetinilmiştir.

Aynı anlayış bugün de farklı yöntemlerle Türkiye’deki Çeçen mültecilere karşı sürdürülmeye devam etmektedir. Son otuz yılda can güvenlikleri olmadığı için vatanlarını terk ederek Türkiye’de yaşamaya çalışan Çeçen mülteciler hakkında, hatta Türkiye’de doğmuş çocuklar için bile Interpol üzerinden “terör bağlantısı” iddialarıyla sahte tahdit kodları oluşturulmaktadır. Zor şartlar altında yaşayan bu insanların oturma izni alması, çalışıp evine ekmek götürmesi, çocukların eğitim görmesi, hatta hastanede tedavi olması dahi engellenmek istenmektedir.

Böyle bir rejimin resmî davetine katılmak, onun görevlilerinin şehitlerimizi karalayan propagandalarını dinlemek ve ne için verildiği dahi belli olmayan madalyaları bir şeref gibi sunmak; yalnızca siyasi bir tercih olarak açıklanamaz. Bu durum vicdani, ahlaki ve imani açıdan sorgulanması gereken bir meseledir.

Bugünün koşullarında Türkiye diasporasında yaşayan hiçbir Çeçen’in, Çeçenya’daki rejim ile hesaplaşmak gibi bir önceliği yoktur. Ancak son otuz yılda, tıpkı 1944 sürgününde olduğu gibi evini, ana babasını, akrabalarını, mezarlarını ve tüm hatıralarını geride bırakıp Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerine sığınmak zorunda kalan, zor şartlar altında barınmaya çalışan yüz binlerce soydaşımız gözümüzün önündeyken; bunun sorumlusu olan rejimin görevlileri ile mutluluk pozları vermek, sadece fotoğraf çektirmekten ibaret bir davranış değildir. Mesele; mazlumların mı yanında durulacağı, yoksa zulmün meşrulaştırılmasına mı hizmet edileceğidir.

Çeçen halkı sürgünler, savaşlar, kayıplar ve ihanetler yaşamış bir halktır. Bu halkın acıları üzerinden yıllarca konuşup, sonra o acıların sorumlularıyla aynı safta görünmek; şehitlerin hatırasına, kayıpların ailelerine ve hâlâ tehdit altında yaşayan insanlara karşı büyük bir saygısızlıktır.

Bu nedenle, ata vatanlarını ziyarete giden soydaşlarımızı bilmeden veya oldubittilerle bu tür propagandalara ve zulme alet olmamaları için dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bilerek bunda ısrar edenleri ise tarihin şaşmaz vicdanına ve Allah’ın adaletine havale ediyoruz. Ancak herkes şunu iyi bilmelidir ki Türkiye Çeçen diasporası, daha önceki denemelerde olduğu gibi bu kez de beşinci kol faaliyetlerine itibar etmeyecek, bu kişilerin oyunlarını boşa çıkaracaktır.

Tarih bazen insanları söyledikleri sözlerle değil, ne zaman ve kimlerin yanında durduklarıyla yazar. Ve hiçbir madalya, hiçbir resmî davet, hiçbir propaganda görüntüsü hakikat karşısında vicdanları susturmaya yetmez.

19.05.2026

Türkiye Çeçen Diasporası



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.