Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

Hakikat Arayışı Dayatma Değil, Hafızanın İtirazıdır

Bu yazı 26 Haziran 2026 Cuma  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 67 defa okundu.. Yorum Yok
Hakikat Arayışı Dayatma Değil, Hafızanın İtirazıdır

Cuma Bayazıt’ın, Çeçen diasporasının hafızasını hedef alan ve işgalci Rusya’nın finansmanı dahilinde Çeçenya’ya gerçekleştirilen bir seyahata ilişkin görüşlerini dile getirdiği yazısına müteakip kaleme aldığım somut eleştiriler, görüldüğü kadarıyla yazarı bir hayli rahatsız etmiş. Bu rahatsızlık ya da birilerinden aldığı tepkiler, kendisinde bir cevap verme zorunluluğu doğurmuş anlaşılan. Kamuoyuna “Cevap’a Cevap” başlığıyla sunduğu kısa yanıt ise ortadaki ahlaki krizle yüzleşmekten ne denli kaçtığını bir kez daha göstermektedir. Yazar, ortaya koyulan sosyolojik ve siyasi argümanların hiçbirisine esastan dokunmadığı gibi, soruları görmezden gelmek ve kendi açısından bir mağduriyet hikayesi tanzim edebilmek adına, meseleyi ucuz bir “kelime cımbızlama” hamlesine indirgemeyi tercih etmektedir.

Bahse konu metinde geçen ve kendisinin “çirkin” bulduğu ifadeler şahsi bir kavganın ürünü olmadığı gibi, doğrudan bir şahsı da hedef almamaktadır. O metindeki her bir ifade yalın bir durum tespitinden ibarettir, hepsi bu. Çeçen halkını soykırıma uğratanlara, Çeçen halkının hür iradesiyle özgür bir ortamda gerçekleştirilen seçimlerle iş başına gelen meşru liderlerini katledenlere, Kremlin’e ve Moskova’daki son Rus çarının Grozny’deki aparatlarına karşı üretilen her bir meşrulaştırma çabası, şehitlerin hatırasına doğrudan bir saldırıdır. Rus valisi Kadirov’un sofralarında ağırlanmayı “halklar arası köprü” diye pazarlayan bir metne gösterilen ahlaki refleks çirkin bulunuyorsa, burada asıl kusur üslupta değil, savunulan fiilin ta kendisindedir. O kelimeleri aynen iade etme telaşı da bu kelimelerin altında ezilmekten korkulduğu için anlaşabilir bir tutumdur; fakat, o sözler şahıslara yönelik bireysel bir sesleniş değildir, tarihsel teslimiyet zihniyetinin tümüne karşı tutulmuş birer aynadır.

Mağdur rolünü oynayabilmek adına bizleri “zorbalık ve dayatma” ile suçlamak ise hedef şaşırtmaktan ibaret bir yöntemdir. Konuyu başka bir mecraya çekip, usül ve üslup üzerine muhayyel bir alanda  başka bir şeyi konuşarak esası unutturmak arzusudur. Bugün Çeçenya’da en küçük bir eleştiriyi bile dile getirme cesaretini gösterenler ekran karşısında diz çöktürülüp özür diletilmektedir. Aileler topluca cezalandırılmaktadır. Evler yakılıp yıkılmaktadır. İşgalcilerin eliyle kurulan rejime tehdit olabileceği düşünülenler ya da sadece biz burdayız mesajı vermek için sıradan siviller evlerinden kaçırılmaktadır. İşbirlikçi rejime ve kurulan saadet sarmalına rıza göstermeyenler işkencehanelerde türlü aşağılamalara maruz bırakılmaktadır. Aileler yurtlarını terk etmeye zorlanmaktadır. Gencecik çocuklar Ukrayna’da Rusya’nın emperyal çıkarları için ölmek üzere zorla cepheye sürülmektedir. Bugünün Çeçenyasında işte böyle bir korku iklimi bulunmaktadır. Bu nedenledir ki, Rus tanklarının gölgesinde kurulan bu istibdat düzenini diasporaya “makul bir gerçeklik” gibi yutturmaya çalışmak, asıl dayatmanın kendisidir. Sayın Bayazıt’ın iddiasının aksine, bir fikri yaşanılan duyguyla harmanlayarak beyan etmek bir dayatma değildir. Ancak esaret altındaki anavatan halkının mecburi sessizliğini dışarıya “toplumsal rıza” diye satmak, işte bu gerçek bir dayatmadır.

Bu türden yaklaşımların sonunu geçmişte defalarca gördük ve tecrübe ettik. Nitekim, 1944’te, o soğuk Şubat gününde Çeçen-İnguş halkını hayvan vagonlarına istifleyip Sibirya’ya ve Orta Asya steplerine sürerken Khaybakh köyünde insanları diri diri yakan, hırsını alamayıp Çeçen-İnguş ismini ansiklopedilerden ve haritalardan bile silen Moskof’un nefreti neyse, bugün Çeçen kimliğini Ruslaştırarak o hafızayı silmek isteyen zihniyet de aynıdır. Şimdi kalkıp finanse edilen seyahatleri “normalleşme” diye sunmak ya da bu böyle olmadı bu işi diasporanın kurumsal yapıları yapsın demek celladına aşk nameleri fısıldamaktır.

Sayın Bayazıt, şahsıma laf yetiştirmeye çalışırken yazımda yer alan şu hayati soruları bilinçli bir sessizlikle geçiştirmiştir:

  • Ankara’nın göbeğinde katledilen Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Fahri Konsolosu Medet Önlü’nün suikastını “dayanaksız” ilan edip geçiştirmek, hangi Çeçen sorumluluğuyla ya da insani değer ile bağdaşır?
  • Dudayev ve Maskhadov’un canlarıyla ödediği anayasal devlet geleneğini yok sayıp, Kremlin’in atadığı bir valiyi meşru muhatap kabul etmek bu diasporayı hukuken ve ahlaken imha etmek değil midir?
  • Finansmanı ve lojistiği doğrudan işgalci irade tarafından karşılanan bu turların, bir pasifikasyon ve PR operasyonu olmadığını hangi vicdani verilerle açıklayabilirsiniz?

Nihayetinde bizlerin derdi şahıslarla değil. Davamız Çeçen halkının meşru, tarihsel ve onursal mücadelesinin dönemsel konjonktürlere, paraya, makama ve konfora kurban edilmesiyle alakalıdır. Nitekim herkes istediğini istediği gibi düşünmekte ve bu düşüncelerini ifade etmekte hürdür. Ancak hiç kimse Çeçen diasporasının adalet arayışını, celladıyla helalleşme masasına meze yapmamalıdır.

Bizim kimseye bir şey dayattığımız da yoktur; sadece tankla, tüfekle, parayla susturamadığınız diaspora vicdanının gür sesini tarihin kaydına bir kez daha geçiriyoruz, hepsi bu. Bizler sesimiz yettiğince haykırmaya ve duymak istemediğiniz gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Duyanlara selam olsun.

Lom-Ali Bakho



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.