Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

İnguşetya: Unutulmuş Cumhuriyette Dayanışma

Bu yazı 28 Ocak 2010 Perşembe  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 2.145 defa okundu.. Yorum Yok
İnguşetya: Unutulmuş Cumhuriyette Dayanışma

Kuzey Kafkasya’daki İnguşetya Cumhuriyeti’nde insanların yaşantısına korku hakim olmuş durumda. MSF (Sınır Tanımayan Doktorlar) cumhuriyette halen faaliyet gösteren birkaç yardım organizasyonundan ve insanların maruz kaldığı ciddi şiddetin görgü tanıklarından birisi.

65 yaşındaki Sultan danışmanına, “Son zamanlarda sinirlerim çok gergin bir hale geldi. Kaçırılan veya öldürülen birilerini işittiğimde, kendi kabusumu yeniden hatırlıyorum. Hiçbir açıklama yapılmadan alınıp ormana götürüldüm, başıma bir çuval geçirdiler ve omzuma dayadıkları makinalı silahla beni bir yerlere götürdüler. Ne zaman aklıma gelse göğsüme bir ağrı giriyor, kan basıncım yükseliyor ve parmaklarım uyuşuyor. Umarım bana yardımcı olabilirsiniz” diyor.

Rusya’daki küçük İnguşetya Cumhuriyeti hergün yaşanan patlamalar, açılan ateşler ve saldırılarla sarsılıyor. Cumhuriyetin nüfusu Edinburgh kadar ancak sadece bu yıl 200’den fazla insan öldürüldü. Komşu Çeçenya 1994 ve 2003 yılları arasında iki korkunç savaşın ızdırabını yaşadı, bu süre içerisinde 200 binden fazla Çeçen mülteci güvenli bir sığınak için İnguşetya’ya kaçtı ve MSF büyük çadır kamplarında bu insanlara destek sundu. Ancak Çeçenya’da istikrar ışığı görünürken, İnguşetya’da artık o güvenli sığınak değil. Çeçenya’da Ruslara karşı savaşan direnişçilerin bir kısmı İnguşetya’ya geçti ve bu dağlık cumhuriyet Rusya’nın en vahşi bölgelerinden birisi haline geldi.

MSF heyetinin başkanı Willem de Jonge, “2007 yılının başlarında buraya geldiğimde, ülkesinde yerinden edilen Çeçenlerin kaldığı çadır kamplar kapatılmış ve yıkılmıştı. Terk edilmiş kafelerden ya da tavuk çiftliklerinden dönüştürülme geçici konutlarda yaşayan kalabalık Çeçen mülteci grupları için zihinsel sağlık hizmeti veriyor ve klinikler çalıştırıyorduk. Temelde hala aynı hizmeti sunuyor olmamıza rağmen, şu an içinde bulunduğumuz durumun en büyük farkı artık yerel İnguşların da mülteciler kadar yardıma ihtiyaç duyuyor olması” diyor.

MSF’in dokuz ruh sağlığı danışmanından birisi olan Madina’da cumhuriyette değişen atmosferin farkında: “Burası da artık Çeçenya gibi. Pek çok insan uyurken dahi elbiselerini çıkarmıyor. Yatmaya giderken pijamalarını giymiyorlar, çünkü gece başlarına ne geleceğini bilmiyorlar. Ve gece nasıl olurda giysisiz dışarı çıkabilirsiniz? Kültürümüz buna izin vermiyor.”

De Jonge, “Bu açık bir savaş değil. Kitleler halinde kaçan insanlar yok ya da yeni mülteci kampları oluşmuyor. Ancak şiddet artıyor ve siviller direnişçiler ve federal görevliler arasındaki saldırı döngüsünün ortasında yakalanıyor. Bazı köylere gittiğinizde, insanların kapalı kapılar ardında saklandığını görüyorsunuz. Dışarı çıkmaya korkuyorlar. Her genç erkek her iki taraf tarafından kaçırılma riski altında. Bu durumu değiştirmeye gücünüzün yetmemesi sinir bozucu, ama ruh sağlığı danışmanlarımızın çıkardığı işten gurur duyuyorum. Büyük travmatik olayların psikolojik rahatsızlıkları tetiklemesi olağandır ve burada gerçek bir korkunun içerisinde yaşayan insanların problemlerini çözmek için çabalamak yerine bunları kendi içlerinde tuttuklarına şahit oluyoruz. Bu insanlar için yapabileceğimiz en büyük iyilik, psikososyal danışmanlara başvurmalarını sağlamak” diyor.

MSF’in ruh sağlığı ekipleri İnguşetya’nın üç bölge hastanesine dağılmış durumda. Sağlık Bakanlığı çalışanları hasta ve hasta yakınlarına MSF’in danışmanlarını tavsiye ediyor ve yerel doktorlar bu işbirliğinin olumlu etkisi olduğunun bilincinde; zira bu seanslardan sonra hastalarının hem psikolojik hem de zihinsel olarak daha iyi bir hale geldiğini görüyorlar. MSF’in Kuzey Kafkasya psikososyal programlarının danışmanı Lamara Umarova, “İnguşetya’daki hastanelerin acil servislerine hergün silahlı şiddete maruz kalmış kurbanlar geliyor. İnsanlar travmatik stres yaşadıklarında, bu dünyaya ilişkin bakış açıları değişiyor. Danışman seanslarından sonra ise insanlar durumlarının ve problemlerinin daha çok farkına varıyorlar. Bununla nasıl mücadele edebileceklerini öğreniyorlar, ancak içinde bulundukları koşullarda onlara bu durumu sağlamak hiç kolay değil” diyor.

10 yaşındaki bir kız danışmanına içinde bulunduğu korkuyu şöyle anlatıyor: “Sokağa çıkmaya korkuyorum, askerlerden ve onların askeri araçlarından korkuyorum. Kısa bir süre önce amcam gözlerim önünde askerler tarafından öldürüldü. Onu özlüyorum. Bana karşı çok nazikti. Okula giderken Allah’a yoluma asker çıkarmaması için dua ediyorum”!

MSF’in Ruh Sağlığı Programı yöneticisi Mareta, “Geleneksel başa çıkma mekanizmaları: aile bağları, arkadaşlık, din… Bugün pek işe yaramıyor. Bu küçük cumhuriyet için sıradan olmayan şiddet haberlerini internetten ya da haberlerden öğreniyoruz. İnsanlar arkadaşlarına ve komşularına bunlardan bahsetmek istemiyor. Akut travmatik stresi gidermek kolay değil; ama sıkı gizlilik ilkelerine bağlı kalmak, farklı danışmanlık tekniklerini kullanmak ve basit, içten insani sempati danışmanların hastalarının kalplerini kazanmalarını ve onlara yardım etmelerini sağlıyor” diyor.

Mareta, “Bugün insanların gizli, doğal ve tarafsız yardım aramak için bize geldiklerini görüyoruz. Bu güç durumda hastalarımız için en önemli olan şey problemleri hakkında açıkça konuşmak ve işitilmek. Örneğin danışmanlarımızla dört hafta boyunca çalışan hamile bir kadın vardı. Kocası öldürülmüş ve kocasının korkunç ölümü onu aşırı derecede kederlendirmişti. Bir süre sonra bu hamile kadın benzer durumdaki diğer kadınlarla karışık bir gruba konuldu ve kendisinin yalnız olmadığını anladı. Diğerlerinin dikkatini çekmeye başladı ve hatta bir başka hamile kadını kanatları altına aldı. Şimdi tek düşüncesi doğum yapmak, ayrıca kendisini daha güçlü ve pozitif hissediyor. Buradaki çalışmamızın değerli bir sonucu bu.” diyor.

Dayanışma

İnguşetya’daki insanlar pek çok kez bana bu unutulmuş küçük cumhuriyette uluslararası bir organizasyonun onlarla birlikte olmasının, onları görmesinin ve sorunlarını hissetmesinin ne kadar önemli olduğunu söyledi. Bu bir anlamda onlara herkesin kendilerini terk etmediği hissini veriyor. Benim için bu ihtiyaç duyulan şeyin basitçe vurgulanması, insanlarla dayanışmanın gösterilmesi, hepsinden öte onların ruhsal ve zihinsel durumlarının iyileşmesine yönelik bir destek.

26.01.2010

Kaynak: Sınır Tanımayan Doktorlar



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.