Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Arşiv Belgeleri

TBMM Muş Milletvekili Mümtaz Yavuz’un Mavi Akım Sözleşmesi ve Çeçenya Üzerine Sözleri (2000)

Bu yazı 20 Kasım 2012 Salı  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 2.319 defa okundu.. Yorum Yok
TBMM Muş Milletvekili Mümtaz Yavuz’un Mavi Akım Sözleşmesi ve Çeçenya Üzerine Sözleri (2000)

Türkiye Büyük Millet Meclisi 21.Dönem’de (18 Nisan 1999 – 14 Kasım 2002) görev yapmış Doğru Yol Partisi Muş Milletvekili Mümtaz Yavuz’un Mavi Akım sözleşmesi olarak bilinen, Rusya ile T.C. arasında doğalgaz sevkıyatını düzenleyen sözleşmenin onaylanmasına ilişkin görüşmeler sırasında sözleşme ve Çeçenya konusunda değerlendirmeleri.

DYP GRUBU ADINA MÜMTAZ YAVUZ (Muş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; “Mavi Akım” diye adlandırılan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyetine Sevkiyatına İlişkin 15 Aralık 1997 Tarihli Anlaşmaya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının 3 üncü maddesi üzerinde, Grubum adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyetinizi ve televizyonları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı, Grubum ve şahsım adına, saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, Yüce Türk Devleti, bugüne kadar, bölgesinde, istikrar unsuru ve güvenilir bir dost ve de bir müttefik olduğunu her zaman kanıtlamıştır. Çok şükür, bugün, eskisinden farklı birçok dost ve kardeş Türkî cumhuriyeti mevcuttur. Yüce Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti, bu kardeş ülkelere göre daha sanayileşmiş, cumhuriyet ve demokrasi tecrübesi edinmiş bir ülke olarak, bu kardeş ülkelere hem yol göstermeli hem de üreteceği fikir ve projelerle onların kalkınmalarını ve bizimle daha fazla diyalog ve ticaret içinde olmalarını sağlamalıdır. Bu temel politika yerine bu projeyle, dost ve kardeş dediğimiz ülkelerle yapacağımız ciddî projeleri sekteye uğratıp, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tartışılan ve gerçekleşse bile Türkiye’yi her zor anında sıkıntıya sokup enerjisini sekteye uğratacak bu projeyle, bugün, kardeş dediğimiz, Azerî ve Türkmenlerin gazını Türkiye’ye nakledecek Trans-Hazar Projesinin askıya alınmasına neden olunmuştur. Halen, Türkiye dışındaki kısmına başlanılmamış olan ve Türkmenbaşının dediği gibi, altı yedi yıldan önce bitirilmesinin mümkün görülmeyen bu proje, ileride, Türkiye’nin enerjisini çok sekteye uğratacaktır. Amaç, üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi? Eğer, amaç üzüm yemekse, çok daha ucuza mal olacak kardeş Türkmen gazı varken, bu projede ısrar etmenin anlamını bir türlü çözemiyorum. Israr ediliyorsa, bunun arkasında da bir artniyet bulunduğuna inanıyorum.

Bu projeyi ihale edenler diyor ki, Rusya ile dost olmak için, gazı bu şartlar altında alıyoruz. Onun için, işi, Rusya’nın RAO Gasprom Şirketine ve onun uygun gördüğü firmalara ihalesiz veriyoruz. Maşallah, çok iyi etmişiz(!) Ne diyelim… Anlaşmanın faydaları saymakla bitmiyor(!)

Anlaşmanın bir hükmüne göre, Türkiye, 2001 Nisanında gaz alabilecek durumda olması gerekiyor. Türkiye, bu tarihte gaz almazsa “take or pay” maddesine göre, almadığı gazın parasını, alıyormuş gibi ödemek zorunda kalacaktır. Peki, Türkiye, taahhüdünü yerine getirmezse, cezaî bir hüküm gereği, para ödeme durumunda kalacak; ya Ruslar sorumluluklarını yerine getirmezse, Türkiye’nin kaybettiği zamanın bedelini ve masraflarını kim ödeyecektir?

Sayın milletvekilleri, doğu-batı enerji koridorunun açılması için, Türkiye’nin net tavrı ortaya koyması gereken bir dönemde, Türkiye, Rusya’ya jest üstüne jest yapmaktadır; bunu anlamak da, gerçekten imkânsız. Binlerce Çeçen’in, Rus bombardımanından kaçmak için, Kafkasya’nın sarp dağlarında ölüm kalım mücadelesi verdiği bir dönemde, Türkiye’nin, Mavi Akım Projesi uğruna, bu derece tavizkâr davranmasını anlamak, hiç de mümkün görünmemektedir.

Peki, dost ve kardeş Türkî cumhuriyetleri, kendilerini de dar günlerinde yalnız bırakmayacağımızı düşünmezler mi? Bunun yanında, Rusya’ya satacakları gazı, Rusların, Ukrayna gibi, Türkiye’ye birkaç katma satacağını bilmiyorlar mı? Halbuki, Çeçenistan, 1996 yılı sonunda, Rusya ile imzaladığı Kasavyur Anlaşmasında, bağımsızlık kazanmış, müstakil bir ülke olmuştu. Ruslar, teröre karşı mücadele gerekçesiyle, Çeçen halkının, kazanılmış haklarını geri almak için, topyekûn savaş açmalarının anlamı nedir? Türkiye, böyle bir dönemde, Rusya’ya destek mesajları içeren bu projeyi gerçekleştirmek bir yana üstelik terör anlaşması imzalamıştır. Rusya ile terör anlaşması imzalanması tabiî ki çok önemli; ancak, diplomaside en önemlisi zamanlamadır. Bu konuda sayın hükümet, ne yazık ki, çok büyük bir yanlış yapmıştır. Birilerinin çıkar ve menfatı uğruna, Çeçen kardeşlerimizin yanlarında olmadığımızı ve hatta Rusların dostu olduğumuzu belirtmek için, Çeçenlerin zor anında bu projeyle Rusya’ya bir kıyak çekmekteyiz.

Rusya’ya bir kıyak da, kardeş Türkî cumhuriyetlerinden alacağı doğalgazı birkaç katı fiyatına bu projeyle alacak olmamızdır. Şimdi Yüce Türk Devleti Çeçenleri yalnız bırakacak, Türkmen gazını birkaç katı fiyatına Rusya’dan satın alacak; diğer Türkî cumhuriyetler de bu konuda ne düşünecekler? Dönüp, aferin, çok iyi ediyorsunuz mu diyecekler?!

Sayın Bakan, Türkmen gazının kuyu başında 36 dolar olduğunu söylüyor. Bu gaz, Türkenistan’dan başlayıp Rusya’nın bir ucundan öbür ucuna, Ukrayna’ya, Ukrayna’dan da Bulgaristan ve Romanya üzerinden Türkiye’ye geliyor. Bu ekonomik oluyor da Hazar Denizini geçip Azerbaycan’dan Gürcistan’a gelecek olan ekonomik olmuyor mu? Oysa ki, bu iki boru hattının mukayesesini yaparsak, Türkmenistan’dan gelecek boru hattı Ukrayna üzerinden gelen boru hattının yarısı kadardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teknik, ekonomik ve siyasî boyutlarıyla bir yanlış yumağı haline gelen bu işi düzeltmek zorundayız.

Tekrar söylüyorum, zararın neresinden dönersek kârdır. Ülke menfaatini birilerinin çıkarından üstün tutmak zorundayız ve de dost ve kardeş cumhuriyetleri küstürmemiş olacağız. Bunu, bir muhalefet milletvekili olarak söylediğim için kaldırıp bir kenara atmamamız gerekiyor. Bir yebal altına girmemek için, Yüce Heyetinizi sağduyuya davet ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)

TBMM Tutanak Dergisi- 02.06.2000 – Birleşim:104 – Cilt:34 – Sayfa: 295-296-297

©Waynakh Online

YASAL UYARI
Sitede yer alan materyallerin tüm hakları Waynakh Online’a aittir. Bu materyaller (haberden/makaleden/tercüme eserden sadece alıntı yapılsa dahi) ancak kaynak gösterilerek ve aktif link verilerek kullanılabilir.



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.