Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

İstikrar Böyle Bir Şey Mi?

Bu yazı 14 Haziran 2010 Pazartesi  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 2.164 defa okundu.. Yorum Yok
İstikrar Böyle Bir Şey Mi?

Amerikan gazetesi GlobalPost’un muhabiri Miriam Elder, Çeçenya ve Dağıstan’a yaptığı gezilerin ardından yolculuğunu ve gördüklerini anlattığı “Çeçenya’nın İstikrarının Bedeli” isimli bir yazı kaleme aldı.

Miriam Elder seyahatiyle ilgili genel bilgileri verdiği “Çeçenya ve Dağıstan’a Bir Gezi” isimli yazısına şöyle başlıyor: “Rusya kendisini Vladimir Putin’in güçlü elleriyle istikrarın yaratıldığı sağlam ve güçlü bir ülke olarak tanıtıyor. Rus efsanelerine son vermenin en iyi yolu Çeçenya ve Dağıstan’a yaptığınız bir ziyaretten henüz döndüğünüzü söylemek”.

Muhabir, Çeçenya’ya indiğinde havaalanında kendisini Rusya tarafından atanmış kukla Kadirov’un ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dmitry Medvedev’in devasa posterlerinin karşıladığını, havaalanının kukla Kadirov’un sözleri ile dolu olduğunu anlatıyor.  En son 2003 yılında ziyaret ettiği Grozny’nin gözle görülür biçimde yenilendiğini belirten GlobalPost muhabiri, kentlerin giriş çıkışlarındaki kontrol noktalarının varlığını koruduğuna dikkat çekiyor. Miriam Elder, seyahati esnasında araçla ilerlerken Çeçenya’dan Dağıstan’a geçtiklerini Çeçenya’nın her tarafını kaplayan Kadirov posterlerinin yerlerini reklam afişlerine bırakmasıyla rahatça anladığını belirtiyor.

Miriam Elder yazısında Çeçenya hakkında genel kapsamda bilgilere de yer veriyor: “Çeçenya şu anda Vladimir Putin tarafından atanmış, dünyanın en acımasız otorite yanlısı liderlerinden birisi olan Ramzan Kadirov tarafından idare ediliyor. Rusya’nın resmi ağızlardan dökülen hikayesinde Ramzan Kadirov’un Çeçenya’ya istikrar getirdiği dile getiriliyor”.

Muhabir yazısında Kadirov’un keyfi uygulamalarına da değinmeden geçemiyor:

“Kadirov’un uygulamaya koyduğu yasalar ile kadınlar okullar dahil olmak üzere kamusal alanlarda başlarını örtmek zorunda. Kadirov’a sadık acımasız paramiliter Kadyrovtsy birlikleri renkli camlı araçlarının camlarını kendilerine kalkan yaparak Çeçenya sokaklarında devriye geziyor ve bir nevi ahlak polisi gibi hareket ediyor. Hatta okuduğunuz bu satırları yazan muhabir, şahsi aracınızın içerisinde olsanız dahi bir bayansanız sigara içerken görüldüğünüzde bu acımasız birlikler tarafından tehdit edildiğinizi doğruluyabilir.

Kadirov mali bütçesi açısından tamamen Moskova’ya bağlı olsa dahi, cumhuriyetin içerisindeki hareketleri bakımından başı boş bırakıldığı söylenebilir. Çeçenya’da iş bulmak ise oldukça güç. [Rus ve kukla rejimin] resmi rakamlarına göre işsizlik yüzde 42, ancak bağımsız gözlemcilerin tespitlerine göre gerçekte bunun iki katı işsizlik var. Savaşın tarumar ettiği Çeçenya’yı yeniden inşa etmeye yönelik projeler ya da petrol rafinelerinde çalışmak dışında yapılabilecek pek fazla iş yok”.

Muhabir, Kadirov’un dağlarda vatanını işgalcilerden ve ulusal hainlerin gaddarlığından korumaya çalışan özgürlük savaşçıları ve mücadeleleri hakkındaki görüşlerine de yer veriyor:

“Eylül ayında Rus gazetesi Zavtra’ya konuşan Kadirov, ‘Bu bir bağımsızlık mücadelesi değil. Biz dağlarda Amerikan ve İngiliz özel kuvvetlerine karşı savaşıyoruz. Onlar ne Kadirov’a karşı, ne de geleneksel İslam inancına karşı savaşmıyorlar. Onlar bağımsız Rus devletine karşı savaşıyorlar’ dedi”.

Çeçenya’daki kukla rejim ya da ağababaları tarafından satın alınan kiralık kalemşörlerin veya televizyon yapımcılarının aksine GlobalPost muhabiri Miriam Elder önce mağdur sivillerle ve insan hakları organizasyonlarıyla görüşmeyi tercih ediyor ve şu satırlara yazısında yer veriyor:

“Bir Ekim günü Raisa Turlueva eve döndüğünde, onlarca polis [Kadirovsky] ve kaldırımın üzerinde yatan bir ceset görüyor. [Kukla] yetkililer yerde yatanın bir isyancı olduğunu ve onun evinde saklandığını söylüyorlar. Raisa yerde yatan kişinin kim olduğuna dair hiç bir fikri olmadığını söylüyor.

[Kukla] polis Turlueva’yı sorgulamaya alıyor, isyancıyı sakladığından şüphelenilen oğlu hakkında sorular soruyor. Daha sonra Raisa’nın gitmesine izin veriyorlar, Raisa evine döndüğünde evinin yandığını ve arta kalan yıkıntılardan dumanların tüttüğünü görüyor. Yedi ay sonra evinde hala siyah izler duruyor ve o günden beri de oğlu Said Salekh’in nerede olduğunu bilmiyor.

Raisa, ‘Onun hayatta olduğuna ve geri döneceğine inanıyorum. Serbest bırakacaklarına inanıyorum’ diyor.

Bayan Turlueva bu acı hikayesiyle tek örnek değil. Rus insan hakları örgütü Memorial’in verdiği bilgilere göre, Çeçenya’nın dört bir yanında yüzlerce anne çocuklarının kaçırıldığını ya da öldürüldüğünü söylüyor. Rusya’nın güneyindeki bu Müslüman cumhuriyet on yıllık bir savaştan çıkmışken, istikrar bedeliyle birlikte geliyor. Memorial, her ne kadar Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra geçen 20 yıllık sürede Çeçenya’daki ölümler ve kayıp insanların sayısı yanında devede kulak kalsa da sadece 2009 yılı içerisinde [kukla] kolluk güçlerinin Çeçenya’da 93’ten fazla sivilin kaçırıldığını rapor etti.

Raisa Turlueva’nın oğlu kaçırıldığında 19 yaşında tipik bir Çeçen genciydi, Grozny petrol enstitüsünde öğrenciydi ve evliydi. 21 Ekim günü aldığı bir telefon çağrısında akrabaları Raisa’ya evinin etrafının sarıldığını öğrendi ve hemen peşinden oğlunu aradıysa da Said Salekh’in telefonu cevap vermedi.

Turlueva oğlunun ortadan kayboluşuna ilişkin hikayeyi anlatırken yedi aydır yaşadığı evin bahçesinde hareketsiz biçimde oturuyor. Etrafında koşuşturan tavuk ve horozlara aldırmıyor, kanalizasyondan yükselen lağım kokusuna söylenmiyor.

Gözlerini ileriye dikiyor, düşünerek yavaşça ve öfkeyle konuşuyor. Gözyaşları akmaya başladığında, boşalmalarına izin vermiyor, hemen yüzünü elleriyle siliyor ve bedenini üzüntüden çıkarmak için sallıyor.

Turlueva eviyle ilgili olarak, ‘Geriye hiç bir şey kalmadı’ diyor. Komşularının anlattığına göre [kukla] kolluk güçleri üç teneke benzin getirdi, benzini yere döktüler ve evi ateşe verdiler. İnsan hakları savunucuları bunun [kukla] hükümetin güçleri tarafından cezalandırmak ve toplum üzerinde korku yaratmak için sık uygulanan bir yöntem olduğunu söylüyor.

Turlueva oğlunu olayın yaşandığı günün sabahından sonra bir daha görmedi. Aynı gün Urus Martan’daki bölgesel [kukla] polis karakolunda sorgulandı Raisa’nın damadı, Said Salekh’i sorgulama sırasında sarsılmış ve kötü bir şekilde dövülmüş şekilde gördüğünü söylüyor”.

Miriam Elder, Raisa’nın hikayesini anlatırken bölgedeki insan hakları savunucularının da görüşlerine de yazısında yer veriyor:

Turlueva ve onunla birlikte çalışan insan hakları aktivistleri, oğlunun her yıl [kukla] güçler tarafından kaçırılan onlarca Çeçen erkekten birisi olduğuna inanıyor. Teorilerine göre: Erkekler gözaltına alınıyor, gizliden aylarca hapishanelerde tutuluyor ve bu sürede sakalları uzuyor. [Kukla] kolluk güçlerinin üyeleri daha sonra onları dağlara götürüyor ve sözde bir terörle mücadele operasyonunda öldürüyor. Bu da o [kukla] yetkililere madalyalar ve para ödülleri olarak geri dönüyor. Bazen araba bile kazanıyorlar. Bu hediyeler doğrudan [kukla rejimin] devlet televizyonunda bizzat Kadirov tarafından duyuruluyor.

Yerel bir insan hakları aktivisti ve gazeteci olan Heda Saratova, ‘Güzel iş’ diyor.

Sivil toplum örgütü Memorial’in kayıtlarına göre, 2009 yılı içerisinde Çeçenya’da [kukla] güçler tarafından 93 kişi kaçırıldı, bunların 10’u ölü olarak bulundu, 19’u halen kayıp, 4’ü hakkındaki soruşturma devam ediyor ve 60’ı değişik zamanlarda serbest bırakıldı. Aynı dönemde ülkede 30 kişi öldürüldü. Bunların 5’i isyancı, 4’ü [kukla] güvenlik gücü ve 21’i masum sivil.

Danilbek Askhabov, insanların ortadan kaybolması ve öldürülmeleriyle ilgili hikayelere kendi ailesinin başına da benzer bir olay gelene kadar inanmıyordu. 28 yaşındaki oğlu Yusup geçtiğimiz yıl 28 Mayıs’ta öldürüldü ve Askhabov oğlunun cesedini teşhis etmek üzere olay yerine götürüldü. Askhabov ölü oğlunu alenen kınamayı ve evlatlıktan çıkardığını açıklamayı reddetiğini için hemen orada, Shali’nin köy meydanında dövüldü. [Kukla] güvenlik güçleri bu utancı kameraya kaydetti ve akşam da bastonuna yaslanan, korkmuş ve başını kaldıramaya cesaret edemeyen Askhabov’a [kukla] güçler tarafından ders verilmiş gibi bu görüntülere [ulusal hainlerin] devlet televizyonunda yer verildi.

‘Polisin ödülleri ve arabayı nasıl aldığı televizyonda gösterildi. Önceleri böyle şeylere inanmıyordum ama şimdi inanıyorum. Bunların hepsini kendileri yapıyorlar. Bu onların işi’ diyor Danilbek Askhabov”.

Miriam Elder yazısında Çeçenya’daki halkın psikolojik durumundan da bahsediyor: “Çeçenya’daki Moskova’ya yönelik öfke kaynamaya devam ediyor. Ancak Kadirov’un rejimine yönelik öfkeyle birlikte artarak.

Solundaki iki oğlunun ve yanıbaşında ağlayan eşinin yanında oturan Askhabov, Sovyetler Birliği’nin KGB’sine atıfta bulunarak ‘Ne düşündüğünüzü söylemezsiniz. ‘Şu anda burada yaptıkları şey bu. Kardeşten kardeşe, babadan oğluna düşman olmasını istemek. Bundan daha gaddar ne olabilir? Bu herşeyi kapsayacak, çok korkunç olacak. Bana yaptıklarını unutmayacağım. Hiç bir Çeçen asla unutmayacak!’ diyor.



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.