Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

Satsita Asueva: Sırada Kim Var?

Bu yazı 28 Mayıs 2013 Salı  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 2.385 defa okundu.. Yorum Yok
Satsita Asueva: Sırada Kim Var?

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya devletinin Türkiye’deki daimi temsilcisi Medet Ünlü, 22 Mayıs günü Ankara’daki ofisinde haince katledildi.

Halkı için mücadele eden Türkiye vatandaşı etnik Çeçenlere yönelik son yıllarda karşılaştığımız ikinci cinayet bu, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya vatandaşlarına yönelik işlenilen sekiz diğer cinayetten bahsetmiyorum bile. Önce, Kahramanmaraş Çeçen Komitesi’nin yöneticisi Necdet Gün işyerinde canice katledildi. Medet ve Necdet, her ikisi de 19.yüzyıldaki Rus-Kafkas savaşları sonunda Osmanlı İmparatorluğu’na hicret eden Çeçen ailelerin oluşturduğu eski Çeçen diasporasının bireyleriydi.

Türkiye’ye ulaşan pek çok Çeçen’in Rus barbarlığı nedeniyle burada sığınma arıyor olmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti, Çeçenleri resmi olarak mülteci kabul etmiyor ve haliyle bu durum da Çeçenleri çaresiz bir durumda bırakıyor. İşte bu noktada, Necdet ve Medet’in içinde bulunduğu Çeçen Komiteleri devreye girdi, onlara kalacak yer temin ettiler ve yiyecek aş verdiler. Hatta Necdet sadece kendi ikamet ettiği kentteki Çeçen mültecilere yardım etmekle kalmadı, hazırladığı insani yardım kamyonlarıyla sık sık İstanbul’a da geldi.

Medet’in çalışma sahası daha genişti. İstanbul’da faaliyet gösteren iki Çeçen Komitesi olmasına rağmen, tüm önemli konular başkent Ankara’da muhataplarına iletiliyordu. Bu nedenle Medet, İstanbul ve Ankara arasında mekik dokudu, neredeyse Çeçenlerle ilgili tüm faaliyetlerin içerisinde yer aldı. Dürüst ve içten bir adamdı, halkının değerli bir temsilcisiydi. En çok değer verdiği şey onurdu. İyi eğitimli, entelektüel bir isimdi, hem Türkçe’yi hem de Çeçence’yi akıcı ve kusursuz biçimde konuşurdu. Kendine has bir gücü vardı ve bu etkinliğiyle Türkiye hükümetlerinin Çeçenya ve Çeçenlere yönelik politikalarını yönlendirirdi; başkent Ankara’da Çeçenya’daki sivillere yönelik katliamlara karşı düzenlediği protesto gösterilerine parti liderleri, milletvekilleri gibi üst düzeyde katılım olmasını sağlardı. Birinci Rus-Çeçen Savaşı boyunca, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetinin İstanbul’daki temsilcilik ofisini sık sık ziyaret eder, zaman zaman da o dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve bugünün Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı makamında ziyaret eder, onu da yaşanılanlardan haberdar ederdi.

Medet’in kapısı ihtiyacı olan herkese açıktı ve herkes rahatlıkla ona ulaşabilirdi. Yerel makamlarda vizeleriyle ilgili olarak herhangi bir problemle karşılan Çeçen sığınmacılar hemen ona gelirlerdi. Türkiye’ye geçerli bir vize ile giriş yapmış olsalar bile, vizenin süresi sona erdikten sonra, kolluk güçleri tarafından gözaltına alınanlar sınır dışı edilir ve vize sürelerinin üç katına denk gelecek şekilde bir süre için Türkiye’ye giriş yasağı konulurdu. Medet bu gibi durumdaki hemşerilerini sadece hapishaneden kurtarmakla kalmaz, bir de 3-6 aylık yeni vizeler almalarını sağlardı.

Türkiye’nin bugünkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, şimdiki makamlarına gelmeden çok daha eskiden Medet Ünlü’yü tanır ve o zamanlar ona büyük bir saygı da duyarlardı. Ama tüm bu anılar ya da eski iyi ilişkiler suikastın gereği gibi soruşturulmasını sağlar mı ya da adalet Türkiye Cumhuriyeti devletinin siyasi çıkarlarına karşı durabilir mi bilmiyoruz, sonucunu öngörmesi güç bir soru.

Büyük bir Çeçen diplomat, gerçek bir savaşçı katledildi…

Medet’i neden öldürdüler? Halkının çektiği ızdıraplara kayıtsız kalmadığı için mi? Anavatanından uzağa düşen vatanperverlere yaptığı yardımları kesmek ve bu insanların bir daha yardım alacağı bir yer kalmamasını sağlamak için mi? Yoksa Çeçenya’da kurulan kukla rejimi tanımadığı için mi?

Peki bu cinayeti sipariş eden kim? Elbette kimileri Grozny’i, kimileri de Moskova’yı işaret ediyor ama ikisi arasında hiçbir fark yok ki. Kesin olan tek bir şey var, o da bu barbarca eylemin sabıkalı bir devletten geldiği.

Medya raporları Türkiye’deki güvenlik güçlerinin her yerde katili aradığını aktarıyor ama gözlemciler, Medet’in katilinin işaret edilen yer olduğu ortaya çıkarsa, açıklanacak soruşturma neticesinin düş kırıklığı yaratacağını, bu menfur olayında tıpkı diğerleri gibi güvenle arşive kaldırılacağını söylüyor.

Dala gazot kobal doyla xhan, Medet!

Satsita Asueva
26.05.2013

©Waynakh Online

YASAL UYARI
Sitede yer alan materyallerin tüm hakları Waynakh Online’a aittir. Bu materyaller (haberden/makaleden/tercüme eserden sadece alıntı yapılsa dahi) ancak kaynak gösterilerek ve aktif link verilerek kullanılabilir.



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.