Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Bu yazı 22 Ağustos 2026 Cumartesi  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 302 defa okundu.. Yorum Yok
Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatına bakıldığında, Kafkasya meselesinin ve özellikle Çeçenya’daki bağımsızlık mücadelesinin önemli bir yer tuttuğu görülür. Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatı boyunca ortaya koyduğu tavır; Rus emperyalizmine, işgallere ve küresel güçlerin yerli işbirlikçilerine karşı tavizsiz bir milli duruşun özetidir. Bu tavır, yalnızca siyasi söylemlerden de ibaret değildir. Yazıcıoğlu, Cahar Dudayev ve Aslan Maskhadov başta olmak üzere Çeçen direnişinin önde gelen isimlerine yönelik Türkiye’deki desteğin her zaman en görünür siyasi aktörlerinden birisi olmuştur.

Muhsin Yazıcıoğlu, Rusya’nın Kafkasya’daki politikalarına karşı eğmeden bükmeden açık bir tavır almış; bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkının yanında durmuştur. Onun açısından mesele bir mezalime karşı siyasi bir tutum almaktan çok daha geniş bir anlam taşıyordu : Kafkasya’daki müslüman bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkı, ki bu onun milliyetçilik ve bağımsızlık anlayışının doğal bir parçasıydı.

Bu nedenle, 21 Ağustos 2026 Cuma günü, Rus işgali altındaki Çeçenya’da kurulan Kremlin destekli rejimi temsil eden bir grup Çeçen’den oluşan bir heyetin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sivas Elmalı’daki baba ocağını ziyaret etmesi ve ardından yayımladığı mesajı, tarihsel gerçekler ve siyasi ahlak açısından ciddi çelişkiler barındırmaktadır. Daha da garip olanı, bu mesajın kimi medya organlarınca kamuoyuna dağıtılması olmuştur. Zira buradaki temel mesele, herhangi bir Çeçen’in Muhsin Yazıcıoğlu Hatıra Evi’ni ziyaret etmesi değildir. Asıl mesele, bu ziyaretin hangi siyasi kimlik ve hangi tarihsel miras üzerinden gerçekleştirildiğidir.

Bugün Kremlin’in tam kontrolü altında bulunan Kadırov yönetimi altında görev yapan isimlerin gerçekleştirdiği bu ziyaret, merhum Yazıcıoğlu’nun aziz hatırasını ve siyasi mirasını istismar etme çabasından öteye geçemez. Muhsin Yazıcıoğlu’nun desteklediği ve “kardeşimiz” dediği yapı, Moskova’nın kontrolündeki mevcut yönetim değildi; Rus işgaline direnen, bağımsızlık uğruna toprağa düşen özgür Çeçen halkı ve onun meşru temsilcileri olan Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’ydi. Eğer bu ayrımı gerçekleştiremezsek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi mirasının anlamı da ister istemez değiştirilmiş oluyor.

Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir” diyen Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi düşüncesinde bağımsızlık, milli irade ve işgale karşı direnme fikri merkezi bir yere sahipti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi literatüründe vatan hainliği, işbirlikçilik ve teslimiyetçilik her daim en sert şekilde mahkum edilmişti. Yazıcıoğlu, kendi milletinin bağımsızlığını feda edip işgalci güçlerle saf tutanları hiçbir zaman meşru görmemiş: “Devletine, milletine ve bağımsızlığına ihanet edenler, efendileri değişse de tarih önünde hain olarak kalacaktır. Bizim safımız bellidir: Ezilenlerin ve bağımsızlık uğruna serden geçenlerin yanıdır!“ diye seslenmiştir. Bu bakımdan Grozny’i yerle bir eden, Çeçen halkını sürgüne ve kıyıma tabi tutup Rus emperyalizmine biat edenlerin, bugün o işgalcilerin askeri ve siyasi temsilcisi olarak Yazıcıoğlu’nun anısını temsil eden bir kapıya gelmesi büyük bir çelişki ve onun hatırasına yönelik ağır bir hakarettir.

Dudayev’i ve bağımsızlık mücadelesi veren tüm Çeçenleri birer terörist ilan eden bir zihniyetin; o kahramanların en büyük destekçilerinden birisi olan Muhsin Yazıcıoğlu’na vefa göstermesi mümkün değildir. Dolayısıyla bugün Rusya’nın Çeçenya üzerindeki siyasi ve askeri hakimiyetinin bir parçası olan yapıların, Muhsin Yazıcıoğlu’nun adını ve hatırasını kendi siyasi meşruiyetleri ve Türkiye’de kendilerine alan açmak için kullanmaları doğal olarak kabul edilemez bir harekettir.

Bu nedenle yapılan bu ziyaretin medyada yer aldığı üzere “vefa” başlığı altında değerlendirilmesi son derece yanlıştır. Vefa, sadece bir mezarı, bir evi ya da bir aileyi ziyaret etmekten ibaret değildir. Asıl vefa, Muhsin başkanın hayatını ortaya koyduğu değerlere ve mücadelelere sahip çıkabilmektir. Çünkü tarihsel hafıza, yalnızca isimlerden ve sembolik ziyaretlerden ibaret değildir. Bir siyasi liderin kimlerle dayanışma kurduğu, hangi mücadeleleri desteklediği ve hangi güçlere karşı tavır aldığı da o mirasın ayrılmaz birer parçasıdır.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Çeçenya konusundaki tutumu hatırlandığında, onun uzattığı kardeşlik elinin Moskova’nın himayesindeki bir yönetime değil, bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkına yönelik olduğu açıktır. Yazıcıoğlu’nun adı, Rusya’nın Kafkasya’daki politikalarına karşı çıkan ve Çeçen halkının bağımsızlık mücadelesini destekleyen bir siyasi çizgiyle özdeşleşmiştir. Bu mirası bugünün siyasi şartlarına göre yeniden yorumlamak ya da geçmişte desteklediği tarafları görmezden gelerek farklı bir anlam yüklemek, tarihsel gerçeklikle bağdaşmaz.

Türkiye kamuoyuna bu ziyaret ve ardından yapılan açıklamanın, işgalci Rus güçlerinin ve onların Çeçenya’daki yerel uzantılarının meşruiyet kazanma arayışı olduğunu yeniden belirtmek istiyoruz. Malum olduğu üzere tarih de, Türk ve Çeçen milletlerinin hafızası da kandırılamaz. Türkiye ve Çeçen halkları arasındaki kardeşlik duygusu günübirlik siyasi hesapların üzerinde tutulmalıdır. Bu kardeşliğin hafızasında Dudayev’den Maskhadov’a, savaşlarda ve sürgünlerde hayatını kaybeden binlerce Çeçen’e kadar uzanan derin bir tarih vardır. Şehit (inşaAllah) Muhsin başkanın adı ve mirası, işgalcilerin ve işbirlikçilerinin siyasi şovlarına alet edilemeyecek kadar lekesizdir. Gerçek vefa, onun savunduğu bağımsızlık ilkelerine ve Özgür Kafkasya idealine sahip çıkmakla mümkündür.

Kafkasyalı Nizam-ı Alemciler Grubu



Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.