Waynakh Online

Top Menu

  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

Main Menu

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

logo

Waynakh Online

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu

  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü

  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler

  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı

  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı

  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

  • Özgür Kurt’tan Sadık Köpeğe: Bir Siyasi Tutum Değişikliğinin Ahlaki Muhasebesi

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Haberler
Home›Haberler›Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

By admin
22 Ağustos 2026
38
0
Share:

Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatına bakıldığında, Kafkasya meselesinin ve özellikle Çeçenya’daki bağımsızlık mücadelesinin önemli bir yer tuttuğu görülür. Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatı boyunca ortaya koyduğu tavır; Rus emperyalizmine, işgallere ve küresel güçlerin yerli işbirlikçilerine karşı tavizsiz bir milli duruşun özetidir. Bu tavır, yalnızca siyasi söylemlerden de ibaret değildir. Yazıcıoğlu, Cahar Dudayev ve Aslan Maskhadov başta olmak üzere Çeçen direnişinin önde gelen isimlerine yönelik Türkiye’deki desteğin her zaman en görünür siyasi aktörlerinden birisi olmuştur.

Muhsin Yazıcıoğlu, Rusya’nın Kafkasya’daki politikalarına karşı eğmeden bükmeden açık bir tavır almış; bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkının yanında durmuştur. Onun açısından mesele bir mezalime karşı siyasi bir tutum almaktan çok daha geniş bir anlam taşıyordu : Kafkasya’daki müslüman bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkı, ki bu onun milliyetçilik ve bağımsızlık anlayışının doğal bir parçasıydı.

Bu nedenle, 21 Ağustos 2026 Cuma günü, Rus işgali altındaki Çeçenya’da kurulan Kremlin destekli rejimi temsil eden bir grup Çeçen’den oluşan bir heyetin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sivas Elmalı’daki baba ocağını ziyaret etmesi ve ardından yayımladığı mesajı, tarihsel gerçekler ve siyasi ahlak açısından ciddi çelişkiler barındırmaktadır. Daha da garip olanı, bu mesajın kimi medya organlarınca kamuoyuna dağıtılması olmuştur. Zira buradaki temel mesele, herhangi bir Çeçen’in Muhsin Yazıcıoğlu Hatıra Evi’ni ziyaret etmesi değildir. Asıl mesele, bu ziyaretin hangi siyasi kimlik ve hangi tarihsel miras üzerinden gerçekleştirildiğidir.

Bugün Kremlin’in tam kontrolü altında bulunan Kadırov yönetimi altında görev yapan isimlerin gerçekleştirdiği bu ziyaret, merhum Yazıcıoğlu’nun aziz hatırasını ve siyasi mirasını istismar etme çabasından öteye geçemez. Muhsin Yazıcıoğlu’nun desteklediği ve “kardeşimiz” dediği yapı, Moskova’nın kontrolündeki mevcut yönetim değildi; Rus işgaline direnen, bağımsızlık uğruna toprağa düşen özgür Çeçen halkı ve onun meşru temsilcileri olan Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’ydi. Eğer bu ayrımı gerçekleştiremezsek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi mirasının anlamı da ister istemez değiştirilmiş oluyor.

“Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir” diyen Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi düşüncesinde bağımsızlık, milli irade ve işgale karşı direnme fikri merkezi bir yere sahipti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi literatüründe vatan hainliği, işbirlikçilik ve teslimiyetçilik her daim en sert şekilde mahkum edilmişti. Yazıcıoğlu, kendi milletinin bağımsızlığını feda edip işgalci güçlerle saf tutanları hiçbir zaman meşru görmemiş: “Devletine, milletine ve bağımsızlığına ihanet edenler, efendileri değişse de tarih önünde hain olarak kalacaktır. Bizim safımız bellidir: Ezilenlerin ve bağımsızlık uğruna serden geçenlerin yanıdır!“ diye seslenmiştir. Bu bakımdan Grozny’i yerle bir eden, Çeçen halkını sürgüne ve kıyıma tabi tutup Rus emperyalizmine biat edenlerin, bugün o işgalcilerin askeri ve siyasi temsilcisi olarak Yazıcıoğlu’nun anısını temsil eden bir kapıya gelmesi büyük bir çelişki ve onun hatırasına yönelik ağır bir hakarettir.

Dudayev’i ve bağımsızlık mücadelesi veren tüm Çeçenleri birer terörist ilan eden bir zihniyetin; o kahramanların en büyük destekçilerinden birisi olan Muhsin Yazıcıoğlu’na vefa göstermesi mümkün değildir. Dolayısıyla bugün Rusya’nın Çeçenya üzerindeki siyasi ve askeri hakimiyetinin bir parçası olan yapıların, Muhsin Yazıcıoğlu’nun adını ve hatırasını kendi siyasi meşruiyetleri ve Türkiye’de kendilerine alan açmak için kullanmaları doğal olarak kabul edilemez bir harekettir.

Bu nedenle yapılan bu ziyaretin medyada yer aldığı üzere “vefa” başlığı altında değerlendirilmesi son derece yanlıştır. Vefa, sadece bir mezarı, bir evi ya da bir aileyi ziyaret etmekten ibaret değildir. Asıl vefa, Muhsin başkanın hayatını ortaya koyduğu değerlere ve mücadelelere sahip çıkabilmektir. Çünkü tarihsel hafıza, yalnızca isimlerden ve sembolik ziyaretlerden ibaret değildir. Bir siyasi liderin kimlerle dayanışma kurduğu, hangi mücadeleleri desteklediği ve hangi güçlere karşı tavır aldığı da o mirasın ayrılmaz birer parçasıdır.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Çeçenya konusundaki tutumu hatırlandığında, onun uzattığı kardeşlik elinin Moskova’nın himayesindeki bir yönetime değil, bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkına yönelik olduğu açıktır. Yazıcıoğlu’nun adı, Rusya’nın Kafkasya’daki politikalarına karşı çıkan ve Çeçen halkının bağımsızlık mücadelesini destekleyen bir siyasi çizgiyle özdeşleşmiştir. Bu mirası bugünün siyasi şartlarına göre yeniden yorumlamak ya da geçmişte desteklediği tarafları görmezden gelerek farklı bir anlam yüklemek, tarihsel gerçeklikle bağdaşmaz.

Türkiye kamuoyuna bu ziyaret ve ardından yapılan açıklamanın, işgalci Rus güçlerinin ve onların Çeçenya’daki yerel uzantılarının meşruiyet kazanma arayışı olduğunu yeniden belirtmek istiyoruz. Malum olduğu üzere tarih de, Türk ve Çeçen milletlerinin hafızası da kandırılamaz. Türkiye ve Çeçen halkları arasındaki kardeşlik duygusu günübirlik siyasi hesapların üzerinde tutulmalıdır. Bu kardeşliğin hafızasında Dudayev’den Maskhadov’a, savaşlarda ve sürgünlerde hayatını kaybeden binlerce Çeçen’e kadar uzanan derin bir tarih vardır. Şehit (inşaAllah) Muhsin başkanın adı ve mirası, işgalcilerin ve işbirlikçilerinin siyasi şovlarına alet edilemeyecek kadar lekesizdir. Gerçek vefa, onun savunduğu bağımsızlık ilkelerine ve Özgür Kafkasya idealine sahip çıkmakla mümkündür.

Kafkasyalı Nizam-ı Alemciler Grubu

Previous Article

Rıza Değil, Baskı ve Korku!

Next Article

Özgür Kurt’tan Sadık Köpeğe: Bir Siyasi Tutum ...

Share:

Related articles More from author

  • Haberler

    Rus Bilim Adamı: Putin Rejimi Stalin Rejiminden Beter

    07 Mayıs 2007
    By admin
  • Haberler

    Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler

    04 Eylül 2026
    By admin
  • Haberler

    Rusya: 1200 Askerimiz Öldü

    17 Ocak 2007
    By admin
  • Haberler

    Sivillere Yönelik Terör Durmuyor

    27 Ağustos 2009
    By Vainakh
  • Haberler

    Yandarbiyev’ i Unutmadık

    13 Şubat 2009
    By admin
  • Haberler

    Vladikavkaz’ da IWPR Ofisine Polis Baskını

    22 Şubat 2007
    By admin

Leave a reply

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

  • Haberler

    İçişleri Bakanlığı’nın Çeçen Mülteciler Hakkındaki Kararı

  • Haberler

    Rus Destekli Güçler Grozny’deki Protesto Gösterisini Yarıda Kesti

  • Haberler

    İnsan Hakları için Sinema

Arşivler

Kategoriler

Çeviriler & Makaleler

Çeviriler - Makaleler

Medet Medet!..

  • Türkiye’deki Çeçen Temsilciye Yönelik Suikast Rusya’yı İşaret Ediyor

    By Vainakh
    07 Haziran 2013

Röportajlar

Röportajlar

Akhmed Zakayev: “Medet Önlü Yeri Doldurulamayacak Bir Kayıp!”

  • Benoit Desjardins: “Bu film özgürlüğün marşı!..”

    By Vainakh
    05 Mart 2014

Logolarımız

      

Waynakh Online

2000 yılından bu yana Çeçen tarihini, kültürünü ve güncel gelişmeleri paylaşan bağımsız internet sitesi ve dijital arşiv.


                        

Son Paylaşımlar

  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu
  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü
  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler
  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı
  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?
  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı
  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız
  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

Son Yorumlar

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez! için Şakir yılmaz
  • Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür için Martan Galayev
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Derya
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Zelimhan
  • Gelayev’ in Şehadetinin 4. Yıldönümü için Zafer
  • Çeçen Gençlerden Çeçen Muhacirlere Yardım Çağrısı! için Josef Friedrich Wilhelm von Adenauland
2000-2026 © Waynakh Online | Powered by Chechen Media