Waynakh Online

Top Menu

  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

Main Menu

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Arşiv Belgeleri
  • Çeçen Kültürü
  • Duyurular
  • Galeri
  • Mp3
  • Şarkı Sözleri
  • Video

logo

Waynakh Online

  • Ana Sayfa
  • ÇEÇENLER
    • Çeçenler ve Çeçenya
    • ÜNLÜ ÇEÇENLER
  • ÇEÇENİSTAN
  • ÇEÇEN DİLİ
  • Haberler
  • Çeviriler – Makaleler
  • Röportajlar
  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu

  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü

  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler

  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı

  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?

  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı

  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

  • Özgür Kurt’tan Sadık Köpeğe: Bir Siyasi Tutum Değişikliğinin Ahlaki Muhasebesi

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mirası İstismar Edilemez

Haberler
Home›Haberler›Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür

Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür

By admin
05 Ağustos 2026
77
1
Share:

Diasporadaki kurumsal yapılarda tanınan bir simanın kaleme aldığı “Hitâmühû Misk” serlevhalı yazı; ayet ve hadislerle bitirilmiş, nezaketli bir üslupla kaleme alınmış olsa da, maalesef ana meselelerin etrafından dolanan, çerçevesini kendi çizdiği dar bir alanda usul savunması yapmaktan öteye geçemeyen bir metindir. Sözü bir ayet veya hadisle bitirmek elbette kıymetlidir; ancak asıl mesele, o kelamın ruhunu hayatın ve hakikatin tam merkezine yerleştirebilmektir.

Bahse konu metnin girişinde muharrir, tartışmayı bırakmanın erdemine dair nasslar hatırlatıyor. Evet, sınırlar bilindiği ve belirli bir seviye korunduğu sürece fikir teatisi iyidir; hatta kimsenin cesaret edemediği konuları konuşmak toplumsal bir kazançtır. Ancak usule dair bu nezaket esas meseleyi konuşmaktan kaçınmanın bir yolu hâline gelirse, orada hakikat zarar görür.

Lakin sormak gerekir: Yazarın “biz de biliyoruz, hissediyoruz” dediği Çeçenya gerçekleri tam olarak nedir? Eğer bizim bildiğimiz; işkenceler, yargısız infazlar, bir klanın koca bir ülkeyi kendi şahsi mülkü gibi yönetmesi, tepeden tırnağa hukuksuzluk ve insan onurunun ayaklar altına alınması ise… Bütün bunları bilmek, dinen bu yapıyla ilişki kurmayı, ona yaklaşmayı nasıl “vacip” ya da “meşru” kılabilir?

İslam ahlakı ve fıkhı, zalimle kurulan ilişkinin sınırlarını çizmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size de ateş dokunur” (Hûd, 113) buyrulurken; zulmü kurumsallaştıran, halkına baskı uygulayan bir yapıyla “akrabalık, ticaret, diyalog” adı altında temas kurmayı dini bir gereklilik gibi sunmak hangi basiretin karşılığıdır? Hakka taraf olmak, zulme karşı mesafeyi korumayı gerektirir.

Mamafih yazar eleştirilerin odağında duran en temel soruyu yine yanıtsız bırakmıştır: İşgal gölgesindeki bu rejim ve ona dolaylı ya da doğrudan sağlanacak olan meşruiyet meselesi. Söz konusu yapının işlediği suçlar ortadayken; kültürel etkinlik, gençlik kampı veya ziyaret adı altında atılan her adım, o rejimin değirmenine su taşımakta, imajını aklamaya hizmet etmektedir. Yazar bu meşruiyet üretimi riskine hiç değinmemekte, konuyu sadece “köprüleri açık tutmak” gibi basite indirgenmiş bir belagatla geçiştirmektedir.

Bunun da ötesinde, muharrir kendi yaklaşımının “toplumca genel kabul gördüğünü” iddia etmektedir. Bu iddia, işgal altındaki memlekette Ruslar eliyle kurulan kukla yönetimin “halkın %99,9’ı bizi destekliyor” söylemiyle büyük bir benzerlik taşımaktadır. Oysa kıymetli yazar, fildişi kulesinden inip kendi köyünde veyahut Türkiye’nin herhangi bir yerindeki bir Çeçen köyünde hemşehrileriyle çay içip sohbet etse hakikatı görecektir. Benim gördüğüm kadarıyla toplumumuz 30 yıl önce neredeyse, bugün de tam olarak orada durmaktadır. Diasporanın kahir ekseriyeti, Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nin meşruiyetini tanımakta; işgal ile tesis edilen illegal yapıyı, işlediği suçları çok iyi bilmekte ve bu rejimle “iş tutulmasını”, ilişki geliştirilmesini asla tasvip etmemektedir. Toplumsal kabul, birkaç uzlaşmacı toplantıya katılanlardan ibaret değildir; halkın diri tuttuğu adalet hafızasıdır.

Münakaşayı terk etmek bir erdemdir, evet; ancak müsamaha adaletle, sulh ise hakikatle kaimdir. Temel meseleleri görmezden gelerek çizilen dar bir çerçevede sunulan bu “helalleşme ve vedalaşma” metni, maalesef vicdanlardaki soru işaretlerinin hiçbirini gidermemiştir. Niyetiniz bağları korumak olsa bile, durduğunuz zemin bir zalimin omuzlarıysa, o yoldan hayırlı bir yere çıkılmaz. İnsanın elinde kalan sadece aldığı vebal olur. Bu bakımdan yapılacak tercihlerin doğuracağı vicdani sorumlulukları da hesaba katmamız gereklidir.

Ömer

Previous Article

Peçe Düştü, Hakikat Kaldı

Next Article

Sessizlik Bedeliyle Birlik Olmaz

Share:

Related articles More from author

  • Haberler

    İntihar Bombacısı Katledilen İnguş Aktivistin Kayınbiraderi Denildi

    20 Aralık 2009
    By Vainakh
  • Haberler

    Çeçenya’daki Savaş Suçları için Ceza Yok mu?

    17 Kasım 2009
    By Vainakh
  • Haberler

    Fotoğraflara Bile Tahammül Edemediler

    03 Ekim 2007
    By admin
  • Haberler

    Bir Çeçen Daha İsveç’te Sınırdışı Riski Altında

    08 Aralık 2010
    By Vainakh
  • Haberler

    Anzor Maskhadov:”Nerede olursak olalım taciz edildik…”

    09 Mart 2009
    By admin
  • Haberler

    İnsan Hakları Savunucularından Azerbaycan’daki Çeçen Mülteciler İçin Hamle

    11 Kasım 2009
    By Vainakh

1 comment

  1. Martan Galayev 5 Ağustos, 2026 at 20:44

    waynakh online ailesi bu görüş ve düşünceleriyle sadece internet sitesi olarak değil sivil toplum kuruluşu olarak da diaspora da söz sahibi olmalıdır.

Leave a reply

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

  • Wallpaperlar

    2014 Yılı Takvimi

  • Haberler

    AİHM’den Rusya’ya Bir Tokat Daha

  • Haberler

    Kukla Yönetim Küçük İşletmelerin Gelişmesine İzin Vermiyor

Arşivler

Kategoriler

Çeviriler & Makaleler

Çeviriler - Makaleler

Medet Medet!..

  • Türkiye’deki Çeçen Temsilciye Yönelik Suikast Rusya’yı İşaret Ediyor

    By Vainakh
    07 Haziran 2013

Röportajlar

Röportajlar

Akhmed Zakayev: “Medet Önlü Yeri Doldurulamayacak Bir Kayıp!”

  • Benoit Desjardins: “Bu film özgürlüğün marşı!..”

    By Vainakh
    05 Mart 2014

Logolarımız

      

Waynakh Online

2000 yılından bu yana Çeçen tarihini, kültürünü ve güncel gelişmeleri paylaşan bağımsız internet sitesi ve dijital arşiv.


                        

Son Paylaşımlar

  • Kadırov’un Spor Diplomasisi ve Hibrit İstihbarat Hücreleri Raporu
  • Albay Timirbulatov Esir Tutulduğu Hapishanede Hakk’a Yürüdü
  • Kan Üzerine Yükselen Gökdelenler
  • Bağımsızlık Gününde Kanlı Plan: Hedefte Çeçen Lider Vardı
  • Kılıç Haber Verdi Diye Duruş Yıkılır mı?
  • Hafıza Kiralanamaz: Çeçen Diasporasının Bağımsızlık Sınavı
  • Siyah Gömlekliler, Parmak Sallayanlar ve Vicdanımız
  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez!

Son Yorumlar

  • Kadir Mahir Damatlar’dan Tarihi İkaz: Yazıcıoğlu’nun Mirası Kadirov’a Yem Edilemez! için Şakir yılmaz
  • Emin Olunmayan Köprü, Vebale Götürür için Martan Galayev
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Derya
  • Diaspora ve Anavatan Diyalektiği: Hafıza, Meşruiyet ve Sorumluluk için Zelimhan
  • Gelayev’ in Şehadetinin 4. Yıldönümü için Zafer
  • Çeçen Gençlerden Çeçen Muhacirlere Yardım Çağrısı! için Josef Friedrich Wilhelm von Adenauland
2000-2026 © Waynakh Online | Powered by Chechen Media