Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Haberler

Hammarberg’in Raporu Yayınlandı: “Türkiye’de Sığınmacılar ve Mülteciler”

Bu yazı 2 Ekim 2009 Cuma  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 3.696 defa okundu.. 1 Yorum
Hammarberg’in Raporu Yayınlandı: “Türkiye’de Sığınmacılar ve Mülteciler”

Daha önce yayınladığımız üzere, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg ve beraberindeki bir heyet, 28 Haziran-3 Temmuz 2009 tarihleri arasında Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret süresince komiser ve beraberindeki heyet, sığınmacılar ve mültecilerin durumu dahil olmak üzere insan hakları konusunda çeşitli görüşmeler yaptı. Heyet, ulusal ve yerel yetkililer, uluslararası ve sivil toplum organizasyonları ile bir araya geldi; gözaltı merkezleri ve sığınmacıların ikamet alanları gibi çeşitli yerleri de ziyaret etti.

Bu çalışma ziyaretinin ardından, Thomas Hammarberg, 1 Ekim 2009 Çarşamba günü “Türkiye’deki Sığınmacılar ve Mültecilerin İnsan Hakları” konulu raporunu yayınladı.

Yayınlanan raporun ana başlıkları şöyle:

1.Uluslararası ve Avrupa hukuk kuralları bağlamında Türkiye’deki sığınmacılar ve mültecilere genel bir bakış
2.Türkiye’deki mevcut yasalar çerçevesinde sığınmacı ve mültecilerin korunması
3.Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile işbirliği
4.Avrupa dışından gelen sığınmacıların kabul ve geçici ikamet merkezleri
5.İdari gözaltılar
6.Sığınmacılar ve mültecilerin zorla geri gönderilmesi ile ilgili konular
7.Özel olarak korumaya muhtaç gruplar
8.Mültecilerin korunması ve desteklenmesi konusunda sivil toplumun tutumu

Raporda Türkiye’deki Çeçen sığınmacıların durumuna ilişkin bilgiler de verildi:

“Türkiye’de, 1951 tarihli Birleşmiş Milletler Mülteciler Konvansiyonu’nda belirtilen Avrupa’dan gelen sığınmacılar oldukça küçük bir grubu oluşturmasına rağmen, Türkiye geçmişte Bulgaristan, Bosna-Hersek, Kosova ve kısmen Çeçenya’dan gelen büyük sığınmacı gruplarıyla karşı karşıya kaldı. Komiser’e verilen bilgiye göre, bugüne kadar Türkiye’de sadece 43 kişinin bu anlamda mültecilik statüsü aldı. Aslında, uygulamada yetkililerinin bu tip sığınmacıların Türkiye’de kalmalarına müsaade ettiği ve onlara ne olduğu tam olarak bilinmeyen “misafir” statüsü tanıdığı görülmekte. Bu durumun bir sonucu olarak ta, bu sığınmacılar uluslararası mülteci korumasından yararlanamamakta, UNHCR prosedürüne dahil edilememekte. Ayrıca bu “misafir” statüleri de her an iptal edilme riski içerisinde.

Komiser özellikle 1995-2005 yılları arasında Türkiye’ye gelen “misafir” statüsündeki yaklaşık 1500 Çeçen sığınmacı konusunda endişe duymaktadır. Bugüne kadar bu Çeçen sığınmacıların büyük kısmı İstanbul’da ikamet etmekte olup, oldukça tehlikeli koşullarda yaşamaya çalışmaktadır. Elde edilen verilere göre, bu Çeçen sığınmacılardan yüzlercesi, ödeme yetersizliğinden ötürü düzenli su, elektrik, gaz ve benzeri kaynakları olmaksızın gayri resmi “kamp”larda yaşamaktadır. Muhtemelen belge eksiklikleri nedeniyle, büyük çoğunluğu yasal işlerde çalışamamaktadır.

Fenerbahçe Çeçen Mülteci KampıKomiser, bahse konu olan gayri resmi kamplardan birisini, İstanbul’un Fenerbahçe sahilindeki yerleşim alanını ziyaret etti. Bu gayri resmi kampta 80’i çocuk olmak üzere 170 Çeçen sığınmacı, eskiden TCDD’nin işçileri için yaz kampı olarak kullandığı oldukça basit ve küçük barakalarda yaşıyor. Komiser’in öğrendiğine göre, 2006 yılından bu yana kampta elektrik ve su kaynağı olmasına rağmen en çok ihtiyaç duyulan anlarda elektrikler kesiliyor, özellikle kış aylarında izolasyon probleminden ötürü rutubetin arttığı odalarda ısınmak amacıyla elektrik sobaları kullandığında. Komiser ayrıca, etrafta kampın kapatılacağına ilişkin söylentilerin olmasının Çeçen sığınmacıları endişelendirdiğini ve kapatılması halinde ne yapacaklarını bilmediklerini tespit etti.

Ziyaret esnasında, Çeçen sığınmacılarının durumlarının açıkça korunmasız olduğu görüldü, zira vize süreleri sona ermiş Çeçen sığınmacıların vizeleri uzatılmıyor. Komiser, Çeçen sığınmacıların vizesiz olarak Türkiye’de bulunmalarının Türk yasalarına göre suç teşkil ettiğine dikkat çekmekte ve bu durumun her an gözaltına riski altında oldukları anlamına gelmesinden ötürü büyük endişe duymaktadır. Yasal belgelerdeki noksanlık Komiser’in görüştüğü Çeçen sığınmacıların hemen hepsinin problemiydi. Hatta içlerinden bazılarının 10 yıl önce Türkiye’ye geldiklerinde Türk yetkililerce pasaportlarına el konulduğu tespit edildi. Türkiye’deki yetkililer tarafından reddedilen bir diğer konu da, kampta doğan Çeçen çocuklara doğum belgesi verilmemesi. Bu bağlamda Komiser, Türkiye’ye vatansızlığı engellemek ve azaltmakta konusundaki uluslararası standartları hatırlatmaktadır. Ziyareti esnasında Komiser’i tek rahatlatan konu, UNHCR’nin girişimleri sayesinde, resmi olmayan bir düzenleme ile Çeçen sığınmacı çocukların okula devam etmesinin sağlanmasıydı. Ancak bu durumda da devam ettikleri okullardan herhangi bir mezuniyet belgesi alamıyor ve geçmiş eğitimlerini kanıtlayacak bir belgeye sahip olamıyorlar.

Fenerbahçe Çeçen Mülteci Kampı ÇocuklarKomiser, bir savaş bölgesinden yıllar önce Türkiye’ye gelen ve geri dönme umutlarını da yitiren Çeçen sığınmacı grubunun sorunlarına acilen insani bir çözüm bulunması tavsiyesinde bulunmaktadır. Komiser, insani bir konu olaral Çeçen sığınmacı grubuna yardım edilmesini tavsiye ediyor ve Türkiye yetkililerinin, soruna çözüm bulmak ve Çeçen ailelerin birlikte yaşamalarını sağlayarak çocuklarının geleceklerini garantiye almaları konusunda yapacakları çalışmalarda uluslararası toplumun da desteğini alacağını vurgulamaktadır. Komiser, ayrıca UNHCR’ye de bu konuya müdahil olması çağrısında bulunuyor.”

Thomas Hammarberg’in raporunda Çeçen sığınmacılarla ilgili olarak trajikomik bir bilgi de yer alıyor. Türkiye’den yetkililerin Hammarberg’in çalışmasına verdikleri yanıtlara da raporda yer verilirken, Türkiye’nin, Komiser’in Çeçen sığınmacılarla ilgili eleştirileri konusunda verebildiği tek yanıt Çeçen sığınmacıların bir kısmının ikamet ettiği Fenerbahçe kampındaki durumu incelemek üzere iki müfettişin görevlendirildiğini vurgulamak oluyor. Ne tür bir ülke, kendi yerleştirdiği sığınmacıların kaldığı yer hakkında bilgi sahibi olamaz ve yabancıların hazırladığı rapor üzerine bu yerde inceleme yapmaya karar verir?

Hammarberg’in 33 sayfalık İngilizce raporunun orjinaline BURADAN erişebilirsiniz.



1 Yorum »

  • cade dedi:

    mülteci çeçenlere iş verilebilir mi ?
    ev işi veya bir başka iş verilebilir mi ?

Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.