Arşiv Belgeleri

Tozlanmış raflardaki Arşiv Belgeleri…

Çeçen Kültürü

Çeçen Dili ve Folkloru, Halk Dansları, Efsaneler, Öykü ve Masallar ile çeşitli kültürel bilgiler…

Çeviriler – Makaleler

Çeşitli Çeviri ve Makaleler…

Röportajlar

Ekibimizce Yapılmış Çeşitli Röportajlar…

Şarkı Sözleri

Sevdiğiniz Çeçence şarkıların sözlerine buradan ulaşabilir, dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Ana Sayfa » Çeviriler - Makaleler

Çeçen Komutanların Açıklamaları

Bu yazı 9 Şubat 2011 Çarşamba  tarihinde yazıldı. Şimdiye kadar 4.210 defa okundu.. 4 Yorum
Çeçen Komutanların Açıklamaları

Çeçen komutanların, Kafkas halklarına ve dünya Müslümanlarına hitaben yaptıkları, sanal oluşum Kafkasya Emirliği’nin lideri Dokka Umarov’u “Emir” olarak tanımadıklarına dair Eylül 2010 tarihli açıklamalarını sizlerle paylaşıyoruz.

Çeçen komutanların açıklamalarının yer aldığı video kayıtları ve konuşma metinleri:

Noxçiçö (İçkerya) Doğu Cephesi Kumandanı Aslanbek Vadalov:

Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım!
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla!
Alemlerin Efendisi Allah’a şükürler olsun!
Tek yaratan olan Allah’a ve onun son elçisine şükürler olsun!
Allah’ın merhameti ve bereketi üzerlerinize olsun!

Allah’ın izniyle bugün burada yurttaşlarımıza bir çağrıda bulunma gayesiyle bir araya geldik. Çağrımızın amacı yurtdışında olan kardeşlerimize son yıllarda ülkemizde yaşanılan olayları ve bu olaylar neticesinde kanaat getirdiğimiz hususları açıklamaktadır.

Eğer her şeyi anlatmaya çalışırsak, buna zamanımız yetmez. Ayrıca burada böylesi konuşmalar yapmaya alışkın olmadığımızı da eklemem gerekiyor.

Bugün Noxçiçö’daki durum… Dokka idareyi eline aldığından bu yana dört yıl oldu. Her şey o zamandan başladı. Aldığı hiçbir kararda Mücahitlerle istişare etmedi, ve hatta Meclisi toplamadı.

Cephelerin birleştirilmesi ve Emirliğin kurulmasında da aynı şekilde davrandı. Yine de Allah’ın adını yüceltmek üzere burada cihad etmek için bulunan tüm Mücahitler bunun hakkında konuşmadı. Şimdi bir şekilde siz buradaki durumdan haberdar oldunuz.

Tüm problemler Kafkas Emirliği’nin ilan edilmesinden sonra ortaya çıkmaya başladı. Mücahitler hiçbir şeye aldırmadan Allah’ın yolunda çaba sarf ediyor, ruhlarını Allah’ın adına teslim ediyor ve şehit oluyorlar. Allah’ın adını yüceltmek ve Allah’ın dinini hakim kılmak için ellerinden geleni yaptılar ve kardeşlerimiz bu sayede dayanabildiler.

Bugün de halen bu yolda devam ediyoruz. Allah’ın yardımıyla bu yoldan ayrılmadık ve ayrılmayacağız da!

Bugün buradaki durum bizlere Dokka’yı takip etmeyi bırakmaktan başka bir seçenek sunmadı. Başka bir çözüm yolu bulamadık. Pek çok toplantı yaptık ve görüş alışverişinde bulunduk. Buna rağmen sonunda kesin karara vardık, eğer devam etmek istiyorsak bu adamın peşinde sürüklenemezdik. Bunu bilmenizi istiyoruz.

Bizler, tüm Noxçiçö’nün Mücahitleri, Dokka’ya olan bağlılığımızı geri çekiyoruz. Bu bölünme bizden kaynaklanmıyor. Bağlılığımıza son vermemizin nedenlerini inşaAllah Khuseyn ve Tarkhan anlatacaklar. Bu kararı ben tek başıma almadım. Buradaki tüm kardeşlerimiz ne bir ışık, ne bir gelecek ve ne de başarı şansı görmüyor; öte yandan tek gördükleri şey içinde bulunduğumuz kördüğüm. Sözün kısası, Allah’a güvenerek musibeti takip etme hakkımız olmadığına kanaat getirdik. Ne kadar zor da olsa meseleleri Allah’ın kanunlarına karşı çıkmadan halletmeliyiz. Biz de bunu arzuluyoruz.

Bu karar, Dağıstan, İnguşetya, Kabarday, Çerkesya ve diğer yerlerdeki kardeşlerimizden ayrıldığımız manasına gelmiyor. Onlar bizim kardeşlerimiz ve inşaAllah öyle de kalacaklar. Ve hepimizin amacı tek ve aynıdır.

Peki niçin böyle bir karar aldık? Bu adamın yüzünden kötülüğün yolundan gitmemize Allah müsaade etmez. Meclisi topladık, defalarca kez birbirimizle görüştük ve sonuç olarak her bir Mücahidin fikrini öğrendik. Tüm bunların akabinde de işte bu kararı aldık.

Emirlik… Sakın ola ki ayrılmamızın nedeni tamamen Noxçiçö, İçkerya ya da başka bir yapılanma kurmak olarak algılanmasın. Elbet böyle bir şey yok. Hedeflerimiz, Allah biliyor ki, Allah’ın hukukunu, Şeriatı, halkımızın-Kafkasya’nın ve tüm Müslümanların özgürlüğünü tesis etmektir. Aramızdan ayrılan tüm asil Emirlerimiz, Maskhadov, Şamil, Abdul-Khalim, Akhmadov ve Barayev, hepsinin niyeti aynıydı. Burada değişen sadece isimler, başka hiçbir değişiklik yok. Mücahitlerin niyetini öğrenmenizi istediğim için bunları söylüyorum.

Bu değişiklerde bugün bir meclisimiz oldu. Bu mecliste Khuseyn’i Noxçiçö Emir’i ve Tarkhan’ı da onun naibi olarak seçtik. Bugün burada yaşanılan değişiklikler şimdilik bunlar.

Noxçiçö’nün tüm Mücahitlerinin birleştiğini, tek bir otorite altında bir araya geldiğini ilan ediyoruz İnşaAllah. Ve hepimiz Emir Khuseyn’e bağlılığımızı sunduk inşaAllah.

Yurtdışında bu durumla ilgili kaygıları olan kardeşlerime sesleniyorum. Birlik olun, ayrılmayın ve birbirinizi farklı etiketlerle yaftalamayın. Eğer Müslümanlar için endişeleniyorsanız ve temiz niyetlere sahipseniz, ülkemizin özgürlüğü için Allah’ın yolunda bir araya gelin ve bizlere dua edin. Bizlere parayla, duayla vb ile yardım edebilirsiniz. Bize sadece yararı olacak şeyleri söyleyin. Gelecekte de kardeşimiz olun.

Tüm yaptıklarınızda tek bir dua lazım ki bu Allah’ın adına olsun. Birlik olun ve düşmanın alaylarına maruz kalan halkımızın özgürlüğü için yardım edin. Böyle davranmayı Allah herkesin üzerine görev kılmıştır. Bu bağlamda, Allah’ın adında birlik olun ve bu yolda çalışın. Gönlünüzden geçen neyse, bu para olur, dua olur, lütfen tüm imkanlarınızı kullanarak elinizden gelen her türlü yardımı yapın. Benim söylemek istediklerim bunlar.

Böylesi konuşmalar yapmaya yeteneği olan birisi değilim. İnşaAllah burada olanları ve şimdiki durumumuzu Khuseyn daha detaylı bir şekilde anlatacaktır. Ve sonra da inşaAllah Tarkhan konuşacak.

Barış üzerinize olsun.

Noxçiçö Emiri Khuseyn Gakayev:

Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım!
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla!
Alemlerin Efendisi Allah’a şükürler olsun!
Tek yaratan olan Allah’a şükürler olsun!
Peygamberlerinin ve elçilerinin sonuncusu efendimiz Mohammad’e, ailesine ve dostlarına selah ve selam olsun!

Ve ben sözlerime tüm Müslüman alemini selamlayarak başlamak istiyorum: “Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun, barış eksik olmasın”.

Muhtemelen burada yaşanılan olaylardan haberdarsınız. Aslanbek konu hakkında biraz konuştu. Gerçi duymamanız mümkün değil, radyoda vs her yerde bunu konuşuyorlar ve çocuk oyunu olarak adlandırıyorlar. Esasında bunu çocuk oyuncağına çevirdiler.

Nelere katlandığımızı ve bu konuyu böylesi bir duruma getirmemek için ne kadar çaba sarf ettiğimizi Allah biliyor. Allah, O’ndan aldığımız güç ile durumu düzeltmeye ve suyu yatağına koymaya uğraştığımızı da biliyor. Allah’tan varsa hatalarımızı affetmesini diliyoruz. Böyle olmasını engelleyecek hiçbir şey yapamadık.

Neden bunu yapamadık? Bildiğiniz gibi Kafkas Emirliği’ni ilan ettik. İnşaAllah bu Allah’ın büyük bir lütfuyla gerçeklen bir güzellik. Amma velakin Emirliğin ilanı tüm Mücahitlerin fikri sorulmadan ve rızası alınmaksızın yapıldı. Buna rağmen, Allah’a şükürler olsun ki, bunun Allah’tan geldiğine inandık ve bugüne kadar hiçbir itirazımız olmadı.

Bununla paralel olarak yavaşça meclisi ortadan kaldırdılar ve bundan sonra her şey başladı. Bunun yüzünden imanımız ve bereketimiz gitti. Aslan’ın, Abdul-Khalim’in ve Şamil’in zamanlarında meclis her türlü sorunda bir danışma organı olarak işlevini yerine getiriyordu. Bundan dolayı da kısmetimiz açıktı. Ama daha sonra, bu üç yıl içerisinde başlangıçta yavaş yavaş ve sonunda tamamen Meclis-i Şura ortadan kaldırıldı. Bu olduğunda iman ve bereketin bizi terk ettiğini hissetmeye başladık. Daha sonra da bu hatayı yapan ya da bu yanlışlığa izin veren kişiyi cezalandırmak mümkün olmadı.

Bunun dışında başka bir yol yoktu. Verdiğimiz sözü asla bozmadık. Bunu bozmamak için tüm sıkıntılarımızı kalbimize attık, Dokka mücahitlerin yeminini sunduğu Emir olduğu için kendimizi avuttuk. Ve bugüne kadar bu böyle devam etti.

Yurttaşlarım! Bunların hepsini durumu açık ve net bir şekilde anlayabilmeniz için anlatıyorum. Her biriniz büyük bir duyarlılık içerisinde burada yaşanan değişimi kendiniz değerlendirmelisiniz. Hepiniz bu olayların özünü anlamalısınız.

Tüm seçenekleri inceden inceye değerlendirdikten sonra başka bir çıkış yolu bulamadık ve sonunda Emirliğin Emir’i Dokka’nın da davet edildiği bir meclis toplantısı yaptık. Ona, “Bak, kardeş, nasıl bir durumun içerisindeyiz. Nereye gidiyoruz? Bu, burada bu…” dedik. Bunları ve diğer problemli konuları tartıştıktan sonra oybirliği ile “Haydi, naibin atadığın Aslanbek’i Emir yap ve hareketimize devam edelim. Bundan sonra neler yapabileceğimizi görelim” dedik. Bu oybirliği ile alınmış bir karardı ve konu mecliste sona erdi.

Öte yandan, meclisin kararının üzerinden iki ya da üç gün geçmişti ki internette Dokka’nın tüm dünyada art niyet ve “çocuk oyunu” gibi alayların doğmasına neden olan bir açıklaması yayınlandı. Dokka, önceki açıklamasını “gerçek dışı” ve “tiyatro oyunu” gibi mantıksız ve saçma sapan sözlerle reddetmeye başladı.

Bundan sonra da biz, Noxçiçö mücahitleri yeniden bir araya geldik, başka bir çıkış yolu bulamadık ve aramızdaki meclisi yeniden yapılandırdık inşaAllah.

Şimdi size meclisin yetkilerini anlatacağım.

Bugün mücahit kardeşlerimizin aldığı kararda beni Noxçiçö Emir’i, Tarkhan’ı da naibim olarak tanımlayarak sorumluluğu omuzlarıma verdiler. Bu mecliste Emir olarak ben, naibim Tarkhan, Aslanbek ve Muhannad gibi tüm cephe ve sektörlerin Emirleri ile eski mücahitler yer alıyor.

İnşaAllah şimdi bir meclisimiz var ve inşaAllah devam edecek. İşlevselliği kalmamış olan meclisi yenileme çabalarımız sonuçsuz kalmadı. Meclis yenilendi!

Öncelikle bu mecliste nasıl bir düzen kurduk? Meclisin Emiri değiştirme yetkisi var. Eğer Emir bir hata yaparsa örneğin ben bugün şeriat kurallarına göre bir hata yaparsam, eğer Emir büyük hatalar yapmaktan kaçınmıyorsa ve ilk kez, ikinci kez, üçüncü kez, onuncu kez uyarıldığında bunu düzeltmeye çabalamıyorsa, o zaman meclis toplanıyor ve oy çokluğu ile Emirliği alınıyor inşaAllah.

Başka? Birisi büyük ve diğeri küçük olmak üzere iki meclis kurduk. Küçük meclis, Noxçiçö Emiri, naibi, cephe emirleri, doğu ve batı sektörlerinin her birinden üçer emir olmak üzere 10 kişiden meydana geliyor. Bu cepheden ben, Tarkhan, Aslanbek ve Muhannad; Batı cephesinden Zumso, Abu-Muslim ve Abdulla; Doğu cephesinden Makhran, Muslim ve Zaurbek. Böylelikle 10 kişiden oluşan küçük bir meclis kurmuş olduk.

Tekrar ediyorum, bu küçük meclisin yanı sıra bir de büyük meclis var. Bu meclis ise ben, naibim Tarkhan, iki cephe emiri Aslanbek ve Muhannad, tüm sektörlerin emirleri ve eski mücahitlerden meydana geliyor.

Böylelikle iyi ahlakımızın dirayetiyle adaleti sağlamaya çalıştık inşaAllah. Bundan eminiz, inşaAllah bu sayede Allah bize bereket verecek. Eğer böyle bir insan değişemiyorsa, görevinden almak imkansızsa, bu insan istediği her şeyi yapabilir.

İnşaAllah bu mecliste şu konularda hemfikir olduk: Meclis Emir’e yurtdışındaki vatandaşlarımızla anlaşma yapılana ve birbirleriyle işbirliği yapmaları sağlanana kadar her biriyle iletişim kurma yetkisi verildi. Net vakalarla insanlarımızın arasından çok sayıda kişinin mürtet ve münafık olarak ilan edildiği ortaya çıktı. Bu insanlar Allah’ın kelamını ve O’nun şeriat kanunlarını kabul ediyorlarsa; ülkemizdeki mevcut cihadı kabul ediyorlarsa; Çeçen halkı için endişeleniyor ve Noxçiçö’nün bu işgalcilerin ellerinden kurtulmasını istiyorlarsa; Noxçiçö’ye ihanet edip mürtet ve münafık olmadıkları müddetçe; ister mürtet isterse münafık olarak adlandırılsınlar, bir kişi ya da herhangi bir grup bizim muhatabımız olabilir. Bu yetki meclis tarafından verildi.

Ülkemiz dışında olanlara seslenmek istiyorum. Sizleri kendimizden uzaklaştırmıyoruz inşaAllah. Az önce saydığım beş şarta sahip olan herkes bizim kardeşimizdir inşaAllah ve onlardan gelecek her türlü yardımı şükranla karşılayacağız. Bir kez daha saymak istiyorum: Allah’a itaat eden, şeriat kurallarına uyan, Kafkasya’daki mevcut cihadı kabullenen, halkı için endişelenen ve Noxçiçö’nün bu işgalciler, mürtetler ve münafıkların ellerinden kurtulmasını arzu edenler. Mücahitlere yardım mı etmek istiyorsunuz? Memnuniyetle, biz sizleri dışlamıyoruz.

Bir tavsiyeniz varsa, eğer gerçekten halkınız, vatanınız ve Müslüman ümmet için endişeleniyorsanız lütfen bu tavsiyelerinizi bizlere ulaştırın. On kişiden bile ya da daha çok kişiden gelen her türlü öneri için meclisi toplayacağız, bunun üzerinde tartışıp kararımızı vereceğiz ve sonra sizden yardım isteyeceğiz. Güzel ve yararlı tavsiyelerinizi almaktan mutlu olacağız.

Kendilerini beğenmiş ya da dik kafalı kimseler değiliz. İçinde bulunduğumuz durumu biliyoruz. Zor durumdayız. Tek desteğimiz sadece Allah. Büyük imkanlarımız yok. Yokluklara rağmen Allah’ın gücü ve kudretine inanarak gavur hükümetine, büyük Rusya’ya ve münafıklarla mürtetlere karşı bu cihada çıktık. Sahip olduklarımıza şükrederek sonuna kadar bu yolda devam edeceğiz.

Bu değişiklikleri yaparak cihattan ayrılıp emirlikten koptuğumuzu düşünmeyin. Elbette hayır. İnşaAllah Allah’ın yolunda eskisinden bile daha çok çaba sarf edeceğiz. Bir kez daha tekrar ediyorum, biz Emirlikten ayrılmadık. Sadece Dokka’ya verdiğimiz bağlılık yeminini geri çektik. Geri çektik inşaAllah, çünkü bizde Allah korkusu var, bu adamı takip etmeye devam edersek Allah bizlere büyük bir bela verecek. Eğer bir insan meclisi görmezden geliyorsa, eğer bir kişi kardeşleriyle istişarede bulunmuyorsa, o zaman böyle bir kişi Emir olmayı hak etmiyor demektir.

Meclis’ten korkuyor ve her şeyi kendi başına yapıyorsa, bu durumda bu kişi Emir olmaya münasip birisi değildir, bu bir Emir’in sıfatı değil. Peygamberimiz (huzur ve bereket onun üzerine olsun) bir Emir’in hangi sıfatlara sahip olması gerektiğini açıklamıştır.

Meclisin toplantısı bittikten iki-üç gün sonra fikrini değiştirmek yerine buna uyması gerekirdi. Bu durum gösteriyor ki bu adam hareketlerinde özgür değil, dışarıdan bir programa uygun hareket eden birileri onu yönlendiriyor. Ve bu durumda o Emir olmayı hak etmiyor.

Bundan dolayı, uzun süredir bir çözüm yolu arıyor olmamıza rağmen başka bir çıkar yol olmadığından bu kararı almak zorunda kaldık. Bu durumu açıklamadan önce içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmak için belki de bir aydan daha uzun süredir inatla aradık. Ama bulamadık, bu nedenle az önce söylediğim gibi Dokka’ya olan bağlılığımızı geri çektik.

Ama Emirlik’ten ayrılmıyoruz inşaAllah. Vilayat Dağıstan, Vilayat İnguşetya, Vilayat Kabarda (Kabardey-Balkar ve Karaçay Çerkes) ve Vilayat Nogay’daki kardeşlerimizden ayrılmıyoruz inşaAllah. Onlar bizim kardeşimiz. Ama bu adam görevde kaldığı sürece, biz onu takip etmeyeceğiz. Uyanır, kendilerine gelir ve “Haydi gelin emirimizi değiştirelim” derlerse o zaman inşaAllah Emirliğin bir parçası olarak birlikte yürümeye devam ederiz.

Konuştuğumuz gibi oybirliğiyle Aslanbek’i Emir olarak seçmiştik. Ama iki gün sonra bu bozuldu. Başka bir yol bulamadığımızdan herkesi hayrete düşüren pozisyonumuzu ilan ettik, Emir’i tanımıyoruz ve onunla birlikte değiliz. Bu ne Khuseyn’in ne Aslanbek’in ne de Tarkhan’ın tek kişilik fikri değil. Bu hep birlikte alınmış bir karar. Bu karar mecliste alındı. Mecliste kimsenin fikri bir diğerine baskın gelmez, ne kadar büyük ne kadar güçlü ya da ne Emiri olursa olsun bu böyledir, herkesin kendi görüşü vardır. Meclisin görüşü tamamen mücahitlerin oybirliği ile aldığı bir karardır, bu adamı takip etmeyi bıraktık ve ona olan bağlılığımızı geri çektik.

Bu açıklamamızın amacı sizi durumdan haberdar etmekti.

Yurtdışında olsun, burada anavatanda olsun, tüm yurttaşlarımızdan Allah’ın bizlere adaletin yolunu göstermesi, Allah’ın bizlere gavurları, münafık ve mürtetleri ülkemizden kovmamıza yardım etmesi için bizlere dua etmelerini istiyoruz. Bu herkesin sorumluluğu. Bu hepimizin görevi. Lütfen tarafsız kalmayın ve bu meselenin bir parçası olun. Yurtdışındakiler, mücahitlere mümkün olduğunca yardım edin, mücahitleri dışlamayın.

Gördüğünüz gibi buradaki mevcut durumu sizlere aktardık. Yolumuzu seçtik ve bu yoldan zerre kadar uzaklaşmadık. Ruhlarımızı teslim edene kadar, sonuna kadar savaşacağız inşaAllah. Allah’tan bu yolda bizlere şehitliği nasip etmesi ve cennetinin kapılarını açması için dua ediyoruz.

Özetle söyleyeceklerim bunlardı. Ve şimdi inşaAllah sözlerime kardeşimiz Tarkhan’da bazı şeyler ekleyecektir.

Noxçiçö Emiri Naibi Tarkhan Gaziyev:

Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım!
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla!
Alemlerin Efendisi Allah’a şükürler olsun!
Huzur ve bereket Peygamberimizin, ailesinin ve dostlarının üzerine olsun!

Burada bizlerin etrafında gelişen olaylar hakkında Aslanbek ve Khuseyn temel olarak bilgi verdiler. Bunlara ekleyecek çok fazla bir şey yok.

Dudaev ve ardından Maskhadov’un iktidara geldiği zamanlardan bu yana, ülkemizin adı İçkerya’dan Emirliğe dönmüş olmasına rağmen, yaşanılan olayların ve gördüklerimizin kalplerimizi değiştirmediğini söylemek istiyorum. Ve inşaAllah değişmeyecek, bizler Allah’ın yolunda ilerlemeye devam edeceğiz.

İçkerya zamanında bir amaç, şimdi Emirlik’te farklı bir niyet taşımadık; hiçbir zaman farklı hedeflerimiz olmadı. Bizim niyetimiz: ülkemizi Allah’ın düşmanlarından temizlemek; fakir ve bedbaht halkımızı korumak için Şeriat kurallarını getirmek; ve gelecek nesillerimizi Müslüman itikadı içinde büyütmek. Bu amaçlarla cihada katılarak aramızda yer alan pek çok kardeşimiz inşaAllah birer şehit olarak ayrılıyor. İsimlerin değişmesinin kalplerimizde de değişiklikler yaptığını düşünmeyin (Bazılarına neler olduğunu bilmiyorum).

Khuseyn burada yaşanan pek çok olayla ilgili bilgi verdi. Peki neden Dokka’ya tabi olmaktan vazgeçtik? Dokka kimseyle istişare yapmaya yanaşmıyor, yaparsa da kısa bir süre sonra hemen fikrini değiştiriyor. Muhtemelen yaptığı son açıklamaları duymuşsunuzdur ki bunlar herkes için bir ders oldu. İşte mesele budur.

İki kardeşimizin daha önce söylediği gibi Meclis kurduk. İnşaAllah bir mutabakata vardık. Şimdi biraz olayların ardındaki gerçeklerden bahsedelim. Daha önce, Dokka, Emirliği ilan edeceğinde bizlere bunu danışmadan yaptı. Ve bugün, Noxçiçö’den tüm mücahitler gelip de ondan görevinden ayrılmasını istediğinde, Dokka açıkça bu talebi reddetti. Bu durumun içerisinden çıkmak için başka bir çözüm yolu bulamadığımızdan, ona olan bağlılığımızı geri çektik ve bu adamdan ayrıldık.

Bize komşu olarak yaşayan inançlı kardeşlerimiz inşaAllah bizlerin niyetini doğru algılayacaktır. Bizi anlayacaklarını ve onların da aramıza katılacaklarını düşünüyorum.

Vainakh halklarından biraz da olsa vatanperverliği olanlara, kardeşlerimize ve tüm Müslümanlara sesleniyorum, bizleri uzaktan izlemeye ve bu yolda yardım etmeden durmaya hakkınız yok. Bizleri unutmayın ve mümkün olduğunca her şekilde bizlere yardım edin, bu hepinizin üzerine bir vazifedir.

İnşaAllah kardeşlerim. Yakın gelecekte inşaAllah topraklarımızı düşmanlardan temizleyeceğiz ve yeniden bir araya geleceğiz inşaAllah. Lütfen bu konuda teyakkuzda olun ve arkamızdan bizlere iftira atmayın. Bizden hiç kimse doğruluktan şaşmadı ve asla Allah’ın yolundan sapmadı. Yıllardır topraklarımızda İslam dinini hakim kılmak, Nizamı (Şeriat), Mahkeme vb. kurmak için çok çabalıyoruz. Bazı şeylerde de başarılı olduk inşaAllah.

Ne kadar uğraşsak ta Dokka sorumluluğu üzerine almadı. Bugün Meclis’te bir şeyler söylüyor ve ertesi gün kafasında kurguladığı tamamen farklı bir şeyden konuşuyordu. İşte olan buydu ve biz de ondan ayrıldık.

Bizden daha fazla onunla zaman geçiren kimse yoktur. Bizden daha iyi onu tanıyan kimse yoktur. Bunları düşünün. Ona olan yeminimizi bozduk ve bağlılığımızı geri çektik. Ona bağlı kalmak için hiçbir sebep göremedik. Bunun hakkında düşündük. Dua ettik ve Allah’a Müslümanlar arasındaki düzen bozulmasın diye yakardık. Bir uzlaşıya varabilmemiz için herhangi bir yol kalmayınca, artık onun peşinden gitmemeye karar verdik.

Khuseyn’in dediği gibi bizleri umursayan, halkımız ve ülkemiz için endişelenen, maddi imkanı veya gücü olan Allah’a sadık insanlar, eğer düşmanımız değilseniz, yapabildiğimiz kadar birbirimize yardım etmeliyiz. Finansal açıdan yardım etmeye gücü olmayanlar ise bizlere dua etsinler. Söylemek istediklerim bunlar.

Allah’ın rahmeti, bereketi ve barış sizlerin üzerine olsun!

Noxçiçö Emiri Khuseyn Gakayev:

Kardeşlerimizin söylediklerine ekleyecek ya da düzeltecek bir şeyim yok. Böylece değişiklikleri sizlere sunduk.

Cihada katılmak hepimizin görevidir. Allah kimseyi bundan muaf tutmamıştır. Bundan dolayı, bir kenarda durup beklemeye hakkınız yok.

Bizlere yardım etmek isteyenleri, cihada katılmak isteyenleri uzaklaştırmayacağız inşaAllah! Bize gelmeden önce güttüğünüz düşmanlıklardan ve aranızdaki anlaşmazlıklardan ötürü kaygılanmaktayız. Sizden istediğimiz beş şartımız olduğunu söyledik: Allah’ın kelamına sadık kalmanız, şeriatı kanun olarak kabul etmek vs. Eğer, bu şartları kabul ediyorsanız, siz bizim kardeşimizsiniz. Bu insanların söylediklerini dinleyecek ve onlarla istişarede bulunacağız.

Ama inşaAllah kimsenin bizleri sevk ve idare etmesine izin vermeyeceğiz. Ayrıldıklarımızla aramızdaki tartışmamız da bu nedenden ötürüydü zaten. Mücahitleri kimsenin kullanmasına izin vermeyeceğiz inşaAllah. Bu insanların isimlerinin ne olduğunun bir önemi yok. Bizim için sadece Mücahit! Açlıktan ya da yoksulluktan ölsek te, inşaAllah mücahitler dışarıdan kimseye bağlı olmayacak. Ve inşaAllah bizler söz verdiğimiz niyetimizde kalacağız.

Bahsettiğimiz konularda bizlere yardım etme imkanına sahipseniz, bizim de sizin yardım ve desteğinize ihtiyacımız var. Bunu yurtdışındaki herkese söylüyorum.

İsimlerinizi bilmiyorum ve sizleri tanımıyorum. Bizden öncekilerle ilişki kuramamış çok sayıda insan olmalısınız. Eğer Allah’ın kelamına uyuyorsanız, halkınız için endişeleniyorsanız, lütfen bizlere elinizden ne tür yardım ve destek gelebileceğini söyleyin. Ancak mücahitlere bağlı olacaksınız, onlara emirler vermeyeceksiniz inşaAllah.

Açlıktan bir deri bir kemik kalsak ya da ölsek te, ne mücahitler ne de emirler savaşmaktan vazgeçmeyecek. Kimseye mücahitlerin içinden bir kukla çıkarıp onları manipüle etmesine izin vermeyeceğiz inşaAllah.

Elinizden geldiğince yardım edin ve haberlerinizi gönderin. Seçtiğimiz vakit zamanla yurtdışındaki tüm temsilcilerimizden haberdar olacaksınız.

Bizimle ilgili çok sayıda suçlama ya da iftira işitebilirsiniz. Bunların bir çoğu kulağımıza geldi bile. Tarkhan, Zakayev ile birlikte hareket ediyor; ötekisi bir başkasıyla birlikte gibi. Ve yarın bizlerin KGB ajanları olduğumuz da söylemeye başlarlar. Bu hikayelerle sizlere gelenlerin onlardan olduklarını bilin. Bu nedenle böylesi konuşmalardan korkup ta durmayacağız, çünkü Peygamber Efendimiz (Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun)’e de “büyücü”, “tamahkar” ve benzeri şeyler söylediler. Onu dövdüler, dişini bile kırdılar. Hepimizin bir zayıflığı var, çabucak insanları suçlayabiliyoruz ve çabucak bu akılsız insanların söylediklerine inanabiliyoruz.

Bizlere ne derlerse desinler, Allah’ın yardımıyla bunları sorun etmeyeceğiz. Bunlara kafamızı takmayacağız. Bu nedenle kararlı bir şekilde duruyoruz, bir karara vardık ve Dokka’dan ayrıldık. Bizler hakkında hikayeler uydurup bize iftira atanlara bir çift sözümüz var: “Zhazakallah hayran (Evet, Allah sizin iyiliğinizi versin)”. Allah’a ulaştığımız vakit, siz de biz de cevap vereceğiz.

Hangi amaçlarla cihada çıktık, neler yaptık, biz bunları çok iyi biliyoruz. Bizlerle ilgili dedikodu yapanlar da dahil olmak üzere herkes bunları biliyor.

Bu nedenle insanlara pek çok şey duyacakları için bu dedikoduları dinlememelerini tavsiye ediyorum. Gücünüz nispetinde bizlere yardım edin!

Bundan başka söyleyecek ya da ekleyecek bir şeyim yok. Burada konuşmamızı bitiriyoruz.

***

Allah’ın rahmeti ve bereketi sizlerin üzerinize olsun!

Allah büyüktür!

*Materyal Waynakh Online tarafından Türkçeleştirilmiştir.



4 Yorum »

  • Kurshloy dedi:

    Dela Siy Doyla Shun!
    Barkal shun dela reza hilla!!!

  • marsho dedi:

    Bu bölünmeyi Komutan Huseyin Gakayev’in haklı açıklamlarına karşın yanlış bir hareket olarak görüyorum.Çeçen ulusu tarihinde bu bölünme yanlışını defalarca kez yapmıştır.Allah Çeçen ulusuna birlik ve beraberlik nasib etsin inşallah!

  • Abdulkadir dedi:

    Nasıl ki kışta, fırtınaların şiddetli olduğu bir vakitte, dar delikler dahi seddedilir; yeni kapıları açmak, hiçbir cihetle kâr-ı akıl değil. Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir.(Said Nursi)

    Aynen öylede ehl-i küfrün ittifak halinde hücumu vaktinde,
    ehl-i iman cephesinde şahsi içtihadlarla zafiyete sebep olan ihtilaf ve ayrılıklar ehl-i küfre bir nevi yardım ve işini kolaylaştırmaktır.
    Rabbim kalplerimizi tam ihlasla birleştirsin.

  • abdulkadir dedi:

    tüm ehlibeytene sonsuz selat veselam olsun çeçen kardeşlerimise selam allah cc yar ve yardım cıları olsun şübesiz imamlı oldukları için düşmiyorlar onların arkasın da allah cc vardır çok şükür ayrılmayın kafirlere fırsat vermeyin bir olun tek olun tek yürek olun kardeşlerimiz hebinise selam olsun saygılar korkusuz gerilalar

Bir yanıt bırakın!

Aşağıya bir yorum ekleyin veya kendi sitenizden trackback yapın. İsterseniz RSS ile de yorumları takip edebilirsiniz.

Yorum yazmadan önce lütfen kuralları okuyunuz...

500 karakter kaldı.

Yorum yaparken kullanabileceğiniz etiketler:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için Gravatar sitesini ziyaret ediniz.